Bulgaristan'da nüfus azalması sürerken, uzmanlar uzun vadeli strateji çağrısı yapıyor

Güncel Haberler

- Bulgaristan Bilimler Akademisi (BAN) Nüfus ve İnsan Araştırmaları Enstitüsünden Prof. Dr. Spas Tashev: "Bulgaristan'daki nüfusun azalması, düşük doğum oranı, yüksek ölüm oranı ve göç olmak üzere üç temel faktörün etkileşiminin sonucudur" Coğrafyacı ve yazar Prof. Dr. Georgi Bardarov: "Kreş, okul ve sağlık hizmetlerinin olmadığı bölgelerde, doğal koşullar ne kadar iyi olursa olsun gençlerin yerleşmesini ve aile kurmasını beklemek mümkün değildir"

Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsünün (NSI) verilerine göre ülkede 1985'te 8 milyon 948 bin olan nüfus, aradan geçen 40 yıllık sürede yaklaşık 2,5 milyon azalarak 31 Aralık 2025 itibarıyla 6 milyon 423 bine geriledi.
NSI verilerine göre, 2025'te ülkede erkek nüfusu 3 milyon 88 bin 245 kişiyle toplam nüfusun yüzde 48,1'ini oluştururken, kadın nüfusu 3 milyon 334 bin 962 kişiyle yüzde 51,9'a ulaştı.
Veriler, Bulgaristan'da nüfusun azalma ve yaşlanma eğiliminin sürdüğünü, nüfus yoğunluğunun ise giderek büyük şehirlere kaydığını ortaya koydu.
Ülke nüfusunun yüzde 73,9'u şehirlerde, yüzde 26,1'i ise köylerde yaşıyor.
Bulgaristan'da 257 şehir ve 4 bin 999 köy olmak üzere toplam 5 bin 256 yerleşim yeri bulunurken, bunlardan 192'sinin tamamen boş olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, AA muhabirine, ülke nüfusunun azalmasının nedenlerini ve buna karşı alınabilecek önlemleri anlattı.
Bulgaristan Bilimler Akademisi (BAN) Nüfus ve İnsan Araştırmaları Enstitüsünden Prof. Dr. Spas Tashev, ülkedeki demografik krizin kısa vadeli bir durum olmadığını, 30 yılı aşkın süredir devam eden bir süreç olduğunu söyledi.
Tashev, Bulgaristan'daki olumsuz demografik eğilimlerin ilk işaretlerinin 1970'li yıllarda görülmeye başladığını belirtti.
"Bulgaristan'daki nüfusun azalması, düşük doğum oranı, yüksek ölüm oranı ve göç olmak üzere üç temel faktörün etkileşiminin sonucudur." değerlendirmesinde bulunan Tashev, son yıllarda belirleyici unsurun geçmişte olduğu gibi dış göç olmadığını dile getirdi.
Tashev, Bulgaristan'ın 2020'den bu yana pozitif net göç dengesi verdiğinin altını çizerek, "Ancak Bulgaristan, ağırlıklı olarak genç ve çalışma çağındaki nüfusunu kaybetmeye devam ederken, göçmenler arasında orta ve ileri yaş grubundaki kişiler çoğunlukta. Bu nedenle pozitif göç dengesi, nüfusun yaş yapısı ve üreme potansiyeli üzerindeki olumsuz etkileri telafi etmeye yetmiyor." diye konuştu.
Halihazırda nüfusun azalmasındaki en önemli unsurun negatif doğal artış olduğunu vurgulayan Tashev, "Ölenlerin sayısı doğanların sayısını önemli ölçüde aşıyor, göç ise bu kayıpları yalnızca kısmen telafi ediyor." ifadesini kullandı.
Tashev, Bulgaristan'daki demografik krizin tek bir faktörle açıklanamayacağını belirterek, bunun onlarca yıl boyunca biriken ve birbirini güçlendiren olumsuz demografik süreçlerin sonucu olduğunu kaydetti.
Nüfus kaybı küçük yerleşimleri daha fazla etkileyecek
Tashev, mevcut demografik eğilimlerin devam etmesi halinde Bulgaristan'ın gelecek 10-20 yıllık dönemde nüfus kaybetmeye devam edeceğini, sürecin bölgesel farklılıkları daha belirgin hale getireceğini söyledi.
Nüfusun azalmasının ülkenin tüm bölgelerinde aynı şekilde yaşanmayacağı değerlendirmesinde bulunan Tashev, nüfusun birkaç büyük şehir merkezinde yoğunlaşmaya devam edeceğini, çok sayıda küçük belediyenin ise giderek artan bir nüfus kaybı sürecine gireceğini ifade etti.
Tashev, kentleşmenin gelişmiş ülkelerde görülen doğal bir süreç olduğunu ancak Bulgaristan'da bu eğilimin aşırı boyutlara ulaştığını ve bölgeler arasındaki eşitsizlikleri artırdığını dile getirdi.
Ülke nüfusunun yaklaşık 5'te 2'sinin yalnızca 8 ilde yaşadığını aktaran Tashev, "Yaklaşık 200 köy tamamen boşalmış durumda, yerleşim yerlerinin yaklaşık 3'te 1'i ise 100'den az nüfusa sahip." dedi.
Büyük şehirlerin konut, ulaşım, altyapı, eğitim, sağlık hizmetleri ve çevre alanlarında artan baskıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Tashev, nüfus kaybeden bölgelerde ise ekonomik faaliyetlerin zayıfladığını söyledi.
Tashev, nüfusun azalmasının yanı sıra yaşlanan nüfus yapısının da önemli bir sorun olduğuna dikkati çekerek, bunun ekonomik büyüme, emeklilik sistemi ve sosyal hizmetler üzerinde baskı oluşturacağı yorumunu yaptı.
Ülkede ortalama yaşın 45,4'e yükselmesinin, Bulgaristan'ın Avrupa'nın en yaşlı nüfusa sahip ülkeleri arasında yer aldığını gösterdiğini söyleyen Tashev, bu durumun düşük doğum oranı, yaşam süresinin uzaması ve genç nüfusun uzun yıllar boyunca ülke dışına göç etmesinin sonucu olduğunu belirtti.
Tashev, yaşlanan nüfusun iş gücü piyasasında giderek daha fazla çalışan açığına yol açtığını, birçok işverenin nitelikli eleman bulmakta zorlandığını kaydetti.
Bu durumun özellikle sanayi, sağlık, ulaşım ve inşaat gibi sektörler için önemli bir sorun oluşturduğunu aktaran Tashev, işletmelerin otomasyon, dijitalleşme ve verimlilik artışı gibi yöntemlere yöneldiğini, bazı sektörlerde ise üçüncü ülkelerden iş gücü çekme ihtiyacının arttığını anlattı.
Demografik gerileme için uzun vadeli strateji çağrısı
Bulgaristan'ın demografik sorunlarının Avrupa'daki genel eğilimlerden bağımsız olmadığını dile getiren Tashev, birçok Avrupa ülkesinin düşük doğum oranı ve yaşlanan nüfus sorunuyla karşı karşıya olduğuna işaret etti.
Tashev, bu sorunlarla mücadelede ulusal ve Avrupa düzeyindeki politikaların birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, "Demografik eğilimleri tek başına tersine çevirebilecek evrensel bir önlem yoktur." ifadesini kullandı.
Demografik gerilemenin sınırlandırılması ve yeni demografik koşullara uyum sağlanması için sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Tashev, "En az 20-30 yıllık perspektife sahip uzun vadeli bir ulusal stratejiye ihtiyaç var." dedi.
Tashev, genç ailelerin çocuk sahibi olmasını kolaylaştıracak uygun konut imkanları, kaliteli kreş hizmetleri, esnek çalışma modelleri ve iş-aile yaşamı dengesinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Demografik politikanın yalnızca doğum oranlarını artırmaya yönelik olmaması gerektiğini vurgulayan Tashev, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, önlenebilir ölümlerin azaltılması ve insanların daha uzun ve sağlıklı yaşamasına yönelik adımların da önem taşıdığını dile getirdi.
Tashev, büyük şehirler dışındaki yatırımların teşvik edilmesi, yurt dışındaki nitelikli Bulgaristan vatandaşlarının ülkeye dönüşünün desteklenmesi ve iş gücündeki azalışın eğitim, teknoloji, dijitalleşme ve verimlilik artışıyla dengelenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Demografik politikanın devletin tüm kurumlarını ilgilendiren stratejik bir öncelik olması gerektiğini kaydeden Tashev, "Demografik süreçler ekonomi, eğitim, sağlık, bölgesel kalkınma, iş gücü piyasası ve ulusal güvenlikle doğrudan bağlantılıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Demografik dengelerde yaş yapısı öne çıkıyor
Coğrafyacı ve yazar Prof. Dr. Georgi Bardarov ise nüfusun azalmasının yalnızca toplam nüfus sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini, asıl önemli unsurun nüfusun yapısı olduğunu söyledi.
