TCMB Enflasyon Raporu: Beklentilerde İyileşme Sinyali

Ekonomi Haberleri

TCMB'nin üçüncü Enflasyon Raporu'nda, hane halkı enflasyon beklentilerindeki iyileşmeye rağmen seviyenin yüksek olduğu belirtildi. Net Hata ve Noksan kalemi 58 milyar dolardan 23 milyar dolara gerilerken, sıkı para politikasının devamı vurgulandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz soruları yanıtladı.
TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın katılımıyla yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya katılan TCMB Başkan Yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz soruları yanıtladı.
Hatice Karahan, para politikası ve jeopolitik gelişmeler gibi farklı etkenlere verilen tepkilerin hane halkı beklentilerine daha gecikmeli yansıyabildiğini belirterek, "Kesinlikle sınırlı veya yavaş düzelmeler görebiliyoruz. Son döneme odaklandığımızda, savaş sonrası dönemde, hane halkı enflasyonu ile reel sektör ve piyasa katılımcıları enflasyon beklentilerini karşılaştırdığımızda özellikle hane halkı enflasyon beklentilerinde hala seviyenin yüksek olduğunu ancak diğer kesimlere göre çok daha iyi bir toparlanma olduğunu gözlemliyoruz." diye konuştu.
Karahan, nisan-temmuz döneminde 12 aylık enflasyon beklentilerinde piyasa katılımcılarında 0,6 puanlık sınırlı bir artış, reel sektör açısından ise 1,2 puanlık gerileme görüldüğüne dikkati çekerek, "Hane halkında ise az önce bahsettiğim o daha güçlü iyileşmeyi 6,6 puanlık bir toparlanmayla gördük. Bu da bizi mutlu eden bir gelişme fakat bu seviyelerin halen yüksek olması, aslında istediğimiz düzeylerde olmaması enflasyon fiyatlarının çıpalanması anlamında halen beklentilerin iyileşmesi anlamında bir yolumuz olduğunu gösteriyor." diye konuştu.
Toparlanmaya rağmen gerçekleşen enflasyonun özellikle hane halkının enflasyon beklentilerini etkilediğini kaydeden Karahan, dezenflasyon sürecinin devam etmesiyle beklentilerdeki iyileşmenin de süreceğini öngördüklerini belirtti.
"Amacımız bu net hata ve noksan kaleminin uzun vadede sıfıra yakınsamasını sağlamak"
Fatma Özkul da Ödemeler Dengesi İstatistikleri'nde "Net Hata ve Noksan" kalemine ve yapılan son revizyonlara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Ödemeler dengesinde yer alan cari işlemler hesabıyla finans hesabının birbirini dengelemesi gerektiğini belirten Özkul, "Ama birçok nedenden ötürü biz bunun dengelenmediğini görüyoruz. Bunlar veri eksikliğinden veya gelen verilerin doğru ölçülmemesinden veya gerçek zamanlı bilgilerin gelmemesinden veya yastık altı dediğimiz bazı döviz hareketlerinin doğru hesaplara kaydedilmemesinden kaynaklanabiliyor." ifadelerini kullandı.
Özkul, bugün açıklanan revizyonları üç temel başlıkta, şöyle özetledi:
"Birincisi, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında bulunan banka hesaplarındaki mevduatlarını daha doğru ölçümleme imkanımız oldu. Diğer revizyonumuz, finansal türev işlemlerinden kaynaklanan kar ve zararlarımız oluyor. Bu kar ve zararı daha doğru tespit edebildik ve ilişkili hesaplara finans hesaplarına kaydedildi. Son olarak da yine yurt içindeki efektif hareketlerin yani bankalara olan giriş çıkış efektiflerini doğru hesaplarla ilişkilendirdik. Burada özellikle de seyahat geliri veya mal ticaretiyle ilişkilendirilmeyen yastık altı olarak nitelendirebileceğimiz döviz hareketlerinin efektif hareketlerini doğru hesaplarla ilişkilendirdik. Özetle şunu söylemek isterim ki bizler bu revizyon sonrasında aslında çok yüksek bir hacim gösteren Net Hata Noksan'ın 58 milyar dolardan yaklaşık 23 milyar dolara gerilediğini gördük. Şunu da belirtmek isterim ki doğru ölçümlemeyle daha sağlıklı verilerle verilerimiz zenginleştikçe bunları daha doğru raporluyor olacağız. Tabii ki amacımız bu Net Hata ve Noksan kaleminin uzun vadede sıfıra yakınsamasını sağlamak."
"Öngörülebilir ve sürdürülebilir büyümenin olması için dezenflasyon maliyetine katlanmak makul bir seçim"
Gazi İshak Kara da gıda fiyatlarının oluşumunda arz yönlü unsurların yanı sıra üretimin planlanması ve zamanlaması, tedarik zincirindeki fiyatlama davranışları, fiyat oluşumu, depolama ve dağıtım kanalları ile piyasadaki rekabet yapısı gibi yapısal faktörlerin etkili olduğuna dikkati çekti.
Kara, gıda enflasyonunun kontrol altına alınmasına yönelik yapısal çalışmaların ilgili bakanlıklarla koordinasyon içinde sürdürüldüğünü belirterek, dezenflasyon sürecinin kısa vadeli maliyetlerine ilişkin şöyle konuştu:
"Genel olarak enflasyon sürecinde, dezenflasyonun maliyetinden bahsetmiştiniz. Tabii ki kısa vadede birtakım ödünleşmeler olabiliyor. Örneğin, kredi gecikmelerinde artışlar oluyor, tahsile düşmüş alacaklar da artışlar olabiliyor. Ancak uzun vadede dezenflasyon sürecinin sağlanması sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme için bir ön koşul. Çünkü düşük enflasyon ortamı öngörülebilirliği artırıyor, belirsizlikleri azaltıyor. Kaynak dağılımının daha adil ve daha sağlıklı bir şekilde oluşmasını sağlıyor. Dolayısıyla biz öngörülebilir ve sürdürülebilir büyümenin olması için dezenflasyon maliyetine katlanmanın makul bir seçim olduğunu değerlendiriyoruz."
"Çözüm sıkı para politikasının devam etmesidir"
Yusuf Emre Akgündüz de enflasyondaki mevcut seyrin fiyatlama davranışları ve uzun vadeli beklentiler üzerindeki etkisinin gelecek dönem açısından yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.
Reel sektör ve hane halkının enflasyon beklentilerinde savaş sonrası dönemde yeniden iyileşme görüldüğünü kaydeden Akgündüz, enflasyondaki seyrin fiyatlama davranışları ve uzun vadeli beklentiler açısından oluşturduğu riske ilişkin, şunları söyledi:
"Burada bir süredir yüzde 30'da giden bir enflasyon var. Buradaki en önemli risk, bu takılma gibi görünen yavaşlamanın fiyatlama davranışlarını ve uzun vadeli beklentileri bozması ve fiyatlama davranışı kanalı üzerinden gelecek yılda tekrar bir takılma riski oluşturmasıdır. Bunun çözümü de sıkı para politikasının devam etmesidir. Yani ilerleyen dönemde daha temkinli bir şekilde hareket etmemizdir. Tabii verilere göre hareket ediyoruz. O anlamda şimdiden bir şey söylemek biraz zor. Ama gelecek yılda bizim temel araçlarımız belli, temel hedeflerimiz belli. Bu ikisiyle uyumlu bir şekilde hareket edebiliriz diye varsayıyorum."