ABD Hazine Müdahalesi Tahvil Piyasasında Geçici Rahatlama
- Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör: "Bu adım, yapısal sorunları çözen kalıcı bir tedavi değil, tahvil faizlerinin piyasadaki hızlı yükselişini durduran geçici bir hamle niteliğindedir" "ABD'nin rekor seviyedeki bütçe açıkları, artan savunma harcamaları ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri masada durduğu sürece yatırımcıların uzun vadeli belirsizlikler için talep ettiği vade primi yüksek kalmaya devam edecektir"
BURHAN SANSARLIOĞLU/EMİRHAN YILMAZ - ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırmasının pozitif etkisinin, bu hamleyle tahvil piyasasında satış baskısının azalmasına karşın devletlerin yüksek kamu harcamalarının ve enflasyonist baskıların devam etmesinden dolayı geçici olması bekleniyor.
Artan devlet borçlarına ilişkin yatırımcı tedirginliği, bu hafta ABD'den Almanya ve Japonya'ya kadar tahvil piyasalarında sert bir satış dalgasına yol açtı. Bu durum, teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımları nedeniyle yoğun şekilde borçlanması ve petrol fiyatlarının hala yüksek seviyelerde seyretmesiyle daha da endişe verici bir hal aldı.
Bunun üzerine ABD Hazine Bakanlığı, piyasa likiditesini desteklemek amacıyla 10 ila 20 yıl ve 20 ila 30 yıl vadeli nominal kuponlu menkul kıymetleri kapsayan likidite destekli geri alım operasyonlarında operasyon başına en fazla 2 milyar dolar olan tutarı 4 milyar dolara çıkarma kararı aldı.
ABD Hazine Bakanlığının bu hamlesi, tahvil piyasasındaki satış baskısını azaltarak borçlanma maliyetlerinin düşeceğine yönelik umutları artırdı.
Tahvil piyasalarına ilişkin endişelerin azalmasıyla dün 8 baz puan azalışla yüzde 4,64'e gerileyen ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi bugün yüzde 4,68'de, dün 10 baz puan düşüşle yüzde 5,19'a inen ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi de bugün yüzde 5,23'te dengelendi.
ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi 19 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5,34 seviyesine kadar yükselmişti.
Jeopolitik tarafta ise ABD-İran hattındaki belirsizlik ve Hürmüz kaynaklı riskler sürerken, petrol fiyatlarının yüksek seyri ve enflasyon, tahvil piyasaları için temel risk unsurlarından olmaya devam ediyor.
ABD Hazinesinin kararı borçlanma maliyetlerine yönelik önemli bir müdahale
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım programını genişletme kararının sıradan bir likidite adımından ziyade kontrolden çıkma eğilimi gösteren borçlanma maliyetlerine yönelik önemli bir müdahale olduğunu belirtti.
Bu kararın arka planında, ABD'nin 30 yıllık tahvil getirilerinin 2007'den bu yana en yüksek seviyelere ulaşarak reel ekonomiyi (özellikle mortgage ve kurumsal kredi piyasalarını) tehdit etmeye başlamasının bulunduğunu ifade eden Gözgör, bu hamlenin ABD Merkez Bankasının (Fed) geçmişte uyguladığı "Operation Twist" (Getiri Eğrisi Operasyonu) politikasının Hazine eliyle yürütülen bir versiyonu olarak okunabileceğini dile getirdi.
Gözgör, Fed süregelen enflasyon riskleri nedeniyle parasal genişlemeye gidemediği için ABD Hazinesinin devreye girdiğini ve piyasaya daha fazla kısa vadeli bono ihraç ederek elde ettiği likiditeyle, uzun vadeli tahvilleri piyasadan çekmeye başladığını söyledi.
Bu sayede uzun vadeli tahvil arzı daraltılarak faizlerin suni bir şekilde aşağı çekilmesinin hedeflendiğini ifade eden Gözgör, şöyle dedi:
"Ancak bu adım, yapısal sorunları çözen kalıcı bir tedavi değil, tahvil faizlerinin piyasadaki hızlı yükselişini durduran geçici bir hamle niteliğindedir. ABD'nin rekor seviyedeki bütçe açıkları, artan savunma harcamaları ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri masada durduğu sürece yatırımcıların uzun vadeli belirsizlikler için talep ettiği vade primi yüksek kalmaya devam edecektir. Kararın hemen ardından 20 yıllık tahvil ihalesine gelen talebin zayıf kalması da piyasanın bu mühendisliğe henüz tam anlamıyla ikna olmadığını ve kalıcı bir iyimserlik için ABD'nin bütçe dinamiklerinde somut bir iyileşme görmek istediğine işaret ediyor."
