33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali yarın sanatseverlerle buluşacak
- Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Barış Salcan: "2000 yıllık antik tiyatroda, aslında tam olarak bu iş için, sanat, temsiller ve konserler için tasarlanmış bir antik tiyatroda festival yapmak bambaşka bir şey" "Artık neredeyse tüm prodüksiyonlarımız dünya kalitesinde, dünya seviyesinde. Dolayısıyla Aspendos'ta yabancı seyirciye, turistlere bunu izletiyor olmak da ayrı bir keyif"
Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Barış Salcan, bu yıl 33'üncüsü düzenlenecek Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali'nin 2 bin yıllık Aspendos Antik Tiyatrosu'nun tarihi atmosferinde sanatseverleri önemli eserlerle buluşturacağını söyledi.
Salcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarın başlayacak 33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali'nin Türkiye'nin kültür ve sanat hayatındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Festivalin 1994'te "Ulusal Opera ve Bale Festivali" olarak başladığını, 1998'de ise uluslararası nitelik kazandığını anlatan Salcan, "33'üncüsünü yapmak da bize düştü. Böyle bir organizasyonu 33'üncü kez yapmak çok zor. Opera ve bale, sahnede uygulaması zor sanatlar. Çok büyük emek, özveri ve uğraş gerektiriyor. Biz de gurur duyuyoruz." dedi.
Salcan, festivalin 2004 ve 2005'te İngiltere ve Almanya'da yapılan araştırmalarda dünyanın ilk 10 festivali arasında gösterildiğini belirterek, bugüne kadar organizasyonda emeği geçenlere ve Kültür ve Turizm Bakanlığına teşekkür etti.
"Aspendos'un inanılmaz bir akustiği var"
Festivalin Aspendos Antik Tiyatrosu'nda gerçekleştirilmesinin organizasyona farklı bir boyut kazandırdığını dile getiren Salcan, şöyle konuştu:
"2000 yıllık antik tiyatroda, aslında tam olarak bu iş için, sanat, temsiller ve konserler için tasarlanmış bir antik tiyatroda festival yapmak bambaşka bir şey. Zorluklarının yanında sanatçıların da seyircilerin de inanılmaz bir atmosferde, çok keyifli ayrıldıkları bir festivalden bahsediyoruz. Uluslararası iki antik kent festivalimiz var, Efes ve Aspendos. Aspendos'un inanılmaz bir akustiği var ve hala çok iyi derecede korunmuş. İnşallah darısı 50'ncisinin, 70'incisinin, 100'üncüsünün başına. Biz de gururla çalışıyor ve hazırlanıyoruz."
Festival "Attila" operasıyla başlayacak
Festival programına ilişkin bilgi veren Salcan, açılışın Giuseppe Verdi'nin "Attila" operasıyla yapılacağını söyledi.
Verdi'nin dünyanın en tanınmış opera bestecilerinden biri olduğuna dikkati çeken Salcan, "Attila da dünya tarihinin en büyük Türk hükümdarlarından biri. Dolayısıyla hem bütün dünyanın tanıdığı bir İtalyan besteci hem de özellikle Türkiye ve bizler için önemli bir hükümdarın hayatını anlatıyor olması nedeniyle açılış için bu sene 'Attila'yı düşündük. Umuyoruz seyircilerimiz de mutlu ayrılacaktır." ifadelerini kullandı.
Festivalde "Anna Karenina" balesinin de sanatseverlerle buluşacağını aktaran Salcan, eserin Çaykovski ve Prokofyev'in müzikleri eşliğinde sahneleneceğini belirtti.
Salcan, festival programında "Carmina Burana" koreografik sahne kantatının da yer aldığını belirterek, eserin ilk olarak İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin sahne imkanları kullanılarak 5 farklı koreografın çalışmasıyla sahnelendiğini anlattı.
Yapımın daha sonra Antalya'da 7 koreografın katkısıyla sanatseverlerle buluştuğunu dile getiren Salcan, "Carmina Burana"nın bu kez Aspendos Antik Tiyatrosu'nun tarihi atmosferine taşınacağını ifade etti.
Festivalin kapanışında ise Kazakistan'dan Abay Kazak Milli Opera ve Bale Tiyatrosunun "Spartaküs" balesinin sahneleneceğini belirten Salcan, "Bu da çok etkileyici bir prodüksiyon. Tabii uluslararası bir festival olduğu için mutlaka ya bizim prodüksiyonlarımızın içine dünyadan solistler, şefler ya da tamamıyla opera ve bale topluluğunu davet ediyoruz. Bu sene de Kazakistan Opera ve Balesini ağırlayacağız." diye konuştu.
"Prodüksiyonlarımız dünya kalitesinde"
Devlet Opera ve Balesinin köklü ve güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Salcan, Türkiye'deki çok sesli müzik geleneğinin tarihsel gelişimine de değindi.
Türkiye'de çok sesli müziğin kökeninin Sultan II. Mahmud dönemine kadar uzandığını anlatan Salcan, bu birikimin bugün ulaştığı noktaya ilişkin şunları söyledi:
"Biz bazen içindeyken fark etmiyoruz ama artık neredeyse tüm prodüksiyonlarımız dünya kalitesinde, dünya seviyesinde. Dolayısıyla Aspendos'ta yabancı seyirciye, turistlere bunu izletiyor olmak da ayrı bir keyif. Daha çok görünür olmamızı da sağlıyor. Bir de turizmimize de büyük katkısı oluyor tabii Aspendos Opera ve Bale Festivali'nin. "
Salcan, 33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali için heyecanlı olduklarını belirterek, "Çok keyifli bir program var. Bütün seyircileri mutlaka bu sene temsillerimize, Aspendos'a bekliyoruz. Bütün sanatçı, idari ve teknik arkadaşlarıma da şimdiden başarılar diliyorum." diye konuştu.
Salcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarın başlayacak 33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali'nin Türkiye'nin kültür ve sanat hayatındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Festivalin 1994'te "Ulusal Opera ve Bale Festivali" olarak başladığını, 1998'de ise uluslararası nitelik kazandığını anlatan Salcan, "33'üncüsünü yapmak da bize düştü. Böyle bir organizasyonu 33'üncü kez yapmak çok zor. Opera ve bale, sahnede uygulaması zor sanatlar. Çok büyük emek, özveri ve uğraş gerektiriyor. Biz de gurur duyuyoruz." dedi.
Salcan, festivalin 2004 ve 2005'te İngiltere ve Almanya'da yapılan araştırmalarda dünyanın ilk 10 festivali arasında gösterildiğini belirterek, bugüne kadar organizasyonda emeği geçenlere ve Kültür ve Turizm Bakanlığına teşekkür etti.
"Aspendos'un inanılmaz bir akustiği var"
Festivalin Aspendos Antik Tiyatrosu'nda gerçekleştirilmesinin organizasyona farklı bir boyut kazandırdığını dile getiren Salcan, şöyle konuştu:
"2000 yıllık antik tiyatroda, aslında tam olarak bu iş için, sanat, temsiller ve konserler için tasarlanmış bir antik tiyatroda festival yapmak bambaşka bir şey. Zorluklarının yanında sanatçıların da seyircilerin de inanılmaz bir atmosferde, çok keyifli ayrıldıkları bir festivalden bahsediyoruz. Uluslararası iki antik kent festivalimiz var, Efes ve Aspendos. Aspendos'un inanılmaz bir akustiği var ve hala çok iyi derecede korunmuş. İnşallah darısı 50'ncisinin, 70'incisinin, 100'üncüsünün başına. Biz de gururla çalışıyor ve hazırlanıyoruz."
Festival "Attila" operasıyla başlayacak
Festival programına ilişkin bilgi veren Salcan, açılışın Giuseppe Verdi'nin "Attila" operasıyla yapılacağını söyledi.
Verdi'nin dünyanın en tanınmış opera bestecilerinden biri olduğuna dikkati çeken Salcan, "Attila da dünya tarihinin en büyük Türk hükümdarlarından biri. Dolayısıyla hem bütün dünyanın tanıdığı bir İtalyan besteci hem de özellikle Türkiye ve bizler için önemli bir hükümdarın hayatını anlatıyor olması nedeniyle açılış için bu sene 'Attila'yı düşündük. Umuyoruz seyircilerimiz de mutlu ayrılacaktır." ifadelerini kullandı.
Festivalde "Anna Karenina" balesinin de sanatseverlerle buluşacağını aktaran Salcan, eserin Çaykovski ve Prokofyev'in müzikleri eşliğinde sahneleneceğini belirtti.
Salcan, festival programında "Carmina Burana" koreografik sahne kantatının da yer aldığını belirterek, eserin ilk olarak İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin sahne imkanları kullanılarak 5 farklı koreografın çalışmasıyla sahnelendiğini anlattı.
Yapımın daha sonra Antalya'da 7 koreografın katkısıyla sanatseverlerle buluştuğunu dile getiren Salcan, "Carmina Burana"nın bu kez Aspendos Antik Tiyatrosu'nun tarihi atmosferine taşınacağını ifade etti.
Festivalin kapanışında ise Kazakistan'dan Abay Kazak Milli Opera ve Bale Tiyatrosunun "Spartaküs" balesinin sahneleneceğini belirten Salcan, "Bu da çok etkileyici bir prodüksiyon. Tabii uluslararası bir festival olduğu için mutlaka ya bizim prodüksiyonlarımızın içine dünyadan solistler, şefler ya da tamamıyla opera ve bale topluluğunu davet ediyoruz. Bu sene de Kazakistan Opera ve Balesini ağırlayacağız." diye konuştu.
"Prodüksiyonlarımız dünya kalitesinde"
Devlet Opera ve Balesinin köklü ve güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Salcan, Türkiye'deki çok sesli müzik geleneğinin tarihsel gelişimine de değindi.
Türkiye'de çok sesli müziğin kökeninin Sultan II. Mahmud dönemine kadar uzandığını anlatan Salcan, bu birikimin bugün ulaştığı noktaya ilişkin şunları söyledi:
"Biz bazen içindeyken fark etmiyoruz ama artık neredeyse tüm prodüksiyonlarımız dünya kalitesinde, dünya seviyesinde. Dolayısıyla Aspendos'ta yabancı seyirciye, turistlere bunu izletiyor olmak da ayrı bir keyif. Daha çok görünür olmamızı da sağlıyor. Bir de turizmimize de büyük katkısı oluyor tabii Aspendos Opera ve Bale Festivali'nin. "
Salcan, 33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali için heyecanlı olduklarını belirterek, "Çok keyifli bir program var. Bütün seyircileri mutlaka bu sene temsillerimize, Aspendos'a bekliyoruz. Bütün sanatçı, idari ve teknik arkadaşlarıma da şimdiden başarılar diliyorum." diye konuştu.
Kaynak: AA / Güncel
Devlet Opera Ve Balesi, Festival, Kültür, Güncel, Dünya, Müzik, Sanat, Bale, Dünya, Opera, Bambaşka, Devlet Opera Ve Balesi, Festival, Müzik, Sanat, Kültür, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA