YEE'den Türkçe Öğretimi Sertifika Programı
Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik çalışmalarını sürdürerek 'Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı'nı düzenledi.
Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik çalışmalarını sürdürerek 'Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı'nı düzenledi.
Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye ile diğer dünya ülkeleri arasında kültürel diyaloğun güçlenmesi adına çalışmalarına devam ediyor. Uzman öğretmenler yetiştirmeyi amaçlayan Enstitü, 'Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı'nı Ankara'da bulunan YEE binasında gerçekleştirdi. Başta Yunus Emre Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aliy olmak üzere, başkan yardımcıları, kursiyerler ve davetliler programa katılım sağladı. Kurdele kesiminin ardından program açılış konuşmaları ile devam etti.
"Türk kültürünün inceliklerini taşıyan çalışma arkadaşlarımızı eğitme sorumluluğunu üzerimize alıyoruz"
Enstitü'nün bütün dünyada Türk dilini, kültürünü, tarihini, Türk medeniyetinin inceliklerini bütün dünyaya tanıtan bir kurum olduğunu dile getiren Yunus Emre Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Aliy, "Bugün 70'i aşkın ülkede 98 merkezle görevimizi yerine getiriyoruz. Aynı zamanda dili öğreten ve Türk kültürünü, Anadolu medeniyetinin inceliklerini taşıyan çalışma arkadaşlarımızı da eğitme sorumluluğunu üzerimize alıyoruz. Bütün dünyada dil öğretiyoruz, farklı coğrafyalarda dil öğretiyoruz ve bunun zorluklarıyla karşılaşıyoruz. Biz sadece dili mekanik bir biçimde öğreten öğretmenlerle ilerleyemeyeceğimizin farkındayız. Çünkü oradaki yabancılara Türkçe öğreten mesai arkadaşlarımızın kültüre de hakim olması gerekiyor. Bu sertifika programlarıyla ki Türkiye'de en fazla dikkat çeken Yunus Emre Enstitüsü'nün sertifika programlarıyla, bütün dünyaya öğretmen yetiştiren bir kurum, bir akademi niteliğini de aynı zamanda üstlenmiş oluyoruz. Bu çalışma arkadaşlarımıza zaten bize Türkçe öğretebilecek yeterlilikte geliyorlar, bu eğitimi almış oluyorlar. Biz sadece onlara sertifika verebilmek için diğer konularda da bilgilendirme yapıyoruz" diye konuştu.
Abdurrahman Aliy, sertifika programına Türkçe ile sosyal ve beşeri bilimler alanlarından mezun kişilerin katıldığını belirterek, mevcut akademik altyapının üzerine uygulamalı eğitimler eklediklerini söyledi. Katılımcılara Türkçenin kültürle birlikte daha etkili nasıl öğretilebileceğine yönelik atölye çalışmaları düzenlediklerini ifade eden Aliy, programa olan ilginin her yıl arttığını kaydetti.
"Latin Amerika'dan gelen bu ilgi bizi gerçekten ziyadesiyle memnun ediyor"
Aliy, Türkçeye en çok ilginin Latin Amerika ülkelerinden olduğunu belirterek, "Hem sevilen bir ülkeyiz, kültürüz, diliz Latin Amerika'da. Bununla birlikte tarihi hiçbir bagajımız yok karşılıklı olarak. Sadece sevgiye ve tanıma isteğine dayalı bir ilişki. Dolayısıyla Latin Amerika'dan gelen bu ilgi bizi gerçekten ziyadesiyle memnun ediyor" ifadelerini kullandı.
