Bahçeli: İktidar Değişince Ya Yüce Divan'a Gidecek, Ya da Ülkeyi Terk Edecekler

Güncel Haberler

AK Parti ve Erdoğan'ı eleştiren MHP lideri Bahçeli, "Bir iktidar değişikliğinde ya bunlar Yüce Divana gidecek, ya bunlar bu ülkeden kaçacaklardır." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "1 Kasım'da seçim sonuçları farklı çıkar, AKP'nin dışında bir koalisyon oluşur ise benden bunun hesabını sorarlar veya birisi tek başına iktidar olursa hele hele beni hiç bırakmaz yüce divana gönderirler." düşüncesi ile gece-gündüz uyuyamadığını öne sürdü. Bahçeli, "Onun için muhtarların yakasından yapışmış yalvarıyor. Bazı terör örgütleriyle paslaşıyor. Başka şeyler yapıyor. Bütün bunların hepsi artık biliniyor. Devletin de kayıtları altındadır. Bir iktidar değişikliğinde ya bunlar Yüce Divan'a gidecek, ya bunlar bu ülkeden kaçacaklardır." dedi.

BAHÇELİ'NİN OTOMOBİLİNİN ÖNÜNDE KURBAN KESTİLER

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin seçim çalışmaları kapsamında kara yoluyla Amasya'ya geldi. Bahçeli, kent girişinde Mecitözü Kavşağı'nda partililer tarafından karşılandı. Ardından konvoy eşliğinde kent merkezine girdi. Mustafa Kemal Paşa Caddesi'nden geçişi sırasında partililer konvoyu durdurup Bahçeli'nin otomobilinin önünde cadde üzerinde kurban kesti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli burada aracından inerek partilileri selamladı. Ardından parti teşkilat üyelerinin katımıyla düzenlenen toplantıya katıldı.

"MEDYAYA BASKI İLE SABAH AKŞAM İKİ SİYASİ FİGÜRÜ DİNLİYORUZ"

MHP Genel Başkanı Bahçeli, 1 Kasım Pazar günü çok önemli bir seçimin yapılacağını anlatırken, şöyle konuştu:
"Özellikle siyasi iktidarın çok iyi imkanlarla hem 25'inci hem 26'ncı dönem seçimlerine özellikle devletin bütün imkanlarını seferber ederek yandaş havuzcu medyayı kullanarak kendisine biraz mesafeli olan medyaya baskı yaparak, sabahtan akşama kadar iki siyasi figürü dinlemek de milletimizi usandırmış ve tek yanlı bir propaganda ile milletimiz karşı karşıya bırakılmıştır. Bunlardan bir tanesi Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ikincisi ise AKP'nin Genel Başkanı ve şu an vesayet altında bulunan Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu'dur. Milletimiz bu iki şahsın propagandasının tesiri altında kalarak devletin tüm imkanlarıyla hazırlanmış bir algı yönetim merkezi suretiyle tek yönlü bakış açısı kazandırmaya ve bütün dikkatleri AKP'ye doğru yöneltmeye çalışan bir propaganda ile milletimizi aldatmaya kandırmaya çalışmışlar ve diğer bütün siyasi partilerin düşüncelerini ülke için ortaya koymuş olduğu gerçekleri hep yalan ifadelerle iftiralarla aldatmacalarla üstünü karalamaya çalışmışlardır."

"TRT'Yİ KINIYORUM"

MHP lideri Bahçeli, kendilerine 'Yandaş' olarak nitelendirdiği televizyon kanallarının yer vermediğini, 'Yanaşma' olarak nitelendirdiklerinin de korktuğunu, herkesin vergisi ile oluşturulan TRT'nın sadece iki ismi sabahtan akşama propaganda yapmak üzere televizyona çıkarttığını savundu. Bahçeli, şöyle dedi:

"MHP'ye ve onun değerli milletvekili adaylarına hiçbir teklifte bulunmuyor. O bakımdan kamu kuruluşu niteliğinde olan, bu milletimin kurmuş olduğu TRT'yi kınıyorum. Bu yanlı televizyon programından dolayı onlara aynı zamanda da acıyorum. İki tane; birisi başbakan yardımcısı, biri Ankara milletvekillinin vesayeti altında seçim propagandası yapma aşağılığından dolayı kınıyorum. Özel televizyonlara bir şey demiyorum onlar kendi tercihleri doğrultusunda hareket ediyor. İnandıkları siyasi partinin yanaşması ve havuzu olarak onlara hizmet ediyorlar. Onlara diyeceğim bir söz yok. Ama hepimizin vergisiyle oluşmuş milletin televizyonunun da bir havuz başı televizyonu gibi hareket etmesinden dolayı eğer Cenab-ı Allah nasip ederse TRT'den hesap sormazsam namerdim."

"BUZDOLABI YETMEZ, FİŞİNİ ÇEK"

Koalisyon kurulduğunda 'Çözüm sürecinin' nasıl biteceğinden korktuklarını dile getiren Bahçeli, sürecin "Buzdolabına alınmasının" yetmeyeceğini dile getirirken, "Yetmez. Fişini çek, onu orada kokut sonra at. Silahlar betona gömülecekmiş. Niye betona gömüyorsun? Bir gün birileri gelip betonu kırıp çıkartırsa ne olacak. PKK'yı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne teslim edeceksiniz. Silahların hepsi silahlı kuvvetlerimize ve emniyet güçlerimize teslim alınacak ve bir envanter yapıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne emanet edilecek. Bunlardan katil ihanetçi kim varsa hepsinden yüce adalette hesap sorulacak, masum olanlar yuvalarına, katil ve suçlu olanlar da cezaevine gönderilecek. Bunları yapmaktan korkuyorlar. MHP'nin bu kararlılığından korkuyorlar." dedi.

"BİR İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNDE YA YÜCE DİVAN'A GİDECEKLER, YA ÜLKEYİ TERK EDECEKLER"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milletin huzuruna çıkıp 400 milletvekili isteyen, gece-gündüz rahat uyuyamadığını öne sürdüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güneydoğu Anadolu'dan bazı önemli kişileri çağırdığını ifade ederken, "Şu PKK'dan vazgeçin tekrar bana bir oy verin ben istediğinizi yaparım' diyor. Bazı terör örgütleriyle paslaşıyor. Başka şeyler yapıyor. Bütün bunların hepsi artık biliniyor. Devletin de kayıtları altındadır. Bir iktidar değişikliğinde ya bunlar Yüce Divan'a gidecek, ya bu ülkeden kaçacaklardır. MHP inandığı yolda kararlı bir şekilde gidiyor ve bunu da yapmak mecburiyetindeyiz." diye konuştu. Ülkenin iyi yönetilmediğini dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu:

"BU SESSİZ ÖFKE BİR GÜN BİR YERDE PATLAYACAK"

"Ülke karma karışık. Her türlü asayişsizlik her türlü adaletsizlik, ahlaksızlık bir arada. Türkiye karma karışık halde. Herkese bir savcı yetiyor. Bir savcıyı görevlendirdikleri takdirde hemen de hazırlamışlar 'mevcut hükümeti yıkmaya, bilmem ne yapmaya, darbeci bir anlayışa sahip olduğu için içeriye. Cumhurbaşkanına çoluk çocuk balkonda bir hanımefendi veya bir başka bu kalabalık neyin nesidir diye baktığında eğer cumhurbaşkanını alkışlamıyorsa o da cumhurbaşkanlığına bir saygısızlıktır diyor. O da içeriye. Ya dışarıdasınız ya sessiz kalacaksınız, yahut ta gidip biz size teslim olduk ne ediyorsanız edin diyeceksiniz. Bu aziz millet bunun hiçbirisini söylemiyor. Bu aziz millette bir sessiz öfke birikimi var. Bu sessiz öfke birikimi bir gün bir yerde patlayacak. Allah muhafaza bu demokrasi dışında patlamasın. Demokrasi dışında patlarsa ülkede kardeş kardeşe kavgaya tutuşur, çatışmalar olur ve Türkiye'nin hiçbir şart altında huzuru kalmaz. Öyleyse bu patlama demokrasi içinde olmalı, sandıkta olmalı. Sandıktaki patlamada AKP oy kaybına uğramalı, arkasından gönlünüz hangi partiyi istiyorsa onda ilerleme olmalı."