"Akademide Siyonist Baskı Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı
- TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci: "Onlar Filistin'in bayrağını kendi coğrafyasında mahkum etmeye çalışırken, Filistin bayrağı tüm dünyada dalgalanır. İnşallah bu çalışmalarla beraber Filistin bayrağı tüm dünyada insaniyetin bayrağına dönüşerek dünyaya en güçlü mesajı verecektir" Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar: "Dünyaya bilimin ve bilim insanlarının onurunu kurtarmaya yönelik 'Akademik Sumud' kavramını bir öneri olarak sunuyoruz. Bilginin adaletle olan bağını yeniden kurmayı, siyonist kurumlarla olan tüm işbirliklerini amasız ve fakatsız sonlandırmayı, kampüsleri gerçek anlamda özgür düşüncenin merkezleri haline getirmeyi ifade eden bir kavram olan 'Akademik Sumud'u akademinin onurunu kurtaracak bir kavram olarak gündemde tutmaya, gündeme taşımaya yönelik bir çaba içindeyiz"
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) ev sahipliğinde, Mardin Artuklu Üniversitesi, Kadim Akademi ve Filistin'e Destek Platformu işbirliğiyle hazırlanan "Akademide Siyonist Baskı Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı.
TÜGVA Genel Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, raporun gelecek dönemde birçok faaliyete zemin oluşturacağını belirterek, Filistin'in sadece tek boyutla değil, çok boyutlu incelenmesi ve raporlanması gereken bir konu olduğunu söyledi.
Bugün akademi boyutunu konuşacaklarını aktaran Beşinci, "Yarın sağlık boyutunu, öteki gün idari, iktisadi birçok boyutunu konuşmamız gerekiyor. Yani Filistin'i unutmadan her gün yaşamamız gerekiyor." dedi.
Raporda emeği geçen akademisyenlere teşekkür eden Beşinci, "Onlar Filistin'in bayrağını kendi coğrafyasında mahkum etmeye çalışırken, Filistin bayrağı tüm dünyada dalgalanır. İnşallah bu çalışmalarla beraber Filistin bayrağı tüm dünyada insaniyetin bayrağına dönüşerek dünyaya en güçlü mesajı verecektir." ifadelerini kullandı.
"Örtmek istedikleri zulmü unutturmak en fazla uyguladıkları yöntem"
Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, raporun kendilerine dünyayı sistemsiz, barışsız, güvensiz bir ortam haline getiren, gönül coğrafyalarını kan gölüne çeviren siyonist baskıyla, siyonist zulümle karşı karşıya olduklarını gösterdiğini dile getirdi.
Siyonizmin yaptıklarını sahte hakikat üreterek örtme çabasına şahitlik ettiklerini kaydeden Kabaktepe, raporun, tarihin artık onların yanında olmadığını gösterdiğini, tarihin geçmişte olduğu gibi bugün de onları terk ettiğini kaydetti.
Raporun her yıl yayımlanacak olmasının ayrı bir kıymet ve değer ifade ettiğine dikkati çeken Kabaktepe, "Çünkü yapılanların unutulması, örtmek istedikleri zulmü unutturmak en fazla uyguladıkları yöntem. Unutmayacağız. Bize durmamız gereken yeri, almamız gereken pozisyonu işaret edecek bir rapor olması bakımından değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum." dedi.
Kabaktepe, tüm sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve milletin tamamıyla her alanda Filistinlilerin haklı davasında yanlarında olmaya, siyonist baskının karşısında durmaya devam edeceklerini ifade etti.
"Bu raporun her yıl düzenli olarak güncellenmesi konusunda kararlıyız"
Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar ise bugün yalnızca bir raporu tanıtmak üzere değil, bilginin, hakikatin ve akademik özgürlüğün hangi güç ilişkileri tarafından kuşatıldığını görünür kılmak ve tarihe bir kayıt düşmek üzere bir arada olduklarını söyledi.
Akademide Siyonist Baskı Raporu'nun, akademik dünyanın son yıllarda karşı karşıya kaldığı baskı, sansür, dışlama ve kurumsal müdahale pratiklerini sistematik biçimde belgeleyen önemli bir çalışma olduğunu aktaran Özcoşar, şunları kaydetti:
"Gazze'de dördüncü yılına yaklaşan soykırım ve kitlesel insan hakları ihlalleri sonrası akademide yaşananlar bize bir gerçeği bütün çıplaklığıyla göstermiştir. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorun, yalnızca Filistin topraklarında yaşanan bir soykırım, işgal ve şiddet meselesi değildir. Sorun, dünyanın önde gelen üniversitelerin amfilerinde, araştırma merkezlerinde ve karar alma mekanizmalarında da oldukça etkili bir probleme dönüşmüştür."
Özcoşar, meselenin basitçe bir akademik baskı meselesi olmadığını, bilginin siyonizm tarafından kuşatılması olduğunu ifade etti.
Bilginin kuşatıldığı yerde yalnızca akademik özgürlüğün değil, toplumların hakikate ulaşma imkanının da tehdit altında olduğunu dile getiren Özcoşar, şöyle konuştu:
"Tam da bu karanlık atmosferde, Mardin Artuklu Üniversitesi ve Kadim Akademi olarak dünyaya bilimin ve bilim insanlarının onurunu kurtarmaya yönelik 'Akademik Sumud' kavramını bir öneri olarak sunuyoruz. Bilginin adaletle olan bağını yeniden kurmayı, siyonist kurumlarla olan tüm işbirliklerini amasız ve fakatsız sonlandırmayı, kampüsleri gerçek anlamda özgür düşüncenin merkezleri haline getirmeyi ifade eden bir kavram olan 'Akademik Sumud'u akademinin onurunu kurtaracak bir kavram olarak gündemde tutmaya, gündeme taşımaya yönelik bir çaba içindeyiz."
Özcoşar, "Bu rapor, dünyanın dört bir yanında siyonizmin baskısına maruz kalan, kariyerleri baltalanan bilim insanlarının mücadelesini belgelemekte ve siyonist lobilerin akademik dünyayı nasıl manipüle ettiğini ortaya koymaktadır. Raporumuz, anti-siyonist duruşları nedeniyle soruşturulan, kürsülerinden edilen, polis şiddetiyle susturulmak istenen akademisyenlerin ve öğrencilerin hikayelerine yoğunlaşmıştır. Bizler, bu raporun her yıl düzenli olarak güncellenmesi konusunda kararlıyız." ifadelerini kullandı.
"Bu rapor sadece bir teşhis belgesi değildir aynı zamanda bir reçetedir"
Konuşmaların ardından raporun sunumunu gerçekleştiren Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Menderes Kurt, raporun salt iddialar bütünü olmanın ötesinde küresel sansür ve baskı ağlarını gözler önüne seren tarihi bir belge olduğunu söyledi.
Kurt, "Akademide Siyonist Baskı Biçimleri", "Siyonist Baskı Kurumları" ve "Baskıya Uğrayan Akademisyenler" başlıklarıyla üç ana bölümden oluşan raporun her bir satırının mahkeme kayıtlarına, disiplin dosyalarına, sızdırılan WhatsApp ve mail yazışmalarına, kişisel kayıtlara ve resmi kurumsal kararlara dayandırıldığını aktardı.
Bu alanda kaleme alınan ilk kapsamlı rapor olması vesilesiyle araştırmanın metodolojik çerçevesini ve veri toplama tekniklerini oldukça basit bir yelpazede tuttuklarını belirten Kurt, "İlk aşamada, doğrudan hedef alınan, baskı ve yaptırımlara maruz kalan akademisyenlerimizi ve araştırmacılarımızı tespit ederek işe başladık. Onların yaşadığı süreçleri, yayımlanan resmi ve kişisel raporlar, medya açıklamaları, derinlemesine röportajlar, disiplin ve mahkeme kayıtları, kişisel notlar ile erişilen mail ve WhatsApp yazışmaları üzerinden titizlikle inceledik." dedi.
Kurt, ikinci aşamada, akademisyenlere yönelik müdahalelere kimlerin, hangi gerekçelerle ve nasıl dahil olduğunu belirlediklerini, olayların arkasındaki kurumsal aktörleri ortaya çıkardıklarını ifade ederek, son aşamada ise söz konusu müdahalelerin türlerini, kalıplarını ve yaygınlığını tasnif ederek uygulanan sistematik baskının biçimsel haritasını çıkardıklarını anlattı.
Raporun kendilerine Batı'nın çok övündüğü "akademik özgürlük" ve "ifade hürriyeti" ilkelerinin, konu Filistin ve siyonist hegemonya olduğunda nasıl Filistin istisnasına dönüştüğünü gösterdiğini belirten Kurt, "Bu rapor sadece bir teşhis belgesi değildir aynı zamanda bir reçetedir. Bizler, bu rapor aracılığıyla tüm vicdan sahibi akademisyenleri, İsrail apartheid rejimini besleyen kurumlarla tüm akademik bağları koparmaya, yani dekolonyal bir akademik praksisi inşa etmek için Akademik Sumud hareketinin birer neferi olmaya çağırıyoruz." şeklinde konuştu.
TÜGVA Genel Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, raporun gelecek dönemde birçok faaliyete zemin oluşturacağını belirterek, Filistin'in sadece tek boyutla değil, çok boyutlu incelenmesi ve raporlanması gereken bir konu olduğunu söyledi.
Bugün akademi boyutunu konuşacaklarını aktaran Beşinci, "Yarın sağlık boyutunu, öteki gün idari, iktisadi birçok boyutunu konuşmamız gerekiyor. Yani Filistin'i unutmadan her gün yaşamamız gerekiyor." dedi.
Raporda emeği geçen akademisyenlere teşekkür eden Beşinci, "Onlar Filistin'in bayrağını kendi coğrafyasında mahkum etmeye çalışırken, Filistin bayrağı tüm dünyada dalgalanır. İnşallah bu çalışmalarla beraber Filistin bayrağı tüm dünyada insaniyetin bayrağına dönüşerek dünyaya en güçlü mesajı verecektir." ifadelerini kullandı.
"Örtmek istedikleri zulmü unutturmak en fazla uyguladıkları yöntem"
Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, raporun kendilerine dünyayı sistemsiz, barışsız, güvensiz bir ortam haline getiren, gönül coğrafyalarını kan gölüne çeviren siyonist baskıyla, siyonist zulümle karşı karşıya olduklarını gösterdiğini dile getirdi.
Siyonizmin yaptıklarını sahte hakikat üreterek örtme çabasına şahitlik ettiklerini kaydeden Kabaktepe, raporun, tarihin artık onların yanında olmadığını gösterdiğini, tarihin geçmişte olduğu gibi bugün de onları terk ettiğini kaydetti.
Raporun her yıl yayımlanacak olmasının ayrı bir kıymet ve değer ifade ettiğine dikkati çeken Kabaktepe, "Çünkü yapılanların unutulması, örtmek istedikleri zulmü unutturmak en fazla uyguladıkları yöntem. Unutmayacağız. Bize durmamız gereken yeri, almamız gereken pozisyonu işaret edecek bir rapor olması bakımından değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum." dedi.
Kabaktepe, tüm sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve milletin tamamıyla her alanda Filistinlilerin haklı davasında yanlarında olmaya, siyonist baskının karşısında durmaya devam edeceklerini ifade etti.
"Bu raporun her yıl düzenli olarak güncellenmesi konusunda kararlıyız"
Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar ise bugün yalnızca bir raporu tanıtmak üzere değil, bilginin, hakikatin ve akademik özgürlüğün hangi güç ilişkileri tarafından kuşatıldığını görünür kılmak ve tarihe bir kayıt düşmek üzere bir arada olduklarını söyledi.
Akademide Siyonist Baskı Raporu'nun, akademik dünyanın son yıllarda karşı karşıya kaldığı baskı, sansür, dışlama ve kurumsal müdahale pratiklerini sistematik biçimde belgeleyen önemli bir çalışma olduğunu aktaran Özcoşar, şunları kaydetti:
"Gazze'de dördüncü yılına yaklaşan soykırım ve kitlesel insan hakları ihlalleri sonrası akademide yaşananlar bize bir gerçeği bütün çıplaklığıyla göstermiştir. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorun, yalnızca Filistin topraklarında yaşanan bir soykırım, işgal ve şiddet meselesi değildir. Sorun, dünyanın önde gelen üniversitelerin amfilerinde, araştırma merkezlerinde ve karar alma mekanizmalarında da oldukça etkili bir probleme dönüşmüştür."
Özcoşar, meselenin basitçe bir akademik baskı meselesi olmadığını, bilginin siyonizm tarafından kuşatılması olduğunu ifade etti.
Bilginin kuşatıldığı yerde yalnızca akademik özgürlüğün değil, toplumların hakikate ulaşma imkanının da tehdit altında olduğunu dile getiren Özcoşar, şöyle konuştu:
"Tam da bu karanlık atmosferde, Mardin Artuklu Üniversitesi ve Kadim Akademi olarak dünyaya bilimin ve bilim insanlarının onurunu kurtarmaya yönelik 'Akademik Sumud' kavramını bir öneri olarak sunuyoruz. Bilginin adaletle olan bağını yeniden kurmayı, siyonist kurumlarla olan tüm işbirliklerini amasız ve fakatsız sonlandırmayı, kampüsleri gerçek anlamda özgür düşüncenin merkezleri haline getirmeyi ifade eden bir kavram olan 'Akademik Sumud'u akademinin onurunu kurtaracak bir kavram olarak gündemde tutmaya, gündeme taşımaya yönelik bir çaba içindeyiz."
Özcoşar, "Bu rapor, dünyanın dört bir yanında siyonizmin baskısına maruz kalan, kariyerleri baltalanan bilim insanlarının mücadelesini belgelemekte ve siyonist lobilerin akademik dünyayı nasıl manipüle ettiğini ortaya koymaktadır. Raporumuz, anti-siyonist duruşları nedeniyle soruşturulan, kürsülerinden edilen, polis şiddetiyle susturulmak istenen akademisyenlerin ve öğrencilerin hikayelerine yoğunlaşmıştır. Bizler, bu raporun her yıl düzenli olarak güncellenmesi konusunda kararlıyız." ifadelerini kullandı.
"Bu rapor sadece bir teşhis belgesi değildir aynı zamanda bir reçetedir"
Konuşmaların ardından raporun sunumunu gerçekleştiren Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Menderes Kurt, raporun salt iddialar bütünü olmanın ötesinde küresel sansür ve baskı ağlarını gözler önüne seren tarihi bir belge olduğunu söyledi.
Kurt, "Akademide Siyonist Baskı Biçimleri", "Siyonist Baskı Kurumları" ve "Baskıya Uğrayan Akademisyenler" başlıklarıyla üç ana bölümden oluşan raporun her bir satırının mahkeme kayıtlarına, disiplin dosyalarına, sızdırılan WhatsApp ve mail yazışmalarına, kişisel kayıtlara ve resmi kurumsal kararlara dayandırıldığını aktardı.
Bu alanda kaleme alınan ilk kapsamlı rapor olması vesilesiyle araştırmanın metodolojik çerçevesini ve veri toplama tekniklerini oldukça basit bir yelpazede tuttuklarını belirten Kurt, "İlk aşamada, doğrudan hedef alınan, baskı ve yaptırımlara maruz kalan akademisyenlerimizi ve araştırmacılarımızı tespit ederek işe başladık. Onların yaşadığı süreçleri, yayımlanan resmi ve kişisel raporlar, medya açıklamaları, derinlemesine röportajlar, disiplin ve mahkeme kayıtları, kişisel notlar ile erişilen mail ve WhatsApp yazışmaları üzerinden titizlikle inceledik." dedi.
Kurt, ikinci aşamada, akademisyenlere yönelik müdahalelere kimlerin, hangi gerekçelerle ve nasıl dahil olduğunu belirlediklerini, olayların arkasındaki kurumsal aktörleri ortaya çıkardıklarını ifade ederek, son aşamada ise söz konusu müdahalelerin türlerini, kalıplarını ve yaygınlığını tasnif ederek uygulanan sistematik baskının biçimsel haritasını çıkardıklarını anlattı.
Raporun kendilerine Batı'nın çok övündüğü "akademik özgürlük" ve "ifade hürriyeti" ilkelerinin, konu Filistin ve siyonist hegemonya olduğunda nasıl Filistin istisnasına dönüştüğünü gösterdiğini belirten Kurt, "Bu rapor sadece bir teşhis belgesi değildir aynı zamanda bir reçetedir. Bizler, bu rapor aracılığıyla tüm vicdan sahibi akademisyenleri, İsrail apartheid rejimini besleyen kurumlarla tüm akademik bağları koparmaya, yani dekolonyal bir akademik praksisi inşa etmek için Akademik Sumud hareketinin birer neferi olmaya çağırıyoruz." şeklinde konuştu.
Kaynak: AA / Güncel
Mardin Artuklu Üniversitesi, Filistin Bayrağı, İbrahim Özcoşar, İnsan Hakları, Filistin, Güncel, Mahkum, Mahkum, Bilim, Bilim, TÜGVA, Mahkum, Mahkum, Filistin, Siyonist, İbrahim Özcoşar, Filistin Bayrağı, Mardin Artuklu Üniversitesi, İnsan Hakları, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA