TİHEK'ten Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş'i hedef alan sosyal medya paylaşımına ilişkin açıklama Açıklaması
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'in kıyafeti üzerinden hedef alınmasını nefret söylemi olarak değerlendirerek, toplumun tüm kesimlerine ayrımcı ve dışlayıcı söylemlerden kaçınma çağrısında bulundu.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından, Eskişehir'in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'i hedef alan sosyal medya paylaşımına ilişkin, "Kişilerin cinsiyeti, inancı, yaşam tarzı veya kıyafeti üzerinden hedef alınması, eşitlik ilkesine ve insan onuruna açık bir saldırı niteliği taşımaktadır. Bu tür ifadeler, demokratik toplumlarda kabul edilebilir eleştiri sınırlarını aşarak nefret söylemi ve ayrımcılığın yaygınlaşmasına yol açmaktadır." ifadeleri kullanıldı.
Kurumdan yapılan yazılı açıklamada, sosyal medya ve dijital mecralarda, Güneş'in, kıyafeti üzerinden aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ayrımcı nitelikte ifadelerle hedef alındığına ilişkin paylaşımların kamuoyuna yansıdığını anımsatıldı.
Açıklamada, "Kişilerin cinsiyeti, inancı, yaşam tarzı veya kıyafeti üzerinden hedef alınması, eşitlik ilkesine ve insan onuruna açık bir saldırı niteliği taşımaktadır. Bu tür ifadeler, demokratik toplumlarda kabul edilebilir eleştiri sınırlarını aşarak nefret söylemi ve ayrımcılığın yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Nefret söylemi kavramına ilişkin ulusal ve uluslararası hukukta yeknesak ve açık bir tanım bulunmamakta olup hangi ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında kalacağı, hangilerinin nefret söylemi niteliği taşıyacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir." görüşü aktarıldı.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 5'inci maddesinde insan onurunun korunmasına, 10'uncu maddesinde kanun önünde eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına, 14'üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına, 17'nci maddesinde ise kişinin maddi ve manevi varlığının korunmasına ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamelenin yasaklanmasına ilişkin hükümlere yer verildiği aktarılan açıklamada, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin "Nefret içeren ifadeler" konulu 97(20) sayılı Tavsiye Kararı ile Birleşmiş Milletler'in 2019 tarihli Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı'na ve aynı tarihli Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı'na atıfta bulunuldu.
"Olaya konu paylaşımlar, ayrımcılığı ve nefreti teşvik etmektedir"
"Dini ayrımcılığın tipik bir göstergesi olarak İslam karşıtlığı, Müslüman birey ve gruplara karşı ayrımcı tutumları derinleştirmektedir." değerlendirmesinin bulunduğu açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Nitekim İslam karşıtı söylem ve davranışlar, Müslüman kişi ve toplulukları, camileri, ibadethaneleri ve mezarlıklar gibi kutsal mekanları, Müslüman kişilerin evleri, okulları ve kuruluşları, kılık kıyafetleri gibi unsurları hedeflemektedir. Bu çerçevede dini aidiyet üzerinden genelleme yapan, hoşgörüsüzlüğü pekiştiren ve toplumsal dışlamayı meşrulaştıran olaya konu paylaşımlar, ayrımcılığı ve nefreti teşvik etmektedir. Bu ilkeler ışığında, seçilmiş bir kamu görevlisinin ya da herhangi bir kişinin cinsiyeti, inancı veya giyim tercihi üzerinden aşağılanmasının ve hedef gösterilmesinin ifade özgürlüğünün koruma alanı içerisinde değerlendirilemeyeceği açıktır."
Açıklamada, TİHEK'in, bu nefret söyleminin toplumun çok geniş kesimleri tarafından mahkum edilmesinin önemini vurguladığı, başta kamusal sorumluluk taşıyan kişiler olmak üzere toplumun tüm kesimlerini, ayrımcı ve dışlayıcı söylemlerden kaçınmaya ve insan onuruna saygılı bir dil kullanmaya davet ettiği belirtildi.
Kurumdan yapılan yazılı açıklamada, sosyal medya ve dijital mecralarda, Güneş'in, kıyafeti üzerinden aşağılayıcı, küçük düşürücü ve ayrımcı nitelikte ifadelerle hedef alındığına ilişkin paylaşımların kamuoyuna yansıdığını anımsatıldı.
Açıklamada, "Kişilerin cinsiyeti, inancı, yaşam tarzı veya kıyafeti üzerinden hedef alınması, eşitlik ilkesine ve insan onuruna açık bir saldırı niteliği taşımaktadır. Bu tür ifadeler, demokratik toplumlarda kabul edilebilir eleştiri sınırlarını aşarak nefret söylemi ve ayrımcılığın yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Nefret söylemi kavramına ilişkin ulusal ve uluslararası hukukta yeknesak ve açık bir tanım bulunmamakta olup hangi ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında kalacağı, hangilerinin nefret söylemi niteliği taşıyacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir." görüşü aktarıldı.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 5'inci maddesinde insan onurunun korunmasına, 10'uncu maddesinde kanun önünde eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına, 14'üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına, 17'nci maddesinde ise kişinin maddi ve manevi varlığının korunmasına ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamelenin yasaklanmasına ilişkin hükümlere yer verildiği aktarılan açıklamada, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin "Nefret içeren ifadeler" konulu 97(20) sayılı Tavsiye Kararı ile Birleşmiş Milletler'in 2019 tarihli Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı'na ve aynı tarihli Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı'na atıfta bulunuldu.
"Olaya konu paylaşımlar, ayrımcılığı ve nefreti teşvik etmektedir"
"Dini ayrımcılığın tipik bir göstergesi olarak İslam karşıtlığı, Müslüman birey ve gruplara karşı ayrımcı tutumları derinleştirmektedir." değerlendirmesinin bulunduğu açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Nitekim İslam karşıtı söylem ve davranışlar, Müslüman kişi ve toplulukları, camileri, ibadethaneleri ve mezarlıklar gibi kutsal mekanları, Müslüman kişilerin evleri, okulları ve kuruluşları, kılık kıyafetleri gibi unsurları hedeflemektedir. Bu çerçevede dini aidiyet üzerinden genelleme yapan, hoşgörüsüzlüğü pekiştiren ve toplumsal dışlamayı meşrulaştıran olaya konu paylaşımlar, ayrımcılığı ve nefreti teşvik etmektedir. Bu ilkeler ışığında, seçilmiş bir kamu görevlisinin ya da herhangi bir kişinin cinsiyeti, inancı veya giyim tercihi üzerinden aşağılanmasının ve hedef gösterilmesinin ifade özgürlüğünün koruma alanı içerisinde değerlendirilemeyeceği açıktır."
Açıklamada, TİHEK'in, bu nefret söyleminin toplumun çok geniş kesimleri tarafından mahkum edilmesinin önemini vurguladığı, başta kamusal sorumluluk taşıyan kişiler olmak üzere toplumun tüm kesimlerini, ayrımcı ve dışlayıcı söylemlerden kaçınmaya ve insan onuruna saygılı bir dil kullanmaya davet ettiği belirtildi.
Kaynak: AA / Güncel
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, İnsan Hakları, Sosyal Medya, Güncel, Medya, Güneş, Medya, Güneş, Sosyal Medya, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, İnsan Hakları, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA