Zonguldak'ta su kuyusunda cesedi bulunan 17 yaşındaki Hasret Akkuzu davasında ilk duruşma

Güncel Haberler

Zonguldak'ta 17 yaşındaki Hasret Akkuzu'nun cansız bedeninin su kuyusunda bulunmasına ilişkin 1'i tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

Zonguldak'ta 17 yaşındaki Hasret Akkuzu'nun cansız bedeninin su kuyusunda bulunmasına ilişkin 1'i tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı.
Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık D.B. ile Akkuzu'nun annesi Armağan ve babası Şenan Akkuzu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Tutuksuz sanıklar A.B, N.B. ve E.S. ile avukatlar salonda hazır bulundu.
Sanık D.B. savunmasında, fiziki olarak duruşmaya katılmak istediğini belirterek, "Savcılığın delil toplamasının eksik olduğunu düşünüyorum. Burada kendimi özgürce ifade edemiyorum. Bu sıradan bir dava değil, cinayet davası. Deliller nasıl toplanmış, bunların hepsini size anlatmam gerekiyor. Savunma yapmayacağım." diye konuştu.
Sanık D.B'nin ağabeyi A.B. de kardeşinin cezaevinden izinli çıktığında kalacak yeri olmadığı için kendilerinde kaldığını, kardeşinin 1 hafta önce Perşembe beldesine geldiğini anlattı.
Eski ifadelerinde D.B'nin kendisine "Hasret'i öldürdüm. Kurtuldum." dediğinin hatırlatılması üzerine A.B, "Bana jandarma 'Böyle ifade ver, bırakırlar seni' dedi. O yüzden öyle söyledim. Kardeşim bana 'Hasret'i öldürdüm' gibi bir şey söylemedi." iddiasında bulundu.
Olay günü kardeşinin gece yarısı eve geldiğini anlatan A.B, "Arabayla geldi, bagajı açıktı. 'Bir yerden bir şey mi alıp geldin, başımızı belaya sokma' dedim. Baktım bagaj boştu. Sonra inşaat malzemelerinin arasından bir çekiç aldı. Israrla alma dememe rağmen 'Bu bana lazım' diyerek arabaya attı. Kardeşim bana hiçbir şekilde Hasret'i öldürdüğünü söylemedi." şeklinde savunma yaptı.
Tutuksuz sanık E.S. ise olaydan bir gün önce D.B'nin kendisinden arabayı istediğini aktararak, "Ehliyeti ve arabanın muayenesi yok diye vermek istemedim, ama sonra verdim. Arabayı yarım saatliğine almıştı, 40 dakika geçti. Aradım, 'Araba bozuldu, almaya gel' dedi. 'Ben gelemem' dedim. Sonra arayıp 'Arabayı yaptırdım' dedi. Sonrasında aradım telefonu hep kapalıydı. Ertesi gün 11.00-12.00 gibi uyanınca aradım. İkinci aramamda açtı. Arabanın kendisini çok uğraştırdığını, Çolakoğlu Caddesi'ne arabayı bıraktığını söyledi. Arabada çamur, sigara külü, bira şişeleri falan olduğundan ailemi bindirdiğim için yıkatmadan kullanmak istemedim. Yıkamacıya bıraktım, gece dükkanın önünde kaldı, ertesi gün öğlen teslim aldım." ifadesini kullandı.
Diğer tutuksuz sanık yenge N.B, her üç ayda bir D.B'nin cezaevinden izinli olarak geldiğini, başka gidecek yeri olmadığı için kendilerinde kaldığını anlatarak, olaya dair bilgisinin bulunmadığını öne sürdü ve suçlamaları kabul etmedi.
"8 aydır ağlıyorum, şikayetçiyim"
Anne Akkuzu, kızının olay tarihinde "Valiz almaya çıkıyorum" diye evden ayrıldığını anlatarak, "O sırada akşam ezanı vaktiydi. Sanık D.B. aramış. O gün kızım evden çıkarken D.B. ile buluşacağını söylemedi. Bir gün sonra İstanbul'a halasının yanına gidecekti. Gündüz evdeydi. 21.30 sıralarında babasını arayıp '1 saat sonra eve geliyorum' demiş. Bir daha kendisine ulaşamadık. Jandarmayı aradık. Kızımın D.B. ile görüşüp görüşmediğini bilmiyoruz. 8 aydır ağlıyorum, şikayetçiyim." diye konuştu.
Baba Akkuzu da kızının evden akşam saatlerinde çıktığını dile getirerek, "Baba, '2 saate geliyorum.' dedi. Tekrar aradım. 'Baba geliyorum, yoldayım.' dedi. Çığlıklar koptu. Kapı gıcırtısı sesleri geldi. Ne olduğunu anlayamadım. Telefonu kapandı. Kızıma bir daha ulaşamadım. 'O akşam arkadaşındadır' diye düşündüm. Ertesi gün jandarmaya gittim. 'Bulundu mu?' diye sürekli sordum." beyanında bulundu.
Yeniden söz verilen tutuklu sanık D.B, maktulün kimler tarafından mağdur edildiğini mahkemeye gelerek anlatmak istediğini öne sürerek, "Bu insanların hiçbir şeyden haberi yok. Bir anlık meydana gelen bir olaydır. Kimseyle hiçbir şeyi paylaşmadım, olayla ilgili şoktaydım zaten. Arabanın benzini bitiyordu, yakıt göstergesi yanıyordu, üzerimde de para olmadığından yolda kalırım diye benzin sordum. Ben o akşam eve 3 kez geldim. Olayın şokuyla ne yapacağımı sapıttığım için tarladan doğru gelip arkadan atölyeye girmeye çalıştım. Tekrardan gittim. Aracı olayın olduğu yerden 1,5 km uzaklıkta bırakıp yürüyerek gittik." ifadesini kullandı.
Tanık oto yıkamacı R.Y, cinayette kullanılan aracı olaydan sonraki gün yıkadığını belirterek, "Arabanın içerisini süpürürken maktulün babasına ait resim süpürgenin ucuna takıldı. Çıkan eşyaları poşete koydum. Fotoğrafın maktulün babasına ait olduğunu sonradan jandarmadan öğrendim." dedi.
Mahkeme heyeti, sanık D.B'nin tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıklar E.S. ve N.B. hakkındaki imza atma yükümlülüğünün kaldırılmasına, sanık A.B'nin adli kontrolünün ise ayda bir imza şeklinde sürmesine karar verdi.
Tutuksuz sanık A.B'nin evinin önündeki güvenlik kamerası görüntüleri ile aracın teknik durumunun tespiti için müzekkere yazılmasını kararlaştıran heyet, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Süreç
Çaycuma ilçesi Kızılbel köyünde ikamet eden Hasret Akkuzu'nun (17) ailesinin 13 Ekim 2025'te kızları için kayıp başvurusu yapması üzerine arama çalışmalarına başlanmış, 19 Ekim'de Helvacılar köyü yakınlarındaki 4 metre derinliğindeki su kuyusunda bir ceset bulunmuştu. Akkuzu'ya ait olduğu belirlenen cenaze, Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.
Olaya ilişkin soruşturma kapsamında 22 Ekim 2025'te Aydın'da yakalanan D.B. tutuklanmış, gözaltına alınarak tutuklanan A.B, N.B. ve E.S. ise 3 Aralık 2025'te tahliye edilmişti.
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık D.B'nin "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, A.B, N.B. ve E.S'nin "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ayrıca E.S'nin, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme"den 5 yıla kadar hapsi isteniyor.