Ukrayna'nın Yeni Savaş Stratejisi ve Rusya'ya Etkileri

Güncel Haberler

Prof. Dr. Oktay F. Tanrısever, Ukrayna'nın Rusya'nın enerji tesislerine yönelik saldırılarının savaşın seyrini değiştirdiğini, Rusya'nın enerji güvenliği ve ekonomisini tehdit ettiğini, ancak kalıcı etkiler için zaman gerektiğini belirtiyor.

ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay F. Tanrısever, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı son saldırıları ve bu saldırıların Rusya'nın enerji güvenliğine etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Son haftalarda Rusya-Ukrayna Savaşı'nda çatışmaların şiddeti ve karşılıklı saldırıların kapsamı dikkat çekici biçimde arttı. Rusya her gün insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle Ukrayna'nın sivil yerleşim yerleriyle enerji altyapısına yönelik saldırılar düzenlerken, Ukrayna da Rusya'nın stratejik önemdeki enerji tesisleriyle ulaşım ve lojistik altyapısına etkili saldırılar gerçekleştirmektedir. Bu gelişmeler, savaşın seyrini etkileyerek çatışmalarda yeni bir tırmanma dönemine işaret etmektedir.
Ukrayna'nın yeni savaş stratejisi ve etkileri
Ukrayna'nın karşı saldırılarının Rusya'daki kritik petrol rafinerilerine ve lojistik merkezlere odaklanması, savaşın seyrini Ukrayna lehine çevirme amacıyla gerçekleştirilen çok önemli bir askeri stratejinin uygulanmakta olduğunu göstermektedir. Çünkü, Kiev'in gerçekleştirdiği saldırılar Rusya'nın savaş kapasitesi ve enerji güvenliğini kısa ve uzun vadelerde ciddi şekilde zayıflatabilecek niteliktedir.
Ukrayna'nın yeni savaş stratejisinin Rusya'nın savaş kapasitesi üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkileri olacaktır. Bu etkiler önem arz etmektedir. Ukrayna güçleri uzun zamandır Rusya'nın iç bölgelerindeki askeri üslere ve askeri üretim merkezleri gibi stratejik hedeflere dönük bir çok saldırı gerçekleştirmişti. Ancak bu saldırılar sonucunda seçili bazı stratejik hedefler etkisiz hale getirilse de gerek Rusya'nın askeri kapasitesi gerekse ekonomisi ve toplumu üzerinde belirgin etkiler ortaya çıkarılamıyordu.
Ukrayna'nın son dönemde Kırım, St. Petersburg ve Moskova yakınlarındaki petrol rafinerilerini, lojistik merkezlerini, havaalanlarını ve stratejik yollarla köprüleri hedef alması sonucunda Rusya'nın özellikle Donbas cephesi ve Karadeniz kıyılarındaki askeri kapasitesi ciddi düzeyde etkilenmektedir. Bu saldırılar neticesinde Donbas ve Kırım bölgelerindeki Rus askeri birliklerinin ihtiyaç duyduğu silah, mühimmat, enerji ve diğer stratejik lojistik destek ihtiyaç duyulan miktarda ve düzenli bir şekilde gelmediğinden Rusya'nın cephe hatlarındaki ilerleyişi zayıflamıştır. Hatta yeni askeri stratejinin etkisiyle bazı bölgelerde Ukrayna güçleri küçük de olsa bazı toprak kazanımları gerçekleştirebilmiştir.
Ukrayna'nın bu stratejisinin uzun vadeli sonuçları dikkate alındığında, Kiev'in orta vadede Donbas ve Kırım'da Rusya'nın ulaştırma ve tedarik zincirlerindeki zafiyetlerden yararlanarak mevcut savunma pozisyonundan çıkması ve kapsamlı karşı taarruz harekatları düzenleyebilecek aşamaya gelmesi mümkün görünmektedir.
Esasen, Ukrayna güçlerinin şu anda gerek insan gücü gerekse Batılı ülkelerden sağladığı yüksek teknolojiye dayalı silah ve mühimmat ile mali yardımların gerçekleştirilmesinde karşılaştığı yapısal güçlükler nedeniyle böyle bir karşı saldırıya geçmesi kısa vadede gerçekçi görünmemektedir.
Saldırıların Rusya'nın enerji güvenliğine etkileri
Ukrayna'nın yeni savaş stratejisinin Rusya'nın enerji güvenliği üzerinde de kısa ve uzun vadeli çok önemli etkileri olacaktır. Kısa vadede Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları, Rusya'da akaryakıt fiyatlarını yükseltirken rafine petrol ürünlerinin üretimini ve piyasaya arzını da azaltmaktadır.
Bu saldırılar neticesinde Rusya'da ciddi bir akaryakıt krizinin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Kırım, St. Petersburg ve Moskova yakınlarındaki bölgelerde akaryakıt istasyonları benzin ve motorin satışlarında hem miktar olarak sınırlamalar getirirken petrol ürünlerinin fiyatlarını da ciddi düzeyde artırmaktadır.
Bu durumun orta ve uzun vadeli etkilerine bakıldığında Rusya'nın ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kalabileceği görülmektedir. Enerji üretiminin ve ihracatının Rus ekonomisinde kritik bir yeri vardır. Bu sebeple, Ukrayna'nın petrol rafinerilerine dönük saldırıları orta ve uzun vadede Rus ekonomisinin yapısal bir krize girmesine yol açabilir. Rusya'nın enerji arz güvenliğinde yaşadığı sorunların enerji ihracat kapasitesinde de azalmaya yol açması ülkeyi ciddi bir dış ödemeler dengesi ve finansman krizine sokabilir. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda Rusya'nın ithalat kapasitesi de azalacağından, Moskova'nın Ukrayna savaşını askeri ve ekonomik açılardan sürdürebilmesi de zorlaşabilir.
Saldırıların toplumsal etkileri
Ukrayna'nın özellikle petrol rafinerileri ve lojistik merkezlere dönük gerçekleştirdiği askeri saldırılar, askeri ve ekonomik alanlarda olduğu gibi, toplumsal açıdan da ciddi etkiler ortaya çıkarmaya başlamıştır. Son zamanlara kadar Rusya'nın büyük şehirleri olan Moskova ve St. Petersburg şehirlerinde sosyal hayatın normal şekilde akmasına rağmen; Kiev ve birçok Ukrayna şehrinde ağır savaş yıkımının hayatı etkiliyor olması, gerek Ukrayna'daki gerekse Batılı ülkelerdeki kamuoyunu Rusya'nın savaşta üstün durumda olduğuna dair bir izlenimi yaygınlaştırıyordu. Rusya'nın başkenti Moskova ve diğer büyük şehirlerinde de savaşın olumsuz etkileri insanlar tarafından doğrudan hissedildikçe bu kamuoyu algısının da değişmesi muhtemel görünmektedir. Ukrayna'nın yeni askeri stratejisi, Rusya'nın askeri kapasitesi ile enerji güvenliği üzerinde baskı oluştururken, ülkenin askeri, ekonomik ve toplumsal direncini de zayıflatmaktadır.
Bu etkilerin orta ve uzun vadede Rusya'yı yapısal olarak zayıflatarak, Kiev'i Moskova karşısında daha avantajlı duruma geçirmesi potansiyeli vardır. Ancak Ukrayna'nın yeni askeri stratejisinin savaşın seyrini ne ölçüde Kiev lehinde net bir şekilde etkileyebileceğini bu aşamada belirtmek zordur. Bu açıdan bakıldığında, Ukrayna'nın yeni askeri stratejisinin orta ve uzun dönemli etkilerinin net şekilde görülmesi gerekmektedir. Aynı şekilde, ileriye dönük senaryoları daha iyi değerlendirebilmek için Rusya'nın Ukrayna tarafının saldırılarına karşı kendisinin geliştirebileceği yeni stratejisinin ne olacağını ve etki düzeyini de görmek gerekmektedir. Bu sebeple, Ukrayna'nın yeni askeri stratejisinin kısa dönemli etkilerinin savaşın seyri üzerinde Ukrayna lehine yapısal ve kalıcı etkiler oluşturup oluşturamayacağını esasen önümüzdeki zaman gösterecektir.
Bu belirsizlik ortamında savaşın özellikle insanlar üzerindeki yıkıcı etkilerinin en aza indirilerek, kalıcı barış perspektifinin güçlendirilmesi için müzakere ve arabuluculuk girişimlerinin canlandırılması gerek Ukrayna gerekse Rusya açısından önem kazanmaktadır. Ortaya çıkan yeni askeri bağlamda da sorunun insani boyut çerçevesinde evrensel hukuk ve hakkaniyet ilkelerine uygun olarak bölgesel istikrara da katkıda bulunacak şekilde çözülmesine en büyük desteği veren Türkiye'nin arabuluculuk ve çözüm girişimlerinin önemi ve değeri daha iyi anlaşılmaktadır. Gerek Rusya'nın gerekse Ukrayna'nın Türkiye'nin çözüm ve arabuluculuk girişimlerine daha güçlü destek vermeleri kendi çıkarları açısından en optimum sonuçları verebilecektir.
[Prof. Dr. Oktay F. Tanrısever, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.