Şile Belediyesi davasında tutuksuz sanıklar rüşvet iddialarını anlattı
Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında 53 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında, tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Duruşmada ruhsat ve festival işleri için rüşvet istendiği iddia edildi; mahkeme duruşmayı 26 Ekim Pazartesi gününe erteledi.
Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında, tutuksuz sanıkların savunmaları alındı.
İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Nazif Gönen, Şile'de 11 milyon dolar yatırım yaparak aldıkları otele ruhsat almak için Şile Belediyesine başvuru yaptıklarında, kendisinden 3 milyon lira rüşvet istendiğini iddia etti.
Ruhsat ve imar bölümünden tatmin edici bilgi alamadıklarını söyleyen Gönen, şu beyanda bulundu:
"Daha sonra Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile görüşmeye gittik. 'Biz Şile'nin en iyi otelini yaptık. Ruhsat almamız lazım.' dedim. Başkan Özgür Kabadayı 'Biz festival yaptık, borçlarımız var sizden para almamız lazım.' dedi. 'Borç gırtlağımda.' dedim. 'Çok sıkıntım var. Resmi bağış yapalım.' dedim. Başkan Kabadayı, 'Yok.' dedi, 'Elden ödenmeyen paralar var, bunu elden almamız lazım.' dedi. Ben bu parayı vermeden bunu alamayacağımı anladım. 11 milyon dolar yatırım yapmışız. Bir buçuk, bir buçuk bu parayı 3 milyon olarak verdim. Sonrasında ruhsatı yine alamadık. Bize taahhüt vereceksiniz dediler. Çatıdaki bir metre meselesiyse bunu hallederim, taahhüt olarak bir yıl içerisinde çatı bölümündeki eksikleri gidereceğim dedim. Belediyeye projemizi sunduk. Onaylanmazsa çatıyı yıkarım dedim. Proje hiçbir makama gönderilmedi."
Gönen, belediyeye proje gönderilmedi diye dava açtıklarını ve kazandıklarını belirterek, "Sonra ruhsatı aldık. İBB Meclisi'nde taahhütle ruhsat verilmez diye gündeme geldi. Taahhütle ruhsat verilmezmiş. Ben de sordum başkana, 'Madem verilmez neden verdiniz?' dedim. 'Ben de bilmiyordum.' dedi. Daha sonra otele ekip gönderdiler, 14 gün süren var yıkacaksın burayı dediler. Biz de yıkmaya başladık. Dediklerini yapmamıza rağmen ruhsatımızı iptal ettiler. Özgür Kabadayı, Ekrem Başkan'dan talimat aldı, ben ne yaparsam yapayım ruhsat iptal olacaktı. Benimle kedinin fareyle oynandığı gibi oynandılar." iddiasında bulundu.
"Bu konuşmadan 3-4 gün sonra 4 milyon TL'yi nakit olarak talep ettiler"
Peacock Beach'in işletmecisi tutuksuz sanık Ercan Aş, Çağlar Ersoy ile 2024 yılının yaz aylarında Mercan Köşk'te yüz yüze görüştüğünü, bu görüşmeden 2-3 gün sonra Oğuz Kaçmaz'ın kendisini WhatsApp üzerinden aradığını belirterek, şu beyanda bulundu:
"Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın telefonda benimle görüşmek istediğini söyledi ve telefonu Özgür Kabadayı'ya verdi. Başkanla telefonda konuştuk. Bana 'Plaj sözleşmen hayırlı olsun.' diyerek konuyu 2024 yılında yapılacak olan Şile Bezi Festivali'ne getirdi. Belediyeyi yeni aldıkları için çok borçları bulunduğunu, ancak bu festivali de yapmaları gerektiğini belirterek Sıla isimli şarkıcının 2 milyon 500 bin TL olan sahne ücretini ödeyip ödeyemeyeceğimi sordu. Ben de kendisine sezonun daha yeni başlamış olduğunu ve böyle bir bütçemizin olmadığını belirttim ve görüşmeyi sonlandırdık."
Sanık Aş, Oğuz Kaçmaz'ın kendisine Şile Belediyesinin çok fazla borcu olduğunu, o ayki maaşları öderken çok fazla sıkıntı çekeceklerini anlattığını söyleyerek, "4 milyon TL'ye ihtiyaçları olduğunu, bu konuda yardımcı olursam çok sevineceklerini söyledi. Belediyeye yardımcı olmaya çalışacağımı söyleyip oradan ayrıldım. 1-2 saat sonra beni tekrar aradı. Özgür Kabadayı'nın bir de VIP araç istediğini, bu konuda da yardımcı olmam için başkanın kendisinin rica ettiğini söyledi. Bu konuşmadan 3-4 gün sonra 4 milyon TL'yi nakit olarak talep ettiler. Ben de eşimle biriktirmiş olduğumuz altın ve takıları bozdurarak, bir miktar nakitle birleştirip bu parayı iki beyaz poşet içine koyarak hazırladım." ifadelerini kullandı.
24 Şubat 2025'te Şile Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne arabasıyla gittiğini dile getiren Aş, savunmasına şöyle devam etti:
"Oğuz Kaçmaz bana, 'Ne yaptın Ercan, paraları ayarlayabildin mi? Çok sıkışığız, nefes almamız lazım.' dedi. Ben de paraları getirdiğimi ve arabanın bagajında olduğunu söyledim. Oğuz Kaçmaz ile odada otururken, Oğuz benden oraya gelmiş olduğum aracımın anahtarını istedi. Anahtarı Sercan Taşkaya isimli belediye çalışanına verdi ve 'Ercan abinin arabasını yan tarafa, benim arabamın yanına çek. Bagajında bulunan paraları kimse görmeden benim arabamın bagajına koy.' dedi. İki büyük pazar poşetinin içine koymuş olduğum paraları o gün orada Oğuz Kaçmaz'ın arabasına aldılar. Bu paralar, her bir poşette 2 milyon TL olacak şekildeydi."
"Özgür Başkan tek sorumlunun bu konularla ilgili Oğuz Kaçmaz olduğunu söyledi"
Tutuksuz sanık Çağlar Ersoy, 31 Mart seçimlerinden sonra belediye iştiraki olan Mercan Köşk'ün Yönetim Kurulu Başkanı olarak Özgür Kabadayı'nın talimatıyla göreve başladığını söyledi.
Ersoy, 2024 yılının Kasım ayında Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'dan borç istediğini anlatarak, şunları kaydetti:
"Bana Oğuz Kaçmaz aracılığıyla 16 bin dolar olarak parayı yolladı. Hatırladığım kadarıyla 16 bin dolar aşağı yukarı 600 bin TL ediyordu. Kızımın dershane masrafları ve şahsi ihtiyaçlarım vardı o nedenle başkandan bu parayı borç olarak istemiştim. Ben parayı TL olarak istemiştim. Dolar olarak gönderince şaşırdım. Özgür Kabadayı 2025 yılı mart ayı içerisinde beni aradı. Mutlu Ulusoy'un ekonomik sıkıntısı olduğunu, benim destek olup olamayacağımı sordu. Ben de kendisine şu an öyle bir durumum olmadığını söyledim. Bunu çözebilir miyiz? diye sorunca ben de arkadaşlarım üzerinden bu işi hallederim dedim. Sonrasında arkadaşımdan rica ettim. 2 parti olacak şekilde toplam 200 bin lira gönderdi."
Tutuksuz sanık Furkan Yapıcı, 31 Mart seçimlerinden sonra Şile Belediyesi'nde özel kalem olarak göreve başladığını belirterek, şu beyanda bulundu:
"Göreve başladıktan yaklaşık 1 ay içerisinde şahit olduğum bir çiçek ihalesi olayı var. Çiçek ihalesiyle ilgili firmanın Ümraniye'de bir firma olduğunu duydum. Oğuz Kaçmaz'la bu firma arasında bir bağlantı olduğunu duydum. Özgür Başkan'a bunu söyledim. Başkan'a söyledikten 1 gün sonra Oğuz Kaçmaz beni odasına çağırdı. Belediyede böyle şeylerin olacağını, özel kalemin harcamaları olduğunu, her şeye burnumu sokmamam gerektiğini söyledi. Bu olaydan sonra beni özel kalem görevimden alıp kültür müdürlüğüne gönderdiler. Şile Belediyesi'nde son sözü Özgür Kabadayı söylerdi ama Oğuz Kaçmaz bir şekilde manipüle edip yine en son kendi istediğini yaptırırdı."
Yapıcı, Şile Bezi Festivali hazırlığı için Kartal'da bir firmanın ofisine gittiklerini anlatarak, "Bu ofiste benimle birlikte Berkant Acil, Arif Sevik, Oğuz Kaçmaz ve Özgür Başkan vardı. Bir de bir hanımefendi vardı, şirketin muhasebecisiydi galiba." dedi.
Orada 34. Şile Bezi Festivali ile ilgili konuşulduğunu aktaran Yapıcı, şöyle devam etti:
"Bazı sanatçılar konuşuldu. 'Sıla olabilir mi, ücreti nedir?' gibi konular konuşuldu. Sonra festivalle ilgili Berkant Bey ödemeyle ilgili bir soru sordu. Orada da Özgür Başkan tek sorumlunun bu konularla ilgili Oğuz Kaçmaz olduğunu, tek yetkilinin o olduğunu, bundan sonraki bütün süreci onunla görüşmeleri gerektiğini söyledi ve biz oradan ayrıldık. Biz oradan ayrıldıktan sonra süreç içerisinde Oğuz Kaçmaz bana ve Ferhat Domurcuk'a birer adet iPhone 15 Pro Max bir tane de kulaklık verdi. Bunu belediye işlerinde kullanmamız için verdiğini söyledi."
Yapıcı, Şile Bezi Festivali'nde 22,5 milyon liralık kamu zararı ile Meclis üyelerine 800 bin lira para dağıtıldığı iddiaları hakkında da bilgisi olmadığını savundu.
"Bizi buna mecbur bıraktıkları için biz 3 milyon lira vereceğimizi söyledik"
Tutuksuz sanık Oruç Melik Serilmez, Özgür Kabadayı'nın kendisine olan husumeti nedeniyle, belediyedeki şeflik görevinden alınarak, fen işlerine mühendis olarak gönderildiğini söyledi.
Tutuksuz sanık Orkut Kakşa da Şile'de projelerini yürütmek için kendisinden 4 milyon lira para alındığını iddia ederek, "Furkan Yapıcı bizi aradı. 'Çengelköy'deki ofisinize geleceğim.' dedi. Biz de tabii ki gel buyur dedik. Geldiğinde 'Oğuz'un sizden bir isteği olacak.' dedi. 'Bu istekle alakalı birkaç gün içinde geleceğim, lütfen hazırlık yapın.' dedi. Sonra kendisi gitti. İki gün sonra ofise geldi. Dedi ki 'Oğuz Başkan sizden 3 milyon lira istiyor.' 'Oğuz'u ara.' dedim. Sesi hoparlöre verdi. Şu an yanımdalar dedi. Oğuz, 'Onlara söyle bugün 3 milyonu verdiler verdiler, vermezlerse Şile'de onlara iş yaptırmam adım da attırmam. Bugün istiyorum o parayı.' dedi. Sonra telefonu kapattı." ifadelerini kullandı.
Sanık Kakşa, "Biz babamla konuştuk, düşündük. Dedik ki bizim orada bir sürü projemiz var, bizi her türlü zorluyorlar, sürekli ceza yazıyorlar. Bizi buna mecbur bıraktıkları için biz 3 milyon lira vereceğimizi söyledik. Birkaç gün sonra Furkan geldi. Ben parayı kendisine iki siyah poşette ikiye bölünmüş şekilde teslim ettim. Sonra 1 milyon daha istediler. Kavacık'ta bir kebapçıda buluştuk. Arabamdan paraları alıp çantaya koydular, sığmayınca siyah bir poşete koyup ayrıldılar." beyanında bulundu.
Bugünkü duruşmada 9 tutuksuz sanığın savunması alınırken, mahkeme heyeti duruşmayı 26 Ekim Pazartesi gününe erteledi.
İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Nazif Gönen, Şile'de 11 milyon dolar yatırım yaparak aldıkları otele ruhsat almak için Şile Belediyesine başvuru yaptıklarında, kendisinden 3 milyon lira rüşvet istendiğini iddia etti.
Ruhsat ve imar bölümünden tatmin edici bilgi alamadıklarını söyleyen Gönen, şu beyanda bulundu:
"Daha sonra Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile görüşmeye gittik. 'Biz Şile'nin en iyi otelini yaptık. Ruhsat almamız lazım.' dedim. Başkan Özgür Kabadayı 'Biz festival yaptık, borçlarımız var sizden para almamız lazım.' dedi. 'Borç gırtlağımda.' dedim. 'Çok sıkıntım var. Resmi bağış yapalım.' dedim. Başkan Kabadayı, 'Yok.' dedi, 'Elden ödenmeyen paralar var, bunu elden almamız lazım.' dedi. Ben bu parayı vermeden bunu alamayacağımı anladım. 11 milyon dolar yatırım yapmışız. Bir buçuk, bir buçuk bu parayı 3 milyon olarak verdim. Sonrasında ruhsatı yine alamadık. Bize taahhüt vereceksiniz dediler. Çatıdaki bir metre meselesiyse bunu hallederim, taahhüt olarak bir yıl içerisinde çatı bölümündeki eksikleri gidereceğim dedim. Belediyeye projemizi sunduk. Onaylanmazsa çatıyı yıkarım dedim. Proje hiçbir makama gönderilmedi."
Gönen, belediyeye proje gönderilmedi diye dava açtıklarını ve kazandıklarını belirterek, "Sonra ruhsatı aldık. İBB Meclisi'nde taahhütle ruhsat verilmez diye gündeme geldi. Taahhütle ruhsat verilmezmiş. Ben de sordum başkana, 'Madem verilmez neden verdiniz?' dedim. 'Ben de bilmiyordum.' dedi. Daha sonra otele ekip gönderdiler, 14 gün süren var yıkacaksın burayı dediler. Biz de yıkmaya başladık. Dediklerini yapmamıza rağmen ruhsatımızı iptal ettiler. Özgür Kabadayı, Ekrem Başkan'dan talimat aldı, ben ne yaparsam yapayım ruhsat iptal olacaktı. Benimle kedinin fareyle oynandığı gibi oynandılar." iddiasında bulundu.
"Bu konuşmadan 3-4 gün sonra 4 milyon TL'yi nakit olarak talep ettiler"
Peacock Beach'in işletmecisi tutuksuz sanık Ercan Aş, Çağlar Ersoy ile 2024 yılının yaz aylarında Mercan Köşk'te yüz yüze görüştüğünü, bu görüşmeden 2-3 gün sonra Oğuz Kaçmaz'ın kendisini WhatsApp üzerinden aradığını belirterek, şu beyanda bulundu:
"Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın telefonda benimle görüşmek istediğini söyledi ve telefonu Özgür Kabadayı'ya verdi. Başkanla telefonda konuştuk. Bana 'Plaj sözleşmen hayırlı olsun.' diyerek konuyu 2024 yılında yapılacak olan Şile Bezi Festivali'ne getirdi. Belediyeyi yeni aldıkları için çok borçları bulunduğunu, ancak bu festivali de yapmaları gerektiğini belirterek Sıla isimli şarkıcının 2 milyon 500 bin TL olan sahne ücretini ödeyip ödeyemeyeceğimi sordu. Ben de kendisine sezonun daha yeni başlamış olduğunu ve böyle bir bütçemizin olmadığını belirttim ve görüşmeyi sonlandırdık."
Sanık Aş, Oğuz Kaçmaz'ın kendisine Şile Belediyesinin çok fazla borcu olduğunu, o ayki maaşları öderken çok fazla sıkıntı çekeceklerini anlattığını söyleyerek, "4 milyon TL'ye ihtiyaçları olduğunu, bu konuda yardımcı olursam çok sevineceklerini söyledi. Belediyeye yardımcı olmaya çalışacağımı söyleyip oradan ayrıldım. 1-2 saat sonra beni tekrar aradı. Özgür Kabadayı'nın bir de VIP araç istediğini, bu konuda da yardımcı olmam için başkanın kendisinin rica ettiğini söyledi. Bu konuşmadan 3-4 gün sonra 4 milyon TL'yi nakit olarak talep ettiler. Ben de eşimle biriktirmiş olduğumuz altın ve takıları bozdurarak, bir miktar nakitle birleştirip bu parayı iki beyaz poşet içine koyarak hazırladım." ifadelerini kullandı.
24 Şubat 2025'te Şile Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne arabasıyla gittiğini dile getiren Aş, savunmasına şöyle devam etti:
"Oğuz Kaçmaz bana, 'Ne yaptın Ercan, paraları ayarlayabildin mi? Çok sıkışığız, nefes almamız lazım.' dedi. Ben de paraları getirdiğimi ve arabanın bagajında olduğunu söyledim. Oğuz Kaçmaz ile odada otururken, Oğuz benden oraya gelmiş olduğum aracımın anahtarını istedi. Anahtarı Sercan Taşkaya isimli belediye çalışanına verdi ve 'Ercan abinin arabasını yan tarafa, benim arabamın yanına çek. Bagajında bulunan paraları kimse görmeden benim arabamın bagajına koy.' dedi. İki büyük pazar poşetinin içine koymuş olduğum paraları o gün orada Oğuz Kaçmaz'ın arabasına aldılar. Bu paralar, her bir poşette 2 milyon TL olacak şekildeydi."
"Özgür Başkan tek sorumlunun bu konularla ilgili Oğuz Kaçmaz olduğunu söyledi"
Tutuksuz sanık Çağlar Ersoy, 31 Mart seçimlerinden sonra belediye iştiraki olan Mercan Köşk'ün Yönetim Kurulu Başkanı olarak Özgür Kabadayı'nın talimatıyla göreve başladığını söyledi.
Ersoy, 2024 yılının Kasım ayında Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'dan borç istediğini anlatarak, şunları kaydetti:
"Bana Oğuz Kaçmaz aracılığıyla 16 bin dolar olarak parayı yolladı. Hatırladığım kadarıyla 16 bin dolar aşağı yukarı 600 bin TL ediyordu. Kızımın dershane masrafları ve şahsi ihtiyaçlarım vardı o nedenle başkandan bu parayı borç olarak istemiştim. Ben parayı TL olarak istemiştim. Dolar olarak gönderince şaşırdım. Özgür Kabadayı 2025 yılı mart ayı içerisinde beni aradı. Mutlu Ulusoy'un ekonomik sıkıntısı olduğunu, benim destek olup olamayacağımı sordu. Ben de kendisine şu an öyle bir durumum olmadığını söyledim. Bunu çözebilir miyiz? diye sorunca ben de arkadaşlarım üzerinden bu işi hallederim dedim. Sonrasında arkadaşımdan rica ettim. 2 parti olacak şekilde toplam 200 bin lira gönderdi."
Tutuksuz sanık Furkan Yapıcı, 31 Mart seçimlerinden sonra Şile Belediyesi'nde özel kalem olarak göreve başladığını belirterek, şu beyanda bulundu:
"Göreve başladıktan yaklaşık 1 ay içerisinde şahit olduğum bir çiçek ihalesi olayı var. Çiçek ihalesiyle ilgili firmanın Ümraniye'de bir firma olduğunu duydum. Oğuz Kaçmaz'la bu firma arasında bir bağlantı olduğunu duydum. Özgür Başkan'a bunu söyledim. Başkan'a söyledikten 1 gün sonra Oğuz Kaçmaz beni odasına çağırdı. Belediyede böyle şeylerin olacağını, özel kalemin harcamaları olduğunu, her şeye burnumu sokmamam gerektiğini söyledi. Bu olaydan sonra beni özel kalem görevimden alıp kültür müdürlüğüne gönderdiler. Şile Belediyesi'nde son sözü Özgür Kabadayı söylerdi ama Oğuz Kaçmaz bir şekilde manipüle edip yine en son kendi istediğini yaptırırdı."
Yapıcı, Şile Bezi Festivali hazırlığı için Kartal'da bir firmanın ofisine gittiklerini anlatarak, "Bu ofiste benimle birlikte Berkant Acil, Arif Sevik, Oğuz Kaçmaz ve Özgür Başkan vardı. Bir de bir hanımefendi vardı, şirketin muhasebecisiydi galiba." dedi.
Orada 34. Şile Bezi Festivali ile ilgili konuşulduğunu aktaran Yapıcı, şöyle devam etti:
"Bazı sanatçılar konuşuldu. 'Sıla olabilir mi, ücreti nedir?' gibi konular konuşuldu. Sonra festivalle ilgili Berkant Bey ödemeyle ilgili bir soru sordu. Orada da Özgür Başkan tek sorumlunun bu konularla ilgili Oğuz Kaçmaz olduğunu, tek yetkilinin o olduğunu, bundan sonraki bütün süreci onunla görüşmeleri gerektiğini söyledi ve biz oradan ayrıldık. Biz oradan ayrıldıktan sonra süreç içerisinde Oğuz Kaçmaz bana ve Ferhat Domurcuk'a birer adet iPhone 15 Pro Max bir tane de kulaklık verdi. Bunu belediye işlerinde kullanmamız için verdiğini söyledi."
Yapıcı, Şile Bezi Festivali'nde 22,5 milyon liralık kamu zararı ile Meclis üyelerine 800 bin lira para dağıtıldığı iddiaları hakkında da bilgisi olmadığını savundu.
"Bizi buna mecbur bıraktıkları için biz 3 milyon lira vereceğimizi söyledik"
Tutuksuz sanık Oruç Melik Serilmez, Özgür Kabadayı'nın kendisine olan husumeti nedeniyle, belediyedeki şeflik görevinden alınarak, fen işlerine mühendis olarak gönderildiğini söyledi.
Tutuksuz sanık Orkut Kakşa da Şile'de projelerini yürütmek için kendisinden 4 milyon lira para alındığını iddia ederek, "Furkan Yapıcı bizi aradı. 'Çengelköy'deki ofisinize geleceğim.' dedi. Biz de tabii ki gel buyur dedik. Geldiğinde 'Oğuz'un sizden bir isteği olacak.' dedi. 'Bu istekle alakalı birkaç gün içinde geleceğim, lütfen hazırlık yapın.' dedi. Sonra kendisi gitti. İki gün sonra ofise geldi. Dedi ki 'Oğuz Başkan sizden 3 milyon lira istiyor.' 'Oğuz'u ara.' dedim. Sesi hoparlöre verdi. Şu an yanımdalar dedi. Oğuz, 'Onlara söyle bugün 3 milyonu verdiler verdiler, vermezlerse Şile'de onlara iş yaptırmam adım da attırmam. Bugün istiyorum o parayı.' dedi. Sonra telefonu kapattı." ifadelerini kullandı.
Sanık Kakşa, "Biz babamla konuştuk, düşündük. Dedik ki bizim orada bir sürü projemiz var, bizi her türlü zorluyorlar, sürekli ceza yazıyorlar. Bizi buna mecbur bıraktıkları için biz 3 milyon lira vereceğimizi söyledik. Birkaç gün sonra Furkan geldi. Ben parayı kendisine iki siyah poşette ikiye bölünmüş şekilde teslim ettim. Sonra 1 milyon daha istediler. Kavacık'ta bir kebapçıda buluştuk. Arabamdan paraları alıp çantaya koydular, sığmayınca siyah bir poşete koyup ayrıldılar." beyanında bulundu.
Bugünkü duruşmada 9 tutuksuz sanığın savunması alınırken, mahkeme heyeti duruşmayı 26 Ekim Pazartesi gününe erteledi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA