Alzheimer Hastalığında Hafıza Kaybının Nedenleri Açıklandı

Sağlık Haberleri

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Zeynep Ocak, Alzheimer hastalığının hafıza kaybı üzerindeki etkilerini ve hipokampusun rolünü açıkladı. Hastaların geçmiş anıları korurken güncel olayları hatırlamada güçlük çekmelerinin nedenleri üzerinde durdu.

ALZHEİMER hastalarının neden bugünü ve yakın geçmişi hatırlayamadığını söyleyen Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Hastalıklar Tanı ve Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Zeynep Ocak, "Yeni bilgilerin öğrenilmesi ve kısa süreli hafızanın kalıcı hale getirilmesinden sorumlu olan hipokampus, hastalıkta ilk etkilenen bölgelerden biridir. Hipokampus hasar gördüğünde beyin yeni anıları kaydedemez; kişi bugünü unuturken geçmişe ait anıları koruyabilir" dedi.

Alzheimer hastalığında hafızanın beyinde farklı merkezlerde işlendiğini belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Hastalıklar Tanı ve Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Zeynep Ocak, "Alzheimer hastalığı, insan beyninin en çarpıcı çelişkilerinden birini ortaya koyuyor. Hastalar sabah ne yediklerini ya da biraz önce kiminle konuştuklarını hatırlayamazken; çocukluk anılarını, gençliklerinde dinledikleri şarkıları ya da bir yakınlarının sesini tüm canlılığıyla anlatabiliyor" ifadelerini kullandı.

Yeni bilgilerin öğrenilmesi ve kısa süreli hafızanın kalıcı hale getirilmesinden sorumlu olan hipokampusun, Alzheimer hastalığında ilk etkilenen bölgelerden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ocak, "Hipokampus hasar gördüğünde beyin yeni anıları kaydedemez hale gelir. Bu nedenle hastalar bugünü ve yakın geçmişi hatırlamakta zorlanır" dedi.

'ZARARLI PROTEİN BİRİKİMİ SİNİRLERE ZARAR VERİYOR'

Alzheimer ile ilişkili bazı genetik değişikliklerin hastalığın seyrini doğrudan etkilediğini belirten Prof. Dr. Ocak, "APP, PSEN1, PSEN2 ve APOE genlerindeki değişiklikler, beyinde 'amiloid' adı verilen zararlı proteinlerin birikmesine yol açabiliyor. Alzheimer'daki zararlı protein birikimi (özellikle amiloid beta ve tau) doğrudan nöronlara (sinir hücrelerini) zarar vererek hafıza kaybını hızlandırıyor" ifadelerini kullandı.

Bu süreçte yakın anıların kısa sürede silindiğini söyleyen Prof. Dr. Ocak, geçmişe ait kalıcı anıların ise beynin daha geniş bir alanı olan neokortekste depolandığını aktardı. Prof. Dr. Ocak, "Neokorteks Alzheimer sürecinde daha geç etkilendiği için uzak hafıza, yakın hafızaya göre daha uzun süre korunabiliyor" dedi.

'MÜZİK VE KOKULAR HAFIZAYI TETİKLİYOR'

Bazı Alzheimer hastalarında müzik, koku veya dokunma gibi duyusal uyaranların unutulduğu düşünülen anıları yeniden canlandırabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ocak, "Tanıdık bir şarkı ya da koku, kişiyi yıllar öncesine götürebiliyor. Bu durum hafızanın yalnızca tek bir merkezde değil, beynin karmaşık sinir ağlarında saklandığını gösteriyor" diye konuştu.

Hafızanın korunmasında BDNF ve CREB gibi genlerin de önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Ocak, Alzheimer'da özellikle hipokampusta bu genlerin etkisinin azaldığını, bunun da öğrenme yeteneğini ve hafızanın kalıcılığını zayıflattığını söyledi.

'APOE KOMBİNASYONU BELİRLEYİCİ ROL OYNUYOR'

Alzheimer'ın özellikle erken yaşta başlayan tiplerinde genetik testlerle saptanabildiğini ifade eden Prof. Dr. Ocak, sözlerini şöyle tamamladı;

"APP, PSEN1 ve PSEN2 genlerindeki değişiklikler ailesel Alzheimer formlarının belirlenmesinde kullanılıyor. Henüz hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yok ancak genetik testler risk grubundaki bireylerin erken dönemde izlenmesine olanak tanıyor. Günümüzde bilim insanları, özellikle APOE ?4 varyantını taşıyan bireylerde hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik hedefe özgü ilaçlar, gen düzenleme yaklaşımları ve sinir hücrelerini koruyucu tedaviler üzerinde yoğunlaştı. APOE kombinasyonu, hastalık riskinde sanılandan çok daha belirleyici bir rol oynuyor."