"Toprak Dede" Hayrettin Karaca vefatının altıncı yılında hayırla anılıyor
Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfı Kurucu Onursal Başkanı, Türkiye'nin "Toprak Dede"si Hayrettin Karaca vefatının altıncı yıl dönümünde hayırla yad ediliyor.
Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfı Kurucu Onursal Başkanı, Türkiye'nin "Toprak Dede"si Hayrettin Karaca vefatının altıncı yıl dönümünde hayırla yad ediliyor.
Doğayı ve toprağı koruma farkındalığını merkeze alan sözleri, öncülük ettiği projeler ve yaşam felsefesiyle geniş kesimlere ilham vermeyi sürdüren Karaca, 20 Ocak 2020'de 98 yaşında yaşamını yitirdi.
Sürdürülebilir bir ekosistemin önemini yaşamı boyunca vurgulayan Karaca, bu alandaki birikimini ve çabasını TEMA Vakfıyla Yalova'daki Karaca Arboretumu'nda (Ağaç Müzesi) somutlaştırdı. Çocukluk yıllarından itibaren taşıdığı toprak sevgisi ve doğaya duyduğu ilgiyle özellikle genç kuşaklara örnek oldu.
Yaşam anlayışını doğayla uyum üzerine şekillendiren Karaca, "Tüketerek değil, paylaşarak." sözleriyle aşırı tüketimin çevre üzerindeki etkilerine dikkati çekti. Hayatının her döneminde doğayı pusula edinen Karaca, çevreye duyarlı bir yaşamın mümkün olduğunu aktardı.
Güçlü gözlem yeteneği, okuma alışkanlığı ve anlatıcılığıyla tanınan Karaca, Türkiye'nin dört bir yanını dolaşarak başta çocuklar olmak üzere toplumun farklı kesimlerine toprak ve doğa sevgisini anlattı.
"Yaşamak istiyorsan yaşatacaksın" anlayışıyla 1992 yılında, Türkiye'nin önde gelen iş insanlarından, doğa sevdalısı A. Nihat Gökyiğit ile TEMA Vakfını kurdu. Karaca, iki kurucusundan biri olduğu vakfı "halk hareketi" olarak tanımladı.
Vakıf, bugün Türkiye'nin dört bir yanındaki 1 milyon 250 bini aşkın gönüllüsüyle faaliyetlerini sürdürüyor.
TEMA Vakfı Orman ve Kırsal Kalkınma Bölüm Başkanı Dr. Ferhat Taze, AA muhabirine, Hayrettin Karaca'nın Türkiye'de "doğa koruma" denildiğinde akla gelen en önemli isimlerden biri olduğunu söyledi.
Karaca'nın çok zeki bir insan olduğunu belirten Taze, "İnancıyla çevresindeki insanları da Türkiye'nin doğasında olanlara inandırma yeteneğine sahipti. Bunu en küçük çocuktan en yetişkin insana kadar herkese anlatabiliyordu." dedi.
Taze, Karaca'nın algısının her zaman toprak yönünde olduğunu, "Bastığın yerlere toprak diyerek geçme" dendiğinde gözünün önüne onun geldiğini, Karaca'nın eski fotoğraflarına bakıldığında onun başının hep yerde, gözünün toprakta ve bitkilerde olduğunun görüleceğini anlattı.
Karaca'nın olaylara bakış açısının farklı olduğuna dikkati çeken Taze, şöyle devam etti:
"Sel olduğunda insanlar genelde suyu konuşur, 'Nehir taştı, sel oldu' deriz. Hayrettin Bey ise 'Niye sel olduğunda akıp gidenin toprak olduğunu söylemiyorsunuz?' diye sorardı. O, selle taşınan toprağı görürdü. Karaca'nın TEMA Vakfı gönüllülerine bıraktığı en önemli öğretilerden biri bilgi, ilgi, tepkidir. İnsanların önce bilgi edinmesi gerektiğini, bilgilendikçe ilginin arttığını ve bu ilgiyle beraber tepkinin doğduğunu söylerdi. Tepkinin ise her zaman bir karşı çıkış olmak zorunda olmadığını, tüketmemeyi tercih etmenin de bir tepki olduğunu anlatırdı."
"'Okuyun' derdi"
Ferhat Taze, Karaca'nın bireyin gücünü ve birlikteliği aynı anda vurguladığını, "Her şey bir ile başlar. Bir yoksa iki olmaz." dediğini aktardı.
Karaca'nın okumaya verdiği öneme işaret eden Taze, "'Okuyun.' derdi ama okumayı sadece bilgi edinmek için değil, sorumluluk olarak görürdü. 'Olanın olmayana, bilenin bilmeyene bu dünyada borcu var.' derdi." ifadelerini kullandı.
Taze, Hayrettin Karaca'nın doğayı korumak için yapılabilecekleri herkesin anlayabileceği, sade bir dille anlattığını, en güçlü mesajının "Yaşamak istiyorsan yaşatacaksın." olduğunu kaydetti.
