Uzmanlara göre elektronik sigara ve puff gençlerde bağımlılık riskini artırıyor
Elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin kalıcı akciğer hasarına yol açabildiği, gençlerde bağımlılık riskini artırdığı belirtiliyor. Aromalı, renkli ürünlere karşı ailelerin farkındalığı ve gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Son yıllarda yaygınlaşan elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünleri, başta akciğerler olmak üzere vücuttaki organ ve sistemleri olumsuz etkiliyor.
Anadolu Ajansının (AA) "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının bu haberinde, elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin sağlık üzerindeki etkileri ve gençler açısından oluşturduğu risk faktörleri ele alındı.
Uzmanlar, bu ürünlerin kısa ve uzun vadede ciddi solunum sorunları ve kalıcı akciğer hasarlarına yol açabildiğini, özellikle gençlerde bağımlılık riskini artırdığını vurgularken, aromalar, meyve tatları, renk ve tasarımlarla gençler için daha cazip hale getirilen ürünlerin, sigaraya başlama riskini de artırabildiğini belirtiyor.
Ailelerin elektronik sigara ve puff kullanımına ilişkin farkındalıklarının artırılması gerektiğine dikkati çeken uzmanlar, gençlerin ise söz konusu ürünlerin sağlık ve bağımlılık açısından oluşturduğu riskler konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Uzmanlara göre, özellikle ebeveynlerin bu ürünlerin görünüm ve kokusundaki farklılıkların farkında olması, gençlerin ise ürünlerin oluşturduğu sağlık ve bağımlılık riskleri konusunda bilinçlendirilmesi önem taşıyor.
"Kısa ve uzun vadede akciğerlere oldukça zarar verecek"
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Bahadır, elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin son 20 yılda yaygınlaştığını söyledi.
Söz konusu ürünlerin kısa ve uzun vadede başta solunum sistemi olmak üzere vücuttaki tüm organ ve sistemleri etkilediğini aktaran Bahadır, özellikle gençlerin bu ürünlerden ciddi şekilde etkilendiğini belirtti.
Bahadır, elektronik sigaraların ilk başlarda normal sigarayı bırakma yöntemi olarak lanse edildiğini ancak bunun aldatmaca olduğunu ifade ederek, hepsinin kimyasal zehir olduğunu vurguladı.
Kısa vadede en önemli zararının, solunan maddelerin akciğerde en küçük hava kesecikleri olarak adlandırılan yapılara zarar verdiğini belirten Bahadır, bu durumun akciğer dokusunda ciddi sorun oluşturduğunu ve kalıcı hasarlara neden olduğunu anlattı.
Bahadır, bu durumun özellikle elektronik sigarayla tanımlanmış "akciğer hasarı" olarak adlandırılan ve kişiyi solunum yetmezliğine sokarak yoğun bakıma götürebilecek kadar ciddi hastalıklara neden olabildiğini aktararak, "Elektronik sigara ya da ısıtılmış tütün ürünleri nefes alma yoluyla akciğerlere gidiyor. Bunlar ileri dönemlerde bu kişilerde KOAH hastalığına yol açabilecek ve AKUT dönemde solunum yetmezliğine de neden olabilmekte. Yani akciğerlerini ciddi anlamda etkileyecektir. Astım hastası ise atak sıklığının artmasına ve kontrolsüz astıma neden olacak." diye konuştu.
Elektronik sigara ve puffların gençler arasında çok yaygın olduğunu ifade eden Bahadır, bunların genç kuşak için "havalı" araçlar gibi görüldüğünü belirtti.
"Aileler dikkatli olmalı"
Prof. Dr. Bahadır, tütün endüstrisinin bu pazara girebilmek için gençleri hedef aldığını, ürünlerin bu nedenle daha cazip hale getirildiğini ifade ederek, içine meyve aromaları ve tatlandırıcılar eklendiğini, bu nedenle gençler arasında çok popüler olduğunu kaydetti.
Elektronik sigara ve puffların özellikle bellek kadar küçük olabildiğini, üzerlerinde çeşitli resimlerin bulunabildiğini dile getiren Bahadır, ailelerin fark etmemesi halinde çocukların bu ürünleri rahatlıkla kullanabileceğini anlattı.
Gençlere söz konusu ürünlerden kesinlikle uzak durmaları çağrısında bulunan Bahadır, hiç tütün kullanmayan ve sigara içmeyenlerin bunlara önce merak nedeniyle başladığını, daha sonra sigara kullanımına dönüşebildiğini ifade etti.
Bahadır, yapılan çalışmalarda bu kişilerin üç kat daha fazla sigara içtiğinin görüldüğünü belirterek, sigara bırakma aracı olarak lanse edilen ürünlerin sigaraya başlama aracına dönüştüğüne dikkati çekti.
Gençlerin bu ürünlere başlamaması ve heves etmemesi gerektiğini vurgulayan Bahadır, sporla ilgilenmeleri, temiz hava solumaları ve akciğerlerini bu ürünlerle zehirlememeleri gerektiğini aktardı.
Prof. Dr. Bahadır, ailelerin de normal sigaraya göre daha kokusuz olması nedeniyle elektronik sigara kullanımına karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirterek, "Bir gencin odasına girdiği zaman çok yoğun meyve aroması varsa belki bu elektronik sigaranın tatlandırılmışı olabilir. Aileler bu konuda dikkat etsin ve çocuklarını uyarsın ve destek olsun." dedi.
"Elektronik sigaranın nikotin miktarı tütüne göre daha fazla"
Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, elektronik sigara ürünlerinin tehlikesizmiş gibi göründüğünü, gençlerin de bu nedenle söz konusu ürünleri herhangi bir tehlikesi yokmuş gibi kullandığını belirtti.
Ögel, son yapılan araştırmaların elektronik sigara ürünlerinin özellikle bağımlılık açısından normal sigaradan farklı olmadığını gösterdiğini ifade ederek, "Hatta bağımlılık açısından daha büyük bir risk taşıyor. Çünkü tütüne göre içerdiği nikotin miktarı daha fazla." dedi.
Bağımlılığın yalnızca nikotinle ilgili olmadığını belirten Ögel, aromaların da çocukları ve gençleri çektiğini ve bu ürünlerin daha fazla kullanılmasına yol açtığını söyledi.
Ögel, elektronik sigaranın rengi ve kokularının da bağımlılığı tetikleyen faktörler olduğunu ifade ederek, sadece kullanılan maddenin değil, buna eşlik eden koku ve renklerin de bağımlılığı artıran etkenler olduğunu kaydetti.
"Ciddi solunum sorunlarıyla gelen çok çocuk görüyoruz"
Elektronik sigara ve benzeri ürünleri kullanımının özellikle gençlerde beyin gelişimini olumsuz yönde etkilediğini anlatan Ögel, "Özellikle uyarıcı etkileri dolayısıyla boğazı ve akciğeri oldukça etkiliyor. Ciddi solunum sorunlarıyla gelen çok çocuk görüyoruz." dedi.
Ögel, bu konuda öncelikle farkındalığın geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bunlar, birçok üründen çok daha hızlı bağımlılık yapan ürünler. Aslında bu yasak. Birçok gence soruyorum, yasak olduğunun farkında değil. Hepsi tütün, nikotin benzeri ürünler. Sonuçta bağımlılık açısından hiçbir farkı yok. Bakıyorum, yasak ama birçok insan bunu kullanıyor. Hem çocuklar ve gençlerde hem de ebeveynlerde farkındalık yok. Çocuğun çantasında gördüğü zaman ne olduğunu fark etmiyorlar. Bunun artık sağlık ve ciddi bağımlılık sorunu olduğunu görmemiz lazım."
Araştırmaların, bağımlılığın başlangıcının daha çok sigara ve benzeri nikotin ürünleriyle olduğunu gösterdiğini dile getiren Ögel, bu ürünlere başka uyuşturucu maddelerin de konulma ihtimali bulunduğunu sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansının (AA) "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının bu haberinde, elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin sağlık üzerindeki etkileri ve gençler açısından oluşturduğu risk faktörleri ele alındı.
Uzmanlar, bu ürünlerin kısa ve uzun vadede ciddi solunum sorunları ve kalıcı akciğer hasarlarına yol açabildiğini, özellikle gençlerde bağımlılık riskini artırdığını vurgularken, aromalar, meyve tatları, renk ve tasarımlarla gençler için daha cazip hale getirilen ürünlerin, sigaraya başlama riskini de artırabildiğini belirtiyor.
Ailelerin elektronik sigara ve puff kullanımına ilişkin farkındalıklarının artırılması gerektiğine dikkati çeken uzmanlar, gençlerin ise söz konusu ürünlerin sağlık ve bağımlılık açısından oluşturduğu riskler konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Uzmanlara göre, özellikle ebeveynlerin bu ürünlerin görünüm ve kokusundaki farklılıkların farkında olması, gençlerin ise ürünlerin oluşturduğu sağlık ve bağımlılık riskleri konusunda bilinçlendirilmesi önem taşıyor.
"Kısa ve uzun vadede akciğerlere oldukça zarar verecek"
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Bahadır, elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin son 20 yılda yaygınlaştığını söyledi.
Söz konusu ürünlerin kısa ve uzun vadede başta solunum sistemi olmak üzere vücuttaki tüm organ ve sistemleri etkilediğini aktaran Bahadır, özellikle gençlerin bu ürünlerden ciddi şekilde etkilendiğini belirtti.
Bahadır, elektronik sigaraların ilk başlarda normal sigarayı bırakma yöntemi olarak lanse edildiğini ancak bunun aldatmaca olduğunu ifade ederek, hepsinin kimyasal zehir olduğunu vurguladı.
Kısa vadede en önemli zararının, solunan maddelerin akciğerde en küçük hava kesecikleri olarak adlandırılan yapılara zarar verdiğini belirten Bahadır, bu durumun akciğer dokusunda ciddi sorun oluşturduğunu ve kalıcı hasarlara neden olduğunu anlattı.
Bahadır, bu durumun özellikle elektronik sigarayla tanımlanmış "akciğer hasarı" olarak adlandırılan ve kişiyi solunum yetmezliğine sokarak yoğun bakıma götürebilecek kadar ciddi hastalıklara neden olabildiğini aktararak, "Elektronik sigara ya da ısıtılmış tütün ürünleri nefes alma yoluyla akciğerlere gidiyor. Bunlar ileri dönemlerde bu kişilerde KOAH hastalığına yol açabilecek ve AKUT dönemde solunum yetmezliğine de neden olabilmekte. Yani akciğerlerini ciddi anlamda etkileyecektir. Astım hastası ise atak sıklığının artmasına ve kontrolsüz astıma neden olacak." diye konuştu.
Elektronik sigara ve puffların gençler arasında çok yaygın olduğunu ifade eden Bahadır, bunların genç kuşak için "havalı" araçlar gibi görüldüğünü belirtti.
"Aileler dikkatli olmalı"
Prof. Dr. Bahadır, tütün endüstrisinin bu pazara girebilmek için gençleri hedef aldığını, ürünlerin bu nedenle daha cazip hale getirildiğini ifade ederek, içine meyve aromaları ve tatlandırıcılar eklendiğini, bu nedenle gençler arasında çok popüler olduğunu kaydetti.
Elektronik sigara ve puffların özellikle bellek kadar küçük olabildiğini, üzerlerinde çeşitli resimlerin bulunabildiğini dile getiren Bahadır, ailelerin fark etmemesi halinde çocukların bu ürünleri rahatlıkla kullanabileceğini anlattı.
Gençlere söz konusu ürünlerden kesinlikle uzak durmaları çağrısında bulunan Bahadır, hiç tütün kullanmayan ve sigara içmeyenlerin bunlara önce merak nedeniyle başladığını, daha sonra sigara kullanımına dönüşebildiğini ifade etti.
Bahadır, yapılan çalışmalarda bu kişilerin üç kat daha fazla sigara içtiğinin görüldüğünü belirterek, sigara bırakma aracı olarak lanse edilen ürünlerin sigaraya başlama aracına dönüştüğüne dikkati çekti.
Gençlerin bu ürünlere başlamaması ve heves etmemesi gerektiğini vurgulayan Bahadır, sporla ilgilenmeleri, temiz hava solumaları ve akciğerlerini bu ürünlerle zehirlememeleri gerektiğini aktardı.
Prof. Dr. Bahadır, ailelerin de normal sigaraya göre daha kokusuz olması nedeniyle elektronik sigara kullanımına karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirterek, "Bir gencin odasına girdiği zaman çok yoğun meyve aroması varsa belki bu elektronik sigaranın tatlandırılmışı olabilir. Aileler bu konuda dikkat etsin ve çocuklarını uyarsın ve destek olsun." dedi.
"Elektronik sigaranın nikotin miktarı tütüne göre daha fazla"
Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, elektronik sigara ürünlerinin tehlikesizmiş gibi göründüğünü, gençlerin de bu nedenle söz konusu ürünleri herhangi bir tehlikesi yokmuş gibi kullandığını belirtti.
Ögel, son yapılan araştırmaların elektronik sigara ürünlerinin özellikle bağımlılık açısından normal sigaradan farklı olmadığını gösterdiğini ifade ederek, "Hatta bağımlılık açısından daha büyük bir risk taşıyor. Çünkü tütüne göre içerdiği nikotin miktarı daha fazla." dedi.
Bağımlılığın yalnızca nikotinle ilgili olmadığını belirten Ögel, aromaların da çocukları ve gençleri çektiğini ve bu ürünlerin daha fazla kullanılmasına yol açtığını söyledi.
Ögel, elektronik sigaranın rengi ve kokularının da bağımlılığı tetikleyen faktörler olduğunu ifade ederek, sadece kullanılan maddenin değil, buna eşlik eden koku ve renklerin de bağımlılığı artıran etkenler olduğunu kaydetti.
"Ciddi solunum sorunlarıyla gelen çok çocuk görüyoruz"
Elektronik sigara ve benzeri ürünleri kullanımının özellikle gençlerde beyin gelişimini olumsuz yönde etkilediğini anlatan Ögel, "Özellikle uyarıcı etkileri dolayısıyla boğazı ve akciğeri oldukça etkiliyor. Ciddi solunum sorunlarıyla gelen çok çocuk görüyoruz." dedi.
Ögel, bu konuda öncelikle farkındalığın geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bunlar, birçok üründen çok daha hızlı bağımlılık yapan ürünler. Aslında bu yasak. Birçok gence soruyorum, yasak olduğunun farkında değil. Hepsi tütün, nikotin benzeri ürünler. Sonuçta bağımlılık açısından hiçbir farkı yok. Bakıyorum, yasak ama birçok insan bunu kullanıyor. Hem çocuklar ve gençlerde hem de ebeveynlerde farkındalık yok. Çocuğun çantasında gördüğü zaman ne olduğunu fark etmiyorlar. Bunun artık sağlık ve ciddi bağımlılık sorunu olduğunu görmemiz lazım."
Araştırmaların, bağımlılığın başlangıcının daha çok sigara ve benzeri nikotin ürünleriyle olduğunu gösterdiğini dile getiren Ögel, bu ürünlere başka uyuşturucu maddelerin de konulma ihtimali bulunduğunu sözlerine ekledi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA