Bahar İsyancıdır 19 Nisan'da Atlas Sineması'nda
19 -26 Nisan Nisan'da Atlas; 10-17 Mayıs haftasında da Ankara Büyülü Fener Sineması'nda gösterime girecek
2007 yılında Fikret Bey'i çeken Selma Köksal'ın yeni filmi Bahar İsyancıdır tek kopyayla 19 -26 Nisan Nisan'da Atlas; 10-17 Mayıs haftasında da Ankara Büyülü Fener Sineması'nda gösterime girecek… 'Bahar İsyancıdır' 90 yılların ortalarından, 2000'li yılların başlangıcına, oradan da günümüze uzanan bir zaman diliminde, bir tiyatro topluluğunun; "Oyuncular Kumpanyası"nın öyküsünü anlatıyor . Başrollerinde Volga Sorgu, Selma Köksal, Çimen Turunç Baturalp, Yıldıray Şahinler, Mahir Günşıray, Kemal Kocatürk ve Şeyda Terzioğlu gibi oyuncuların rol aldığı filmde 12 Eylül'ün gölgesinde yetişen; etik ve kültürel değerlerin liberal ekonomilerle değiştiği böylesine tarihsel bir süreçte yaşayan gençlerin tiyatro yoluyla direnmesi anlatılıyor Gerçekçi doğaçlamaların, oyunculukların ve uzun hareketli kameranın oluşturduğu bir anlatı tarzıyla ilerleyen filmin ilk bölümünde grubu, ülkenin önemli ve ilerici yazarlarından Ahmet Kutlar'ın öykülerinden oluşturdukları bir oyun üzerinde çalışırken görüyoruz. İkinci ve en uzun episodik bölümde ise grup Kafka öyküleri üzerinde çalışır. Grubun yaşadıkları, çıkmazları ve bireysel dertleri üzerinde çalıştıkları Kafka öyküleriyle neredeyse paraleldir. Köksal, Bahar İsyancıdır filminde F Tipi cezaevini protesto eden, hükümeti eleştiren, kayıp oğullarını arayan annelerin dertlerini, adalet arayışlarını bir tiyatro grubunun çaresizliği üzerinden ortaya koymaya çalışıyor, Ortaya çıkan ise Kafka'nın kaotik dünyasından daha sert ve acımasız bir ülke… Tiyatro grubunu Türkiye'nin prototipi olarak ele alan Köksal, her bireyin dertleri üzerinde dolaştırıyor kamerasını ve umutsuzluğun kol gezdiği bir ülkede çıkış yolu bulmak da zorlanıyor. Sanatın kan kaybettiği, tiyatro yapmanın zorlaştığı günümüzde Bahar İsyancıdır, Onat Kutlar'ın aynı adlı eserinden esinlenmeler taşırken, kayıp umudun da peşine düşüyor… Yönetmenin Görüşü… "Bahar İsyancıdır" benim ve kuşağımın tarihsel yazgısının bir izdüşümüdür. 1980 askeri darbesi olduğunda 12 yaşında bir ortaokul öğrencisiydim. Bu askeri darbe ile Türkiye'nin kaderinin tamamen değiştiği inancındayım. 1980 tarihi Türkiye cumhuriyeti tarihinin bir kırılma noktasıdır. Bu darbe sonrası, sosyal devlet anlayışı, liberal ekonomilerle yıkılmış, kültürel ve etiksel alanlarda çok büyük yozlaşmaların önü açılmış, düşünmeyen, tartışmayan, hakkını istemeyen, gündelik değerlerle oyalanan nesillerin yaratılması sağlanmıştır. Ben ve kuşağım ise, bu dönüşüme ergenlik ve gençlik dönemlerimizde acı bir şekilde tanıklık ettik. Yaşamımdan ve sanatsal geçmişimden, pek çok otobiyografik alıntılar içeren bu senaryo çalışmamın, 1980 sonrası doğan ve yetişen kuşaklara ilginç tanıklıklar sunacağı inancındayım. 1995 ile 2010 yılları arasında üç ayrı zaman diliminde tasarlanan filmimin konusunu, tecimsel olmayan farklı bir tiyatro dili arayışındaki, bir tiyatro topluluğu ve onu oluşturan kişilerin öz yaşam öyküleri oluşturmaktadır. Her biri farklı sosyal sınıftan ve kültürel yapıdaki ailelerden gelen bu kişilerin ortak bir noktası vardır. Çılgınca sürüklenen yaşama karşı durmak, birlikte direnç noktası oluşturmak. Ancak üzerine çalıştıkları Kafka'dan çok daha Kafkaesk bir dünyanın içinde bulurlar kendilerini. Çevrelerindeki şiddet ve haşinlik, Kafka'nın bile hayal gücünü zorlayacak denli karanlık bir kabustur. Modernizm sonrası parçalanan dünyada, insanlar ile birlikte aralarındaki iletişimleri, duygu paylaşımları da artık paramparçadır. Hasta dünya ve hasta insanlık, gelişmeye ve bağımsız olmaya niyetlenmiş bir ülkeye de sirayet edecektir. Türkiye, yeni dünya düzenin (küreselleşmenin) ilk denek ülkelerinden biridir artık. Filmimizin konusunu oluşturan bireylerde paylarına düşeni elbet alacaklardır. Naif ve arı kalmaya çalışan bu kişiler, sert, acımasız, sevgisiz, anlayışsız ve parasız bir süreçle beklemektedir. Nihayet aralarında, düzene ayak uyduran, kalabalığa karışanların yanında, böyle bir yaşamı sürdürmenin çok onursuz olduğunu düşünenler de olacaktır ve aralarından biri kendi bağımsız iradesiyle yaşamına son verecektir. Geride kalanlar içinse bu intiharla yüzleşmek çok güç olacaktır. Ancak, yaşam devam etmektedir. Kısaca konusunu ve hikaye akışını yukarda özetlediğim filmimi, oyun hazırlık süreçleri ve gerçek hayatın iç içe geçtiği bir anlatı ile kurmayı planladım. Senaryo yazımında, üç ayrı zaman diliminde ve bölümlemede geçen film öyküsünü, meseli ön plana koyarak, olmayan, metaforların yönlendirdiği bir zaman sıralaması ile anlatmayı hedefledim. Çekim aşamasında, senaryo kurgusunu destekleyecek, riskli, deneysel ve hareketli bir görselliğe yöneldim. Sinemanın bir halk ve sokak sanatı olduğu inanan biri olarak, ağırlıklı dış mekan çekimlerini iç mekanlarla birlikte kullanmaya çalıştım. İstanbul'un, zaman zaman tiyatro grubunun çalışmalarını yaptığı mekandan dışarı baktıkları pencereden görünen "dışarısı" olarak, zaman zaman ise karakterlerin içinde kayboldukları şehir olarak, kuvvetli bir biçimde "Bahar İsyancıdır"da varlık bulması istedim. OYUNCULAR Ali VOLGA SORGU Rüya SELMA KÖKSAL Ela ÇİMEN TURUNÇ BATURALP Behram YILDIRAY ŞAHİNLER Ahmet Kutlar MAHİR GÜNŞIRAY Veysel Bey HÜSAMETTİN KOÇAN Selim KEMAL KOCATÜRK Sevda ŞEYDA TERZİOĞLU Mine İPEK DEĞER Mehmet METİN ARSLAN Kerem KAAN ERTAN Saffet Gürler SEFA ZENGİN Aylin BAHAR SARAH Onur İLKER GÖRGÜLÜ Deliren adam AYDIN SOYSAL Şarkıcı Şelale Akkuş AYŞEN ÇETİNER Turist Genç MARTİN SERCELJ Kast Ajansı Çalışanı BARAN GÜLER Eylemci Kız GÜLİZ MUAN AKINCI Sivil Polis CEM MURAT TÜRKAN Küçük Ali İRDEN YAZICI Çocuk Can BARIŞ YUNUS ÇEKİÇ YARATICI KADRO SENARYO VE YÖNETMEN SELMA KÖKSAL GÖRÜNTÜ DENİZ ASLAN KURGU CEM TENİKALP MÜZİK İLKER GÖRGÜLÜ YÖNETMEN YARDIMCISI MEHMET CEYHAN AYÇA ÇOBANOĞLU SES KAYIT TAYFUN ÇOLAKOĞLU (MELODİKA) YAPIM SORUMLUSU AYŞEGÜL AKIN YAPIM ASİSTANLARI RAMAZAN YILDIRIM DORUKCAN AKÇA IŞIK TASARIMI YAVUZ ABDÜLAZİZOĞLU IŞIK ASİSTANI SEZGİN KABA OYTUNÇ DÖNMEZ BURAK AYAZ KAMERAMAN MURAT KARABINA DIGITAL IMAGING TEKNİSYENİ İBRAHİM GÜLER KAMERA ASİSTANI ÖZGÜR ULAŞ ERDEM ÖZGÜR ÖNER BEST BOY SEZGİN KABA SANAT YÖNETİMİ SELMA KÖKSAL SANAT YÖNETİMİ ASİSTANI MEHMET ALTINKUM SEÇKİN HARPUTLU MEHMET CEYHAN AYÇA COBANOĞLU BETÜL TOPARLAKLI UĞUR ERAL RAMAZAN YILDIRIM OYTUNÇ DÖNMEZ KOSTÜM SORUMLUSU ZÜLAL GÜLER KÜBRA AVCI MAKYAJ CEM ÖZTEKİN ÖZLEM ELALDIRSIN YAPIM SELMA KÖKSAL ALİ ARSLAN POST PRODÜKSİYON SORUMLUSU YÜCEL KURTUL POST PRODÜKSİYON STÜDYOSU SİNEPARK GÖRÜNTÜ TEKNİK EKİPMAN MTN BOOM OPERATÖRÜ ERKAN ATEŞ SES TASARIMI CENKER KÖKTEN EFEKT EDİTÖRÜ BİRKAN TUNÇ SES FİNAL MİKSAJ SERDAR ÖNGÖREN SES SUPERVİZÖRÜ TAYLAN OĞUZ SES STÜDYOSU MELODİKA TIME CODE UĞUR ERAL DEVAMLILIK ASİSTANI BETÜL TOPARLAKLI AYŞE TANTAN KAMERA ARKASI MURAT ÇAĞILTAY SET FOTOĞRAFI MAHMUT KOYAŞ DATA MANAGER TUĞBERK SUEL SET MANAGER SELAHATTİN GEÇGEL SET TEAM BURÇİN ERTÜRK ARDA OĞUZ HAKTAN SEVEN MEHMET ZENGİN ULAŞIM ÖNDER TÜMER
Kaynak: Bültenler / Kültür Sanat
Veysel Bey, Türkiye, Selma, Kültür Sanat, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA