Yapay zeka gibi teknolojilere erişim eşitsizliği okuryazarlık açığını derinleştirebilir
- UNESCO, dünyanın üçte birinin internete erişimi olmaması ve en gelişmiş yapay zeka modellerine yalnızca altyapıya, dil avantajına ve ücretli aboneliğe sahip olanların erişebilmesinin okuryazarlık açısından riskli olabileceğini belirtiyor Dünya genelinde okuryazar olmayan yetişkinlerin yüzde 77'sinden fazlası Sahra Altı Afrika ve Güney Asya'da bulunuyor
Dünyada okuma yazma bilmeyen 739 milyon genç ve yetişkin bulunurken yapay zeka başta olmak üzere teknolojik gelişmelere erişimde eşitsizlik, okuryazarlık açığının derinleşmesi riskini beraberinde getiriyor.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) 1966'daki kararıyla 8 Eylül, "Dünya Okuryazarlık Günü" olarak kutlanıyor.
Her yıl çeşitli programlarla kutlanan gün kapsamında, bireyler ile toplumlar için okuryazarlığının öneminin vurgulanması ve konuyla ilgili sorunlar hakkında farkındalık yaratılması amacıyla çeşitli faaliyetler düzenleniyor.
Bu yıl 60'ıncısı kutlanan "Dünya Okuryazarlık Günü", Meksika'da 8-9 Eylül'de "İnsanlar, Gezegen ve Refah için Okuryazarlık" temasıyla ele alınacak.
Program kapsamında yapılacak toplantıda UNESCO'nun "Okuryazarlık için Küresel İttifak Stratejisi"nin taslağının oluşturulmasının yanı sıra 6 "Uluslararası Okuryazarlık Ödülü"nün sahiplerine takdim edilmesi bekleniyor.
Bazı ülkelerde her 10 çocuktan 4'ünün okuma becerisi asgari düzeye ulaşamıyor
Temel insan haklarından biri olan okuryazarlık, kişinin diğer hak ve özgürlüklerinden faydalanmasının da yolunu açıyor.
Okuryazarlık, kişinin bilgi, beceri ve değer birikimini genişletiyor ve bu birikimlerle kalıcı barış, eşitlik ve ayrımcılıktan uzak bir toplumun gelişimine de katkı sağlıyor.
UNESCO verilerine göre 1975'te yüzde 65 olan okuma yazma bilen yetişkin oranı günümüzde artarak yüzde 88'e ulaştı ancak bu gelişmeye rağmen dünya genelinde yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin, hala temel okuryazarlık düzeyinde değil.
Okuryazar olmayan yetişkinlerin 225 milyonu Sahra Altı Afrika'da, 347 milyonu Güney Asya'da bulunuyor. Bu iki bölge, dünyada okuryazar olmayan yetişkin nüfusunun yüzde 77'sinden fazlasına ev sahipliği yapıyor.
Öte yandan okuryazar olmayan yetişkin nüfusun yüzde 63'ünü kadınlar oluşturuyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde ise her 10 çocuktan 4'ü okuma becerisinde asgari düzeye ulaşamıyor.
Yapay zeka gibi teknolojilere erişim eşitsizliği okuryazarlık açığını olumsuz etkileyebilir
UNESCO'dan yapılan açıklamaya göre, yapay zeka dahil olmak üzere dijitalleşmeye yol açan teknolojik gelişmelerle okuryazarlık kavramının kapsamı da hızla değişiyor.
Bu değişim, okuryazarlığa yönelik politikaların, sistemlerin, programların tasarımını ve uygulanış biçimini yeniden şekillendiriyor.
Ancak teknolojik gelişmeler bu değişime öncülük ederken sağlam okuryazarlık temeline duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor.
UNESCO, yapay zekanın eğitimdeki mevcut zorlukları aşmada, öğretim süreçlerini geliştirmede ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 doğrultusunda ilerleyişi hızlandırmada potansiyel sahibi olduğu görüşünde ancak bu ilerlemeler, teknolojiye erişim eşitsizliği, politika tartışmaları, okuryazarlık açığının derinleşmesi gibi birçok risk ve zorluğu beraberinde getiriyor.
UNESCO'nun 2025 tarihli raporunda, yapay zekanın pek çok alanı şekillendirdiği ancak bu dönüşümün "adaletsiz" gerçekleştiği belirtildi.
Raporda, dünyanın üçte birinin internete erişimi olmadığını, en gelişmiş yapay zeka modellerine yalnızca altyapıya, dil avantajına ve ücretli aboneliklere sahip olan kişilerin erişebildiğine dikkat çekildi.
Bu kapsamda UNESCO, yapay zekanın eğitim alanında yol açtığı mevcut ve gelecekteki dönüşümlerin farklı bakış açılarıyla ele alınması, etik ve ortak çözümlerin geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) 1966'daki kararıyla 8 Eylül, "Dünya Okuryazarlık Günü" olarak kutlanıyor.
Her yıl çeşitli programlarla kutlanan gün kapsamında, bireyler ile toplumlar için okuryazarlığının öneminin vurgulanması ve konuyla ilgili sorunlar hakkında farkındalık yaratılması amacıyla çeşitli faaliyetler düzenleniyor.
Bu yıl 60'ıncısı kutlanan "Dünya Okuryazarlık Günü", Meksika'da 8-9 Eylül'de "İnsanlar, Gezegen ve Refah için Okuryazarlık" temasıyla ele alınacak.
Program kapsamında yapılacak toplantıda UNESCO'nun "Okuryazarlık için Küresel İttifak Stratejisi"nin taslağının oluşturulmasının yanı sıra 6 "Uluslararası Okuryazarlık Ödülü"nün sahiplerine takdim edilmesi bekleniyor.
Bazı ülkelerde her 10 çocuktan 4'ünün okuma becerisi asgari düzeye ulaşamıyor
Temel insan haklarından biri olan okuryazarlık, kişinin diğer hak ve özgürlüklerinden faydalanmasının da yolunu açıyor.
Okuryazarlık, kişinin bilgi, beceri ve değer birikimini genişletiyor ve bu birikimlerle kalıcı barış, eşitlik ve ayrımcılıktan uzak bir toplumun gelişimine de katkı sağlıyor.
UNESCO verilerine göre 1975'te yüzde 65 olan okuma yazma bilen yetişkin oranı günümüzde artarak yüzde 88'e ulaştı ancak bu gelişmeye rağmen dünya genelinde yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin, hala temel okuryazarlık düzeyinde değil.
Okuryazar olmayan yetişkinlerin 225 milyonu Sahra Altı Afrika'da, 347 milyonu Güney Asya'da bulunuyor. Bu iki bölge, dünyada okuryazar olmayan yetişkin nüfusunun yüzde 77'sinden fazlasına ev sahipliği yapıyor.
Öte yandan okuryazar olmayan yetişkin nüfusun yüzde 63'ünü kadınlar oluşturuyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde ise her 10 çocuktan 4'ü okuma becerisinde asgari düzeye ulaşamıyor.
Yapay zeka gibi teknolojilere erişim eşitsizliği okuryazarlık açığını olumsuz etkileyebilir
UNESCO'dan yapılan açıklamaya göre, yapay zeka dahil olmak üzere dijitalleşmeye yol açan teknolojik gelişmelerle okuryazarlık kavramının kapsamı da hızla değişiyor.
Bu değişim, okuryazarlığa yönelik politikaların, sistemlerin, programların tasarımını ve uygulanış biçimini yeniden şekillendiriyor.
Ancak teknolojik gelişmeler bu değişime öncülük ederken sağlam okuryazarlık temeline duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor.
UNESCO, yapay zekanın eğitimdeki mevcut zorlukları aşmada, öğretim süreçlerini geliştirmede ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 doğrultusunda ilerleyişi hızlandırmada potansiyel sahibi olduğu görüşünde ancak bu ilerlemeler, teknolojiye erişim eşitsizliği, politika tartışmaları, okuryazarlık açığının derinleşmesi gibi birçok risk ve zorluğu beraberinde getiriyor.
UNESCO'nun 2025 tarihli raporunda, yapay zekanın pek çok alanı şekillendirdiği ancak bu dönüşümün "adaletsiz" gerçekleştiği belirtildi.
Raporda, dünyanın üçte birinin internete erişimi olmadığını, en gelişmiş yapay zeka modellerine yalnızca altyapıya, dil avantajına ve ücretli aboneliklere sahip olan kişilerin erişebildiğine dikkat çekildi.
Bu kapsamda UNESCO, yapay zekanın eğitim alanında yol açtığı mevcut ve gelecekteki dönüşümlerin farklı bakış açılarıyla ele alınması, etik ve ortak çözümlerin geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.
Kaynak: AA / Güncel
İnsan Hakları, Teknoloji, Ankara, Güncel, Ankara, İnsan Hakları, Teknoloji, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA