Turhan Çömez'den fon soruşturması tepkisi: "Fonculara, talancılara ve soygunculara var ama millete yok öyle mi?"
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "fon soruşturması"na ilişkin "Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı, 214 kişi 187 milyar lira götürmüş iki haftada. 100 milyon liranın altındakileri de hesaba kattığımızda tam 401 milyar lira ediyor. Sormayacak mıyız hesabını? Kim götürdü? Nereden aldı haber, sormayacak mıyız? İktidara sesleniyorum: Fonculara, rantiyecilere, talancılara, yalancılara ve soygunculara var ama millete yok öyle mi? 'Bu küçük bir meseledir. Biz bu işi hallederiz' diyeceksiniz. Halledemiyorsunuz işte" dedi.
(TBMM) - İyi Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "fon soruşturması"na ilişkin "Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı, 214 kişi 187 milyar lira götürmüş iki haftada. 100 milyon liranın altındakileri de hesaba kattığımızda tam 401 milyar lira ediyor. Sormayacak mıyız hesabını? Kim götürdü? Nereden aldı haber, sormayacak mıyız? İktidara sesleniyorum: Fonculara, rantiyecilere, talancılara, yalancılara ve soygunculara var ama millete yok öyle mi? 'Bu küçük bir meseledir. Biz bu işi hallederiz' diyeceksiniz. Halledemiyorsunuz işte" dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de yaşanan ekonomik sorunların kötü yönetimden kaynaklandığını savunan Çömez, fonlardaki gelişmelerin önceden bilindiğini, uyarılara rağmen gerekli adımların atılmadığını ileri sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üç yıl önce sermaye piyasaları ve borsada köklü bir değişim gerçekleştirildiğine yönelik açıklamasını hatırlatan Çömez, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de Kasım 2025'te borsada manipülasyon yapıldığını söylediğini ifade ederek, buna rağmen gerekli adımların atılmadığını savundu. Çömez, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bir tezi vardı ya da iddiası vardı Sayın Erdoğan'ın: Yabancılar yıllarca yerli yatırımcıları ve ülke kaynaklarını sömürdüler ve manipülasyonlarla bu ülkenin sermayesini bir yerlere boca ettiler. Borsamız gazino kapitalizminin cenderesindeydi. Onu kurtardık ve rantiyenin tasallutundan çıkartarak ülkenin hizmetine tahsis ettik. Sayın Erdoğan 3 yıl önce borsada böyle bir köklü dönüşüm ve değişim yaptığını söyleyerek teminat verdi millete.
Bu arada yine SPK Başkanı Sayın Gönül, 'Borsada spekülasyonlar var, manipülasyonlar var' dedi ama hiç gereğini yapmadı. Keza Maliye Bakanı Kasım 2025'te 'Borsada manipülasyonlar yapılıyor' dedi ki bu çok açık bir suçtur. Çok açık suçtur. Yanı sıra düzenlemeler yapılması lazım dedi. O lafı ettikten bugüne 131 fonda borsada tam yeni yatırım yapan kişiler 530 milyar lira ilave para kaybetti. Soruyoruz şimdi Sayın Şimşek'e: Manipülasyon var dedin. Bu bir suçtu. Niye gereğini yapmadın? Ne yapman gerektiğini bilmiyor muydun? Yoksa bunu yapacak cesaretin mi yoktu? ya da birileri, saray çevreleri elinden tutup 'Yapma, yapamazsın mı?' dedi. Mani mi oldu sana? Niye bununla ilgili gereğini yapmadın, adım atmadın? Cevap yok."
"BAŞSAVCILIK UYARDI, KURUMLAR HAREKETE GEÇMEDİ"
Çömez, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26 Şubat 2025'te Sermaye Piyasası Kurulu'na gönderdiği yazıya dikkati çekti. Yazıda, Borsa İstanbul piyasasındaki olağan dışı fiyat ve miktar hareketliliklerinin makul ekonomik veya finansal gerekçelerle açıklanamadığının belirtildiğini aktaran Çömez, soruşturma sürecinin gerektiği gibi yürütülmesi durumunda mevcut tablonun yaşanmayacağını savundu. Çömez, 19 Ağustos 2026 tarihli yazıda manipülatif eylemler ve hisse fiyatlarındaki artışlara ilişkin daha net ifadelerin yer aldığını belirterek, ilgili kurumların harekete geçmediğini öne sürdü.
Çömez, "Şirketlerin hisse değerleri artıp azalıyor, fonların değerleri artıp azalıyor ve manipülasyonu net olarak ortaya koymuş. Ne zaman? Ağustos 2026 sonunda. Tabii bu arada gereken yapılmamış. Devam ediyor başsavcılığın soruşturması. SPK'da bir hareketlilik yok. Devlet Denetleme Kurulu'nda bir kıpırdanma yok. MKK sesini çıkartmamış. MASAK kıpırdamamış. Yanı sıra Maliye Bakanlığı 10 aydır sürdürdüğü suskunluğunu her ne gerekçeyse devam ettirmiş" diye konuştu.
"MİLYARLARCA LİRAYI YURT DIŞINA TRANSFER EDİYORLAR"
Çömez, ilgili kurumların harekete geçmediğini ileri sürerken, AK Parti teşkilatlarında görev yaptığını söylediği bazı isimlerin fon işlemleriyle bağlantılı olduğunu ve milyarlarca lirayı yurt dışına aktardıklarını iddia etti. Söz konusu kişilerin siyasi faaliyetleri ile finansal sistem hakkındaki açıklamaları arasında çelişki bulunduğunu savunan Çömez, şöyle devam etti:
"AK Parti'nin parlak çocukları. Şu AK Parti teşkilatlarının programlarına katılıp Rabia işaretleriyle siyaset yapan AK Parti'nin 28 yaşındaki parlak çocuğu. Bir taraftan kendisi İstanbul Gençlik Kolları'nda görevli, yönetici; bir taraftan da teşkilatlarda harıl harıl siyaset yapıyor. Yanı sıra beraber olduğu isimlerden bir diğeri İslami Finans Sistemi ile ilgili konferanslar veriyor. Türkiye'ye yeni bir finans düzeni getireceklerini ve bunun İslami olacağını söylüyor.
Fakat bir de bakıyorsunuz, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yapmış olduğu bu uyarıdan ve göndermiş olduğu yazıdan bir süre sonra bahse konu iki isim, az önce resimlerini gösterdiğim iki isim Rabia işaretleriyle dolaşan bu isimler milyarlarca lirayı İsviçre bankalarına kaçırıyorlar. Peki İsviçre'deki hangi bankaya götürüyorlar? Rothschild Bank'a götürüyorlar. Finansal siyonizmin patronu olan bir bankaya, bu Rabiacı çocuklar, AK Parti'nin parlak çocukları, millete konferanslar veren, faizsiz finans düzenini anlatan bu AK Parti'nin parlak çocukları milyarlarca lirayı yurt dışına Yahudi sermayesinin merkezi olan bankalara transfer ediyor. Türkiye'de bu arada 5 milyon 500 bin ev genci umutsuz, çaresiz, evinde işi yok, aşı yok, sokağa çıkacak parası yok. Arkadaşlarıyla oturup bir kahvede çay içecek parası yok. Evinde çaresizce bekliyor. Bu çaresizlik devam ederken AK Parti'nin parlak çocukları soygun mekanizmasına devam ediyorlar."
"BU KİRLİ DÜZENİ BERABER TEMİZLEYELİM"
Türkiye'deki fon mağdurlarının zararlarının giderilmesi ve sermaye piyasasındaki sorunların ortadan kaldırılması gerektiğini söyleyen Çömez, ilgili kurumlarda görev yapan bürokratların hesap vermesi gerektiğini söyledi. Çömez, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Gelin beraber bu kirli düzeni temizleyelim. Bu lekeli yapıyı temizleyelim ve ayağa kaldıralım. Ama bunu yapmak için hırsızın bileğinden tutmanız lazım. Göz göre göre mağdur edilmiş vatandaşların mağduriyetini gidermemiz lazım. Sistemdeki bütün açıkları, bütün defoları, bütün zafiyetleri ortadan kaldırmamız lazım. Bu işin muhatapları, bütün kurumlardaki bürokratlar ve muhataplar görevlerinden ayrılıp hesap vermesi lazım. En başta Maliye Bakanı Sayın Şimşek duramaz o koltukta, oturamaz o koltukta. 10 ay önce bu ikazı yapmış, bunu görmüş ve ardından bu ülke 100 küsur milyar lira vatandaşının parasını birilerine boca eden sistemde ise o maliye bakanı o görevde oturamaz. SPK'nın başkanı ve yönetim kurulu üyeleri oturamaz.
BDDK ona keza, Devlet Denetleme Kurulu ona keza, MASAK bu milyarlarca liralık servet transferi yapılırken, bu soygun yapılırken hiç mi görmediniz? Hiç mi uyanmadınız? Dolayısıyla bu yapıların tek tek hesap vermesi lazım. Sistemin rehabilite olması lazım. Ama en önemlisi bu yapıların arkasındaki saray çevreleri, güç odakları, siyasi güç merkezleri tek tek tespit edilip hesap sorulması lazım. Bu iş ne muhalefetin işidir, ne iktidarın işidir. Topyekün bütün Türkiye'nin meselesidir.
Ortada korkunç bir vurgun var, soygun var, talan var, rant var ve bu taammüden yapılmış, organize bir şebekenin yapmış olduğu soygun mekanizması var ve bir çete var. ve bu organize suç şebekesinin, suç örgütünün, finansal terör örgütünün bütün bileşenleri tek tek deşifre edilmeli ve hesabı sorulmalı. Bugün bu ülkeyi yönetenler bunun siyasi hesabını da aynı şekilde vermeli ve ondan sonra sistem rehabilite edilmeli. Biz bunu söylerken iktidar diyor ki 'Yok' diyor. 'Bu finansal sistemde sermaye piyasasında küçük bir alanda oluşmuş bir meseledir. Biz bu işi çözeceğiz'. Biraz sonra onların 'Küçük meseledir' dedikleri o devasa soygun mekanizmasının, o çarkın ne olduğunu örnekleriyle anlatacağım size.
"401 MİLYAR LİRALIK KAYBIN HESABI SORULMALI"
Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklama yaptı, dedi ki 214 kişi 187 milyar lira götürmüş iki hafta içinde. 100 milyon liranın altındakileri de hesaba kattığımızda tam 401 milyar lira ediyor. Bunu ben söylemiyorum, Adalet Bakanı söylüyor. Sormayacak mıyız hesabını? Kim götürdü? Nereden aldı haber, sormayacak mıyız? Yazık değil mi bu insanlara? Her gün kapımın önünde fon mağdurları var. Ağlıyorlar, feryat ediyorlar. Sokağa çıktığımızda herkes, görüştüğümüz herkes, fonla ilgisi olan olmayan, bu ülkede ekonomik sıkıntı çeken herkes 'Fonculara var da bize yok mu?' diyorlar. İktidara sesleniyorum. Fonculara var, rantiyecilere var, talancılara var, yalancılara var, soygunculara var ama millete yok öyle mi? Bu milletin bütün sermayesini, yeraltı yerüstü zenginliklerini birilerine boca edeceksiniz. Ondan sonra 'Bu küçük bir meseledir. Biz bu işi hallederiz' diyeceksiniz. Halledemiyorsunuz işte. Hallolmadığını da dün akşam uluslararası bir kuruluş söyledi."
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de yaşanan ekonomik sorunların kötü yönetimden kaynaklandığını savunan Çömez, fonlardaki gelişmelerin önceden bilindiğini, uyarılara rağmen gerekli adımların atılmadığını ileri sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üç yıl önce sermaye piyasaları ve borsada köklü bir değişim gerçekleştirildiğine yönelik açıklamasını hatırlatan Çömez, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de Kasım 2025'te borsada manipülasyon yapıldığını söylediğini ifade ederek, buna rağmen gerekli adımların atılmadığını savundu. Çömez, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bir tezi vardı ya da iddiası vardı Sayın Erdoğan'ın: Yabancılar yıllarca yerli yatırımcıları ve ülke kaynaklarını sömürdüler ve manipülasyonlarla bu ülkenin sermayesini bir yerlere boca ettiler. Borsamız gazino kapitalizminin cenderesindeydi. Onu kurtardık ve rantiyenin tasallutundan çıkartarak ülkenin hizmetine tahsis ettik. Sayın Erdoğan 3 yıl önce borsada böyle bir köklü dönüşüm ve değişim yaptığını söyleyerek teminat verdi millete.
Bu arada yine SPK Başkanı Sayın Gönül, 'Borsada spekülasyonlar var, manipülasyonlar var' dedi ama hiç gereğini yapmadı. Keza Maliye Bakanı Kasım 2025'te 'Borsada manipülasyonlar yapılıyor' dedi ki bu çok açık bir suçtur. Çok açık suçtur. Yanı sıra düzenlemeler yapılması lazım dedi. O lafı ettikten bugüne 131 fonda borsada tam yeni yatırım yapan kişiler 530 milyar lira ilave para kaybetti. Soruyoruz şimdi Sayın Şimşek'e: Manipülasyon var dedin. Bu bir suçtu. Niye gereğini yapmadın? Ne yapman gerektiğini bilmiyor muydun? Yoksa bunu yapacak cesaretin mi yoktu? ya da birileri, saray çevreleri elinden tutup 'Yapma, yapamazsın mı?' dedi. Mani mi oldu sana? Niye bununla ilgili gereğini yapmadın, adım atmadın? Cevap yok."
"BAŞSAVCILIK UYARDI, KURUMLAR HAREKETE GEÇMEDİ"
Çömez, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26 Şubat 2025'te Sermaye Piyasası Kurulu'na gönderdiği yazıya dikkati çekti. Yazıda, Borsa İstanbul piyasasındaki olağan dışı fiyat ve miktar hareketliliklerinin makul ekonomik veya finansal gerekçelerle açıklanamadığının belirtildiğini aktaran Çömez, soruşturma sürecinin gerektiği gibi yürütülmesi durumunda mevcut tablonun yaşanmayacağını savundu. Çömez, 19 Ağustos 2026 tarihli yazıda manipülatif eylemler ve hisse fiyatlarındaki artışlara ilişkin daha net ifadelerin yer aldığını belirterek, ilgili kurumların harekete geçmediğini öne sürdü.
Çömez, "Şirketlerin hisse değerleri artıp azalıyor, fonların değerleri artıp azalıyor ve manipülasyonu net olarak ortaya koymuş. Ne zaman? Ağustos 2026 sonunda. Tabii bu arada gereken yapılmamış. Devam ediyor başsavcılığın soruşturması. SPK'da bir hareketlilik yok. Devlet Denetleme Kurulu'nda bir kıpırdanma yok. MKK sesini çıkartmamış. MASAK kıpırdamamış. Yanı sıra Maliye Bakanlığı 10 aydır sürdürdüğü suskunluğunu her ne gerekçeyse devam ettirmiş" diye konuştu.
"MİLYARLARCA LİRAYI YURT DIŞINA TRANSFER EDİYORLAR"
Çömez, ilgili kurumların harekete geçmediğini ileri sürerken, AK Parti teşkilatlarında görev yaptığını söylediği bazı isimlerin fon işlemleriyle bağlantılı olduğunu ve milyarlarca lirayı yurt dışına aktardıklarını iddia etti. Söz konusu kişilerin siyasi faaliyetleri ile finansal sistem hakkındaki açıklamaları arasında çelişki bulunduğunu savunan Çömez, şöyle devam etti:
"AK Parti'nin parlak çocukları. Şu AK Parti teşkilatlarının programlarına katılıp Rabia işaretleriyle siyaset yapan AK Parti'nin 28 yaşındaki parlak çocuğu. Bir taraftan kendisi İstanbul Gençlik Kolları'nda görevli, yönetici; bir taraftan da teşkilatlarda harıl harıl siyaset yapıyor. Yanı sıra beraber olduğu isimlerden bir diğeri İslami Finans Sistemi ile ilgili konferanslar veriyor. Türkiye'ye yeni bir finans düzeni getireceklerini ve bunun İslami olacağını söylüyor.
Fakat bir de bakıyorsunuz, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yapmış olduğu bu uyarıdan ve göndermiş olduğu yazıdan bir süre sonra bahse konu iki isim, az önce resimlerini gösterdiğim iki isim Rabia işaretleriyle dolaşan bu isimler milyarlarca lirayı İsviçre bankalarına kaçırıyorlar. Peki İsviçre'deki hangi bankaya götürüyorlar? Rothschild Bank'a götürüyorlar. Finansal siyonizmin patronu olan bir bankaya, bu Rabiacı çocuklar, AK Parti'nin parlak çocukları, millete konferanslar veren, faizsiz finans düzenini anlatan bu AK Parti'nin parlak çocukları milyarlarca lirayı yurt dışına Yahudi sermayesinin merkezi olan bankalara transfer ediyor. Türkiye'de bu arada 5 milyon 500 bin ev genci umutsuz, çaresiz, evinde işi yok, aşı yok, sokağa çıkacak parası yok. Arkadaşlarıyla oturup bir kahvede çay içecek parası yok. Evinde çaresizce bekliyor. Bu çaresizlik devam ederken AK Parti'nin parlak çocukları soygun mekanizmasına devam ediyorlar."
"BU KİRLİ DÜZENİ BERABER TEMİZLEYELİM"
Türkiye'deki fon mağdurlarının zararlarının giderilmesi ve sermaye piyasasındaki sorunların ortadan kaldırılması gerektiğini söyleyen Çömez, ilgili kurumlarda görev yapan bürokratların hesap vermesi gerektiğini söyledi. Çömez, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Gelin beraber bu kirli düzeni temizleyelim. Bu lekeli yapıyı temizleyelim ve ayağa kaldıralım. Ama bunu yapmak için hırsızın bileğinden tutmanız lazım. Göz göre göre mağdur edilmiş vatandaşların mağduriyetini gidermemiz lazım. Sistemdeki bütün açıkları, bütün defoları, bütün zafiyetleri ortadan kaldırmamız lazım. Bu işin muhatapları, bütün kurumlardaki bürokratlar ve muhataplar görevlerinden ayrılıp hesap vermesi lazım. En başta Maliye Bakanı Sayın Şimşek duramaz o koltukta, oturamaz o koltukta. 10 ay önce bu ikazı yapmış, bunu görmüş ve ardından bu ülke 100 küsur milyar lira vatandaşının parasını birilerine boca eden sistemde ise o maliye bakanı o görevde oturamaz. SPK'nın başkanı ve yönetim kurulu üyeleri oturamaz.
BDDK ona keza, Devlet Denetleme Kurulu ona keza, MASAK bu milyarlarca liralık servet transferi yapılırken, bu soygun yapılırken hiç mi görmediniz? Hiç mi uyanmadınız? Dolayısıyla bu yapıların tek tek hesap vermesi lazım. Sistemin rehabilite olması lazım. Ama en önemlisi bu yapıların arkasındaki saray çevreleri, güç odakları, siyasi güç merkezleri tek tek tespit edilip hesap sorulması lazım. Bu iş ne muhalefetin işidir, ne iktidarın işidir. Topyekün bütün Türkiye'nin meselesidir.
Ortada korkunç bir vurgun var, soygun var, talan var, rant var ve bu taammüden yapılmış, organize bir şebekenin yapmış olduğu soygun mekanizması var ve bir çete var. ve bu organize suç şebekesinin, suç örgütünün, finansal terör örgütünün bütün bileşenleri tek tek deşifre edilmeli ve hesabı sorulmalı. Bugün bu ülkeyi yönetenler bunun siyasi hesabını da aynı şekilde vermeli ve ondan sonra sistem rehabilite edilmeli. Biz bunu söylerken iktidar diyor ki 'Yok' diyor. 'Bu finansal sistemde sermaye piyasasında küçük bir alanda oluşmuş bir meseledir. Biz bu işi çözeceğiz'. Biraz sonra onların 'Küçük meseledir' dedikleri o devasa soygun mekanizmasının, o çarkın ne olduğunu örnekleriyle anlatacağım size.
"401 MİLYAR LİRALIK KAYBIN HESABI SORULMALI"
Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklama yaptı, dedi ki 214 kişi 187 milyar lira götürmüş iki hafta içinde. 100 milyon liranın altındakileri de hesaba kattığımızda tam 401 milyar lira ediyor. Bunu ben söylemiyorum, Adalet Bakanı söylüyor. Sormayacak mıyız hesabını? Kim götürdü? Nereden aldı haber, sormayacak mıyız? Yazık değil mi bu insanlara? Her gün kapımın önünde fon mağdurları var. Ağlıyorlar, feryat ediyorlar. Sokağa çıktığımızda herkes, görüştüğümüz herkes, fonla ilgisi olan olmayan, bu ülkede ekonomik sıkıntı çeken herkes 'Fonculara var da bize yok mu?' diyorlar. İktidara sesleniyorum. Fonculara var, rantiyecilere var, talancılara var, yalancılara var, soygunculara var ama millete yok öyle mi? Bu milletin bütün sermayesini, yeraltı yerüstü zenginliklerini birilerine boca edeceksiniz. Ondan sonra 'Bu küçük bir meseledir. Biz bu işi hallederiz' diyeceksiniz. Halledemiyorsunuz işte. Hallolmadığını da dün akşam uluslararası bir kuruluş söyledi."
Kaynak: ANKA / Güncel
Fon Soruşturması, Akın Gürlek, İYİ Parti, Ekonomi, Güncel, Suç, Auto Sakıncalı Haber, İYİ Parti, Akın Gürlek, Adalet Bakanı, Fon Soruşturması, Suç, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA