Uzun Ömürlü Organizasyonların Sırrı Uyumlu Çalışma
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (Müsiad) Yüksek İstişare Heyeti Üyesi Dr. Mustafa Özel, Uzun Ömürlü Şirketlerin Sırrının Güç Olmadığını, Asıl Sırrın Uyum Olduğunu Belirtti.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti üyesi Dr. Mustafa Özel, uzun ömürlü şirketlerin sırrının güç olmadığını, asıl sırrın uyum olduğunu belirtti.Almira Otel'de düzenlenen MÜSİAD 3. Bursa Konferanslarının konuğu olan Bilim ve Sanat Vakfı Başkanı ve MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti üyesi Dr. Mustafa Özel, uzun ömürlü şirketler hakkında bilgi verdi. Açılış konuşmasını yapan Bursa Şube Başkanı Cemil Tekin, dernek olarak topluma hizmet etmeyi amaçladıklarını, konferanslarla öğrendikleri faydalı bilgileri hayatta tatbik etmeyi ilke edindiklerini söyledi. Bir şeyi en önemli kılan bölümün ömrü olduğunu belirten Tekin, bilgilendirme toplantılarına devam edeceklerini ifade etti.'Uzun ömürlü organizasyonlar' konulu panelde konuşan Dr. Mustafa Özel, yazının bulunmasından bu yana 30 tane uzun ömürlü devlet kurduğumuzu hatırlatarak, "40 geriye gitsek, 100 tane önemli şirketten şimdi kaç tanesi kaldı? Şirketleri, devletleri yaşatamıyoruz. Öncelikle uzun ömrün sırrı güç değildir. Güç, canlıları ayakta tutsaydı, dinazorlar yok olmazdı. Uzun ömrün sırrı uyumdur. Bir organizyon değişime ne kadar uyumluysa o kadar uzun ömürlü olur. Uzun ömür için 4 istasyondan bahsedebiliriz. Birinci istasyon önderliktir. Her organizasyon bir önder kriziyle yüz yüze gelir. Patron, başbakan demek önder demek değildir. Önderlik için farklı bakış şarttır. Bilgisayara farklı bir bakış açısı geliştiren Microsoft 15 senede dünyanın en büyük şirketi oldu. Kafada çözülmeyen bir sorun hayatta çözülemez. Osmanlı'nın da büyümesinde farklı bakış etkili olmuştur. Osmanlı'nın bilgi, ekonomi ve askeri ayağı sağlamdı. Her yaştan insanı dinlemesini bilen yöneticiler, örgütsel önder olur. Farklı bakmayı başarmışsak sürüden ayrılmış ve çetin cevizlerle mücadele etmeye başlarız. Bu da stratejik bakışla olur. Yani hasmının hesabını hesaba katarak hesap yapmaktır" dedi.İkinci istasyonun özerklik olduğundan bahseden Dr. Mustafa Özel, her istasyonun birbirinden farklı olduğunu, birinde sağlanan yüzde 100 başarının, diğerinde yüzde 1 katkı sunmadığını dile getirdi. türk insanının, şirketleri mülk gibi gördüğünü de anlatan Dr. Özel, "Şirket bir insan topluluğudur. Yetki paylaşımına yanaşmıyoruz. 100 yaşını geçen 2-3 tane nostaljik şirket sayabiliriz. Ama Japon şirketi Mitsubishi 1861'de kurulmuş. Birbirimize danışarak, yetki paylaşımını çok iyi yaptığımızda bu istasyonda başarılı oluruz. 3. istasyon ise kontroldür. İnsan kompleksi olan bir varlıktır. Bu yüzden bir kontrol mekanizması oluşturulmalıdır. Bürokrasi, rasyonel bir yetkilendirme sistemidir. Rasyonel bürokrasiyi başarmak, organizasyonun ömrünü 100 sene uzatır. Bürokraside doğru sorular sorulmaz ise sorunlar aşılmaz. Aile şirketlerinin en büyük sorunu el oğluna yetki vermemektir. O yüzden belli bir ilke çerçevesinde başarılı insanları devşireceksiniz. Son istasyon ise yenilikçiliktir. Yenilikleri sürekli takip etmek gerekir. Bu istasyonları aşan şirketler uzun ömürlü olabiliyor" diye konuştu.(OMR) 23.03.2008 12:36 TSİ
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA