Sapanca Gölü'nde Yeşil Alg Uyarısı: Su Seviyesi Kritik Eşikte, Bilimsel İzleme Şart

Güncel Haberler

Sapanca Gölü'nde son günlerde halk sağlığına zararsız yeşil algler (Mougeotia) tespit edildi. Prof. Dr. Meriç Albay, alg oluşumunun mevsimsel sıcaklık değişiminden kaynaklandığını belirtti. Gölün su seviyesi kritik eşik olan 30 metreye yaklaşırken, su çekimlerinin sürdürülebilir yönetilmesi, kirliliğin azaltılması ve bilimsel izlemenin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde benzer olayların daha sık yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Sapanca Gölü'nde son günlerde halk sağlığı açısından zararsız yeşil algler görülürken, su kalitesinin korunması için su çekiminin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi, kirliliğin azaltılması ve kesintisiz bilimsel izleme yapılması gerekiyor.
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Sapanca Gölü Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, AA muhabirine, Sapanca Gölü'nün Sakarya ve Kocaeli'nin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olduğunu, ancak son yıllarda göl üzerindeki çevresel baskıların belirgin şekilde arttığını söyledi.
İçme suyu ve sanayi amaçlı su çekimleri, iklim değişikliğinin etkileri ve havzadaki nüfus artışının göl ekosistemi üzerinde baskı oluşturduğuna işaret eden Albay, 2025'te göldeki su seviyesinin kritik eşik olarak kabul edilen 30 metrenin altına düştüğünü hatırlattı.
Albay, 2026'da gerçekleşen yağışlarla su seviyesinin yeniden 30 metrenin üzerine çıktığına dikkati çekerek, "Bugün itibarıyla göldeki su kotu 30,02 metre seviyesinde. Bu da gölün yeniden kritik eşiğe oldukça yakın olduğunu gösteriyor." dedi.
Göl ekosistemlerindeki baskıların yalnızca su seviyesindeki değişimlerle sınırlı olmadığını belirten Albay, iklim değişikliğinin etkisiyle artan su sıcaklıklarının ve kurak dönemlerin uzamasının alg çoğalmaları için daha elverişli koşullar oluşturduğunu söyledi.
Sapanca Gölü'nde iklimsel baskılar ile su çekimi ve havzadaki insan kaynaklı etkilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Albay, bu baskıların azaltılmadığı takdirde benzer alg oluşumlarının gelecekte daha sık görülebileceği uyarısında bulundu.
Alg oluşumu mevsimsel sıcaklık değişiminden kaynaklandı
Albay, göl üzerindeki baskıların en önemli sonuçlarından birinin zaman zaman görülen aşırı alg artışları olduğunu belirterek, son günlerde yaklaşık 2 metre derinlikte tespit edilen alg oluşumunun ardından Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince alınan su örneklerinin incelendiğini aktardı.
Yapılan mikroskobik incelemelerde oluşumun filamentli yeşil alg türünden (Mougeotia) kaynaklandığının belirlendiğini dile getiren Albay, "Halk sağlığı açısından herhangi bir olumsuz etkisi bulunmuyor. Özellikle mevsim geçişlerinde su altı sıcaklığındaki artış nedeniyle sığ alanlarda her yıl aynı dönemde görülebilen bu oluşum dar bir bölgede meydana geldi. Rutin analizlerin kesintisiz sürdürülmesi göl ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor." diye konuştu.
Albay, Sapanca Gölü'nün yalnızca Sakarya ve Kocaeli'nin içme suyu ihtiyacını karşılayan stratejik bir kaynak olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Gölün ekolojik dengesinin korunması aynı zamanda su güvenliği açısından da kritik önem taşıyor. Gölün su kalitesini bugünkü seviyede koruyabilmek için su çekimlerinin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi, havzadaki kirlilik yükünün azaltılması ve düzenli bilimsel izlemenin kesintisiz sürdürülmesi gerekiyor. Aksi takdirde benzer olaylar daha fazla yaşanacak. Sapanca Gölü halen Türkiye'nin en kaliteli içme suyu kaynakları arasında yer alıyor. Bu niteliğin korunabilmesi için göl üzerindeki çevresel baskıların azaltılması ve göl yönetiminde ilave koruma tedbirlerinin hayata geçirilmesi gerekiyor."