Sağlık Bakan Yardımcısı Okumuş, Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi'nde konuştu Açıklaması

Güncel Haberler

Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, Türkiye'nin coğrafi konumu ve üretim kapasitesi ile tıbbi tedarik zinciri diplomasisinde avantajlı bir konumda olduğunu belirtti. Ayrıca, sağlık hizmetleri gereksinimlerinin karşılanması için gerekli üretim gücüne sahip olunması gerektiğine vurgu yaptı.

Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, " Türkiye, tıbbi tedarik zinciri diplomasisinde özellikle coğrafi konum, üretim kapasitesi, bölgesel diplomasideki ciddi başarılar açısından avantajlı bir konuma geldi. Asya, Avrupa ve Orta Doğu ekseninde tam kesişme noktasında bulunuyoruz. Sağlık, savunma, kimya alanında ciddi bir üretim kapasitemiz var." dedi.
Okumuş, Antalya'nın Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde düzenlenen 6. Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi'nde gerçekleştirilen "Tedarik Zinciri Yönetiminde Değişen Rekabet Koşulları ve Uluslararası İlişkiler" başlıklı panelde, tedarik zincirinin global anlamda sürdürülmesi gereken bir yapı olduğunu söyledi.
Tedarik zincirinin, ürünlerin, üretim ya da ithalat yoluyla elde edilmesi, depolanması, sağlık tesislerine dağıtılması ve hastaya ulaşması süreci anlamına geldiğini ifade eden Okumuş, sürecin herhangi bir aşamasında en ufak bir aksama olması halinde hasta güvenliği ve halk sağlığı açısından risk oluşabildiğini belirtti.
Okumuş, bu nedenle tıbbi tedarik zinciri yönetiminde ihtiyacı karşılayabilecek üretim ya da satın alma gücüne sahip olunması gerektiğini vurguladı.
Tıbbi tedarik zincirinde sürdürülebilirliğin önemine değinen Okumuş, şunları kaydetti:
"Sektörün izlenebilir olması gerekiyor. Bu ürünlerin her aşaması izlenmezse sahada kaçak ve sahte ürünlerin olma ihtimali yüksek. Tedarik zincirinin önemini pandemi ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremde gördük. Bu ikisi de çok büyük çapta olaylardı. Bu kadar kısa sürede organize olmak, bu kadar insana sağlık hizmeti sunabilmek için çok ciddi sarf malzemesi ve tıbbi cihaza, ilaca ihtiyaç oluyor. Bunların kısa sürede sağlanmış olması devletimizin gücünü gösteriyor. 3 yıl içerisinde hiç deprem olmamış gibi şehirlerin tekrar kurulduğunu, hayatın tekrar başladığını görüyoruz. "
"Gelişen lojistik altyapımızı hızlı şekilde fırsata çevirmemiz gerekiyor"
Dünyada "tedarik zinciri diplomasisi" adı altında ülkeler arasında yeni bir diplomasi alanı oluştuğunu dile getiren Okumuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye, tıbbi tedarik zinciri diplomasisinde özellikle coğrafi konum, üretim kapasitesi, bölgesel diplomasideki ciddi başarılar açısından avantajlı bir konuma geldi. Asya, Avrupa ve Orta Doğu ekseninde tam kesişme noktasında bulunuyoruz. Sağlık, savunma, kimya alanında ciddi bir üretim kapasitemiz var. Gelişen lojistik altyapımızı hızlı şekilde fırsata çevirmemiz gerekiyor. Tedarik zinciri artık klasik anlamda lojistik meselesi olmaktan çıktı. Stratejik dayanıklılık, teknolojik yetkinlik, risk yönetimi ve uluslararası ilişkilerin, diplomatik kapasitenin kesiştiği çok boyutlu bir politika aracı haline gelmiş durumda."
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim Muaz Yaradılmış ise kutu bazında ilaçların yüzde 90'ını yerlileştirdiklerini söyledi.
Yüzde 10'luk kısmın ithal sağlandığını anlatan Yaradılmış, "Yüzde 90'lık kısmın kıymeti önemli. Yüzde 10'luk kısımdaki değeri yüksek ilaçların zamanla yerlileştirilmesi tarafındayız. Bu anlamda çalışmalar yapılabilir." dedi.
Yaradılmış, kurum olarak yapay zekaya çok hızlı entegre olduklarını kaydetti.
Kongre, 2 Şubat'a kadar devam edecek.