"Bunlar Rutin Davalar"

Güncel Haberler

Mehmet Görmez, Diyanet'in İslam'a göre çalışmasının laikliğe aykırı olduğuna ilişkin açılan davayı değerlendirdi.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "80-90 yıl sonra tekrar Diyanet İşleri Başkanlığı'nı bir tartışma konusu yapmak doğru değil. Çünkü meşruiyetini sadece kanunlardan ve yasalardan değil aynı zamanda toplumdan alıyor" dedi.

Görmez, makamında Bosna Hersek Reisül Uleması Hüseyin Efendi Kavazoviç ve beraberindeki heyetle görüştü. Görüşmenin ardından yapılan ortak basın açıklamasında Görmez, hem Türkiye'nen hem de Bosna Hersek'in Diyanet İşleri Başkanlıklarının Avrupa'da yaşayan 20 milyonu aşkın Müslüman için çok önemli bir kurum olduğunu dile getirdi.

İkili görüşmelerde gündemlerinin yoğun olduğunu bildiren Görmez, "Özellikle Balkanlar'da pek çok ülkede devletler tarafından gasbedilen vakıfların geleceği ile ilgili görüşmelerimiz olacak. Balkanlar'da muhtelif yerlerde dini kurumların sorunları var. O sorunları müzakere edeceğiz. Ayrıca bundan sonra hem Bosna Hersek Diyaneti ile Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı arasında hangi alanlarda ne tür işbirliği yapacağımızın görüşmelerini yapacağız" diye konuştu.

Görmez, yardın Mevlit Kandili olduğunu hatırlatarak tüm İslam aleminin kandilini tebrik etti.

-Türkiye ile güçlü bağlar-

Türkiye'de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Kavazoviç ise, ilk yurt dışı ziyaretini yaptığını hatırlattı. Türkiye ile Bosna Hersek arasında tarihi ve güçlü dostluk bağlarının bulunduğunu belirten Kavazoviç, Diyanet İşleri Başkanlığı ile işbirliğini özellikle eğitim alanında güçlendirmek istediklerini bildirdi.

Kavazoviç, savaş döneminde Bosna'da bulunan 600'e yakın caminin yıkıldığını dile getirerek, şimdiye kadar 430 camiyi yeniden inşa ettiklerini söyledi. Her konuda işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kavazoviç, Müslüman halkın bu yönde bir beklenti içinde olduğunu ifade etti.

-Rutin davalar-

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Mehmet Görmez, Diyanet'in İslam'a göre çalışmasının laikliğe aykırı olduğuna ilişkin açılan davaya karşı Diyanet'in yaptığı savunmanın hatırlatılması üzerine, bunların Diyanet'in tarihinde rutin davalar olduğunu ve hukuk müşavirliğinin gereken cevapları verdiğini ifade etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hem Türk milletinin hem de gönül coğrafyasındaki insanlar için son derece önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Görmez, "80-90 yıl sonra tekrar Diyanet İşleri Başkanlığı'nı bir tartışma konusu yapmak doğru değil. Çünkü meşruiyetini sadece kanunlardan ve yasalardan değil aynı zamanda toplumdan alıyor. Bu toplumun doğumunda, ölümünde, düğününde, ibadetinde her yerinde var olan bir kuruluş. Dolayısıyla bu kadar yıl sonra tekrar böyle bir tartışma başlatmanın doğru olmadığını düşünüyorum" dedi.

-"Hepimizin artık sonuçlar üzerinde yoğunlaşması lazım"-

Mevlid Kandili öncesinde Suriye'de yaşanan olaylar ve Suriyeli vatandaşlarla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Görmez, Suriyeliler için yardım kampanyası başlattıklarını hatırlattı.

"Hepimizin artık sonuçlar üzerinde yoğunlaşması lazım" ifadelerini kullanan Görmez, "Bu vesileyle tekrar hem milletimizin hem de bütün İslam dünyasının ve bütün insanlığın düşüncelerini bakışlarını oraya çevirmelerini istiyorum. Burada bir insan ölünce aslında her yerde insanlık ölüyor. Bunun için hepimizin üzerinde bir insanlık borcu olarak dost, kardeş, komşu, akraba olduğumuz Suriye halkının bir an önce içine düştüğü bu durumdan kurtulması için yardımcı olmalıyız" diye konuştu.

Görmez, Sayıştay raporunda Diyanet'e ilişkin eleştirilerin yer aldığının hatırlatılması üzerine de basının bu konuda bilgi sahibi olmadığını görmekten büyük üzüntü duyduğunu belirtti. Türkiye'de cami, Kur'an kursu ve kamu kurumu olmasına rağmen müftülük binalarını da halkın yaptığını bildiren Görmez, camilerin müştemilatı içerisinde yer alan binaların gelirlerine devletin adeta el koyduğunu dile getirdi.

Konuyla ilgili yapılan anlaşma sonrasında devletin gelirlerin yüzde 30'unu almaya başladığını hatırlatan Görmez, şunları söyledi:

"Aslında o yüzde 30'u da doğru değil. Yani vatandaş hem cami yapacak, hem müştemilat yapacak, bütün bunları kamu yararına yapacak sonrada devletin gidip hayırsever vatandaşlarımızın yaptırdığı o binaların yüzde 30'unu bütçeye almaları doğru değil doğrusu. Bu sebeple şahsen Maliye Bakanımızla birkaç kezdir görüşüyoruz ve yüzde 30'u da sıfırlamak için bir çaba içerisindeyiz. Müftülük binaları hakeza kamu kurumu olduğu halde aslında bunu halkımızın sırtına yığmamız bizi mahçup ediyor doğru değil. Dolayısıyla yapıldıktan sonra da bunların kira gelirlerini devletten talep etmesi kamu tüzel kişiliği olan vakıfların ve derneklerin en tabii hakkıdır. Dolayısıyla bütün bunları yok sayarak işin içerisinde usulsüzlük varmış gibi gösterilmesi üzücü olmuştur."

-Batı Trakya-

Batı Trakya'da görev yapacak cami görevlilerinin seçimiyle ilgili Yunanistan'da alınan karara ilişkin bir soru üzerine de Görmez, bunun yeni bir durum olmadığını anlattı. Batı Trakya'daki Müslüman azınlığın bunu kabul etmediğini dile getiren Görmez, "Doğrusu bütün bunlar din özgürlükleri, ibadet özgürlükleri uluslararası sözleşmeler tarafından garanti altına alınan Batı Trakya'daki Müslüman Türklerin dini hayatlarına müdahaleyi içerdiği için hem onların kabul etmesi mümkün değil hem de bizim şahsen buna katılmamız ve başkanlık olarak bunu tasvip etmemiz mümkün değil" dedi.

Batı Trakya'daki müftülüklerin oradaki azınlığın temsilcileri ve öncüleri olduğunu kaydeden Görmez, bunların haklarının uluslararası sözleşmelerle teminat altına alındığını vurguladı.

-2013 Kutlu Doğum Haftası teması-

Görmez, Kutlu Doğum Haftası'nda her sene farklı bir temanın işlendiğini ifade ederek, 2013 yılı temasının "Hazreti Peygamber ve İnsan Onuru" olacağını belirtti.

Ortaya çıkan bütün felaketlerin bütün yanlışlıkların temel sebeplerinden bir tanesinin insanlığa bakış açısının zayıflaması olduğunu kaydeden Görmez, "İnsanı onursuzlaştırma, insanın onurunu zedeleme, kırma çabaları bütün dünyada yaygınlık kazandığı için varlığı insanlık için bir onur olan sevgili Peygamberimizin özellikle insana verdiği değeri insanın onuruna izzetine, haysiyetine verdiği değeri yeniden topluma anlatmayı düşündüğümüz için" diye konuştu.

Görmez, daha sonra konuğuna Kur'an-ı Kerim hediye etti.

Muhabir: Enes Kaplan

Yayıncı: Selçuk Aval - ANKARA