Nahda'dan Gannuşi için tecrit tepkisi

Güncel Haberler

Tunus'ta Nahda Hareketi, lideri Raşid el-Gannuşi'nin hastanede sağlık durumu hakkında bilgi verilmemesi ve tecrit koşullarına tepki gösterdi; hareket, Gannuşi'nin hayatına yönelik risklerden Tunus makamlarını sorumlu tuttu ve serbest bırakılmasını istedi.

Tunus'ta Nahda Hareketi, partinin lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi'nin hastanede tutulduğu süreçte sağlık durumuna ilişkin bilgi verilmemesi ve kendisine uygulanan tecrit koşullarına tepki gösterdi.
Nahda Hareketi Basın ve İletişim Ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Gannuşi'nin 29 Temmuz 2026'dan bu yana hastanede bulunduğu ve bu süre boyunca sağlık durumuna ilişkin bilgilerin yetkililer tarafından paylaşılmadığı belirtildi.
Açıklamada, Gannuşi'nin avukatları ve ailesiyle iletişim kurmasının ya da ziyaret edilmesinin engellendiği, bunun "zorla alıkoyma" ve temel hakların ihlali anlamına geldiğine dikkat çekildi.
"Kötü muamele ve sistematik baskı" olarak nitelendirilen uygulamaların ve mevcut durumun, Gannuşi'nin ileri yaşı ve sağlık durumu dikkate alındığında hayatı açısından ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.
Nahda Hareketi, Gannuşi'nin sağlık ve fiziksel güvenliğine yönelik oluşabilecek olumsuzluklardan Tunus makamları ile Adalet Bakanlığını sorumlu tuttu.
Açıklamada ayrıca, tutukluların sağlık hizmetlerine erişim, aileleri ve avukatlarıyla iletişim kurma gibi temel haklarına saygı gösterilmesi çağrısı yapılırken, Gannuşi ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması talebi yinelendi.
Tunus makamlarından konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.
Nahda Hareketi lideri Gannuşi, 17 Nisan 2023'te gözaltına alınmasının ardından "devlet güvenliğine karşı kışkırtma" suçlamasıyla tutuklanmış, ilerleyen süreçte farklı davalarda hakkında çeşitli hapis cezaları verilmişti. Gannuşi ise suçlamaların siyasi olduğunu belirterek reddetmişti.
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said daha önce yaptığı açıklamalarda, yargının bağımsız olduğunu ve muhaliflere yönelik siyasi yargılama iddialarını reddetmişti.
Said, 25 Temmuz 2021'de parlamentoyu feshetmek, Yüksek Yargı Konseyini dağıtmak ve kararnameyle yönetmek gibi adımlar içeren olağanüstü tedbirler uygulamaya başlamıştı. Bu süreçte yeni anayasa referandumu ve erken parlamento seçimleri de gerçekleştirilmişti.
Tunus'taki bazı siyasi aktörler, söz konusu adımları "bireysel yönetimin tesisi" olarak değerlendirirken, bir kesim ise "2011 devriminin düzeltilmesi" olarak nitelendiriyor.