Sıcak Havada Kanser Hastalarına Uyarılar
Medicana'dan Prof. Dr. Evrim Metcalfe, sıcak havalarda yaşlı kanser hastalarının sıvı kaybına dikkat etmesi, günde 1,5-2 litre su içmesi, 11.00-16.00 saatlerinde güneşe çıkmaması ve serin, pamuklu kıyafetler tercih etmesi gerektiğini söyledi.
Medicana Sağlık Grubu Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, sıcak havalarda yaşlı kanser hastalarında sıvı kaybının artabileceğini, bazı kanser tedavilerinin de cildi güneşe karşı daha hassas hale getirebileceğini belirtti.
Gruptan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında yüksek sıcaklık ve nem, yaşlı kanser hastalarının günlük yaşam konforunun yanı sıra tedavi sürecini de etkileyebiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Metcalfe, yaş ilerledikçe susama hissinin doğal olarak azaldığını, sıcak havalarda terlemenin de sıvı kaybını artırdığını kaydetti.
Bakım verenlerin hastaların günlük sıvı tüketimini yakından takip etmesinin önem taşıdığını vurgulayan Metcalfe, "Susuz kalmak böbrek fonksiyonlarını bozabilmekte ve tedaviye bağlı yan etkilerin artmasına neden olmaktadır. Yaşlı hastalar günde en az 1,5-2 litre su tüketmelidir. Sıvı takibinde idrar rengi de pratik bir göstergedir. Koyu renkli idrar yetersiz sıvı alımına işaret eder." değerlendirmelerinde bulundu.
"Az ve sık beslenme modeli tercih edilmeli"
Metcalfe, yaz sıcaklarında beslenme düzeninin de hava koşullarına göre planlanması gerektiğine dikkati çekerek, sindirimi zor, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmasını önerdi.
Sıcak havalarda iştahın azalabildiğini ve ağır öğünlerin hastalarda rahatsızlık hissine yol açabildiğini aktaran Metcalfe, şu tavsiyelerde bulundu:
"Bu nedenle az az ve sık sık beslenme modeli tercih edilmelidir. Taze sebze, meyve ve yoğurt gibi serinletici gıdalar tüketilmelidir. Hastanın zaman geçirdiği odanın sıcaklığı günlük konfor açısından çok önemlidir. Oda sıcaklığı 21-24 santigrat derece aralığında tutulmalıdır. Klima kullanımında cihaz filtrelerinin temiz olmasına, hava akımının doğrudan hastaya gelmemesine ve enfeksiyon riskine karşı gerekli önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir."
Metcalfe, kanser tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar ve radyoterapi uygulamalarının cildin güneşe karşı hassasiyetini artırabildiğine işaret ederek, özellikle yaşlı hastaların tedavi sürecinde uzun süre güneşe maruz kalmaması gerektiğini belirtti.
Tedavi nedeniyle hassaslaşan ciltte uzun süre güneşte kalınması halinde güneş yanıklarının ortaya çıkabileceğini aktaran Metcalfe, "Yaz aylarında dışarı çıkma saatleri buna göre planlanmalıdır. Güneş ışınlarının en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması zorunlu olduğunda geniş siperlikli şapka ve açık renkli, pamuklu giysiler tercih edilmeli. En az 50 faktörlü güneş koruyucu krem kullanılmalıdır. Kanser tedavisi gören yaşlı hastalar güneşten korunma konusunda daha titiz davranmalıdır." ifadelerini kullandı.
Sıcak hava uyku düzenini de etkileyebiliyor
Metcalfe, yaşlı kanser hastalarında bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için uyku düzeninin önemli olduğunu, yaz aylarında aşırı sıcak ve nemin uykuya dalmayı zorlaştırarak gece uykusunun sık bölünmesine neden olabildiğini kaydetti.
Özellikle sıcak gecelerde yatak odasının uykuya uygun hale getirilmesi gerektiğini belirten Metcalfe, şu ifadeleri kullandı:
"Gündüz uyku süreleri gece uykusunu kaçırmayacak şekilde 20-30 dakika ile olacak şekilde sınırlandırılmalıdır. Uykudan hemen önce hastaya ağır yemekler verilmemesi ve kafeinli içeceklerden kaçınılması gerekir. Yatak odası serin, loş ve havadar olmalıdır. Sıcak havalarda terlemeyi artırabilecek sentetik kumaşlar yerine yüzde 100 pamuklu çarşaf ve gece kıyafetlerinin tercih edilmesi uyku konforunu destekleyecektir."
Gruptan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında yüksek sıcaklık ve nem, yaşlı kanser hastalarının günlük yaşam konforunun yanı sıra tedavi sürecini de etkileyebiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Metcalfe, yaş ilerledikçe susama hissinin doğal olarak azaldığını, sıcak havalarda terlemenin de sıvı kaybını artırdığını kaydetti.
Bakım verenlerin hastaların günlük sıvı tüketimini yakından takip etmesinin önem taşıdığını vurgulayan Metcalfe, "Susuz kalmak böbrek fonksiyonlarını bozabilmekte ve tedaviye bağlı yan etkilerin artmasına neden olmaktadır. Yaşlı hastalar günde en az 1,5-2 litre su tüketmelidir. Sıvı takibinde idrar rengi de pratik bir göstergedir. Koyu renkli idrar yetersiz sıvı alımına işaret eder." değerlendirmelerinde bulundu.
"Az ve sık beslenme modeli tercih edilmeli"
Metcalfe, yaz sıcaklarında beslenme düzeninin de hava koşullarına göre planlanması gerektiğine dikkati çekerek, sindirimi zor, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmasını önerdi.
Sıcak havalarda iştahın azalabildiğini ve ağır öğünlerin hastalarda rahatsızlık hissine yol açabildiğini aktaran Metcalfe, şu tavsiyelerde bulundu:
"Bu nedenle az az ve sık sık beslenme modeli tercih edilmelidir. Taze sebze, meyve ve yoğurt gibi serinletici gıdalar tüketilmelidir. Hastanın zaman geçirdiği odanın sıcaklığı günlük konfor açısından çok önemlidir. Oda sıcaklığı 21-24 santigrat derece aralığında tutulmalıdır. Klima kullanımında cihaz filtrelerinin temiz olmasına, hava akımının doğrudan hastaya gelmemesine ve enfeksiyon riskine karşı gerekli önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir."
Metcalfe, kanser tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar ve radyoterapi uygulamalarının cildin güneşe karşı hassasiyetini artırabildiğine işaret ederek, özellikle yaşlı hastaların tedavi sürecinde uzun süre güneşe maruz kalmaması gerektiğini belirtti.
Tedavi nedeniyle hassaslaşan ciltte uzun süre güneşte kalınması halinde güneş yanıklarının ortaya çıkabileceğini aktaran Metcalfe, "Yaz aylarında dışarı çıkma saatleri buna göre planlanmalıdır. Güneş ışınlarının en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması zorunlu olduğunda geniş siperlikli şapka ve açık renkli, pamuklu giysiler tercih edilmeli. En az 50 faktörlü güneş koruyucu krem kullanılmalıdır. Kanser tedavisi gören yaşlı hastalar güneşten korunma konusunda daha titiz davranmalıdır." ifadelerini kullandı.
Sıcak hava uyku düzenini de etkileyebiliyor
Metcalfe, yaşlı kanser hastalarında bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için uyku düzeninin önemli olduğunu, yaz aylarında aşırı sıcak ve nemin uykuya dalmayı zorlaştırarak gece uykusunun sık bölünmesine neden olabildiğini kaydetti.
Özellikle sıcak gecelerde yatak odasının uykuya uygun hale getirilmesi gerektiğini belirten Metcalfe, şu ifadeleri kullandı:
"Gündüz uyku süreleri gece uykusunu kaçırmayacak şekilde 20-30 dakika ile olacak şekilde sınırlandırılmalıdır. Uykudan hemen önce hastaya ağır yemekler verilmemesi ve kafeinli içeceklerden kaçınılması gerekir. Yatak odası serin, loş ve havadar olmalıdır. Sıcak havalarda terlemeyi artırabilecek sentetik kumaşlar yerine yüzde 100 pamuklu çarşaf ve gece kıyafetlerinin tercih edilmesi uyku konforunu destekleyecektir."
Kaynak: AA / Ekonomi
Kanser Tedavisi, Ekonomi, Yaşam, Kanser, Radyasyon, Kanser Tedavisi, Yaşam, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA