Tutuklu YENİ Parti Manisa İl Başkanı Özalper'den Sincan Cezaevi yetkilileri hakkında suç duyurusu
Tutuklu YENİ Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde panik atak geçirdiği sırada bir saatten fazla süre yardım alamadığını ve bir cezaevi görevlisinin kendisine, "Madem panik atağın vardı, suç işleyip buralara gelmeseydin" dediğini öne sürdü. Özalper'in avukatı Mehmet Can Keysan, aralarında cezaevi müdürünün de bulunduğu görevliler hakkında "eziyet, kötü muamele, iftira ve görevi kötüye kullanma" suçlarından suç duyurusunda bulundu.
(ANKARA) - Tutuklu YENİ Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde panik atak geçirdiği sırada bir saatten fazla süre yardım alamadığını ve bir cezaevi görevlisinin kendisine, "Madem panik atağın vardı, suç işleyip buralara gelmeseydin" dediğini öne sürdü. Özalper'in avukatı Mehmet Can Keysan, aralarında cezaevi müdürünün de bulunduğu görevliler hakkında "eziyet, kötü muamele, iftira ve görevi kötüye kullanma" suçlarından suç duyurusunda bulundu.
Tutuklu YENİ Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde 27 Ekim'de avukatı Nergiz Görnaz ile görüşmesi sırasında yaşadıklarını anlattı.
Tutukluluk incelemesi nedeniyle SEGBİS odasına götürüldüğünü ve duruşma öncesinde uzun süre kapalı alanda bekletildiğini belirten Özalper, duruşmanın ardından avukatıyla saat 16.50 sıralarında yaklaşık 10 dakika görüştüğünü, başka avukatların da beklediği gerekçesiyle görüşme kabininde bırakıldığını kaydetti.
Özalper, yaklaşık 20 dakika bekletildikten sonra çarpıntı yaşadığını ve panik atak geçirmeye başladığını aktararak, yaklaşık bir yıldır bu şikayet nedeniyle ilaç kullandığını ve durumun cezaevi yönetiminin bilgisi dahilinde olduğunu ifade etti.
Avukat görüş kabininin görevlilerin bulunmadığı, kör noktada bir yerde olduğunu aktaran Özalper, yardım almak için camlara vurduğunu, yanıt alamayınca masanın üzerinden avukat tarafına geçerek acil çağrı butonuna bastığını anlattı. Gelen infaz koruma memuruna panik atak geçirdiğini ve kabinden çıkarılmak istediğini söylediğini aktaran Özalper, memurun avukatların geleceğini belirterek kapıyı yeniden üzerine kapatıp gittiğini öne sürdü.
"'MADEM PANİK ATAĞIN VARDI, SUÇ İŞLEYİP BURALARA GELMESEYDİN' DEDİ"
Özalper, yaşadıklarının devamını ise şöyle anlattı:
"Daha sonra tanımadığım iki kişiyle birlikte geri geldi. Bunlardan birinin vardiya sorumlusu olduğunu tahmin ediyorum. Geldiklerinde masanın üzerinde nefes almak için çırpınıyordum. Gelen memurlardan biri iyi niyetle beni sakinleştirmeye çalıştı ve ellerimi tuttu. Ben 'Kameralarınızı takın' dedim. Bir bardak su vermek bile ancak o zaman akıllarına geldi. Ben nefesimi düzenlemeye ve sakinleşmeye çalışırken bir kişi kapıdan, 'Ne bağırıyorsun?' diye bağırdı. 'Bağırmıyorum, panik atak geçiriyorum. Neden kimse anlamıyor?' dedim. Yine bağırarak ve ukala bir tavırla, 'Madem panik atağın vardı, suç işleyip buralara gelmeseydin' dedi. Ben tekrar sakinliğimi kaybederek, 'Ben suç işlediğim için burada değilim. Özgür Özel'in arkadaşı olduğum için buradayım' dedim.
"CEZAEVİNDE ACİL DURUMLARDA KRİZ YÖNETİMİ YOK"
Saate baktım, 18.15 olmuştu. Bir saatten fazla süre boyunca panik atak geçirdiğim halde ne bulunduğum yerden çıkarıldım ne herhangi bir tıbbi müdahale yapıldı. Bir ihtiyacım olup olmadığı sorulmadı. O sırada biraz nefesimi düzenleyebildim. Avukatlar geldiğinde hala ağlıyordum ve konuşamıyordum. 30 Ekim tarihinde sabah saatlerinde disiplin soruşturması evrakı bana verildi. Bu evrak tamamıyla manipülatif, eksik ve yanlış bilgilerle dolu. Ben durduk yere 'Ben Özgür Özel'in arkadaşıyım' diye bağırarak olay çıkarmışım gibi bir kurgu oluşturulmuş. Olay yukarıda anlattığım gibidir. Gelip kapıyı açmayan personele kızamıyorum bile. Çünkü Müdür'ün koyduğu kurallar yüzünden ne yapacaklarını şaşırdıklarını düşünüyorum. Ben orada beyin kanaması geçirmiş olabilirdim, kalp krizi geçirebilirdim."
CEZAEVİ YÖNETİCİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Tutuklu Özalper'in avukatı Mehmet Can Keysan, "müvekkilinin 27 Ekim'de geçirdiği panik atak sırasında bir saati aşkın süre kapalı kabinde kilitli tutulduğunu, acil tıbbi yardıma erişiminin kasten engellendiğini, insan onuruna aykırı muameleye ve sözlü saldırıya maruz bırakıldığını" öne sürerek suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusu dilekçesinde, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1. Müdürü, ve bir infaz koruma memuru ile olay sırasında ve sonrasındaki disiplin soruşturmasında görev alan diğer personel hakkında "eziyet, kötü muamele, iftira ve görevi kötüye kullanma" suçlamaları yöneltildi.
Dilekçede ayrıca, Özalper'in kriz anındaki söylemlerinin bağlamından koparılarak çarpıtıldığı ve yaşananları örtbas etmek amacıyla 30 Ekim'de hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı iddia edilerek sorumlular hakkında ceza soruşturması yürütülmesi ve kamu davası açılması talep edildi.
ÖZALPER HAKKINDA DİSİPLİN SORUŞTURMASI BAŞLATILMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
Suç duyurusu dilekçesinde, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından 30 Ekim 2026 tarihli "Savunma İstemi" yazısıyla Özalper hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını belirten Keysan, şu ifadeleri kullandı:
"Müvekkilin konuyu adli makamlara ve kamuoyuna taşıyacağını belirtmesinden sonra müvekkil hakkında disiplin soruşturması başlatmışlardır. Söz konusu disiplin işlemi, tamamen müvekkile yönelik gerçekleştirilen suçları örtbas etme ve müvekkile idari bir yaptırım (disiplin cezası) uygulanmasını sağlama özel kastıyla kurgulanmıştır. Savunma istemi yazısını ve dayanağı tutanağı düzenleyen şüpheliler; olayın başlangıcını, müvekkilin nefes darlığını, yardım çağrılarını, buton kayıtlarını ve şüpheli Ali Demir'in ağır tahrik ve hakaret içeren sözlerini tutanağa eklememişlerdir. Müvekkilin hem ağır bir sağlık krizi hem haksız bir sözlü saldırı altında, nefsi müdafaa ve hak arama refleksiyle söylediği sözler bağlamından kopartılmış; müvekkil sanki kurum düzenini bozmak amacıyla durduk yere bağıran ve görevlileri tehdit eden biriymiş gibi gösterilerek kendisine hukuka aykırı bir fiil isnat edilmiştir."
Tutuklu YENİ Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde 27 Ekim'de avukatı Nergiz Görnaz ile görüşmesi sırasında yaşadıklarını anlattı.
Tutukluluk incelemesi nedeniyle SEGBİS odasına götürüldüğünü ve duruşma öncesinde uzun süre kapalı alanda bekletildiğini belirten Özalper, duruşmanın ardından avukatıyla saat 16.50 sıralarında yaklaşık 10 dakika görüştüğünü, başka avukatların da beklediği gerekçesiyle görüşme kabininde bırakıldığını kaydetti.
Özalper, yaklaşık 20 dakika bekletildikten sonra çarpıntı yaşadığını ve panik atak geçirmeye başladığını aktararak, yaklaşık bir yıldır bu şikayet nedeniyle ilaç kullandığını ve durumun cezaevi yönetiminin bilgisi dahilinde olduğunu ifade etti.
Avukat görüş kabininin görevlilerin bulunmadığı, kör noktada bir yerde olduğunu aktaran Özalper, yardım almak için camlara vurduğunu, yanıt alamayınca masanın üzerinden avukat tarafına geçerek acil çağrı butonuna bastığını anlattı. Gelen infaz koruma memuruna panik atak geçirdiğini ve kabinden çıkarılmak istediğini söylediğini aktaran Özalper, memurun avukatların geleceğini belirterek kapıyı yeniden üzerine kapatıp gittiğini öne sürdü.
"'MADEM PANİK ATAĞIN VARDI, SUÇ İŞLEYİP BURALARA GELMESEYDİN' DEDİ"
Özalper, yaşadıklarının devamını ise şöyle anlattı:
"Daha sonra tanımadığım iki kişiyle birlikte geri geldi. Bunlardan birinin vardiya sorumlusu olduğunu tahmin ediyorum. Geldiklerinde masanın üzerinde nefes almak için çırpınıyordum. Gelen memurlardan biri iyi niyetle beni sakinleştirmeye çalıştı ve ellerimi tuttu. Ben 'Kameralarınızı takın' dedim. Bir bardak su vermek bile ancak o zaman akıllarına geldi. Ben nefesimi düzenlemeye ve sakinleşmeye çalışırken bir kişi kapıdan, 'Ne bağırıyorsun?' diye bağırdı. 'Bağırmıyorum, panik atak geçiriyorum. Neden kimse anlamıyor?' dedim. Yine bağırarak ve ukala bir tavırla, 'Madem panik atağın vardı, suç işleyip buralara gelmeseydin' dedi. Ben tekrar sakinliğimi kaybederek, 'Ben suç işlediğim için burada değilim. Özgür Özel'in arkadaşı olduğum için buradayım' dedim.
"CEZAEVİNDE ACİL DURUMLARDA KRİZ YÖNETİMİ YOK"
Saate baktım, 18.15 olmuştu. Bir saatten fazla süre boyunca panik atak geçirdiğim halde ne bulunduğum yerden çıkarıldım ne herhangi bir tıbbi müdahale yapıldı. Bir ihtiyacım olup olmadığı sorulmadı. O sırada biraz nefesimi düzenleyebildim. Avukatlar geldiğinde hala ağlıyordum ve konuşamıyordum. 30 Ekim tarihinde sabah saatlerinde disiplin soruşturması evrakı bana verildi. Bu evrak tamamıyla manipülatif, eksik ve yanlış bilgilerle dolu. Ben durduk yere 'Ben Özgür Özel'in arkadaşıyım' diye bağırarak olay çıkarmışım gibi bir kurgu oluşturulmuş. Olay yukarıda anlattığım gibidir. Gelip kapıyı açmayan personele kızamıyorum bile. Çünkü Müdür'ün koyduğu kurallar yüzünden ne yapacaklarını şaşırdıklarını düşünüyorum. Ben orada beyin kanaması geçirmiş olabilirdim, kalp krizi geçirebilirdim."
CEZAEVİ YÖNETİCİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Tutuklu Özalper'in avukatı Mehmet Can Keysan, "müvekkilinin 27 Ekim'de geçirdiği panik atak sırasında bir saati aşkın süre kapalı kabinde kilitli tutulduğunu, acil tıbbi yardıma erişiminin kasten engellendiğini, insan onuruna aykırı muameleye ve sözlü saldırıya maruz bırakıldığını" öne sürerek suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusu dilekçesinde, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1. Müdürü, ve bir infaz koruma memuru ile olay sırasında ve sonrasındaki disiplin soruşturmasında görev alan diğer personel hakkında "eziyet, kötü muamele, iftira ve görevi kötüye kullanma" suçlamaları yöneltildi.
Dilekçede ayrıca, Özalper'in kriz anındaki söylemlerinin bağlamından koparılarak çarpıtıldığı ve yaşananları örtbas etmek amacıyla 30 Ekim'de hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı iddia edilerek sorumlular hakkında ceza soruşturması yürütülmesi ve kamu davası açılması talep edildi.
ÖZALPER HAKKINDA DİSİPLİN SORUŞTURMASI BAŞLATILMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
Suç duyurusu dilekçesinde, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından 30 Ekim 2026 tarihli "Savunma İstemi" yazısıyla Özalper hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını belirten Keysan, şu ifadeleri kullandı:
"Müvekkilin konuyu adli makamlara ve kamuoyuna taşıyacağını belirtmesinden sonra müvekkil hakkında disiplin soruşturması başlatmışlardır. Söz konusu disiplin işlemi, tamamen müvekkile yönelik gerçekleştirilen suçları örtbas etme ve müvekkile idari bir yaptırım (disiplin cezası) uygulanmasını sağlama özel kastıyla kurgulanmıştır. Savunma istemi yazısını ve dayanağı tutanağı düzenleyen şüpheliler; olayın başlangıcını, müvekkilin nefes darlığını, yardım çağrılarını, buton kayıtlarını ve şüpheli Ali Demir'in ağır tahrik ve hakaret içeren sözlerini tutanağa eklememişlerdir. Müvekkilin hem ağır bir sağlık krizi hem haksız bir sözlü saldırı altında, nefsi müdafaa ve hak arama refleksiyle söylediği sözler bağlamından kopartılmış; müvekkil sanki kurum düzenini bozmak amacıyla durduk yere bağıran ve görevlileri tehdit eden biriymiş gibi gösterilerek kendisine hukuka aykırı bir fiil isnat edilmiştir."
Kaynak: ANKA / Güncel
Panik Bozukluğu, Sincan Cezaevi, Yeni Parti, Cezaevi, Sincan, Manisa, Güncel, Auto Yerel Haber, Atak, Sincan, Manisa, Cezaevi, Panik Bozukluğu, Yeni Parti, Suç duyurusu, Sincan Cezaevi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA