Ankara'da 2 çocuğu yaralayan pitbull cinsi köpeğin sahibinin yargılanmasına başlandı
Ankara'nın Etimesgut ilçesinde, 2 çocuğu yaralayan pitbull cinsi köpeğin sahibi kadının, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılanmasına başlandı.
Ankara'nın Etimesgut ilçesinde, 2 çocuğu yaralayan pitbull cinsi köpeğin sahibi kadının, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılanmasına başlandı.
Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol ile çocukların babası müşteki Adem Öztürk ve taraf avukatları katıldı.
Hakim, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanığa söz verdi.
Sanık Erol, yaşanan talihsiz olay nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu, olay sırasında evde olmadığını, iş yerindeyken annesinden gelen telefonla durumu öğrendiğini, hızla eve giderek köpeğini oradan uzaklaştırdığını, olayla bilgisinin bundan ibaret olduğunu öne sürdü.
Medyada "ısırma" ve "saldırma" şeklinde yer alan olayın gerçekte bu şekilde olmadığını iddia eden Erol, köpeğinin "sosyal karşılama davranışı" sergilediğini, ısırma amaçlı bir reaksiyon göstermediğini savundu.
Hakimin, mağdur çocuklardan D.Ö'nün diş izine bağlı yaralandığının tespit edildiğine ilişkin sorusu üzerine Erol, "Ben sadece köpeğimin patisiyle yaraladığını biliyorum. Karşı taraf marketten geliyor, çocukların elinde poşet ya da oyuncak olduğu için böyle tepki vermiş olabilir. Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum. Hiçbir zaman cezai yaptırım uygulanmadı." diye konuştu.
Erol, annesi Ayşe Ö. ile yaşadığını, olayın annesi ile karşı taraf arasında yaşanan bir tartışma sırasında kapının açık kalması nedeniyle meydana geldiğini, taşınma sürecinde olduklarını, bu nedenle köpeğin dışarı çıkmasını engelleyen kapıyı kaldırdığını beyan etti.
Annesinin olayın yaşandığı esnada köpeği içeriye almak için çabaladığını anlatan Erol, "Bu olay sebebiyle yaşadığım üzüntü tutukluluk süreme üzülmemin önüne geçti. Beni affetmeseler bile, çocuklar ve ailesi için ömrüm boyunca her şeyi yapmaya razıyım. Ailemin geçimini de ben sağlıyorum. Beraatimi talep ediyorum. Herkes için güzel şeyler yapmak istiyorum." dedi.
Sanık avukatı, olayın Erol'un iş yerinde bulunduğu sırada ve denetimi dışında, apartmandaki ortak koridorda gerçekleştiğini, müvekkilin gerekli tüm önlemleri aldığını ve ihmalkarlığının bulunmadığını, olayın öngörülemez ve önlenemez nitelikte olduğunu, bu nedenle "basit taksir" kapsamında ele alınması gerektiğini savunarak müvekkilinin beraatini talep etti.
Müşteki Adem Öztürk ise olay sırasında otoparkta olduğunu, pazardan geldikten sonra çocuklarını eşiyle birlikte yukarı gönderdiğini, kapı önünde karşı tarafla tartışma yaşanmadığını, selamlaşma olduğunu, bu sırada kapı aralığından köpeğin aniden dışarı çıkarak çocuklarına saldırdığını söyledi.
Öztürk, şöyle devam etti:
"Kızım büyük olduğundan biraz geriye çekilmiş ancak diş izi vücudunda oluşmuştur. Kızım geri çekilince köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır. Zaten küçük çocuğum konuşmayı bilmeyen yaştadır. Çocuğu köpeğin elinden almak için sanığın annesi de benim eşim de uğraşmışlar. Çocuğun yaralanma şekli dosyadaki fotoğraflar ve raporlardan bellidir. Söz dinleyen bir köpek olsaydı o kadar uğraşmazlardı."
Olayın ardından çocukların ambulansla hastaneye götürüldüğünü belirten Öztürk, köpeğin ağızlıksız gezdirildiğine dair görüntüler bulunduğunu, apartmanda da bu nedenle tedirginlik yaşandığını ve daha önce şikayetlerde bulunulmasına rağmen önlem alınmadığını söyleyerek, şikayetçi olduğunu bildirdi.
Müşteki avukatı, her iki çocuğun vücudunda diş kaynaklı yaralanma izleri bulunduğunu, olayın sanığın iddia ettiği gibi "sosyal karşılama davranışı" ile açıklanamayacağını ve bu savunmayı kabul etmediklerini belirterek, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Beyanlara karşı söz verilen sanık Erol, bu tür köpeklerin saldırgan yetiştirildiğinde ısırıp bırakmama refleksi gösterebileceğini ancak bu olayda böyle bir saldırı ve tutma, parçalama durumunun söz konusu olmadığını, köpeğini uysal şekilde yetiştirdiğini ve dışarıdaki insanların dahi köpeğini sevebildiğini, annesi Ayşe Ö'nün karşı tarafla yaşadığı arbede sırasında kapıya tutunmasıyla kapının açılması sonucu olayın gerçekleştiğini ileri sürdü.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanığın annesi Ayşe Ö'nün tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, Ayşe Ö. hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, bu nedenle tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesine ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi.
Mahkeme ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı, 11 Mayıs'a erteledi.
İddianameden
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut ilçesinde, 2 çocuğu yaralayan pitbull cinsi köpeğin sahibi hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 1 yıl 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapis talebiyle iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede, sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol'un dairesinde pitbull beslediği, bina sakinlerinin şikayeti üzerine site yönetiminin 29 Temmuz 2025'te oy birliğiyle yasaklı ırkların barındırılmasını ve ortak alanda dolaştırılmasını yasakladığı kaydedilmişti.
Müşteki beyanları, doktor raporları ve olaya ilişkin kamera kayıtlarına yer verilen iddianamede, 30 Kasım 2025 günü sanığa ait köpeğin 1,5 yaşındaki Efe Öztürk ve 5 yaşındaki ablası Doğa Öztürk'e saldırdığı belirtilmişti.
İddianame, Ankara Batı Adliyesi 3. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.
Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol ile çocukların babası müşteki Adem Öztürk ve taraf avukatları katıldı.
Hakim, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanığa söz verdi.
Sanık Erol, yaşanan talihsiz olay nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu, olay sırasında evde olmadığını, iş yerindeyken annesinden gelen telefonla durumu öğrendiğini, hızla eve giderek köpeğini oradan uzaklaştırdığını, olayla bilgisinin bundan ibaret olduğunu öne sürdü.
Medyada "ısırma" ve "saldırma" şeklinde yer alan olayın gerçekte bu şekilde olmadığını iddia eden Erol, köpeğinin "sosyal karşılama davranışı" sergilediğini, ısırma amaçlı bir reaksiyon göstermediğini savundu.
Hakimin, mağdur çocuklardan D.Ö'nün diş izine bağlı yaralandığının tespit edildiğine ilişkin sorusu üzerine Erol, "Ben sadece köpeğimin patisiyle yaraladığını biliyorum. Karşı taraf marketten geliyor, çocukların elinde poşet ya da oyuncak olduğu için böyle tepki vermiş olabilir. Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum. Hiçbir zaman cezai yaptırım uygulanmadı." diye konuştu.
Erol, annesi Ayşe Ö. ile yaşadığını, olayın annesi ile karşı taraf arasında yaşanan bir tartışma sırasında kapının açık kalması nedeniyle meydana geldiğini, taşınma sürecinde olduklarını, bu nedenle köpeğin dışarı çıkmasını engelleyen kapıyı kaldırdığını beyan etti.
Annesinin olayın yaşandığı esnada köpeği içeriye almak için çabaladığını anlatan Erol, "Bu olay sebebiyle yaşadığım üzüntü tutukluluk süreme üzülmemin önüne geçti. Beni affetmeseler bile, çocuklar ve ailesi için ömrüm boyunca her şeyi yapmaya razıyım. Ailemin geçimini de ben sağlıyorum. Beraatimi talep ediyorum. Herkes için güzel şeyler yapmak istiyorum." dedi.
Sanık avukatı, olayın Erol'un iş yerinde bulunduğu sırada ve denetimi dışında, apartmandaki ortak koridorda gerçekleştiğini, müvekkilin gerekli tüm önlemleri aldığını ve ihmalkarlığının bulunmadığını, olayın öngörülemez ve önlenemez nitelikte olduğunu, bu nedenle "basit taksir" kapsamında ele alınması gerektiğini savunarak müvekkilinin beraatini talep etti.
Müşteki Adem Öztürk ise olay sırasında otoparkta olduğunu, pazardan geldikten sonra çocuklarını eşiyle birlikte yukarı gönderdiğini, kapı önünde karşı tarafla tartışma yaşanmadığını, selamlaşma olduğunu, bu sırada kapı aralığından köpeğin aniden dışarı çıkarak çocuklarına saldırdığını söyledi.
Öztürk, şöyle devam etti:
"Kızım büyük olduğundan biraz geriye çekilmiş ancak diş izi vücudunda oluşmuştur. Kızım geri çekilince köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır. Zaten küçük çocuğum konuşmayı bilmeyen yaştadır. Çocuğu köpeğin elinden almak için sanığın annesi de benim eşim de uğraşmışlar. Çocuğun yaralanma şekli dosyadaki fotoğraflar ve raporlardan bellidir. Söz dinleyen bir köpek olsaydı o kadar uğraşmazlardı."
Olayın ardından çocukların ambulansla hastaneye götürüldüğünü belirten Öztürk, köpeğin ağızlıksız gezdirildiğine dair görüntüler bulunduğunu, apartmanda da bu nedenle tedirginlik yaşandığını ve daha önce şikayetlerde bulunulmasına rağmen önlem alınmadığını söyleyerek, şikayetçi olduğunu bildirdi.
Müşteki avukatı, her iki çocuğun vücudunda diş kaynaklı yaralanma izleri bulunduğunu, olayın sanığın iddia ettiği gibi "sosyal karşılama davranışı" ile açıklanamayacağını ve bu savunmayı kabul etmediklerini belirterek, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Beyanlara karşı söz verilen sanık Erol, bu tür köpeklerin saldırgan yetiştirildiğinde ısırıp bırakmama refleksi gösterebileceğini ancak bu olayda böyle bir saldırı ve tutma, parçalama durumunun söz konusu olmadığını, köpeğini uysal şekilde yetiştirdiğini ve dışarıdaki insanların dahi köpeğini sevebildiğini, annesi Ayşe Ö'nün karşı tarafla yaşadığı arbede sırasında kapıya tutunmasıyla kapının açılması sonucu olayın gerçekleştiğini ileri sürdü.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanığın annesi Ayşe Ö'nün tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, Ayşe Ö. hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, bu nedenle tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesine ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi.
Mahkeme ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı, 11 Mayıs'a erteledi.
İddianameden
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut ilçesinde, 2 çocuğu yaralayan pitbull cinsi köpeğin sahibi hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 1 yıl 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapis talebiyle iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede, sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol'un dairesinde pitbull beslediği, bina sakinlerinin şikayeti üzerine site yönetiminin 29 Temmuz 2025'te oy birliğiyle yasaklı ırkların barındırılmasını ve ortak alanda dolaştırılmasını yasakladığı kaydedilmişti.
Müşteki beyanları, doktor raporları ve olaya ilişkin kamera kayıtlarına yer verilen iddianamede, 30 Kasım 2025 günü sanığa ait köpeğin 1,5 yaşındaki Efe Öztürk ve 5 yaşındaki ablası Doğa Öztürk'e saldırdığı belirtilmişti.
İddianame, Ankara Batı Adliyesi 3. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.
Kaynak: AA / Güncel
Yerel Haberler, Hayvan Hakları, Etimesgut, Güvenlik, Ankara, Güncel, Pitbull, Etimesgut, Ankara, Yerel Haberler, Hayvan Hakları, Güvenlik, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA