Yılan Balıklarının 'Mucizevi' Öyküsü (fotoğraflı

Yerel Haberler

Tolga Albay - Türkiye'de Başta Ege Bölgesi Olmak Üzere İç Sularda Yaşamını Sürdüren Yılan Balıkları, Mucizevi Yaşam Öyküleriyle Dikkat Çekiyor

Tolga Albay - Türkiye'de başta Ege Bölgesi olmak üzere iç sularda yaşamını sürdüren yılan balıkları, mucizevi yaşam öyküleriyle dikkat çekiyor. 7-14 yaşları arasında üreme çağına gelen yılan balıkları, metamorfoz geçirerek başladıkları yolculuğu yaklaşık 6 bin kilometre uzaklıktaki Meksika kıyılarında çiftleşme ile sonlandırıyor. Larva olarak başlayan yavruların yolculuğu ise yaklaşık 3 yıl sonra ebeveynlerinin çıktığı nehir ve göllerde son buluyor. Milattan önce Ege'nin bir kıyısıyken Büyükmenderes nehrinin taşıdığı alüvyonlarla göl haline gelen, günümüzde kirlilik sorununu aşmak için geniş kapsamlı projelerin yürütüldüğü Bafa Gölü, sayıları her geçen gün azalan yılan balıklarıyla da ilginç hikayelere ev sahipliği yapıyor.

Dünyadaki tüm yılan balıkları gibi bu gölde de yetişkin yılan balıkları, çiftleşmek için çıkacakları uzun yolculuğa hazırlanıyor. Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Fatih Perçin'in verdiği bilgiye göre, nehir ve göllerdeki kirlilik ile baraj gibi yapıların engellemesi nedeniyle Türkiye'de sayıları giderek azalan ve yılda yaklaşık 400 ton civarında avlanabildiği tahmin edilen yılan balıkları ilginç bir yaşam hikayesine sahip. Bilim dünyası nedenini henüz çözemese de dünyadaki tüm yılan balıklarının sadece Meksika Körfezi'ndeki Sargasso Denizi'nde çiftleştiğini, bunun için dünyanın çeşitli bölgelerinden yetişkin yılan balıklarının Sargasso Denizi'ne yolculuk ettiğini ifade eden Perçin, Anadolu'da da en fazla Bafa Gölü ile Büyük Menderes, Küçük Menderes ve Gediz Nehirleri'nde yaşayan yılan balıklarının yaklaşık 6 bin kilometrelik yolculuğa çıktığını söyledi.

Yılan balıklarının Bafa Gölü'nden Büyük Menderes yoluyla Akdeniz'e, oradan da Cebelitarık'ı geçerek Meksika Körfezi'ndeki Sargasso Denizi'ne gittiğini belirten Perçin, buraya ulaşan balıkların dibe daldığını, şu ana kadar yapılan çalışmalara göre 300-500 metre arasında yumurta ve spermalarını bıraktığını anlattı. Perçin, şu bilgileri verdi:

'7 ile 14 yaş arasındaki yetişkin yılan balıkları öncelikle bulundukları bölgede metamorfoz geçiriyor. Rengi kararan, yağlanan, gözleri büyüyen ve koku alma duyuları gelişen balıklar yolculuğa hazır hale gelmeye çalışıyor. Bu gelişim tamamlandığında Şubat ve Mart aylarında yolculuk başlıyor. Göllerdeki balıklar, dereler ve küçük sular aracılığıyla denize ulaşmaya çalışıyor. Bu süreçte yüzde 20 oranında deriden de solunum yapabildiği için kayabileceği ıslaklıktaki çamur ve nemli ortamlarda karadan da ilerleyebiliyor. Ancak bu balıkların yol veya kuru toprağı uzun süre aşması mümkün değil. Önüne çıkan engelleri aşarak açık denize ulaşan balıklar hiçbir şey yemeden yaklaşık 200 gün yolculuk ederek Sargasso Denizi'ne ulaşıyor. 4 bin 500 metreye yakın derinliğe sahip çukurları bulunan bu denizde kendilerine ait bölgelerde balıklar dibe dalmaya başlıyor. Balıkların 300 ile 500 metre arasında sperma ve yumurtalarını bıraktığı tahmin ediliyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda çiftleşmeye ilişkin kesin verilere ulaşılamadı.'

Balıkların yolculuk ve çiftleşme aşamasının halen sırrını koruduğunu, dünyanın değişik bölgelerinde deniz çukurları bulunmasına rağmen neden sadece Sargasso'da çiftleştiklerinin henüz bilinmediğini ifade eden Perçin, bir teoriye göre kıtalar ayrılmadan önce yılan balıklarının çıkış noktasının Sargasso olması, başka bir teoriye göre Bermuda'nın güneyinde yer alan bu bölgede manyetik alan fazlalılığının bu seçimde etkili olduğunun öne sürüldüğünü ifade etti.



- FAO'NUN TAVSİYESİ-



Çiftleşme sonrası ebeveynlerin yaşamları sona ererken larva biçimindeki yaşam formları, Avrupa'ya doğru olan akıntılarla sürüklenerek Sargasso denizinden Akdeniz'e doğru hareket ediyor. 2 yıllık yolculuk boyunca renksiz, defne yaprağı biçimindeki formlarından Akdeniz kıyılarında yavru yılan balığı formuna dönüşen balıklar, yolculuklarının 2,5 ila 3. yılında Türkiye kıyılarına gelmiş oluyor. Burada iç sulara geçmek için yağmurlu mevsimleri ve su baskınlarını bekleyen balıklar, ebeveynlerinin geldiği göl ve nehirlere dönmüş oluyor.

Perçin, dünyada Japonya, Tayvan ve Kore gibi Uzakdoğu ülkelerinde geleneksel bir öneme sahip olan, tüketimi çok yüksek miktarda olan bu balıkların, Avrupa'da da özellikle Almanya, İsveç ve Hollanda'da füme olarak tüketildiğini söyledi.

Japonya'da 120 bin ton, ABD'de 2 bin 800 ton, Avrupa'da ise 20-25 bin ton yılan balığı üretildiğini, Türkiye'de ise sulardaki kirlenme ve göç yollarının kapatılması nedeniyle 1997 rakamlarıyla 400 ton avlama yapıldığının tahmin edildiğini bildiren Perçin, uygun koşulların bulunmasına rağmen henüz yetiştiricilik yapılmadığını ifade etti.

Yılan balığının yüksek ekonomik değere sahip, ihracat potansiyeli fazla bir balık olduğunu söyleyen Perçin, 'Türkiye'de dünya talebine yanıt verebilecek bir yetiştirme tesisinin kurulması gerekiyor. Ayrıca devlet olarak da ülkemiz sularına daha fazla sayıda yılan balığının gelebilmesi için iç sulardaki kirliliğin azaltılması, baraj gibi yapılara geçiş noktaları inşa edilmeli. Dünya Tarım Örgütü (FAO), Türkiye için su ürünlerinde tavsiye ettiği kollardan biri yılan balığıdır' diye konuştu.



- AVRUPALILAR ŞAŞIRIYOR-



Bafa Gölü çevresindeki köylerden balıkçıların pinter adı verilen özel ağlarla yakaladıkları yılan balıkları, kilogramı 10 liradan restoranlara ya da 6 liradan toplama şirketlerine veriliyor. Göldeki balıkçılar, kıyılara koydukları pinterleri 3-4 günde bir kontrol ediyor. Her kontrolde en fazla 25-30 kilogram balık yakalanabiliyor. Restoranların özel havuzlarda büyütmeye devam ettiği balıklar, istek üzerine kesilip derileri yüzüldükten sonra ızgarada pişirildikten sonra servis ediliyor.

Göl kıyısında bulunan Canlıbalık Restoranı'nın sahibi Hüseyin Araz, yılan balığının Türkiye'de çok bilinmediğini, müşterilerinin genelde turistlerden oluştuğunu ifade ediyor.

Yılan balığını tanıyan Türk müşterilerin sadece balık yemek için Bafa'ya geldiğini söyleyen Araz, şu bilgileri verdi:

'Bodrum yolu üzerindeki Bafa Gölü kıyılarında bulunmamız nedeniyle turistlerin geçiş noktasındayız. Burada yemek molası veren Avrupalı turistler yılan balıklarını görünce şaşırıyor. Avrupa'da füme olarak tüketimi yüksek olan balığın ızgarasını denemek istiyorlar. Yılan balığı, çok yağlı bir balık olması nedeniyle genelde kışın tüketilen bir balık. Balığın yağlı yapısıyla bir çok faydasının bulunduğu ifade ediliyor. Çeşitli kaynaklarda yağının kandaki kolesterolü erittiği, eklem ağrılarına iyi geldiği, cinsel gücü artırdığından bahsediliyor. Ancak ülkemizde bu konuda bilimsel bir çalışma yapılması gerekiyor.' Bafa Gölü kıyılarındaki restoranlara gelen bazı Türk turistlerin ise yılan balığını ismi ve şeklinin yılana benzemesi nedeniyle tüketmek istemediği ifade ediliyor.

Öte yandan Bafa Belediyesi de bölgeyi tanıtabilmek amacıyla yılan balığını maskot olarak kullanmaya hazırlanıyor. Belediye Başkanı Zühra Dönmez, belediyenin imkanları kapsamında Bodrum yolu üzerinde kuracakları tanıtım levhalarıyla bölgedeki yılan balığı varlığını daha iyi anlatmayı planladıklarını ifade etti.

(TLA-BAH-ÜNS) - İZMİR
Kaynak: AA / Yerel

, Haberler