Bulgaristan'daki en büyük sorunlardan birinin yaş yapısındaki bozulma olduğuna işaret eden Bardarov, "Nüfusumuz 5 milyon olsa bile, eğer bu nüfus genç ve dengeli bir yapıya sahipse ülke gelişebilir." dedi.
Bardarov, Bulgaristan'ın doğurganlık oranının Avrupa ülkeleriyle benzer seviyelerde olduğunu belirterek, "Önümüzdeki 50 yıl içinde düşük doğum oranı birçok ülke için ortak özellik olacak. Bu nedenle asıl dikkat çekici sorun ölüm oranları olacaktır." diye konuştu.
Bulgaristan'daki ölüm oranlarının yüksek seviyede olduğunu aktaran Bardarov, "Bir Avrupa ülkesi için bu kadar yüksek ölüm oranına sahip olmak utanç verici ve kabul edilemez bir durum." ifadesini kullandı.
Bardarov, genç ve çalışma çağındaki nüfusun azalmasının yanı sıra ülkenin bazı bölgelerinde ciddi nüfus kaybı yaşandığını, özellikle altyapı ve kamu hizmetlerinin yetersiz olduğu bölgelerde bu eğilimin daha belirgin görüldüğünü dile getirdi.
Son yıllarda Bulgaristan'ın pozitif net göç dengesi vermeye başladığını hatırlatan Bardarov, yurt dışında yaşayan bazı Bulgaristan vatandaşlarının ülkeye dönüş eğiliminin arttığını ifade etti.
Bardarov, bu gelişmelerin gelecekte demografik görünüm üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini belirterek, nüfusun geleceği açısından sayısal büyüklük kadar nüfusun niteliği ve dengeli yapısının da belirleyici olduğunu vurguladı.
Özellikle çalışma çağındaki Bulgaristan vatandaşlarının geri dönmesinin demografik görünüm açısından olumlu bir gelişme olduğuna değinen Bardarov, bu eğilimin gelecek yıllarda daha da güçlenebileceğini söyledi.
Bardarov, Bulgaristan'da nüfusun büyük şehirlere yoğunlaşması ve küçük yerleşimlerin boşalması konusunda ise halihazırda köylerde yaşayan nüfus oranının sanıldığı kadar düşük olmadığına işaret etti.
Bulgaristan'daki kırsal nüfus oranının Avrupa'daki birçok ülkeye kıyasla daha yüksek olduğunu dile getiren Bardarov, Kovid-19 salgını sonrası dönemde daha sakin yaşam koşulları nedeniyle kırsal bölgelere yönelik ilginin arttığını ve bazı kişilerin bu bölgelerden mülk edinmeye başladığını anlattı.
Bardarov, ülkedeki temel sorunlardan birinin bölgesel dengesizlikler olduğunu vurgulayarak, özellikle Bulgaristan'ın kuzeybatısında nüfus kaybının daha belirgin yaşandığını kaydetti.
Bu dengesizliklerin ulaşım, teknik altyapı ve sosyal hizmetlere yönelik yatırımlarla azaltılabileceğinin altını çizen Bardarov, "Kreş, okul ve sağlık hizmetlerinin olmadığı bölgelerde, doğal koşullar ne kadar iyi olursa olsun gençlerin yerleşmesini ve aile kurmasını beklemek mümkün değildir." diye konuştu.
Demografik yeniden canlanma programı
Bulgaristan'ın demografik sorunlarına karşı kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini belirten Bardarov, "Bulgaristan'ın demografik yeniden canlanması için hazırladığım 7 maddelik bir programım var." dedi.
Bardarov, söz konusu programın, eğitim sisteminde kapsamlı reform yapılması, gelirlerin artırılması, gençlerin eğitim sonrası ülkede kalmasını sağlayacak imkanların oluşturulması, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve nüfus kaybı yaşanan bölgelerde sosyal altyapının güçlendirilmesi gibi başlıkları kapsadığını ifade etti.
Programın diğer unsurlarının ise kurumlara duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve nitelikli göçü destekleyecek daha aktif bir göç politikasının uygulanması olduğunu kaydeden Bardarov, Bulgaristan'ın öncelikle yurt dışındaki Bulgaristan vatandaşlarına, ardından nitelikli iş gücüne yönelik politikalar geliştirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.