"Yapay zeka temelli bir Türkçe öğretim platformu kurmaya çalışıyoruz"
Yapay zeka destekli çalışmalara değinen Abdurrahman Aliy, "Yapay zeka temelli bir Türkçe öğretim platformu kurmaya çalışıyoruz. Çünkü çok sayıda Türkçe öğrenmek isteyen insana ulaşabilmek, sadece insan kaynağıyla ulaşabilmek elbette çok güç ve kontrol edilebilir değil. O nedenle dünyanın neresinde olursa olsun kendi başına Türkçe öğrenmek isteyen insanlara Türkçe öğrenecekleri bir platform sunmaya çalışıyoruz. Bu konuda epeyce ilerledik. Altyapıyı kurmak üzere bütün çalışmalarımızı tamamladık. Çok yakında da bunu duyuracağız" dedi.
"Kursiyerlerimiz yurt dışında ve yurt içinde görevlendirilecekler"
Programı tamamlayan kursiyerlerin geleceğine ve istihdamına dair konuşan Aliy, "Kursiyerlerimizin elbette kendi tercihleri önemli ve birinci faktör ama yurt dışında ve yurt içinde görevlendirilecekler. Yurt içinde de yurt dışında da kültürümüzü bütün dünya insanlarına tanıtacaklar. Dilimizi öğrenmek isteyen dünya insanlarına dilimizi öğretecekler. O nedenle kendilerine başarılar diliyorum" şeklinde konuştu.
Abdurrahman Aliy, Yunus Emre Enstitüsünün devletin ve milletin desteğini arkasına alan köklü bir kurum olduğunu belirterek, bu desteğin enstitünün dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü faaliyetlerin en önemli dayanağını oluşturduğunu ifade etti.
Enstitü tarafından 15 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında sürecek program; Türkçe Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Dilbilim bölümlerinden mezun olan adaylar arasından seçilen 40 kursiyer, program kapsamında teorik derslerin yanı sıra Ankara'daki üniversitelerin TÖMER ve DİLMER merkezlerinde staj uygulamaları ile atölye çalışmalarına katılacak.
Toplam 80 saat sürecek eğitim programının sonunda yapılacak sınav notunun yüzde 40'ı ile ders anlatım sürecine ilişkin değerlendirmenin yüzde 60'ı esas alınacak. Yapılan hesaplama sonucunda 70 ve üzeri puan alan kursiyerler sertifika almaya hak kazanacak. - ANKARA
Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye ile diğer dünya ülkeleri arasında kültürel diyaloğun güçlenmesi adına çalışmalarına devam ediyor. Uzman öğretmenler yetiştirmeyi amaçlayan Enstitü, 'Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı'nı Ankara'da bulunan YEE binasında gerçekleştirdi. Başta Yunus Emre Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aliy olmak üzere, başkan yardımcıları, kursiyerler ve davetliler programa katılım sağladı. Kurdele kesiminin ardından program açılış konuşmaları ile devam etti.
"Türk kültürünün inceliklerini taşıyan çalışma arkadaşlarımızı eğitme sorumluluğunu üzerimize alıyoruz"
Enstitü'nün bütün dünyada Türk dilini, kültürünü, tarihini, Türk medeniyetinin inceliklerini bütün dünyaya tanıtan bir kurum olduğunu dile getiren Yunus Emre Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Aliy, "Bugün 70'i aşkın ülkede 98 merkezle görevimizi yerine getiriyoruz. Aynı zamanda dili öğreten ve Türk kültürünü, Anadolu medeniyetinin inceliklerini taşıyan çalışma arkadaşlarımızı da eğitme sorumluluğunu üzerimize alıyoruz. Bütün dünyada dil öğretiyoruz, farklı coğrafyalarda dil öğretiyoruz ve bunun zorluklarıyla karşılaşıyoruz. Biz sadece dili mekanik bir biçimde öğreten öğretmenlerle ilerleyemeyeceğimizin farkındayız. Çünkü oradaki yabancılara Türkçe öğreten mesai arkadaşlarımızın kültüre de hakim olması gerekiyor. Bu sertifika programlarıyla ki Türkiye'de en fazla dikkat çeken Yunus Emre Enstitüsü'nün sertifika programlarıyla, bütün dünyaya öğretmen yetiştiren bir kurum, bir akademi niteliğini de aynı zamanda üstlenmiş oluyoruz. Bu çalışma arkadaşlarımıza zaten bize Türkçe öğretebilecek yeterlilikte geliyorlar, bu eğitimi almış oluyorlar. Biz sadece onlara sertifika verebilmek için diğer konularda da bilgilendirme yapıyoruz" diye konuştu.
Abdurrahman Aliy, sertifika programına Türkçe ile sosyal ve beşeri bilimler alanlarından mezun kişilerin katıldığını belirterek, mevcut akademik altyapının üzerine uygulamalı eğitimler eklediklerini söyledi. Katılımcılara Türkçenin kültürle birlikte daha etkili nasıl öğretilebileceğine yönelik atölye çalışmaları düzenlediklerini ifade eden Aliy, programa olan ilginin her yıl arttığını kaydetti.
"Latin Amerika'dan gelen bu ilgi bizi gerçekten ziyadesiyle memnun ediyor"
Aliy, Türkçeye en çok ilginin Latin Amerika ülkelerinden olduğunu belirterek, "Hem sevilen bir ülkeyiz, kültürüz, diliz Latin Amerika'da. Bununla birlikte tarihi hiçbir bagajımız yok karşılıklı olarak. Sadece sevgiye ve tanıma isteğine dayalı bir ilişki. Dolayısıyla Latin Amerika'dan gelen bu ilgi bizi gerçekten ziyadesiyle memnun ediyor" ifadelerini kullandı.
"Yapay zeka temelli bir Türkçe öğretim platformu kurmaya çalışıyoruz"
Yapay zeka destekli çalışmalara değinen Abdurrahman Aliy, "Yapay zeka temelli bir Türkçe öğretim platformu kurmaya çalışıyoruz. Çünkü çok sayıda Türkçe öğrenmek isteyen insana ulaşabilmek, sadece insan kaynağıyla ulaşabilmek elbette çok güç ve kontrol edilebilir değil. O nedenle dünyanın neresinde olursa olsun kendi başına Türkçe öğrenmek isteyen insanlara Türkçe öğrenecekleri bir platform sunmaya çalışıyoruz. Bu konuda epeyce ilerledik. Altyapıyı kurmak üzere bütün çalışmalarımızı tamamladık. Çok yakında da bunu duyuracağız" dedi.
"Kursiyerlerimiz yurt dışında ve yurt içinde görevlendirilecekler"
Programı tamamlayan kursiyerlerin geleceğine ve istihdamına dair konuşan Aliy, "Kursiyerlerimizin elbette kendi tercihleri önemli ve birinci faktör ama yurt dışında ve yurt içinde görevlendirilecekler. Yurt içinde de yurt dışında da kültürümüzü bütün dünya insanlarına tanıtacaklar. Dilimizi öğrenmek isteyen dünya insanlarına dilimizi öğretecekler. O nedenle kendilerine başarılar diliyorum" şeklinde konuştu.
Abdurrahman Aliy, Yunus Emre Enstitüsünün devletin ve milletin desteğini arkasına alan köklü bir kurum olduğunu belirterek, bu desteğin enstitünün dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü faaliyetlerin en önemli dayanağını oluşturduğunu ifade etti.
Enstitü tarafından 15 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında sürecek program; Türkçe Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Dilbilim bölümlerinden mezun olan adaylar arasından seçilen 40 kursiyer, program kapsamında teorik derslerin yanı sıra Ankara'daki üniversitelerin TÖMER ve DİLMER merkezlerinde staj uygulamaları ile atölye çalışmalarına katılacak.
Toplam 80 saat sürecek eğitim programının sonunda yapılacak sınav notunun yüzde 40'ı ile ders anlatım sürecine ilişkin değerlendirmenin yüzde 60'ı esas alınacak. Yapılan hesaplama sonucunda 70 ve üzeri puan alan kursiyerler sertifika almaya hak kazanacak. - ANKARA
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA