Sinop TSO Başkanı Akbaş: “Finansmana erişimde ciddi sıkıntı var”

Yerel Haberler

Sinop Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Salim Akbaş, kentte faaliyet gösteren işletmelerin finansmana erişimde ciddi sorunlar yaşadığını belirterek, yüksek ticari kredi faizlerinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

Haber: Mustafa USTA

(SİNOP) - Sinop Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Salim Akbaş, kentte faaliyet gösteren işletmelerin finansmana erişimde ciddi sorunlar yaşadığını belirterek, yüksek ticari kredi faizlerinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

Sinop TSO Başkanı Salim Akbaş, mevcut faiz ortamının ticaret ve sanayi sektörünü olumlu etkilemesinin mümkün olmadığını belirtti. Oda üyelerine yaklaşık 15 gün önce finansmana erişim konusunda bir anket gönderdiklerini aktaran Akbaş, katılımcıların yaklaşık yüzde 75'inin ticari kredi faizlerinin yüksek olduğunu ve kredilere erişmenin mümkün olmadığını ifade ettiklerini açıkladı.

Akbaş, "Bu anketle finansmana erişim ve finansmana erişimdeki zorluklarla ilgili şehrin nabzını ölçelim dedik. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 75'i bankalardaki ticari kredi faizlerinin yüksek olduğunu ve buna erişmenin mümkün olmadığını ifade ettiler. Yüzde 55'lik bir dilim ise bankaların yüksek kredi faizlerinin yanında kredi kullandırırken dosya masrafları ve kayıtlarda olmayan yeni ürünleri satarak kredi faizlerinin ve masraflarının artırıldığını, bunun da üyeyi daha zor duruma düşürdüğünü belirtti."

"FİNANSMANA ERİŞİMDE SIKINTI VAR"

İşletmelerin son dönemde finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından Nefes Kredisi ve benzeri uygulamaların hayata geçirildiğini dile getiren Akbaş, "Bunları bankalar verirken çok bonkör davrandığını söyleyemeyeceğiz. Müşteri seçmek, sağlam müşteriyi bilmek ve bunlara kredi vermekle beraber yeni masraflarla üyeden bir nevi zor günde para almaya yönelik bazı hamleler oluyor. Bunu doğru bulmuyoruz" dedi.

"DARALMA SERMAYE KAYBINA DÖNÜŞEBİLİR"

Sanayi sektörü başta olmak üzere ticarette ciddi bir daralma yaşandığını ifade eden Akbaş, işletmelerin bu süreci finansman desteğiyle aşmaya çalıştığını ancak finansmana erişimin zorlaşmasının işletmeleri küçülmeye ve sermaye kaybına sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Akbaş, "Küçülme tamam, bir yere kadar kabul edilebilir. Ama bu küçülme mevcut sermayenin azalması, hatta işletmenin sermayesini kaybetmesi noktasına geldiği zaman ileride telafi edilmesi mümkün olmayan daha büyük sorunlar ortaya çıkacak demektir" şeklinde konuştu.

Kredi faizlerinin işletmeler tarafından kullanılabilir seviyeye çekilmesi gerektiğini vurgulayan Akbaş, politika faizi ile ticari kredi faizleri arasındaki farkın işletmeler açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi.

"İHRACATÇI SANAYİCİNİN DURUMU ÇOK DAHA KÖTÜ"

Sanayicilerin durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akbaş, özellikle ihracat yapan sanayicilerin artan maliyetler ve baskılanan döviz kuru nedeniyle daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Akbaş, "İhracatçı sanayicinin durumu çok daha kötü. Çünkü yerli girdi maliyetleri artmasına rağmen ihracat döviz üzerinden yapıldığı için baskılanmış döviz satış rakamlarını karşılayamadığı için birçok işletme ya faaliyetini azaltıyor ya pazar kaybediyor ya da bazıları coğrafya değiştiriyor. Yani üretimlerini başka lokasyonlara taşıyorlar" dedi.

"MÜŞTERİ VE PAZAR KAYBI KOLAY TELAFİ EDİLEMEZ"

Üretim tesislerinin başka bölgelere taşınmasının uzun vadede önemli kayıplara neden olabileceğini belirten Akbaş, müşteri ve pazar kaybının yanı sıra işletmelerin kurulu tesislerinde sermaye kaybı yaşayabileceğini ifade etti. Akbaş, "Müşteri kaybetmek, pazar kaybetmek, kurulu olan tesiste sermaye kaybetmek, bunlar çok kolay telafi edilecek şeyler değil. Köklü kuruluşlarda bile bunları yaşayabiliyoruz" ifadelerini kullandı.

İşletmelerin mevcut ekonomik koşullara uyum sağlayabilmesi için düşük veya ödenebilir faizli kredilere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Akbaş, finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti. Akbaş, "Bunlarla ilgili önleyici tedbirler nedir diye sorarsanız kesinlikle düşük faizli ya da ödenebilir faizli kredi. Bu krediye ulaşım, dahası finansmana erişim ne kadar kolay olursa bu tür işletmeler de kendilerini buna göre konumlandırabilirler" dedi.