Tostçunun Kavurucu Mesaisi: 65 Derecede Lezzet Mücadelesi

Yerel Haberler

Diyarbakır'da tostçu Serdal Arcan, 40 dereceyi aşan dış sıcaklıkta, tost makinesinin yanında 60-65 dereceye ulaşan bir ortamda çalışıyor. Ekmeğin kurumaması ve tostun lezzetli olması için klima ve vantilatör kullanamayan Arcan, yaz aylarında büyük zorluk çektiğini, ekmek parası için bu sıcaklığa katlandığını söylüyor.

Diyarbakır'da 6 yıldır tostçuluk yapan Serdal Arcan, 40 dereceyi aşan sıcaklıkta ekmek ve tost makinesinin başında çalışıyor. Dükkanın içindeki sıcaklık tost makinesinin yanında 60-65 dereceye kadar yükselirken, Arcan klima ve vantilatör kullanamıyor.
Diyarbakır'da etkili olan kavurucu sıcaklar, açık havada olduğu kadar iş yerlerinde çalışan esnafı da zorluyor. Kentte 6 yıldır tost satan Serdal Arcan, sıcaklığın en yoğun hissedildiği mesleklerden birini yapıyor. Dışarıda sıcaklığın 40 dereceyi aştığı kentte, Arcan'ın tost makinesinin başında çalıştığı noktada sıcaklık 60-65 dereceye kadar çıkıyor. Tostun lezzetini ve ekmeğin kıvamını korumak için klima veya vantilatör çalıştıramayan Arcan, gün boyunca yüksek sıcaklık altında tost hazırlıyor.
Kavurucu sıcağa rağmen işini sürdürdüğünü belirten Arcan, 6 yıldır bu mesleği yaptığını söyledi. Arcan, "Yaz aylarında aşırı derecede sıkıntı yaşıyoruz. Mesela dışarısı 40-45 dereceyse burası 60-65 derece. Her bir makine çalışıyor, 200-250 derecede. Yani bütün tostçularda bu vardır, bütün bu sıkıntıları yaşıyoruz. Bayağı bir sıkıntılı süreç. Bu yaz ayları bizi bunalttı. Artık bu sıcaklar falan bizi bayağı bir sıkıntıya soktu. Tostçular ve fırıncılar yaz aylarında en çok zorlanan meslekler. Ekmek kazanmak için bir şekilde yapıyoruz" dedi.
Klima ve vantilatör gibi serinletici eşyaların olmadığını dile getiren Arcan, sözlerine şöyle devam etti:
"Niye olmuyor? Ekmeklerimiz hemen kuruyor, taş gibi oluyor. Tost lezzetli olmuyor. Tostu gerçekten tost yapan da ekmektir. Ekmeği güzel seçmek lazım. Taze, yumuşak olması gerekiyor. Kuruduğu zaman hiçbir şekilde güzel olmuyor. O yüzden biz de müşterilerimiz için, ekmeğimiz için bu sıcağı çekiyoruz."