Karaca'nın insanların tüketim alışkanlıklarıyla doğaya verdiği zarara sıkça dikkat çektiğini belirten Taze, onun "Param var ama hakkım yok. İhtiyacımızdan fazla tüketmeyeceğiz." anlayışıyla yaşadığını anlattı.
"Toprak, toprak, toprak"
Hayrettin Karaca'nın toprağa verdiği önemi sembolleştiren birçok davranışı olduğunu dile getiren Taze, "Kapısının üstünde 'toprak, toprak, toprak' yazardı. Kapıyı açtığında üç kere toprak demezseniz içeri girmenize izin vermezdi." dedi.
Taze, bir fidan dikiminde yere oturup mendil açarak "toprak dilenen" Karaca'nın aslında orada toprağın ne kadar kıymetli olduğunu anlattığını ifade etti.
Anadolu'dan başlayan bir "halk hareketi"
TEMA Vakfının Hayrettin Karaca için bir "halk hareketi" olduğunu vurgulayan Taze, vakfın kurulduğundan bu yana "Orman, Savunuculuk ve Çevre Politikaları, Eğitim, Örgütlenme ve Gönüllülük, Kırsal Kalkınma, Biyolojik Çeşitlilik ve İklim" olmak üzere 7 kritik alanda faaliyetler yürüttüğünü, bugün 1 milyon 250 bini aşkın gönüllüsüyle Türkiye'nin 81 ilinde çalışmalarını gerçekleştirdiğini anlattı.
Karaca'nın Anadolu kültürüne de büyük önem verdiğini belirten Taze, "Dünyanın kurtuluşu Anadolu'dan başlayacak çünkü Anadolu kültürü, doğayla uyumlu yaşamayı, paylaşmayı ve israf etmemeyi biliyor.' derdi." ifadelerine yer verdi.
Onun doğayı korumaya adadığı yaşamı nedeniyle 2012 yılında, "Alternatif Nobel" olarak da bilinen Doğru Yaşam Ödülü'ne layık görüldüğünü hatırlatan Taze, şunları kaydetti:
"Hayrettin Bey'i anmak kadar anlamanın da önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle yaşamlarını tüm doğal varlıkların korunmasına adayan Kurucu Onursal Başkanlarımız merhum Hayrettin Karaca ile merhum A. Nihat Gökyiğit'i, aramızdan ayrılışlarının ardından her yıl düzenlediğimiz 'Anma ve Anlama Haftası' kapsamında Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen etkinliklerle yeniden düşünüyor, anılarını yaşatıyoruz. Bıraktıkları miras, TEMA Vakfıyla geleceğe taşınmaya devam edecek."
Doğayı ve toprağı koruma farkındalığını merkeze alan sözleri, öncülük ettiği projeler ve yaşam felsefesiyle geniş kesimlere ilham vermeyi sürdüren Karaca, 20 Ocak 2020'de 98 yaşında yaşamını yitirdi.
Sürdürülebilir bir ekosistemin önemini yaşamı boyunca vurgulayan Karaca, bu alandaki birikimini ve çabasını TEMA Vakfıyla Yalova'daki Karaca Arboretumu'nda (Ağaç Müzesi) somutlaştırdı. Çocukluk yıllarından itibaren taşıdığı toprak sevgisi ve doğaya duyduğu ilgiyle özellikle genç kuşaklara örnek oldu.
Yaşam anlayışını doğayla uyum üzerine şekillendiren Karaca, "Tüketerek değil, paylaşarak." sözleriyle aşırı tüketimin çevre üzerindeki etkilerine dikkati çekti. Hayatının her döneminde doğayı pusula edinen Karaca, çevreye duyarlı bir yaşamın mümkün olduğunu aktardı.
Güçlü gözlem yeteneği, okuma alışkanlığı ve anlatıcılığıyla tanınan Karaca, Türkiye'nin dört bir yanını dolaşarak başta çocuklar olmak üzere toplumun farklı kesimlerine toprak ve doğa sevgisini anlattı.
"Yaşamak istiyorsan yaşatacaksın" anlayışıyla 1992 yılında, Türkiye'nin önde gelen iş insanlarından, doğa sevdalısı A. Nihat Gökyiğit ile TEMA Vakfını kurdu. Karaca, iki kurucusundan biri olduğu vakfı "halk hareketi" olarak tanımladı.
Vakıf, bugün Türkiye'nin dört bir yanındaki 1 milyon 250 bini aşkın gönüllüsüyle faaliyetlerini sürdürüyor.
TEMA Vakfı Orman ve Kırsal Kalkınma Bölüm Başkanı Dr. Ferhat Taze, AA muhabirine, Hayrettin Karaca'nın Türkiye'de "doğa koruma" denildiğinde akla gelen en önemli isimlerden biri olduğunu söyledi.
Karaca'nın çok zeki bir insan olduğunu belirten Taze, "İnancıyla çevresindeki insanları da Türkiye'nin doğasında olanlara inandırma yeteneğine sahipti. Bunu en küçük çocuktan en yetişkin insana kadar herkese anlatabiliyordu." dedi.
Taze, Karaca'nın algısının her zaman toprak yönünde olduğunu, "Bastığın yerlere toprak diyerek geçme" dendiğinde gözünün önüne onun geldiğini, Karaca'nın eski fotoğraflarına bakıldığında onun başının hep yerde, gözünün toprakta ve bitkilerde olduğunun görüleceğini anlattı.
Karaca'nın olaylara bakış açısının farklı olduğuna dikkati çeken Taze, şöyle devam etti:
"Sel olduğunda insanlar genelde suyu konuşur, 'Nehir taştı, sel oldu' deriz. Hayrettin Bey ise 'Niye sel olduğunda akıp gidenin toprak olduğunu söylemiyorsunuz?' diye sorardı. O, selle taşınan toprağı görürdü. Karaca'nın TEMA Vakfı gönüllülerine bıraktığı en önemli öğretilerden biri bilgi, ilgi, tepkidir. İnsanların önce bilgi edinmesi gerektiğini, bilgilendikçe ilginin arttığını ve bu ilgiyle beraber tepkinin doğduğunu söylerdi. Tepkinin ise her zaman bir karşı çıkış olmak zorunda olmadığını, tüketmemeyi tercih etmenin de bir tepki olduğunu anlatırdı."
"'Okuyun' derdi"
Ferhat Taze, Karaca'nın bireyin gücünü ve birlikteliği aynı anda vurguladığını, "Her şey bir ile başlar. Bir yoksa iki olmaz." dediğini aktardı.
Karaca'nın okumaya verdiği öneme işaret eden Taze, "'Okuyun.' derdi ama okumayı sadece bilgi edinmek için değil, sorumluluk olarak görürdü. 'Olanın olmayana, bilenin bilmeyene bu dünyada borcu var.' derdi." ifadelerini kullandı.
Taze, Hayrettin Karaca'nın doğayı korumak için yapılabilecekleri herkesin anlayabileceği, sade bir dille anlattığını, en güçlü mesajının "Yaşamak istiyorsan yaşatacaksın." olduğunu kaydetti.
Karaca'nın insanların tüketim alışkanlıklarıyla doğaya verdiği zarara sıkça dikkat çektiğini belirten Taze, onun "Param var ama hakkım yok. İhtiyacımızdan fazla tüketmeyeceğiz." anlayışıyla yaşadığını anlattı.
"Toprak, toprak, toprak"
Hayrettin Karaca'nın toprağa verdiği önemi sembolleştiren birçok davranışı olduğunu dile getiren Taze, "Kapısının üstünde 'toprak, toprak, toprak' yazardı. Kapıyı açtığında üç kere toprak demezseniz içeri girmenize izin vermezdi." dedi.
Taze, bir fidan dikiminde yere oturup mendil açarak "toprak dilenen" Karaca'nın aslında orada toprağın ne kadar kıymetli olduğunu anlattığını ifade etti.
Anadolu'dan başlayan bir "halk hareketi"
TEMA Vakfının Hayrettin Karaca için bir "halk hareketi" olduğunu vurgulayan Taze, vakfın kurulduğundan bu yana "Orman, Savunuculuk ve Çevre Politikaları, Eğitim, Örgütlenme ve Gönüllülük, Kırsal Kalkınma, Biyolojik Çeşitlilik ve İklim" olmak üzere 7 kritik alanda faaliyetler yürüttüğünü, bugün 1 milyon 250 bini aşkın gönüllüsüyle Türkiye'nin 81 ilinde çalışmalarını gerçekleştirdiğini anlattı.
Karaca'nın Anadolu kültürüne de büyük önem verdiğini belirten Taze, "Dünyanın kurtuluşu Anadolu'dan başlayacak çünkü Anadolu kültürü, doğayla uyumlu yaşamayı, paylaşmayı ve israf etmemeyi biliyor.' derdi." ifadelerine yer verdi.
Onun doğayı korumaya adadığı yaşamı nedeniyle 2012 yılında, "Alternatif Nobel" olarak da bilinen Doğru Yaşam Ödülü'ne layık görüldüğünü hatırlatan Taze, şunları kaydetti:
"Hayrettin Bey'i anmak kadar anlamanın da önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle yaşamlarını tüm doğal varlıkların korunmasına adayan Kurucu Onursal Başkanlarımız merhum Hayrettin Karaca ile merhum A. Nihat Gökyiğit'i, aramızdan ayrılışlarının ardından her yıl düzenlediğimiz 'Anma ve Anlama Haftası' kapsamında Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen etkinliklerle yeniden düşünüyor, anılarını yaşatıyoruz. Bıraktıkları miras, TEMA Vakfıyla geleceğe taşınmaya devam edecek."
Kaynak: AA / Güncel
Hayrettin Karaca, Türkiye, Güncel, Çevre, Türkiye, Hayrettin Karaca, Çevre, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA