UNEP Direktörü Krause, COP31'de bilim, 1,5 derece ve uyumun önceleneceğini söyledi

Güncel Haberler

UNEP İklim Değişikliği Bölümü Direktörü Martin Krause, COP31'de iklim bilimcilerinin mesajlarını dinlemeyi, 1,5 derece hedefini ve iklim uyumunu öncelik olarak belirlediklerini söyledi. Krause, fosil yakıtlardan çıkış ve metan emisyonlarında somut adım beklediklerini belirtti.

YETER ADA ŞEKO / ZEYNEP ÖZTURHAN - Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İklim Değişikliği Bölümü Direktörü Martin Krause, Cop31'de iklim bilimcilerin mesajlarının gündeme taşınmasına öncelik vereceklerini, 1,5 derece hedefi ile iklim uyumuna ilişkin çabaların diğer öncelikleri olduğunu söyledi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Krause, küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmayı hedefleyen Paris Anlaşması'nın kabul edilmesinin üzerinden yaklaşık 11 yıl geçtiğini, UNEP olarak son dönemde yaptıkları analizlerde dünyanın 1,5 derecenin çok üzerinde bir ısınmayla karşı karşıya olduğunu belirtti.
İklim kriziyle mücadelede söz verme döneminin sona erdiğini ifade eden Krause, COP31'in verilen sözlerin hayata geçirileceği bir zirve olması gerektiğini vurguladı.
Sözlerin hayata geçirileceği ilk başlığın, enerji, ulaşım ve sanayide fosil yakıtların aşamalı biçimde bırakılması olduğunu kaydeden Krause, bu kapsamda ülkelerin öncelikle kömür, ardından petrol ve doğal gaz kullanımının kademeli olarak bırakılmasına yönelik net ulusal planlara sahip olmaları gerektiğini dile getirdi.
Metan emisyonları konusunda harekete geçilmesinin öneminden de bahseden Krause, "Metan emisyonları küresel ısınmaya önemli ölçüde katkıda bulunuyor ve bu emisyonları sınırlamak ve azaltmak için elimizde pek çok çözüm var. Bence metan konusunda COP31'in sağlayacağı ivmeyle epey yol katedebiliriz." dedi.
Artan sıcaklıklara karşı sürdürülebilir soğutma önlemleri, pasif soğutma önlemleri, yüksek sıcaklıkları düşürmek için kentsel alanların ve şehirlerin nasıl iyileştirileceği gibi başlıklarda çözüm önerilerinin bulunduğuna değinen Krause, bu önerilerin COP31'de ileriye taşınabilecek somut adımlara dönüşebileceği değerlendirmesinde bulundu.
"Atık konusu, iklim gündemiyle çok yakından bağlantılı"
Atık konusunun COP31'de somut adım atılabilecek başlıklardan bir diğeri olduğuna işaret eden Krause, şunları söyledi:
"Türkiye, 10 eylem başlığı ortaya koydu ve bu listenin ilk sırasında atık yer alıyor. Bu çok önemli çünkü atık, iklim gündemiyle çok yakından bağlantılı. Örneğin, çöp depolama alanları başlıca metan emisyonu kaynaklarından biri. Depolama alanlarından salınıp atmosfere karışan ve küresel ısınmaya katkıda bulunan bu metanı yakalayabilirsek ya da daha da iyisi gıda atığının depolama alanlarına gitmesini en baştan önleyebilirsek, iklim değişikliğiyle mücadelede çok şey yapmış oluruz. Bu, Türkiye için özel bir öncelik. Biz de buna tamamen katılıyoruz ve COP31'in bu eylemleri hızlandırmak için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyoruz."
Hiçbir yol haritası ve taahhüdün finansman olmadan hayata geçirilemeyeceğini belirten Krause, gelişmiş ülkelerden gelen Yeşil İklim Fonu ve Küresel Çevre Fonu (GEF) gibi finansman mekanizmaları bulunsa da bunların yeterli olmadığını aktardı.
Finansman açığının kapatılması için ek kaynakların harekete geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Krause, "Bunlardan biri yurt içi kaynaklar. Her ülkenin bir kamu bütçesi var. Örneğin, söz konusu önlem tarım bakanlığının alanına giriyorsa, olağan ulusal bütçeden finanse edilebilir. Bir diğeri de temiz çözümler sunan şirketlere yönelik özel sektör yatırımları." şeklinde konuştu.
"UNEP'in bir numaralı önceliği iklim bilimcilerini dinlemek"
COP31'de üç önceliklerinin bulunduğunu bildiren Krause, bunlardan ilkinin COP31'de bir araya gelecek siyasetçilerin, özel sektörün ve diğer tüm tarafların iklim bilimini dinlemesi olduğunu söyledi.
Krause, "COP31'de iklim bilimcilerinden gelen mesajları görmezden gelmemeliyiz. Bu artık kendiliğinden kabul gören bir şey değil çünkü dünyada iklim değişikliğiyle ilgili çok fazla dezenformasyon var. Ama bilime geri dönüp onu dinlememiz gerekiyor. Bilim, COP'taki müzakerelere yön verebilirse, bence bu çok ama çok büyük bir kazanım olur. Yani UNEP'in bir numaralı önceliği iklim bilimcilerini dinlemek." dedi.
İkinci önceliklerinin 1,5 derece eşiğinin altına geri dönme hızının artırılması olduğunu ifade eden Krause, sera gazı emisyonlarında henüz bir plato noktasına ulaşılmadığını, dolayısıyla düşüşe de geçilmediğini hatırlattı.
Krause, "Bu eğriyi bükmemiz ve aşağı çekmemiz gerekiyor. Dolayısıyla sera gazı emisyonlarının azaltılmasını hızlandırmamız çok önemli." diye konuştu.
İklim uyumunu UNEP'in COP31'deki üçüncü önceliği olarak sıralayan Krause, şöyle devam etti:
"Isınmanın etkileriyle karşı karşıya kalacak bir dünyada yaşayacağımızı biliyoruz. Bu da aşırı sıcaklar, seller, permafrostun erimesi, buzulların ve Arktik buz tabakalarının erimesi gibi biçimlerde kendini gösterecek. Peki, bildiğimizden farklı görünecek böyle bir dünyaya nasıl uyum sağlayacağız? Bunun için dayanıklılık ve iklim uyumu önlemlerine çok daha güçlü bir şekilde yönelmemiz gerekiyor ve bu önlemlerin finanse edilmesi şart. UNEP olarak COP31'den iklim uyumu için daha fazla finansman sağlanması ve iklim dayanıklılığı önlemlerinin hızlandırılması yönünde bir sinyal çıkmasını bekliyor ve umuyoruz."
Türkiye adımları
COP31'e ev sahipliği yapacak Türkiye'nin son 5 ila 10 yılda iklim kriziyle mücadelede pek çok adım attığına vurgu yapan Krause, İklim Kanunu'nun kabulünü ve net sıfır hedefleri ile emisyon ticaret sistemine ilişkin çalışmaları bu adımlara örnek verdi.
Türkiye gibi önlemler alan ülkelerin takdir edilmesi gerektiğini dile getiren Krause, iklim krizi karşısında kırılgan ülkelerin durumlarına da dikkati çekti.
Gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkelerin bir kısmının küresel iklim değişikliğinin yükünü, en olumsuz etkilerini ve sonuçlarını omuzladığını anlatan Krause, bu ülkelerin aşırı hava olaylarının ve yükselen deniz seviyelerinin getireceği zararı karşılayacak durumda olmadıklarından bahsetti.
Krause, Kayıp ve Zarar Fonu'na kimin katkı sağlayacağı, ne kadar ödeneceği ve fonun en çok etkilenen ülkelere finansal kaynak aktaracak şekilde nasıl işler hale getirileceği konusundaki tartışmaların ise sürdüğünü anımsattı.
COP31 dolayısıyla iki hafta boyunca Antalya'da olacağını söyleyen Krause, sözlerini, "Şu anda derin biçimde bölünmüş bir dünyada yaşıyor olsak da uluslararası işbirliğinin ve çok taraflılığın iklim krizine güvenilir bir yanıt verebileceğini göstermek zorundayız." diyerek tamamladı.
Uygulamayı yükle! YÜKLE