BM'den Gazze: Ateşkes değil, ateşin azalması
BM Komisyon Üyesi Sidoti, Gazze'de ateşkese rağmen sivillerin öldürüldüğünü, bunun ateşkes olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu; İsrail'in işgali genişlettiğini ve BM kuruluşlarını hedef aldığını söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Üyesi Chris Sidoti, Ekim 2025'te varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'de her gün sivillerin öldürülmeye devam ettiğini, bu durumun ateşkes olarak anılmasının tuhaf ve yanlış bir tanımlama olduğunu söyledi.
Sidoti, İsrail'in ateşkese rağmen saldırıları ve ablukasını artırdığı Gazze'deki duruma ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Gazze'de ateşkes olmadığını belirten Sidoti, "(Gazze'deki ateşkese varılması) Bu, Ekim 2025'ten bu yana olup bitenlere ilişkin yanlış bir tanımlama, yanlış adlandırma. Buna ateşkes değil, ateşin azalması diyebiliriz. (İsrail'in saldırıları) Çatışmalar Ekim 2025 öncesine göre daha az ancak Gazze'deki Filistinliler hala öldürülüyor. Her gün çocuklar öldürülmeye devam ediyor. Dolayısıyla buna ateşkes demek tuhaf. Gazze'deki 2 milyon insan giderek daha küçük bir alana sıkıştırılıyor. Onlar için yaşam koşulları dayanılmaz olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Sidoti, İsrail ordusunun işgalini sürdürdüğüne dikkati çekerek, Ekim 2025'te Gazze'nin yüzde 50'sinin işgal edilmiş durumda olduğunu anlattı.
"Daha sonra (işgali) yüzde 60'a çıkardılar. Şimdi yüzde 67 ila 70 arasında bir yerdeler. Gazze halkının 2 milyonu giderek daha küçük bir alana sıkıştı." diyen Sidoti, Gazze'de bir çözüm, barış ve Filistin halkı için kesinlikle adalet görmediklerini dile getirdi.
"Gazze'deki çocukların uçurtmalarının son zamanlarda askeri amaçlarla kullanıldığına dair hiçbir kanıt yok"
Sidoti, Gazze'ye insani yardım girişinin yetersiz olmasının Ekim 2025'te varılan "sözde barış anlaşmasının" ruhuyla tamamen tutarsız olduğuna işaret ederek "Anlaşma, Gazze'deki insanların ihtiyaçlarına uygun olarak büyük miktarlarda insani yardım malzemesi alacakları yönündeydi. Şimdi durum, yiyecek, su ve tıbbi malzeme açısından kesinlikle daha iyi ancak yine de insanların gerçek ihtiyaçlarını karşılamak için tamamen yetersiz." diye konuştu.
Gazze'deki sivillerin refahı için ihtiyaç duyulan çadır ve barınakların sağlanması ile evleri, okulları ve hastaneleri yeniden inşa etmeye imkan tanıyan malzemelerin "askeri amaçlarla kullanılabileceği" iddiasıyla reddedilmesine tepki gösteren Sidoti, Gazze'de yaşam koşullarının Filistin halkının hayatta kalmasını imkansız hale getirdiğinin altını çizdi.
Sidoti, Hamas'ın uçurtmaları daha önce "İsrail'e karşı kullandığını" kabul ettiğini ancak durumun şu an farklı olduğunu aktararak, şunları söyledi:
"(Gazzeli çocukların uçurtmaları) Ancak uçurtmaların son zamanlarda askeri amaçlarla kullanıldığına dair hiçbir kanıt yok. Kanıt sunulmadığı sürece uçurtmaların yasaklanmasını risk değerlendirmesinden kaynaklanmayan, daha geniş kapsamlı bir kampanyanın parçası olan aşırı bir tepki olarak görmeliyiz. Bu kampanya, Gazze'deki çocuklar dahil insanlar için hayatı yaşanmaz hale getirmeyi amaçlıyor. Belki de en kötü yanı bu. İsrail askerlerinin çocuk oyuncaklarıyla alay edip onları tahrip ettiklerini, oyuncak ayıları tankların namlularının ucuna veya tavan vantilatörlerine astıklarını ve coplarla dövdüklerini gösteren videolar çektiklerini gördük."
