Erzincan Tulum Peyniri Üreticileri: Zorlu Yayla Koşullarında Geleneksel Üretim, Ama Kazanan Aracılar
Erzincan'ın Kemah ilçesindeki Oğuz köyü mezrasında yaşayan Şavak aşireti üyeleri, yüksek rakımlı yaylalarda geleneksel yöntemlerle Erzincan tulum peyniri üretiyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan üretimde çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da görev alıyor. Üreticiler, artan maliyetlere rağmen peynirlerini düşük fiyata satmak zorunda kaldıklarını, marketlerde ise yüksek fiyatlarla satıldığını belirterek destek istiyor.
Erzincan'ın Kemah ilçesine bağlı Oğuz köyü mezrasında yaşayan Şavak aşireti mensupları, yüksek rakımlı yaylalarda kurdukları çadırlarda zorlu yaşam koşullarına rağmen geleneksel yöntemlerle Erzincan tulum peyniri üretimini sürdürüyor.
Türkiye'nin coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan Erzincan tulum peynirinin üretim serüveni, Kemah ilçesindeki yaylalarda sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Doğal meralarda otlayan koyunlardan elde edilen süt, nesilden nesile aktarılan yöntemlerle işlenerek tulum peynirine dönüştürülüyor.
Yüksek rakımlı yaylalarda çadırlarda yaşamlarını sürdüren üreticiler, yağmur, çamur ve soğuk havaya aldırış etmeden gece gündüz çalışıyor. Üretim sürecinde yalnızca yetişkinler değil, çocuklar ve yaşlılar da ailelerine destek veriyor.
Okulların tatil olmasıyla birlikte yaylalara gelen çocuklar, koyunların otlatılmasından sağım işlemlerine kadar birçok aşamada görev alıyor. Oyun parkları yerine yaylalarda zaman geçiren çocuklar, aile bütçesine katkı sunarken geleneksel üretim kültürünü de öğreniyor.
Erzincan tulum peyniri üreticisi Ömer Faruk Küçükkaya, üretimin büyük fedakarlık gerektirdiğini belirterek, "Kışın köylerde, yazın ise yüksek rakımlı yaylalarda yaşıyoruz. Hayvanlarımız doğal otlaklarda besleniyor. Bu da peynirimizin lezzetini ortaya çıkarıyor. Ancak bu işin gecesi gündüzü yok. Çocuk, yaşlı, kadın herkes çalışıyor. Büyük emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz." dedi.
Artan yem, ilaç ve yayla giderlerinin üreticiyi zorladığını ifade eden Küçükkaya, üreticiden düşük fiyatla alınan peynirlerin marketlerde çok daha yüksek fiyatlara satıldığını söyleyerek aradaki fiyat farkına tepki gösterdi.
Hayvan yetiştiricisi Orhan Küçükkaya da üretimin tamamen doğal koşullarda yapıldığını belirterek, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez sağım yaptıklarını söyledi. Küçükkaya, "Biz burada çok zor şartlar altında üretim yapıyoruz. Marketlerde yüksek fiyatla satılan peynirleri biz mandıraya düşük fiyatlarla vermek zorunda kalıyoruz. Üretici kazanamıyor, aracı kazanıyor." ifadelerini kullandı.
Yaylada dedesine yardım eden ilkokul öğrencisi Kenan Asaf ise okul tatilini üretime destek vererek geçirdiğini belirterek, "Dedemlere yardım ediyoruz, koyunlarla ilgileniyoruz. Erzincan tulum peynirini en güzel şekilde yapıyoruz." diye konuştu.
Doğal aroması ve geleneksel üretim yöntemiyle öne çıkan Erzincan tulum peyniri, yaylalarda verilen yoğun emeğin ardından sofralara ulaşırken, üreticiler bu zorlu üretim sürecinin daha fazla desteklenmesini istiyor.
Türkiye'nin coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan Erzincan tulum peynirinin üretim serüveni, Kemah ilçesindeki yaylalarda sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Doğal meralarda otlayan koyunlardan elde edilen süt, nesilden nesile aktarılan yöntemlerle işlenerek tulum peynirine dönüştürülüyor.
Yüksek rakımlı yaylalarda çadırlarda yaşamlarını sürdüren üreticiler, yağmur, çamur ve soğuk havaya aldırış etmeden gece gündüz çalışıyor. Üretim sürecinde yalnızca yetişkinler değil, çocuklar ve yaşlılar da ailelerine destek veriyor.
Okulların tatil olmasıyla birlikte yaylalara gelen çocuklar, koyunların otlatılmasından sağım işlemlerine kadar birçok aşamada görev alıyor. Oyun parkları yerine yaylalarda zaman geçiren çocuklar, aile bütçesine katkı sunarken geleneksel üretim kültürünü de öğreniyor.
Erzincan tulum peyniri üreticisi Ömer Faruk Küçükkaya, üretimin büyük fedakarlık gerektirdiğini belirterek, "Kışın köylerde, yazın ise yüksek rakımlı yaylalarda yaşıyoruz. Hayvanlarımız doğal otlaklarda besleniyor. Bu da peynirimizin lezzetini ortaya çıkarıyor. Ancak bu işin gecesi gündüzü yok. Çocuk, yaşlı, kadın herkes çalışıyor. Büyük emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz." dedi.
Artan yem, ilaç ve yayla giderlerinin üreticiyi zorladığını ifade eden Küçükkaya, üreticiden düşük fiyatla alınan peynirlerin marketlerde çok daha yüksek fiyatlara satıldığını söyleyerek aradaki fiyat farkına tepki gösterdi.
Hayvan yetiştiricisi Orhan Küçükkaya da üretimin tamamen doğal koşullarda yapıldığını belirterek, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez sağım yaptıklarını söyledi. Küçükkaya, "Biz burada çok zor şartlar altında üretim yapıyoruz. Marketlerde yüksek fiyatla satılan peynirleri biz mandıraya düşük fiyatlarla vermek zorunda kalıyoruz. Üretici kazanamıyor, aracı kazanıyor." ifadelerini kullandı.
Yaylada dedesine yardım eden ilkokul öğrencisi Kenan Asaf ise okul tatilini üretime destek vererek geçirdiğini belirterek, "Dedemlere yardım ediyoruz, koyunlarla ilgileniyoruz. Erzincan tulum peynirini en güzel şekilde yapıyoruz." diye konuştu.
Doğal aroması ve geleneksel üretim yöntemiyle öne çıkan Erzincan tulum peyniri, yaylalarda verilen yoğun emeğin ardından sofralara ulaşırken, üreticiler bu zorlu üretim sürecinin daha fazla desteklenmesini istiyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Çevre
Yerel Haberler, Erzincan, Kemah, Çevre, Kemah, Erzincan, Yerel Haberler, Çevre, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA