Tunceli'nin yaylalarında üretilen coğrafi işaretli "Munzur Balı"nda hasat mesaisi

Güncel Haberler

- Günün belirli saatlerinde harmana giren arıcılar, koruyucu kıyafetlerle petekleri kovanlardan tek tek çıkartıp çadıra taşıdıktan sonra süzme ve paketleme işlemi yapıyor Arıcı Yusuf Örük: "Sabah kalkıp arı kovanlarından çıtaları çıkararak çadıra taşıyoruz. Petekler çadırda ısındıktan sonra sırlarını alıp makinede süzme yapıyoruz. Balı bir süre tanklarda dinlendirdikten sonra paketleyip satıyoruz"

Tunceli'nin Ovacık ve Pülümür ilçelerindeki yaylalarda arıcılık yapan üreticiler, sezon boyunca özenle baktıkları kovanlardan elde ettikleri coğrafi işaretli "Munzur Balı"nı zorlu çalışmayla hasat edip satışa sunuyor.
Ovacık ve Pülümür ilçeleri, el değmemiş doğası, temiz su kaynakları ve zengin florasıyla her yıl çok sayıda arıcıya ev sahipliği yapıyor.
Bahar aylarında ilçelere gelen arıcılar, gerekli izin ve işlemlerin ardından kovanlarını Munzur, Mercan, Meydan, Hel ve Bağırpaşa dağlarının eteklerindeki uygun yaylalara taşıyor.
Genellikle çadırda konaklayan arıcılar, belirli aralıklarla ana arının varlığını, koloninin gücünü ve arıların genel durumunu kontrol ederek bal üretimini artırmaya çalışıyor.
Yaz boyunca kovanlara özenle bakan arıcılar, hasat döneminin gelmesiyle de şu sıralar meşakkatli ve yorucu bir çalışma yürütüyor.
Gün boyu harmanda mesai harcayan arıcılar, koruyucu kıyafetlerini giyip ballı petekleri kovanlardan tek tek çıkararak el arabasıyla çadıra taşıyor.
Burada peteklerin üzerindeki sır tabakasını alan arıcılar, daha sonra petekleri makineden geçirerek balın süzülüp yabancı maddelerden arındırılmasını sağlıyor.
Bir süre dinlendirilerek paketlenen ballar, coğrafi işaretli "Munzur Balı" olarak süzme, karakovan balı ya da petek balı şeklinde satışa sunuluyor.
"Bitki çeşitliliği uzun süre canlılığını koruyor"
Arıcılardan Yusuf Örük, AA muhabirine, İstanbul'da uzun yıllar yaşadıktan sonra memleketi Tunceli'nin Ovacık ilçesine yerleşip arıcılığa başladığını söyledi.
Ovacık'ın florasıyla zengin bir yer olduğuna işaret eden Örük, bölgedeki dağlık ve ormanlık alanların endemik bitki türlerine sahip olduğunu dile getirdi.
Arıcılığı severek yaptığını belirten Örük, şöyle konuştu:
"Ovacık'a ilkbahar biraz geç geldiği için bitki çeşitliliği uzun bir süre canlılığını koruyor. Çünkü bir tarafta Munzur ve Mercan dağları, diğer tarafta ise ormanlar var. Dağlarımıza da özellikle kış aylarında çok kar yağıyor. Karlar da kademe kademe eridiği için arı bütün bitkilerden yararlanıyor. Böyle bir çeşitlilik olunca da bal kaliteli oluyor."
Örük, bal hasadı nedeniyle mesailerinin zorlaştığını ve sıcak havanın kendilerini etkilediğini belirtti.
Yaklaşık 10 gün boyunca çalışma yaptıklarını söyleyen Örük, "Sabah kalkıp arı kovanlarından çıtaları çıkararak çadıra taşıyoruz. Petekler çadırda ısındıktan sonra sırlarını alıp makinede süzme yapıyoruz. Balı bir süre tanklarda dinlendirdikten sonra paketleyip satıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Ovacık balının kalitesi çok güzel"
Arıcı Ali Candan??????? da mesleğinin vefat eden babasından kendisine kaldığını söyledi.
Arıcılık sayesinde geçimini sağladığını aktaran Candan, "Bir gün öncesinde çadır kuruyoruz ve sağım için gerekli malzemelerimizi hazırlıyoruz. İkinci gün geldiğimizde de körük yardımıyla kovanları açıp ballı çıtaları topluyoruz ve çadırda süzme yapıyoruz. Ovacık balının kalitesi çok güzel. Burada arılar çeşitli bitkilerden bal alıyor." diye konuştu.
Candan, ballarını genellikle Tunceli başta olmak üzere İstanbul, İzmir, Denizli ve Ankara'da sattığını anlattı.