Bu tür müdahalelerin devam etmesi muhtemel
Kutay Gözgör, ABD Hazine Bakanlığının kısa ve orta vadede bu tür müdahalelerinin devam etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti.
Mevcut konjonktürde Fed'in yüksek enflasyon ve kısıtlayıcı para politikası kapsamındaki bilanço daraltma hedefleri nedeniyle elinin bağlı olduğunu söyleyen Gözgör, dolayısıyla finansal koşullardaki olası bir kilitlenmeyi açma görevinin fiilen ABD Hazinesine devredilmiş durumda olduğunu ifade etti.
Gözgör, "Eğer uzun vadeli tahvil faizlerinde yeniden yüzde 5'lerin üzerine doğru ivmelenen bir fiyatlama görürsek, Hazinenin piyasa işleyişini koruma gerekçesiyle borçlanma kompozisyonunu değiştirmeye devam edeceğini görebiliriz." diye konuştu.
Bu süreçte Hazinenin bütçe açıklarını finanse etmek için getiri eğrisinin uzun tarafı (10-30 yıl) yerine ağırlıklı olarak kısa tarafına (1-12 aylık bonolar) yüklenebileceğini dile getiren Gözgör, şunları kaydetti:
"Ancak Hazinenin bu stratejisinin de sınırları bulunmaktadır. Kısa vadeli borçlanmanın bütçe içindeki payının aşırı artması, ABD'nin faiz yenileme riskini yükseltir. Ayrıca piyasa dinamiklerine sürekli müdahale edilmesi, küresel rezerv para olan doların kredibilitesi üzerinde orta vadede yıpratıcı bir etki yaratabilir. Sonuç olarak, Hazinenin uzun vadeli faizleri baskılamak için araçları vardır ve bunu kullanmaktan çekinmeyecektir. Ancak makroekonomik temeller düzeltilmeden yapılacak her müdahale, tahvil piyasasındaki stresi sadece bir sonraki çeyreğe ötelemek anlamına gelecektir."
"Getiriler üzerindeki yukarı yönlü riskler devam ediyor"
Finansal hizmetler şirketi Capital.com'un Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda da bu kararın tahvil piyasasındaki baskıyı kısa bir müddet hafifletebileceğini ve uzun vadeli faizleri normalde olabileceğinden daha düşük seviyelere çekebileceğini söyledi.
Rodda, ancak bu durumun faizleri ilk etapta yukarı iten temel etkenleri değiştirmediğini belirterek, "Dolayısıyla diğer tüm koşullar eşit olduğunda getiriler üzerindeki yukarı yönlü risklerin devam ettiğini düşünüyorum. Bu da gelecekte yeni müdahalelerin oldukça muhtemel olduğuna işaret ediyor." dedi.
Artan devlet borçlarına ilişkin yatırımcı tedirginliği, bu hafta ABD'den Almanya ve Japonya'ya kadar tahvil piyasalarında sert bir satış dalgasına yol açtı. Bu durum, teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımları nedeniyle yoğun şekilde borçlanması ve petrol fiyatlarının hala yüksek seviyelerde seyretmesiyle daha da endişe verici bir hal aldı.
Bunun üzerine ABD Hazine Bakanlığı, piyasa likiditesini desteklemek amacıyla 10 ila 20 yıl ve 20 ila 30 yıl vadeli nominal kuponlu menkul kıymetleri kapsayan likidite destekli geri alım operasyonlarında operasyon başına en fazla 2 milyar dolar olan tutarı 4 milyar dolara çıkarma kararı aldı.
ABD Hazine Bakanlığının bu hamlesi, tahvil piyasasındaki satış baskısını azaltarak borçlanma maliyetlerinin düşeceğine yönelik umutları artırdı.
Tahvil piyasalarına ilişkin endişelerin azalmasıyla dün 8 baz puan azalışla yüzde 4,64'e gerileyen ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi bugün yüzde 4,68'de, dün 10 baz puan düşüşle yüzde 5,19'a inen ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi de bugün yüzde 5,23'te dengelendi.
ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi 19 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5,34 seviyesine kadar yükselmişti.
Jeopolitik tarafta ise ABD-İran hattındaki belirsizlik ve Hürmüz kaynaklı riskler sürerken, petrol fiyatlarının yüksek seyri ve enflasyon, tahvil piyasaları için temel risk unsurlarından olmaya devam ediyor.
ABD Hazinesinin kararı borçlanma maliyetlerine yönelik önemli bir müdahale
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım programını genişletme kararının sıradan bir likidite adımından ziyade kontrolden çıkma eğilimi gösteren borçlanma maliyetlerine yönelik önemli bir müdahale olduğunu belirtti.
Bu kararın arka planında, ABD'nin 30 yıllık tahvil getirilerinin 2007'den bu yana en yüksek seviyelere ulaşarak reel ekonomiyi (özellikle mortgage ve kurumsal kredi piyasalarını) tehdit etmeye başlamasının bulunduğunu ifade eden Gözgör, bu hamlenin ABD Merkez Bankasının (Fed) geçmişte uyguladığı "Operation Twist" (Getiri Eğrisi Operasyonu) politikasının Hazine eliyle yürütülen bir versiyonu olarak okunabileceğini dile getirdi.
Gözgör, Fed süregelen enflasyon riskleri nedeniyle parasal genişlemeye gidemediği için ABD Hazinesinin devreye girdiğini ve piyasaya daha fazla kısa vadeli bono ihraç ederek elde ettiği likiditeyle, uzun vadeli tahvilleri piyasadan çekmeye başladığını söyledi.
Bu sayede uzun vadeli tahvil arzı daraltılarak faizlerin suni bir şekilde aşağı çekilmesinin hedeflendiğini ifade eden Gözgör, şöyle dedi:
"Ancak bu adım, yapısal sorunları çözen kalıcı bir tedavi değil, tahvil faizlerinin piyasadaki hızlı yükselişini durduran geçici bir hamle niteliğindedir. ABD'nin rekor seviyedeki bütçe açıkları, artan savunma harcamaları ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri masada durduğu sürece yatırımcıların uzun vadeli belirsizlikler için talep ettiği vade primi yüksek kalmaya devam edecektir. Kararın hemen ardından 20 yıllık tahvil ihalesine gelen talebin zayıf kalması da piyasanın bu mühendisliğe henüz tam anlamıyla ikna olmadığını ve kalıcı bir iyimserlik için ABD'nin bütçe dinamiklerinde somut bir iyileşme görmek istediğine işaret ediyor."
Bu tür müdahalelerin devam etmesi muhtemel
Kutay Gözgör, ABD Hazine Bakanlığının kısa ve orta vadede bu tür müdahalelerinin devam etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti.
Mevcut konjonktürde Fed'in yüksek enflasyon ve kısıtlayıcı para politikası kapsamındaki bilanço daraltma hedefleri nedeniyle elinin bağlı olduğunu söyleyen Gözgör, dolayısıyla finansal koşullardaki olası bir kilitlenmeyi açma görevinin fiilen ABD Hazinesine devredilmiş durumda olduğunu ifade etti.
Gözgör, "Eğer uzun vadeli tahvil faizlerinde yeniden yüzde 5'lerin üzerine doğru ivmelenen bir fiyatlama görürsek, Hazinenin piyasa işleyişini koruma gerekçesiyle borçlanma kompozisyonunu değiştirmeye devam edeceğini görebiliriz." diye konuştu.
Bu süreçte Hazinenin bütçe açıklarını finanse etmek için getiri eğrisinin uzun tarafı (10-30 yıl) yerine ağırlıklı olarak kısa tarafına (1-12 aylık bonolar) yüklenebileceğini dile getiren Gözgör, şunları kaydetti:
"Ancak Hazinenin bu stratejisinin de sınırları bulunmaktadır. Kısa vadeli borçlanmanın bütçe içindeki payının aşırı artması, ABD'nin faiz yenileme riskini yükseltir. Ayrıca piyasa dinamiklerine sürekli müdahale edilmesi, küresel rezerv para olan doların kredibilitesi üzerinde orta vadede yıpratıcı bir etki yaratabilir. Sonuç olarak, Hazinenin uzun vadeli faizleri baskılamak için araçları vardır ve bunu kullanmaktan çekinmeyecektir. Ancak makroekonomik temeller düzeltilmeden yapılacak her müdahale, tahvil piyasasındaki stresi sadece bir sonraki çeyreğe ötelemek anlamına gelecektir."
"Getiriler üzerindeki yukarı yönlü riskler devam ediyor"
Finansal hizmetler şirketi Capital.com'un Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda da bu kararın tahvil piyasasındaki baskıyı kısa bir müddet hafifletebileceğini ve uzun vadeli faizleri normalde olabileceğinden daha düşük seviyelere çekebileceğini söyledi.
Rodda, ancak bu durumun faizleri ilk etapta yukarı iten temel etkenleri değiştirmediğini belirterek, "Dolayısıyla diğer tüm koşullar eşit olduğunda getiriler üzerindeki yukarı yönlü risklerin devam ettiğini düşünüyorum. Bu da gelecekte yeni müdahalelerin oldukça muhtemel olduğuna işaret ediyor." dedi.
Kaynak: AA / Ekonomi
Amerika Birleşik Devletleri, Kuveyt Türk, Ekonomi, Finans, Amerika Birleşik Devletleri, Yatırım, Enflasyon, Yatırımcı, Kuveyt Türk, Finans, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA