Tunceli'de orcik ve pestil üreticisi Seval Aksakal, 900 lira bizi kurtarmıyor dedi
Tunceli Çemişgezek'te orcik ve pestil üreten Seval Aksakal, artan maliyetler ve fabrikasyon üretim nedeniyle ürünlerini maliyetini karşılayacak fiyata satamadıklarını söyledi. Aksakal, cevizi 600 liradan alıp orciği 900 liraya satmanın kâr bırakmadığını belirtti.
Haber: Caner Aktan
(TUNCELİ) – Tunceli'de geleneksel yöntemlerle orcik ve pestil üreten Seval Aksakal, üzümün toplanmasından şıranın kaynatılmasına, pestilin kurutulmasından cevizin ipe dizilmesine kadar yoğun emek gerektiren üretim sürecini anlattı. Aksakal, artan maliyetler ve fabrikasyon üretimle rekabet nedeniyle el emeği ürünlerini maliyetini karşılayacak fiyata satamadıklarını belirterek, "900 lira bizi kurtarmıyor, bizim için sadece yorgunluk" dedi.
Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde geleneksel yöntemlerle hazırlanan orcik ve pestil, üzüm hasadından sofralara ulaşana kadar zahmetli bir üretim sürecinden geçiyor. Üzümün dalından toplanması, ezilerek şırasının çıkarılması, şıranın kaynatılması, unla karıştırılarak bulamaç haline getirilmesi, bezler üzerinde kurutulması ve cevizlerin ipe dizilmesi gibi birçok aşamayı kapsayan üretim, yoğun emek gerektiriyor.
İlçede orcik ve pestil üreten Seval Aksakal, geleneksel üretimin zorluklarını ve ekonomik koşulların üreticiler üzerindeki etkisini anlattı. Ürünlerini fabrikasyon yöntemler kullanmadan, tamamen el emeğiyle hazırladıklarını belirten Aksakal, mevcut satış fiyatlarının harcanan emeği ve maliyeti karşılamadığını söyledi. Orcik üretiminde kullanılan ceviz başta olmak üzere girdilerin maliyetine dikkati çeken Aksakal, üreticilerin emeklerinin karşılığını alamadığını ifade etti.
ÜZÜMÜN DALINDAN ORCİĞE UZANAN ZAHMETLİ YOLCULUK
Üretim sürecini anlatan Seval Aksakal, işe üzümün toplanmasıyla başladıklarını, ardından geleneksel yöntemlerle şıra çıkardıklarını belirtti. Şıranın kaynatılmasından kurutma aşamasına kadar her adımın dikkat ve emek istediğini dile getiren Aksakal, şöyle konuştu:
"Çok şükür, zor şartlarda üzümleri topladık ve buraya getirdik. Bir şırahane taşımız var, üzümleri orada sıkıyoruz. Önüne bir kova koyuyoruz, çıkan şırayı da kazanımıza döküyoruz. Önce şırayı kaynatıyoruz ve üzerinde oluşan kefini çok güzel alıyoruz. Çünkü o kef karıştığı zaman pestil hiçbir şeye benzemez, simsiyah olur. Daha sonra kazanın etrafını temizliyoruz. Şırayı yaklaşık yarım saat ya da bir saat kaynatıyoruz. Amacımız şıranın tatlanması ve özleşmesi. Ardından şırayı kazandan alıp tekrar ölçülü kovalara koyuyoruz. Bizim ölçü taslarımız var. Hem üzümü hem de unu belirli ölçülerle kullanıyoruz. Şırayı hazırladıktan sonra malezlerimizi, yani bulamacımızı hazırlıyoruz. Banezi de diyoruz. Hazırladığımız karışımı bezlerimizin üzerine seriyoruz. Birkaç gün kuruduktan sonra bezlerin arkasını ıslatıyoruz ve aynı işlemi tekrarlıyoruz. Sonra pestilimizi alıyoruz."
"SİPARİŞLERİMİZİ ALDIK AMA KURTARMIYOR"
Geleneksel yöntemlerle hazırladıkları ürünlerin satışına başladıklarını ve sipariş aldıklarını belirten Aksakal, buna rağmen üretimin ekonomik açıdan kendilerini tatmin etmediğini söyledi. Orcik ve pestil üretiminde kullanılan malzemelerin maliyeti ile satış fiyatları arasındaki dengesizliğe dikkati çeken Aksakal, şöyle devam etti:
"Orciğimizi dizdik. Şu anda inşallah satacağız, siparişlerimizi de aldık. Ama yaptığımız iş bizi kurtarmıyor. Orcik çok fazla malez, yani bulamaç ve üzüm tüketmiyor. Pestil yaptığınız zaman karınız daha fazla olabiliyor. Ama ekonomi herkesi vurdu, üreticiyi daha çok vurdu. Örneğin cevizi 600 liradan alıp orciği dizdikten sonra 900 liraya satarsanız hiçbir karınız kalmıyor. Ama 1200 lira dediğiniz zaman da insanlar, 'Çarşıda 700 liraya orcik var' diyor. Tabii herkesin orciği kendine güzel, bilemiyoruz. Ancak bizim ürünlerimiz fabrikasyon olmadığı için çok fazla emek harcıyoruz. Bu nedenle 900 lira bizi kurtarmıyor. Bizi kurtarmıyor, sadece yorgunluk bizim için."
"ÜRETİCİLER PERİŞAN, ÜZÜMLER DALINDA KALDI"
Üretimde yaşanan ekonomik sıkıntıların yalnızca kendileriyle sınırlı olmadığını, ilçedeki çok sayıda üzüm üreticisinin de benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Aksakal, bazı üreticilerin üzümlerini henüz toplayamadığını söyledi.
Üreticilerin artan maliyetler karşısında emeklerinin karşılığını alamadığını ifade eden Aksakal, "Burada birçok insanın üzümü var ve herkes perişan durumda. Üzümlerini henüz dalından toplamayanlar bile var. Üzümler bağlarda kalmış durumda" diye konuştu.
"SERA SİSTEMLERİ YAPILMALI"
Geleneksel üretimin devam edebilmesi için üreticilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Aksakal, özellikle kurutma aşamasında kullanılabilecek sera sistemlerine ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.
Üretimin daha elverişli koşullarda yapılabilmesi için teknoloji desteği istediklerini kaydeden Aksakal, "Sera sistemleri yapılmalı. Örneğin seraların yanları açık olmalı ki içeriye hava ve güneş girebilsin. Biz burada teknolojinin en son imkanlarından yararlanmak istiyoruz" dedi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA