Ankara'daki çiftlikte yetiştirilen Ahal Teke atları altın tüyleriyle dikkat çekiyor

Yerel Haberler

Ankara'daki at çiftliğinde yetiştirilen Ahal Teke atları, altın rengi tüyleri ve dayanıklı yapılarıyla dikkat çekiyor. 25 yıldır at yetiştiriciliği yapan Özden Öten, atların neslinin devamı için insanlık mirası olarak korunması gerektiğini vurguladı.

Ankara'daki bir at çiftliğinde bulunan Ahal Teke atları, güneş ışığında parlayan altın rengi tüyleri ve dayanıklı yapılarıyla göz kamaştırıyor.
Ankara'daki bir at çiftliğinde yetiştirilen Ahal Teke atları, altın rengi tüyleri ve dayanıklı yapılarıyla dikkat çekiyor. Uzun yıllar atlı sporlarla ilgilenen ve 25 yıldır at yetiştiriciliği yapan Özden Öten, Ahal Teke atlarının kendine özgü özelliklerini ve Türk kültüründeki yerini anlatarak neslinin devamının sağlanması gerektiğini vurguladı.
"Ahal Teke atları, dünya üzerindeki en nadir, en saf attır"
25 yıldır at yetiştiriciliği yapan Özden Öten, Ahal Teke atlarının Orta Asya'da Türkler tarafından ilk evcilleştirilen at olduğunu ifade ederek, "Ahal Teke atları, dünya üzerindeki en nadir, en saf attır. Dünya üzerindeki at ırklarının ne yazık ki birçok karışım vardır ama Ahal Teke birkaç tane saf kan at ırkından biridir. Orta Asya'da Türklerin ilk evcilleştirdiği attır. At üzerine birçok hikayenin, destanın, kahramanlık hikayesinin anlatıldığı at Ahal-Teke'dir" dedi.
"Dünya üzerinde soykırıma uğrayan tek at ırkıdır"
Ahal Teke atlarının dayanıklı yapıları nedeniyle İkinci Dünya Savaşı sırasında soykırıma uğradığını aktaran Öten, "Ahal Teke atını özelliği, çok uzun mesafelerde çok dayanıklı olması, manevra kabiliyetinin çok yüksek olmasıdır. Bu yüzden de savaş alanlarında Türk ırkının üstünlüğünü ortaya koyan bir at cinsidir. Dünya üzerinde soykırıma uğrayan tek at ırkıdır. İkinci Dünya Savaşı'nda Türkmenistan'daki muharebelerde Ruslar, Türkmenleri alt edemeyince Ahal-Teke'leri de sebep olarak görmüş ve Ahal-Teke'leri soykırıma uğratmışlardır" diye konuştu.
"Ahal Teke'nin ana vatanı Türk'ün ana vatanı Orta Asya'dır"
Türk kültüründe atın sıradan bir hayvan olmadığını, atın arkadaş gibi olduğunu vurgulayan Öten, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Ahal Teke'nin ana vatanı Türk'ün ana vatanı Orta Asya'dır. Ahal Teke'ler Orta Asya'dan batıya doğru de üstündeki Türklerle göç etmişlerdir ve zamanla bu tarafa doğru da yayılmıştır. Türk kültüründe at bir hayvan veya herhangi bir şey değildir; at yoldaştır, arkadaştır, dosttur. Dolayısıyla kültürümüzde oluşan birçok örf, adet, her şey aslında attan kaynaklıdır. At, Türk'ün kanadıdır. İngilizler savaş meydanında Türk'ü yenmek istiyorsan, at sırtından indir derler."
Ahal Teke atları altın rengi tüyleri öne çıkıyor
Ahal Teke atlarını diğer ırklardan ayıran en önemli özelliklerden birinin altın rengindeki tüyleri olduğunu belirten Öten, güneş ışığında atların tüylerinin parladığını ifade etti. Öten, Ahal Teke atlarının uzun mesafelerde dayanıklı olmaları ve çevik yapılarıyla da öne çıktığını aktardı.
"Ahal Teke'yi sevmek lazım"
Öten, Ahal Teke atlarının karakteristik özelliklerinin diğer at ırklarından farklı olduğunu söyleyerek, "Özel bir bakım yok ama Ahal Teke'yi sevmek lazım. Ahal Teke ile bir gönül ilişkisi kurmak lazım, Ahal Teke ile dost olmak lazım. Herhangi bir at gibi bakamazsınız; duygusal bir ilişki kurmadan sizi kabul etmez. Diğer atlar gelir, bakar, biner ama Ahal Teke'nin sizi kabul etmesi lazım. O yüzden yapısı, karakteri farklıdır" değerlendirmesinde bulundu.
"Ahal Teke insanlık mirası olarak korunması gerekir"
Ahal Teke atlarının neslinin devamının sağlanması gerektiğini hatırlatan Öten "Şu anda Ahal-Teke'leri Türkmenistan'da Türkmen devleti, ciddi anlamda koruma altında tutuyor ve üretimlerini, saflığını korumaya çalışıyor. Türkiye'de de bunun üretim çiftliği, Türkmenistan'la iş birliği içinde açılabilir. Devlet kontrolünde ırkı kontrol altında üreterek diğer ırklarla melezleşmesini de önleyerek üretim arttırılabilir, bütün Türk dünyasına yayılabilir. Ahal Teke insanlık mirası olarak korunması gerekir" ifadelerine yer verdi