Batı Trakyalı Türklerden AİHM kararlarına uyulmamasına tepki

Güncel Haberler

Batı Trakyalı Türkler, Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu raporunda hukukun üstünlüğü ve AİHM kararlarının uygulanmamasına dikkat çekilmesini önemli buldu. Özellikle örgütlenme özgürlüğü konusundaki kararların 18 yıldır uygulanmadığı vurgulandı.

Batı Trakyalı Türkler, Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu'nun (EEDA) yayımladığı hukukun üstünlüğü raporunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( Aihm ) kararlarının uygulanmaması ve yargıdaki yapısal sorunlara dikkat çekilmesini önemli bulduklarını bildirdi.
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonundan (ABTTF) yapılan açıklamada, Yunanistan Ulusal İnsan Hakları Komisyonu'nun yayımladığı yıllık rapor değerlendirildi.
Açıklamada, raporda 2025 yılı boyunca Yunanistan'da hukukun üstünlüğünü olumsuz etkileyen yapısal sorunların sürdüğü ve bu sorunların AB Komisyonu'nun raporlarına da yansıdığı aktarıldı.
Raporda sivil alanın daralması, AİHM ve ulusal mahkeme kararlarının uygulanmasındaki gecikmeler ile yargı sistemindeki yapısal eksikliklerin öne çıkan başlıklar arasında yer aldığı anımsatılan açıklamada, Yunanistan'ın gözaltı koşulları, iltica süreçleri ve örgütlenme özgürlüğü gibi konularda AİHM kararlarını uygulamadığı için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin artırılmış denetimi altında kalmaya devam ettiği belirtildi.
Açıklamada, söz konusu raporun Yunanistan'daki hukukun üstünlüğünün zedelendiğini ortaya koyduğu, Batı Trakya Türklerinin örgütlenme özgürlüğüyle ilgili Bekir Usta ve Diğerleri dava grubunun da bu sorunların en açık örneği olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerinin örgütlenme özgürlüğüyle ilgili AİHM kararlarını 18 yılı aşkın süredir uygulamadığı kaydedildi.
Kapatılan dernekler ve AİHM kararları
1927'de kurulan İskeçe Türk Birliği (İTB), 1928'de kurulan Gümülcine Türk Gençler Birliği (GTGB) ve 1936'da kurulan Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği (BTTÖB), adlarında "Türk" ifadesi geçtiği, Batı Trakya'daki azınlığın Lozan Antlaşması'nda "Türk" değil "Müslüman" olarak tanımlandığı iddiasıyla 1980'li yıllarda kapatılmıştı.
Bir dönem azınlık okulları tabelalarında ve karnelerinde bulunan "Türk" ifadesi, Yunanistan tarafından görmezden gelinirken bu tarihten sonra "Türk" ismi taşıyan derneklere resmi statüde faaliyet izni verilmemişti.
Kuruluşları reddedilen Meriç İli Azınlık Gençleri Derneği ve Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği, kapatılan İTB ile birlikte konuyu 2005'te AİHM'ye taşımıştı.
Mahkeme, 2007 ve 2008 tarihli kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) toplanma ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 11. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmişti.
Öte yandan Yunanistan mahkemelerinin AİHM kararlarının adaptasyonuna yönelik yasal düzenlemesine, muhalefet partilerinin itirazı üzerine, "Milli güvenlik söz konusu olduğunda karar uygulanmayabilir" ifadesi eklenerek 2017'de Yunan Parlamentosu'nda onaylanmıştı.