Yeniden Refah Partisi raporu: "Yeni OVP, seçim ekonomisi belgesi niteliğinde"

Güncel Haberler

Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirme raporu yayımladı. Raporda, yeni OVP'nin Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarına çözüm getirmekten uzak olduğu savunularak, iktidarın bir yıl önce açıkladığı hedefleri tutturamadığı ve bazı hedefleri 2 ila 3 yıl sonraya ötelediği belirtildi. Raporda, yeni OVP'nin "seçim ekonomisi belgesi" niteliğinde olduğu öne sürüldü.

(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a ( Ovp ) ilişkin değerlendirme raporu yayımladı. Raporda, yeni OVP'nin Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarına çözüm getirmekten uzak olduğu savunularak, iktidarın bir yıl önce açıkladığı hedefleri tutturamadığı ve bazı hedefleri 2 ila 3 yıl sonraya ötelediği belirtildi. Raporda, yeni OVP'nin "seçim ekonomisi belgesi" niteliğinde olduğu öne sürüldü.

Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirme raporu yayımladı. Yeniden Refah Partisi Ekonomi İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu tarafından hazırlanan 14 sayfalık raporda, Türkiye ekonomisinin görünümüne ilişkin 8 başlık altında değerlendirmelere yer verildi.

"MAKROEKONOMİK HEDEFLERDE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK KAYBOLDU"

Raporda, yeni OVP'nin bir önceki programın negatif yönlü güncellenmiş bir versiyonu olduğu savunuldu. Reel büyüme beklentisinin yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e, sanayi büyümesi hedefinin yüzde 4'ten yüzde 2,3'e indirildiği; yıl sonu enflasyon tahmininin ise yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltildiği belirtilen raporda, dış ticaret açığı hedefinin 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltildiği, turizm gelirleri beklentisinin 68 milyar dolardan 65 milyar dolara çekildiği ve cari açığın GSYH'ye oranına ilişkin beklentinin yüzde eksi 1,3'ten yüzde eksi 2,6'ya güncellendiği kaydedildi. Raporda, söz konusu değişikliklerin iktidarın ekonomik hedeflerdeki öngörülebilirliğinin kaybolduğunu gösterdiği savunuldu.

"ENFLASYONLA MÜCADELENİN FATURASI DAR GELİRLİYE KESİLİYOR"

Raporda, iktidarın enflasyonla mücadele politikasının da eleştirildi. Fiyat istikrarının sağlanamadığı ve bunun bedelinin dar gelirli vatandaşlara, işçi ve memurlara ödetilmeye çalışıldığı öne sürüldü. Hükümetin tek haneli enflasyon hedefinin 2029 yılına ertelendiği belirtilen raporda, 2018 yılından bu yana açıklanan 9 ayrı OVP'de de bu hedefin sürekli ötelendiği ifade edildi.

Raporda, teknolojik dönüşüm, adalet, katma değerli üretim ve arzı artırmaya yönelik yatırımlar gibi yapısal reformlar gerçekleştirilmeden yalnızca parasal sıkılaştırma yoluyla enflasyonun düşürülmeye çalışılmasının ekonomiyi olumsuz etkileyeceği savunuldu.

"KUR BASKILANACAK, İHRACATÇI VE TÜKETİCİ MAĞDUR OLACAK"

Raporda, OVP verileri üzerinden dolar kuruna ilişkin beklentiler de değerlendirildi. Buna göre 2026 yılı için 46,85 TL, 2027 yılı için 56,05 TL ve 2028 yılı için 63,70 TL'lik dolar kuru beklentisi bulunduğu belirtildi.

2028 yılı için öngörülen kurun iktidarın kuru baskılama politikasından vazgeçmek zorunda kalacağına işaret ettiği belirtilen raporda, bunun ithalata dayalı sanayi nedeniyle maliyet enflasyonunu artırabileceği, ihracatçının talep ettiği rekabetçi kurdan uzaklaşılabileceği ve tüketici ile ihracatçının olumsuz etkilenebileceği öne sürüldü.

"BÜTÇE AÇIĞININ TEMEL SEBEBİ FAİZ ÖDEMELERİ"

Raporda bütçe açığı ve faiz giderlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunuldu. Bütçe açığının deprem harcamalarıyla açıklanamayacağı savunulan rapordu, faiz ödemelerindeki artışa dikkat çekildi.

Yeni OVP'ye göre 2027 yılı faiz ödemesi tahmininin 3,03 trilyon liradan 3,97 trilyon liraya, 2028 yılı tahmininin 3,34 trilyon liradan 4,69 trilyon liraya yükseltildiği belirtilen raporda, 2029 yılı için ise 5,24 trilyon lira faiz ödemesi öngörüldüğü ifade edildi.

Raporda, AK Parti iktidarının 2003-2025 döneminde 650 milyar dolar faiz ödediği, önümüzdeki 4 yılda ise 281,1 milyar dolar daha faiz ödemesi yapılacağı iddia edildi.

"154 MİLYAR DOLARLIK FAZLADAN VERGİ YÜKÜ"

Raporda, artan faiz yükünün yeni vergilerle vatandaşa yansıtılacağı öne sürüldü. 2027 yılında vergi gelirlerinin yüzde 36,5 oranında artırılmasının hedeflendiği, aynı yıl için milli gelirdeki büyüme beklentisinin ise yüzde 30,3 olduğu belirtildi.

Vergi gelirlerinin GSYH'ye oranının 2022 yılında yüzde 15,9 olduğu, yeni OVP'de bu oranın 2029 yılında yüzde 18,1'e çıkarılmasının öngörüldüğü kaydedilen raporda, vergi yükünün yüzde 15,9 seviyesinde tutulması halinde vatandaşların 2026-2029 döneminde toplam 154 milyar dolar, yaklaşık 9,42 trilyon lira, daha az vergi ödeyeceği hesaplandı.

"İŞSİZLİKTEKİ DÜŞÜŞ İŞGÜCÜNE KATILIMIN GERİLEMESİNDEN KAYNAKLANIYOR"

Raporda istihdam hedeflerine ilişkin de değerlendirmeler yer aldı. 2026 yılı işsizlik oranı hedefinin yüzde 8,4'ten yüzde 8,1'e düşürülmesinin yeni istihdam oluşturulmasından değil, işgücüne katılma oranının yüzde 54,4'ten yüzde 52,9'a gerilemesinden kaynaklandığı savunuldu.

Raporda, 2026 yılında 757 bin, 2027 yılında 892 bin ve 2028 yılında 1 milyon 205 bin kişilik istihdam kaybı hedeflendiği öne sürüldü.

"CARİ AÇIK HEDEFLERİ 61,7 MİLYAR DOLAR ARTIRILDI"

Raporda dış ticaret ve cari işlemler dengesi de ele alındı. Cari açık hedefinin 2026 yılı için 25,2 milyar dolar, 2027 yılı için 18 milyar dolar ve 2028 yılı için 18,5 milyar dolar yukarı yönlü güncellendiği belirtildi.

Gelecek 3 yıllık cari açık hedefinin toplam 61,7 milyar dolar artırılmasının, ihracatçıların kazandığı ve vatandaşların biriktirdiği dövizlerin yurt dışına transfer edilmesi anlamına geldiği savunuldu.

İhracat hedeflerinin düşürülmesi ve 2026-2028 döneminde ithalat maliyetlerinin 13 milyar dolar artırılmasının ise "üretim ekonomisinden uzaklaşmanın ve erken sanayisizleşmenin kanıtı" olduğu öne sürüldü.

"YENİ OVP SEÇİM EKONOMİSİNE GİRİŞ HAZIRLIĞI"

Raporda, yeni OVP'nin Türkiye ekonomisi açısından yalnızca bir "başarısızlık tablosu" ortaya koymadığı, aynı zamanda "seçim ekonomisine giriş hazırlığı" niteliğinde olduğu iddia edildi.

Raporda, "İktidarın, seçim dönemiyle sınırlı olmak şartıyla; sıkı para politikalarını erteleyeceği, para musluklarını açacağı, ekonomide suni bir başarı hikayesi yazacağı bir döneme girebileceğine ilişkin izlenimler yeni OVP'den elde edilmektedir" ifadelerine yer verildi.

İktidara "üretim-istihdam-ihracat odaklı, denk bütçe anlayışına sahip ve milli kaynak paketleriyle borçsuz finansmanı öngören ekonomi modeline" geçme çağrısı yapılan raporda, yeni OVP ile getirileceği öne sürülen seçim ekonomisinin bedelinin, seçimi takip eden dört yıl boyunca yeni bir "acı reçete" olarak vatandaşlara ödetileceği ifade edildi.