Yeni Bütçe Rehberi Personel Servisi İstisnasını Kaldırdı

Memur Haberleri

2027-2029 Bütçe Hazırlama Rehberi, personel servisinde geçen yıl tanınan otomatik istisnayı kaldırdı; ödenek teklifi için önce Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı görüşü, ardından Cumhurbaşkanlığı izni şartı getirildi. Uygulama, toplu sözleşmelerle güvence altına alınan servis hakkıyla çelişiyor.

11 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ekinde 12 Eylül 2026'da Resmi Gazete'de yayımlanan 2027-2029 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberi, personel servisi konusunda önceki yıla göre daha sıkı bir çerçeve getirdi. Geçen yılki 2026-2028 dönemi rehberinde toplu taşıması olmayan yerler otomatik istisna sayılıyor, idareler 'en etkin ve ekonomik yöntemi' seçerek doğrudan ödenek teklif edebiliyordu. Yeni rehberde bu serbesti kaldırıldı. Artık genelge hükümlerine aykırı her ihtiyaç veya izin gerektiren her durum için önce Hazine Ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığından görüş, ardından Cumhurbaşkanlığından izin alınması şart koşuluyor. Ödenek teklifi ancak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin izin yazısı kapsamındaki idareler tarafından yapılabilecek.

Dayanak olarak gösterilen düzenleme, 17 Mayıs 2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2024/7 sayılı 'Tasarruf Tedbirleri' konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi. Genelgenin 'Personel Servisi Hizmetine İlişkin Giderler' başlıklı bölümü, savunma ve güvenlik hizmetleri hariç, toplu taşıması olan yerlerde personel servisi hizmetinin sonlandırılacağını, hizmet alımıyla sağlanan servislerin ise sözleşme süresi bitimine kadar devam edebileceğini hükme bağlamıştı.

Bu kısıtlama, kamu görevlilerinin toplu sözleşmeyle elde ettiği bir hakla doğrudan çelişiyor. Memur-Sen'in açıklamasına göre 'Bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların merkez teşkilatında görev yapan personele mesaiye geliş ve gidişleri için servis hizmeti sağlanır' hükmü, 3. Dönem Toplu Sözleşmeden bu yana yaklaşık on yıldır uygulanıyor.

Hüküm dönem dönem güçlendirilerek sürdürüldü. 6. Dönem Toplu Sözleşme (2022-2023, 25 Ağustos 2021'de imzalandı) Madde 24'te servis hizmetinin merkez teşkilatta sağlanacağı; taşra birimlerinde var olan servis hizmetlerinden kamu görevlilerinin de aynı şekilde faydalandırılacağı belirtildi. 7. Dönem Toplu Sözleşme (2024-2025) taraflar tam mutabakata varamadığı için Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararıyla sonuçlandırıldı. Madde 23'te servis hakkı korunduğu gibi personel lehine iki yeni fıkra eklendi: Servis sağlanamayan hallerde aylık toplu taşıma kartı verilmesi ve birden fazla aktarma yapmak zorunda kalan personele ilave aktarma hakkı tanınması. 8. Dönem Toplu Sözleşme (2026-2027) ise 26 Ağustos 2025 tarihli ve 2025/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı ile (27 Ağustos 2025 tarihli, 32999 sayılı Resmi Gazete) aynı korumayı sürdürdü: 'Servis hizmetinin sağlanamadığı durumlarda bu personele mesai günleri bir gidiş, bir geliş esas alınarak aylık toplu taşıma kartı verilir.'

Genel toplu sözleşmenin yanı sıra hizmet kolu bazlı sözleşmelerde de servis hizmeti ayrıca güvenceye alınmış durumda. TBMM personeli için 'işe geliş gidişleri için servis hizmeti sağlanır' hükmü var. PTT'de görev yapan personele 'işe geliş ve gidişlerinde servis hizmeti sağlanır' maddesi bulunuyor. Enerji hizmet kolunda ise ÇAYKUR, TKİ, TTK, TEİAŞ, TEDAŞ, EÜAŞ ve Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüklerinde çalışanlara il genelinde ve komşu ile kadar 'ücretsiz servis hizmeti' sağlanması hükme bağlanmış; vardiyalı çalışan personel için de ayrı bir servis maddesi yer alıyor.

Toplu sözleşme güvencesi ile idari kısıtlama arasındaki bu çelişki yargıya taşındı. Memur-Sen, 2024/7 sayılı 'Tasarruf Tedbirleri' konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin toplu sözleşme hükmünü 'uygulanamaz hale getirdiği' gerekçesiyle Danıştay 12. Dairesinde 2024/3121 esas sayılı dava açtı; dilekçede Anayasa'nın 51 ve 53'üncü maddeleri, 4688 sayılı Kanun, ILO'nun 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılık iddia edildi. Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası da aynı genelgenin dört maddesinin iptali için ayrı bir dava açtı: fazla çalışma/nöbet ücreti kısıtlaması, 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesine göre atamaların yönetici kadrolarıyla sınırlanması, toplu taşıması olan yerlerde personel servisinin sonlandırılması ve doluluk oranı yüzde 70'in altında kalan servis hatlarının iptali.

Danıştay 12. Dairesi bu davada 18 Aralık 2025 tarihinde oybirliğiyle karar verdi ve davayı reddetti. Mahkeme, düzenlemenin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 30'uncu maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8'inci maddesinden aldığı yetkiye dayandığını, kamu kaynaklarının etkin kullanımını amaçladığını ve üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığını belirtti. Personelin öncelikle toplu taşımayla taşınmasının esas olduğu, düzenlemenin Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği ile uyumlu olduğu vurgulandı.

Kararda dikkat çeken bir ayrıntı, servis hizmetine ilişkin fıkra yönünden Danıştay Savcısının davanın 'konusuz kaldığı' görüşünü bildirmesiydi: Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, genelge yürürlüğe girdikten sonra ayrı bir yazıyla kurumlara servis hizmeti sağlama izni vermiş, bu izni genelgedeki kriterlere uyulması ve kaynakların verimli kullanılması şartına bağlamıştı. Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık tutuldu.

2027-2029 Bütçe Hazırlama Rehberi'ndeki yeni hüküm, aslında Danıştay kararında sözü edilen bu 'ayrı izin yazısı' uygulamasını kurumsallaştırıyor. Geçen yılki rehberde toplu taşıması olmayan yerler için tanınan otomatik istisna, bu yılki rehberde kaldırılarak yerine iki kademeli bir onay süreci getirildi: önce Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı görüşü, sonra Cumhurbaşkanlığı izni. Böylece 2024/7 sayılı Genelge ile başlayan kısıtlama, bütçe hazırlık sürecinin resmi bir parçası haline gelmiş oldu.

Sonuç olarak, toplu sözleşme ve hakem kurulu kararlarının üç dönemdir 'sağlanır' ifadesiyle güvence altına aldığı personel servisi hakkı, tasarruf genelgesi ve şimdi de bütçe rehberi eliyle fiilen merkezi izne bağlı hale getirilmiş durumda. Yargı bu çerçeveyi hukuka uygun bulsa da 2026-2027 döneminde imzalanan toplu sözleşme hükümleri hala yürürlükte; iki düzenleme arasındaki gerilim, önümüzdeki dönemde de kamu görevlileri sendikalarının gündeminde kalmaya aday görünüyor.