Ankara'da bayram arifesinde mezarlık ve şehitliklerde yoğunluk

Güncel Haberler

Kurban Bayramı arifesinde Ankara'daki şehitlik ve mezarlıklarda yoğunluk yaşandı. Vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret edip dua etti. Şehit aileleri ise buruk bir bayram geçirdiklerini ifade etti.

ANKARA'da Kurban Bayramı arifesinde mezarlıklarda ve şehitliklerde ziyaretçi yoğunluğu yaşandı.

Başkentte bayram arifesinde şehitlikler ve mezarlıklarda yoğunluk yaşandı. Vatandaşlar, sabah saatlerinden itibaren yakınlarının mezarlarını ziyaret ederek, Kuran-ı Kerim okudu, dua etti. Özellikle Cebeci Askeri Şehitliği'nde yoğunluk oluştu. Vatandaşlar, Türk bayraklarıyla donatılan kabirlerin bakımlarını yaptı, dua edip, karanfil bıraktı.

'BENİ DE OĞLUMLA BERABER GÖMDÜLER'

Şehit Pilot Yüzbaşı Gökhan Uysal'ın annesi Nevriz Uysal, "Neler hissedebiliriz ki? Evladını toprağa veriyorsun, kolay mı; çok zor. Gururu büyük ama acısı daha büyük. Evlatları kaldı, gelinim kaldı 35 yaşında. Bayram geliyor, herkes evladıyla toplanacak, benim evladım yok. Ne olursa olsun çok acı. Özel günler gelsin istemiyorum ama geliyor, 4 Mart gelsin istemiyorum çünkü oğlum o gün şehit oldu. Bayramlar, Anneler Günü gelsin istemiyorum ama geliyor. Şehit olduğunda çocuğu 3 aylıktı. Babasına yanıyor, 'Babamı görebilir miyim' diye annesine söylüyormuş ama görmüyor, göremiyor. Bir tanesi yine 8 yaşında ama küçüğü 3 aylıktı babasını hiç göremedi, yaşayamadı. Ben evladımı toprağa verdim, kolay değil. Beni de oğlumla beraber gömdüler. Geliyoruz buralara, ne demişler; 'Kabre gelenin bayramı olmaz.' Bizlerim bayramı hiçbir zaman yok. 6'ncı seneye girdik, hala bekliyorum ama yavrum gelmiyor. Çok zor, o kadar zor ki evladı toprağa verip yaşamak. Sözler boğamıza düğümleniyor" ifadelerini kullandı.

'BAYRAM GELSİN İSTEMİYORUM'

Şehit Piyade Uzman Çavuş Selçuk Paker'in annesi Sevgi Daşdemir ise oğlunun 10 yıl önce şehit olduğunu söyleyerek, "Diyarbakır Sur şehidi Selçuk Paker, tabuta sığmayanlardan. Biz çocuklarımızla birlikte bayramları 2015 yılında bitirdik, 2016 yılında şehit oldu. Duyguluyuz, hüzünlüyüz ama elimizden gelen bir şey yok. Rabb'im şehadetlerini kabul etsin. Bizler vatan, bayrak, ezan uğruna evlatlarımızı şehit verdik, 'Elhamdülillah' dedik. Onlar ne ilk ne de son şehit olacaklar. Yeter ki ezanlarımız dinmesin, bayrağımız inmesin. Tabii ki hüzün var; herkes evlatlarına sarılırken biz gelip buz gibi taşlara sarılıyoruz, kolay bir şey değil, zor bir şey. Önceden bayramlarımız çok güzeldi. Bayrama bir hafta kala bizler temizliğimiz, böreğimiz, çöreğimiz, baklavamız, gelen giden olacak diye düşünürdük. Ama tabii şimdi onların hiçbiri kalmadı, hevesimiz kalmadı. Şöyle diyeyim; bayram gelsin istemiyorum; çünkü çok ağır, zor, buruk, bir yanın eksik geçiyor. Ama diğer taraftan da ayeti kerimenin de dediği gibi; 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler.' Elhamdülillah, Rabb'im şehadeti nasip etti. Onlara büyük mükafat bizlere de büyük imtihan. Rabb'im yüzümüzün akıyla ömrümüzü tertemiz tamamlayıp onlara kavuşabilmeyi nasip etsin. Bir kızımız var. Oğlum 11 aylık evliydi, eşi 2 aylık hamileydi. Kızımız şu an 9 yaşında. Ona babasını anlatıyoruz, büyütmeye çalışıyoruz. Şuraya baktığınız zaman nice şehitler yatıyor. Hiç evlenmemiş damatlık giymemiş, evlenmiş, nikahını yapmış mobilyasını evine koymamış. Eşi hamile çocuğunu görmemiş. Biz bu topraklarda rahat rahat yaşayalım, bu topraklar ve vatan için onlar canlarından geçtiler. Biz onların haklarını ödeyemeyiz. Gazilerimiz var, Allah hepsinden razı olsun" diye konuştu.