İsrail'in Gazzeli çocukların uçurtmaları nedeniyle Filistinlilere yönelik sürgün ve saldırı tehdidinde bulunmasına da değinen Sidoti, bu durumun, İsrail ordusunun Gazzeli çocukları küçümsemek ve yok etmek için defalarca yaptığı bir uzantısı olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.
"BM, New York'taki veya Cenevre'deki İsrail misyonuna baskın düzenleseydi İsrail nasıl hissederdi?"
İsrail'in, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ve BM kuruluşlarının hedef almasının iki açıdan uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurgulayan Sidoti, genel olarak tüm üyelerinin BM ve çeşitli kuruluşlarıyla tam işbirliği yapma yükümlülüğü olduğunu belirtti.
Sidoti, "Dolayısıyla İsrail, BM üyesi olarak BM kuruluşlarıyla tam işbirliği yapma konusundaki genel yükümlülüklerini yerine getirmiyor ancak durum bundan daha da kötü. Bu, uluslararası hukukun özel bir ihlalidir. İsrail, BM Ayrıcalık ve Muafiyetlerine Dair Sözleşme'ye taraftır. Bu, BM kuruluşlarının mülkünü, personelini, operasyonlarını diplomatlar ve diplomatik misyonlarla aynı statüde koruyan özel bir sözleşmedir. Dolayısıyla İsrail, UNRWA mülküne izinsiz girdiğinde BM mülkünü koruyan sözleşmeyi özel olarak ihlal ediyor. BM, New York'taki veya Cenevre'deki İsrail misyonuna baskın düzenleyip, oradaki mülkleri ele geçirip tüm varlıkları yok etseydi, İsrail nasıl hissederdi? İsrail, bunun diplomatik dokunulmazlığın ihlali olduğu gerekçesiyle kıyameti koparırdı. İşte tam olarak İsrail, UNRWA'nın sorumluluğunda olan BM mülkleriyle ilgili olarak bunu yapıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Gazze'deki BM çalışanlarının kasten öldürülmesinin daha kötü bir durum olduğunu kaydeden Sidoti, buna son 3 yıldır eşi benzeri görülmemiş bir ölçekte tanık olduklarını aktardı.
Sidoti, "BM'nin 80 yıl önce kurulmasından bu yana dünyanın hiçbir yerinde bu kadar çok BM personelinin öldürüldüğü bir olay yaşanmadı. Bu en büyük rezalettir, UNRWA mülklerinin ele geçirilmesinden bile daha kötü." diye konuştu.
Sidoti, İsrail'in ateşkese rağmen saldırıları ve ablukasını artırdığı Gazze'deki duruma ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Gazze'de ateşkes olmadığını belirten Sidoti, "(Gazze'deki ateşkese varılması) Bu, Ekim 2025'ten bu yana olup bitenlere ilişkin yanlış bir tanımlama, yanlış adlandırma. Buna ateşkes değil, ateşin azalması diyebiliriz. (İsrail'in saldırıları) Çatışmalar Ekim 2025 öncesine göre daha az ancak Gazze'deki Filistinliler hala öldürülüyor. Her gün çocuklar öldürülmeye devam ediyor. Dolayısıyla buna ateşkes demek tuhaf. Gazze'deki 2 milyon insan giderek daha küçük bir alana sıkıştırılıyor. Onlar için yaşam koşulları dayanılmaz olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Sidoti, İsrail ordusunun işgalini sürdürdüğüne dikkati çekerek, Ekim 2025'te Gazze'nin yüzde 50'sinin işgal edilmiş durumda olduğunu anlattı.
"Daha sonra (işgali) yüzde 60'a çıkardılar. Şimdi yüzde 67 ila 70 arasında bir yerdeler. Gazze halkının 2 milyonu giderek daha küçük bir alana sıkıştı." diyen Sidoti, Gazze'de bir çözüm, barış ve Filistin halkı için kesinlikle adalet görmediklerini dile getirdi.
"Gazze'deki çocukların uçurtmalarının son zamanlarda askeri amaçlarla kullanıldığına dair hiçbir kanıt yok"
Sidoti, Gazze'ye insani yardım girişinin yetersiz olmasının Ekim 2025'te varılan "sözde barış anlaşmasının" ruhuyla tamamen tutarsız olduğuna işaret ederek "Anlaşma, Gazze'deki insanların ihtiyaçlarına uygun olarak büyük miktarlarda insani yardım malzemesi alacakları yönündeydi. Şimdi durum, yiyecek, su ve tıbbi malzeme açısından kesinlikle daha iyi ancak yine de insanların gerçek ihtiyaçlarını karşılamak için tamamen yetersiz." diye konuştu.
Gazze'deki sivillerin refahı için ihtiyaç duyulan çadır ve barınakların sağlanması ile evleri, okulları ve hastaneleri yeniden inşa etmeye imkan tanıyan malzemelerin "askeri amaçlarla kullanılabileceği" iddiasıyla reddedilmesine tepki gösteren Sidoti, Gazze'de yaşam koşullarının Filistin halkının hayatta kalmasını imkansız hale getirdiğinin altını çizdi.
Sidoti, Hamas'ın uçurtmaları daha önce "İsrail'e karşı kullandığını" kabul ettiğini ancak durumun şu an farklı olduğunu aktararak, şunları söyledi:
"(Gazzeli çocukların uçurtmaları) Ancak uçurtmaların son zamanlarda askeri amaçlarla kullanıldığına dair hiçbir kanıt yok. Kanıt sunulmadığı sürece uçurtmaların yasaklanmasını risk değerlendirmesinden kaynaklanmayan, daha geniş kapsamlı bir kampanyanın parçası olan aşırı bir tepki olarak görmeliyiz. Bu kampanya, Gazze'deki çocuklar dahil insanlar için hayatı yaşanmaz hale getirmeyi amaçlıyor. Belki de en kötü yanı bu. İsrail askerlerinin çocuk oyuncaklarıyla alay edip onları tahrip ettiklerini, oyuncak ayıları tankların namlularının ucuna veya tavan vantilatörlerine astıklarını ve coplarla dövdüklerini gösteren videolar çektiklerini gördük."
İsrail'in Gazzeli çocukların uçurtmaları nedeniyle Filistinlilere yönelik sürgün ve saldırı tehdidinde bulunmasına da değinen Sidoti, bu durumun, İsrail ordusunun Gazzeli çocukları küçümsemek ve yok etmek için defalarca yaptığı bir uzantısı olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.
"BM, New York'taki veya Cenevre'deki İsrail misyonuna baskın düzenleseydi İsrail nasıl hissederdi?"
İsrail'in, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ve BM kuruluşlarının hedef almasının iki açıdan uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurgulayan Sidoti, genel olarak tüm üyelerinin BM ve çeşitli kuruluşlarıyla tam işbirliği yapma yükümlülüğü olduğunu belirtti.
Sidoti, "Dolayısıyla İsrail, BM üyesi olarak BM kuruluşlarıyla tam işbirliği yapma konusundaki genel yükümlülüklerini yerine getirmiyor ancak durum bundan daha da kötü. Bu, uluslararası hukukun özel bir ihlalidir. İsrail, BM Ayrıcalık ve Muafiyetlerine Dair Sözleşme'ye taraftır. Bu, BM kuruluşlarının mülkünü, personelini, operasyonlarını diplomatlar ve diplomatik misyonlarla aynı statüde koruyan özel bir sözleşmedir. Dolayısıyla İsrail, UNRWA mülküne izinsiz girdiğinde BM mülkünü koruyan sözleşmeyi özel olarak ihlal ediyor. BM, New York'taki veya Cenevre'deki İsrail misyonuna baskın düzenleyip, oradaki mülkleri ele geçirip tüm varlıkları yok etseydi, İsrail nasıl hissederdi? İsrail, bunun diplomatik dokunulmazlığın ihlali olduğu gerekçesiyle kıyameti koparırdı. İşte tam olarak İsrail, UNRWA'nın sorumluluğunda olan BM mülkleriyle ilgili olarak bunu yapıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Gazze'deki BM çalışanlarının kasten öldürülmesinin daha kötü bir durum olduğunu kaydeden Sidoti, buna son 3 yıldır eşi benzeri görülmemiş bir ölçekte tanık olduklarını aktardı.
Sidoti, "BM'nin 80 yıl önce kurulmasından bu yana dünyanın hiçbir yerinde bu kadar çok BM personelinin öldürüldüğü bir olay yaşanmadı. Bu en büyük rezalettir, UNRWA mülklerinin ele geçirilmesinden bile daha kötü." diye konuştu.
Kaynak: AA / Güncel
Savaş ve Çatışma, İnsan Hakları, Güncel, İsrail, Gazze, Ekim, Gazze, İsrail, Ateşkes, Savaş ve Çatışma, İnsan Hakları, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA