6 Şubat Depremlerinin Üçüncü Yılı... Malatya'da Deprem Şehitliği Hüzünlü Anlara Sahne Oldu
6 Şubat depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, Malatya’da acılar hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyor. Depremin yıl dönümünde Malatya Şehir Mezarlığı’nda bulunan deprem şehitliği, yaşamını yitirenlerin yakınlarının gözyaşları ve dualarıyla hüzünlü anlara sahne oldu.
Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA
(MALATYA )- 6 Şubat depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, Malatya'da acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Depremin yıl dönümünde Malatya Şehir Mezarlığı'nda bulunan deprem şehitliği, yaşamını yitirenlerin yakınlarının gözyaşları ve dualarıyla hüzünlü anlara sahne oldu.
Depremde kızı ve eşini kaybeden Mustafa Tanerli, yıkılan binaya ilişkin yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Depremin ilk saatinde yıkılan bina. Dört gün sonra cenazelere ulaştık. O, Yıldız Büfe denilen yerin hemen alt tarafında, sağda Çavuşoğlu'nun girişindeydi. Benim ailemden üç kişi, toplamda ise ölen sayısı 20'nin üzerindeydi. Dört katlı bir binaydı. Altında altı tane dükkan vardı, bir tanesi de fırındı. Ama biz bunları sonradan öğreniyoruz. Araştırma gerekiyor demek ki."
Karakoldan bizi aradılar, 'Davacı olur musun?' dediler. Biz de neyin davacısıyız diye merak ettik. Karakolda bana, 'O bina 2020 Sivrice depreminde ağır hasar almış' dediler. Kızım daha sonra oraya kiracı olarak girmiş, bilmeden. Sonradan öğreniyoruz ki ağır hasarlı bina, dükkan ve fırın sahipleri tarafından hafif hasara çevrilmiş. Kimsenin haberi yok.
Birinci gün yoktu. İkinci gün Elazığ'dan, Bingöl'den, Van'dan gelen siviller vardı, sağ olsunlar. Onların müdahalesiyle çıkarabildik. İkinci günden sonra askeri birlikler ve polis görünmeye başladı. Dördüncü gün yine de buna şükür diyoruz, en azından yerleri belli oldu. Allah kimsenin başına vermesin.
Ben oradayken, dördüncü gün cenazeler çıkarıldı. Diğer üst kattakilerin cenazelerini çıkarırken de oradaydım. O binadan sağlam çıkan olmadı. Ama soruyorsan ne oldu? Ağır hasarlı olup hafif hasara çevrilenler şu anda yaşıyor. Hiçbir sorumluluk almadılar. Şu anda yerine rezerv alanda bina yapılıyor. O insanlar yine orada oturacak. Ama ölenlere herhangi bir…"
"Binamız üç-beş saniyede yıkıldı"
Depremde bir kolunu ve bir bacağını kaybeden Ömer Gündüz ise yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Olay nasıl oldu? Binamız üç ile beş saniye arasında sallandıktan sonra hemen yıkıldı. Babamı ve üç kardeşimi kaybettim. Kolumu ve bacağımı kaybettim. Bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyoruz. Özlem var, hasret var, her şey var. İnsan ahirette bir araya geleceğini bildiği için teselli buluyor. Allah'ın izniyle kardeşlerim çok küçüktü, hepsi cennette. Cennette hep birlikte buluşacağız. En küçüğünün adı Ahmet Yasin, bir büyüğünün Muhammed Hakan, bir büyüğünün Kadir. Babamın adı Ahmet Gündüz."
"Üç yıl geçti, değişen bir şey yok"
Depremde ağabeyini, yengesini ve yeğenlerini kaybeden Mehmet Levent, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:
"Birden kalktık, kardeşimi arayayım dedim. Aradık, ulaşamadık. Binaya gittiğimizde beş katlı bina bir katlı gibi görünüyordu. Kardeşimi, yengemi ve iki yeğenimi kaybettim. Üç yıl geçti, değişen bir şey yok. Ev yapıldı ama şu an evde kimse yok. Anahtar kimsede değil, öylece boş duruyor. Acımız büyük. Kardeşim gece saat 12.00'de çıkarıldı."
"Sekizinci gün cenazeyi getirdik"
Hatay'da ablasını ve yeğenlerini kaybeden Mehmet Arıca da "Ablam, onun torunları ve kızı. Olay Hatay'da oldu. Sekizinci gün cenazesini getirdik. Üç yıl geçti, hala içimiz yanıyor" dedi.
"İki kızını kaybetti"
Depremde yakınlarını kaybeden Yusuf Kaya, yaşananları şöyle anlattı:
"Baldızımın iki kızı Çelikhan'da depremde öldü. Hepsi enkazda kalmıştı. Bacanağım kendi imkanlarıyla çıkmıştı. Altı kişiydiler; iki kızı öldü, dördü sağ çıktı."
"Çok acı bir gündü"
Sayime Kaya ise duygularını şu sözlerle ifade etti:
"Çok acı bir gündü. Allah bir daha göstermesin. Rabbim annesine babasına sabırlar versin. Bize ve bütün Türkiye'ye geçmiş olsun. Çok üzgünüz."
"Aileden altı kişiyi kaybettim"
Depremde tüm aile fertlerini kaybeden bir baba ise yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
"Çocuklarım, eşim, annem, babam ve bir yeğenim. Aileden altı kişiyi kaybettim. Onbin Konutlar, Güner Sitesi'ndeydik. Ben de evdeydim, son anda kurtuldum. Kurtulduk mu, kurtulmadık mı o da belli değil. Kim öldü, kim sağ kaldı bilmiyorum artık."
Yapacak bir şey var mı, yok. Veren de O, alan da O. Emanet sahibine geri gitti diyoruz. İşin içine çocuk girince çok daha farklı oluyor. Allah'ın takdiri böyleymiş."
Yerel Haberler, İnsan Hakları, Malatya, Deprem, Güncel, Deprem, Malatya, Şehir Mezarlığı, Yerel Haberler, İnsan Hakları, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA