Babacan: "Avro Bölgesinde Olmamakla Hiç Bir Şey Kaybetmedik"

Güncel Haberler

OECD dönem başkanı sıfatıyla 22-24 Mayıs tarihlerinde Paris'te düzenlenen OECD Bakanlar Konseyi ve 2012 Forumu'na katılan Babacan, OECD genel sekreteri Angel Gurria ve başkan yardımcıları ile bir basın toplantısı düzenledi.

-?derecelendirme KURULUŞLARI İLE İLGİLİ TARTIŞMAYA SON VERMEK GEREKİYOR"

OECD BAKANLAR KONSEYİ SONA ERDİ

OECD dönem başkanı sıfatıyla 22-24 Mayıs tarihlerinde Paris'te düzenlenen OECD Bakanlar Konseyi ve 2012 Forumu'na katılan Babacan, OECD genel sekreteri Angel Gurria ve başkan yardımcıları ile bir basın toplantısı düzenledi.

Yunanistan yaşadığı krizle ilgili olarak görüşlerini açıklayan Babacan, Yunanistan'ın iflasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.Avro bölgesi ülkelerinin Yunanistan'a güçlü destek vermesi gerektiğini vurgulayan Babacan, Yunanistan'ın çöküşünün küresel ekonomi açısından maliyetinin, kurtarılmasından çok daha fazla olacağını söyledi. Babacan, "Yunanistan'ın Avro'dan çıkışına izin verilirse, bunun arkası gelir, diğer ülkeler bunu takip eder, bir şekilde pandora kutusu açılır" dedi.

Babacan, OECD Bakanlar Konseyi toplantısının ardından, Türk gazetecilerin sorularını cevaplayan Ali Babacan, Türkiye'nin Avro bölgesinde olmamakla hiç bir şey kaybetmediğini söyledi.

Babacan, "Avro bölgesindeki son kriz ve Türkiye'nin AB üyeliği" ile ilgili bir soru üzerine, Avro bölgesi ülkelerinin mevcut krizi aşabilmeleri için ortak bir mali politika geliştirmelerinin şart olduğunu söyledi.Avro kriterlerini belirleyen Mastricht Anlaşmasına artık hiç bir Avro bölgesi üyesinin uymadığını ifade eden Babacan, bu yüzden, Avro bölgesi ülkelerinin Aralık ayında güçlendirilmiş mali disiplin konusunda yeni bir anlaşma hazırladıklarını hatırlattı.

Bu anlaşmayı ilk onaylayan Hollanda'da hükümetin düşmesi ve Fransa'da yeni iktidarın bu anlaşmayı tekrar tartışmaya açmak istemesinin, anlaşmanın uygulanması konusundaki tereddütleri de beraberinde getirdiğini söyleyen Babacan şunları kaydetti:

"Bu ülkeler, malum tek bir para birimi kullanıyorlar. Ortak tek bir para politikası var mecburen, Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenen. Fakat 17 ülkenin de ayrı ayrı maliye politikası var. Şimdi tek bir para politikasının 17 ayrı maliye politikasına kendisine uydurması tabii çok çok zor. Önümüzdeki dönemde bu mali anlaşmanın uygulanıp uygulanmayacağı büyük önem arz edecek. Ama şöyle ya da böyle Avrupa Birliği'nin özellikle Avro bölgesinin daha güçlü ortak bir maliye politikası çerçevesine ihtiyacı var. Yani 17 ülkenin, üzerinde mutabık kaldığı ve tavizsiz bir şekilde uyguladığı bir mali kural silsilesine ihtiyacı var. Aslında bu mali anlaşma, (fiscal compact dedikleri, 25 ülkenin üzerinde anlaştığı) bunu önemli ölçüde sağlıyor. Fakat uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili endişeler var, kuşkular var. Bizim Avrupa Birliği üyeliğimizden daha sonraki aşamaları, bu Avro bölgesi üyeliği söz konusu olursa, o konuda da o gün gelinceye kadar Türkiye kararını verir. Ama şu anda Avro bölgesinde olmamakla hiçbir şey kaybetmediğimizi

rahatlıkla söyleyebilirim."

Türkiye'deki, uluslararası derecelendirme kuruluşlarıyla ilgili tartışmalara ilişkin bir soru üzerine ise Babacan, bu konunun gereğinden fazla konuşulduğunu ifade ederek, artık bu konuda yorum yapmayacağını söyledi. Babacan, "Kendi kararlarıdır, yani çok şey yapmayalım bu kredi derecelendirme kuruluşlarını. Bu kadar, bizim konuştuğumuz kadar inanın kimse bakmıyor bunların yaptığına, ettiğine, söylediğine... Dolayısıyla biz bazen kendi içimizde olmaları gerektiğinden çok daha farklı bir yere konumlandırabiliyoruz. Artık onlar kararını verdi, aradan haftalar geçti, biz geleceğe bakalım" diye konuştu.