AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şen, Samsun'da konuştu:

Politika Haberleri

- "Tam olarak terörün değil, terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir Türkiye, bir bölge istiyoruz" "(Terörsüz Türkiye süreci) Bu iş bitti, bir daha da geri dönüş olmayacak. Halkımız ülke genelinde, her yerde böyle diyor. 'Artık bu iş bitsin' diyor"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, "Tam olarak terörün değil, terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir Türkiye, bir bölge istiyoruz." dedi.
Şen, partisince Canik Meşe Tesisleri'nde düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programında yaptığı konuşmada, geçen aylarda Türkiye Büyük Millet Meclisinden "Terörsüz Türkiye Kanunu"nun çıktığını hatırlattı.
Türkiye'de iki yıldan fazla süredir kurşun sıkılmadığına işaret eden Şen, "Tam olarak terörün değil, terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir Türkiye, bir bölge istiyoruz. Yani şiarımız şudur, Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge. Bunun anlamı şu. Bu bölgede hiç kimse hiç kimseyi kendi kötü, çirkin ve zalimane emelleri için kullanamayacak. Buraya doğru gidiyoruz." ifadesini kullandı.
"Terörsüz Türkiye" sürecinin iki yıldır devam ettiğine dikkati çeken Şen, şöyle devam etti:
"Bir kısım insanlar görüyoruz ki adına siyaset, adına muhalefet diyorlar ve bundan rahatsızlar. Terör örgütü diyor ki, 'Ben kendimi feshettim'. Ben ne diyeyim ona? 'Kendini feshetme' mi diyeyim? Diyor ki ben artık terör yapmayacağım. Terör örgütüne, 'Sen terör yapmaya devam et' mi diyeyim? Diyor ki, 'Hiçbir polise, askere, öğretmene, hemşireye, doktora, çocuğa ateş etmeyeceğim'. 'Ateş et' mi diyeyim? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, nasıl bir siyaset anlayışıdır? Terör örgütü diyor ki, 'Bu bayrak artık benim bayrağım. Ben de bu sancağın altında gölgelenmek istiyorum'. Ne diyeyim ona? 'Git başka bir ülkenin uşağı, oyuncağı ol, onun emellerine göre hareket et' mi diyeyim? Birileri memnun değil. Acaba onların siyaseti candan mı besleniyor? 2-3 senedir hiç kan yere damlamadı. Merak ediyorum, o bir kısım siyasetçiler, onların siyasetleri kandan mı besleniyor? Bu iş bitti, bir daha da geri dönüş olmayacak. Halkımız ülke genelinde, her yerde böyle diyor. 'Artık bu iş bitsin' diyor."
Bir annenin Samsun'da, diğer annenin ise Şırnak'ta oğlunun mezarı başında dua ettiğini anlatan Şen, "Bir anne diyor ki, 'Benim bir oğlum asker, öbür oğlum dağda. Geceleri uyuyamıyorum, bir oğlum öbür oğlumu vuracak'. Bu annenin yüreğinden bakmak gerekiyor. Samsun'da bir anne evladının mezarında dua okuyor, bir anne de Şırnak'ta oğlunun mezarında dua okuyor. Kulak veriyorsunuz iki anneye, ikisi de Fatiha okuyor, ikisi de İhlas-ı Şerif okuyor. Burada bir terslik yok mu? Burada birileri büyük bir oyun oynamış, bu çok açık. Bu oyuna gelmememiz gerekiyor. 50 bin insanımız öldü. O birilerine sesleniyorum; kaç 50 bin daha ölürse memnun olursunuz. O anne, oğlunun mezarının başında ağlıyor. Buradaki anne de oğlunun mezarının başında ağlıyor, ikisinin de gözyaşlarının rengi aynı. O annelerin yüreklerinden, gözyaşlarından bakmak lazım meseleye." diye konuştu.
"Türk devleti hiç kimseyle pazarlık yapmaz"
Şen, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kimseyle pazarlık yapmayacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Diyorlar ki, 'Siz ne pazarlık yaptınız?' Türk devleti hiç kimseyle pazarlık yapmaz. Değil terör örgütüyle, bir başka devletle bile pazarlık yapmaz. Şartlarını masaya koyar, kalkar. Bunun böyle olduğunu Cumhurbaşkanımız NATO sürecinde gösterdi. Getirdiler NATO'nun anahtarını, dediler ki, 'Sayın Erdoğan dükkan hepimizin ama anahtar sende bulunsun'. Diyorlar ki, 'Siz teröristlerle müzakere ediyorsunuz'. Terörün bitmesi hoşuna gitmediği için böyle diyor. Devletin ilgili birimleri görüşür, konuşur ve bitirir. Bitirmek için konuşur, siyasi yardım almak için yapmaz. Terörist diyor ki, 'Ben silahları yaktım, temsilen şu kadarını, geri kalanını da sana teslim ediyorum'. Ne diyeceğim ona, 'Ben seninle konuşmuyorum' mu diyeceğim? Hayır, sadece silahları değil, mühimmatı da o mağaralara yığdığın gıdayı da cephaneyi de teslim edeceksin. Nitekim süreç böyle gidiyor. Mağaralar teslim ediliyor ve imha ediliyor. Bütün cephane, mühimmat, sağlık malzemesinden gıda malzemesine teslim alınıyor. Envanterlere kaydedilmesi gerekenler envantere kaydediliyor."
"Hiç kimsenin içinde bulunduğumuz bölgede istikrarsızlık oluşturmasına imkan verilmeyecektir"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir dünya lideri olduğunu belirten Şen, "Ne yaptığını çok iyi biliyor. Dünyanın mevcut en tecrübeli siyasetçisi, en tecrübeli cumhurbaşkanı, en tecrübeli lideri. Biz de onun eliyle ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Bu siyaset meselesi değil, memleket meselesidir. Sadece memleket değil etrafımızdaki memleketlerin de meselesidir." dedi.
Şen, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na da değinerek, şunları kaydetti:
"Bu ittifak, bölgenin istikrarı açısından çok önemlidir. NATO süreciyle de bağlantılıdır. Yani sadece bizim içinde olduğumuz Mekke Paktı'nın sağlayacağı güvenlik şemsiyesinin bile yeterli olmadığını görüyoruz. Bölgemizde içinde olduğumuz paktın, güvenlik iş birliği anlaşmaların ve kurumlarının dışında yeni güvenlik anlaşmaları yapmak, yeni güvenlik alanları oluşturmak zorundayız, yoksa birileri kaşır. Eskiden, 'Birileri ne der?' diye bakılıyordu, bugün 'Türkiye ne der, Tayyip Erdoğan ne der, bu konuda ne düşünüyor, bu konuda ne dedi Tayyip Erdoğan?' buna bakılıyor. Dolayısıyla gelinen aşamada Türkiye, egemenlik alanının dışında kardeş devletlerle, diğer memleketlerle yeni güvenlik iş birliği ve güvenlik alanları oluşturmaktadır. Bu biraz daha büyüyecektir. Hiç kimsenin içinde bulunduğumuz bölgede istikrarsızlık oluşturmasına imkan verilmeyecektir. Bunun sebebi de budur."