RTÜK Başkanı Daniş: "Sağlıklı Bir Dijital Gelecek Ancak Etik Değerler ve Karşılıklı Anlayış Üzerine İnşa Edilebilir"
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım" çalıştayına ilişkin, “Proje kapsamında elde ettiğimiz tüm çıktıları sistematik hâle getirerek kalıcı ve sürdürülebilir sonuçlar üretmeye büyük önem verdik. Bu doğrultuda çalıştayımızın sonunda ortaya çıkan sonuç ve önerileri özellikle vurgulamak istiyorum. Öncelikle dijital ortamlarda saygı, sorumluluk ve empati temelli bir iletişim kültürünün yerleşmesi amacıyla siber nezaket yaklaşımının toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaşmasını son derece önemli buluyoruz. Sağlıklı bir dijital gelecek ancak etik değerler ve karşılıklı anlayış üzerine inşa edilebilir” dedi.
(ANKARA) - Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım" çalıştayına ilişkin, "Proje kapsamında elde ettiğimiz tüm çıktıları sistematik hale getirerek kalıcı ve sürdürülebilir sonuçlar üretmeye büyük önem verdik. Bu doğrultuda çalıştayımızın sonunda ortaya çıkan sonuç ve önerileri özellikle vurgulamak istiyorum. Öncelikle dijital ortamlarda saygı, sorumluluk ve empati temelli bir iletişim kültürünün yerleşmesi amacıyla siber nezaket yaklaşımının toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaşmasını son derece önemli buluyoruz. Sağlıklı bir dijital gelecek ancak etik değerler ve karşılıklı anlayış üzerine inşa edilebilir" dedi.
RTÜK'ün, medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması amacıyla düzenlediği "Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım" çalıştayı kapsamında hazırlanan sonuç bildirgesini basın toplantısında paylaştı. Toplantıya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan da katıldı.
Daniş, burada yaptığı konuşmada, zorbalıkla mücadele konusuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"2000'li yılların başından itibaren internet teknolojilerindeki hızlı gelişim, iletişim biçimlerimizi köklü bir şekilde dönüştürdü. Kimlikler üzerinden zaman ve mekan sınırlaması olmaksızın iletişim kurabildiğimiz yeni bir evreye geçmiş bulunuyoruz. Dijital dünya; bilgiye hızlı erişim, anlık iletişim ve pek çok alanda kolaylık sağlayan önemli imkanlar sunmaktadır."
Özellikle pandemi döneminde yaygınlaşan çevrimiçi eğitim uygulamaları sayesinde gençlerimiz küresel ölçekte fırsatlara erişim imkanı elde etmiştir. Ancak tüm bu imkanların yanında, hepimizi yakından ilgilendiren önemli bir sorun da ortaya çıkmıştır. Geçmişte daha çok fiziksel ortamlarda karşılaşılan zorbalık davranışları bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz arasında giderek artan bu sorun, artık küresel bir sosyal acil durum olarak değerlendirilmektedir. Siber zorbalıkta saldırganın kimliğini gizleyebilmesi, mağdur üzerindeki baskıyı artırmakta ve travmatik etkiyi derinleştirmektedir. Bu nedenle bu sorunu yalnızca bireysel bir davranış problemi olarak değil; empati eksikliği, duygu yönetimi güçlüklerle başa çıkma becerilerindeki yetersizliklerle beslenen çok boyutlu bir psikososyal mesele olarak ele almak zorundayız.
"Akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve üst kurul uzmanlarımız güçlü bir sinerji ortaya koymuştur"
Bu bilinçle, Avrupa Birliği Erasmus Programı kapsamında, Batman Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi ile iş birliği içerisinde 'Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Projesi'ni hayata geçirdik. Bu projeyle gençlerimizin dijital vatandaşlık bilinci kazanmalarını, empati temelli iletişim becerilerini geliştirmelerini, dijital ortamlarda karşılaştıkları zorluklarla sağlıklı biçimde başa çıkabilmelerini ve hak ve sorumluluklarının farkında bireyler olarak yetişmelerini amaçladık. Mayıs 2025'te Batman'da başlayan, Ekim 2025'te Konya'da devam eden ve Şubat 2026'da Ankara'da tamamlanan üç aşamalı bu süreçte akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve üst kurul uzmanlarımız büyük bir özveriyle çalışmış, güçlü bir sinerji ortaya koymuştur.
"RTÜK olarak sorumlu ve etik yayıncılığın güçlenmesi için bu sürecin yakın takipçisi olacağız"
Bu kapsamda iki önemli rehber hazırladık. İlk rehberimiz 'Zorbalık Haberlerinde Çocuğun Üstün Yararının Korunması Rehberi'dir. Bu rehberde, çocukların yer aldığı haberlerde yayıncılık anlayışının nasıl olması gerektiği; gizlilik ve mahremiyet ilkeleri çerçevesinde çocuğun yararının nasıl korunacağı açık biçimde ortaya konulmuştur. Medya kuruluşlarımıza yönelik hazırlanan bu rehberin tüm yayıncılarımızla paylaşılması ve politikalarına entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır. RTÜK olarak sorumlu ve etik yayıncılığın güçlenmesi için bu sürecin yakın takipçisi olacağız.
İkinci rehberimiz ise 'Zorbalık Davranışlarını Tanıma Ebeveyn Rehberi'dir. Bu rehber, uluslararası literatürde 'red flag' olarak adlandırılan alarm verici davranışlara dikkati çekmekte; ebeveynlerin riskleri erken fark edebilmesini ve bilinçli şekilde müdahale edebilmesini amaçlamaktadır. Ailenin, çocuğun dijital dünyayla kurduğu ilişkinin en önemli rehberi olduğu bilinciyle ebeveynlerimizi desteklemeyi temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Hazırlanan bu iki rehberi kamuoyuyla paylaşarak hem medya kuruluşlarımız hem de ailelerimiz için yol gösterici kaynaklar sunacağız."
"Bu yapı sayesinde gençlerimizin sesini daha güçlü bir şekilde karar süreçlerine yansıtacağız"
Kamu spotları ve farkındalık programları aracılığıyla siber zorbalıkla mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmayı ve medya yoluyla güçlü bir bilinç seferberliği oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Daniş, "Gençlerimizi yalnızca korunması gereken bireyler olarak değil; dijital dünyanın şekillenmesinde aktif rol alan, fikir üreten ve çözüm geliştiren paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlayışla gençlerimizin görüşlerini karar süreçlerine yansıtabileceğimiz katılımcı mekanizmalar üzerinde çalışıyoruz. Bu kapsamda çalıştayımızın en önemli önerilerinden biri olan Gençlik Medya Kurulu'nun oluşturulmasına yönelik çalışmaları da büyük bir titizlikle yönetiyoruz. Bu yapı sayesinde gençlerimizin sesini daha güçlü bir şekilde karar süreçlerine yansıtacağız" değerlendirmesinde bulundu.
Dijital dünyayı yalnızca düzenlenmesi gereken bir alan değil; insan odaklı, güvenli, etik ve kapsayıcı bir iletişim ortamı olarak gördüklerini vurgulayan Daniş, Gençlerimizi korumayı, bilinçlendirmeyi ve güçlendirmeyi en temel görevlerimizden biri kabul ediyoruz. İnanıyoruz ki bu çalışmalar sayesinde gençlerimiz dijital dünyada daha bilinçli, daha empatik, daha özgüvenli ve daha sorumlu bireyler olarak var olacaklardır" diye konuştu.
"Siber zorbalık yalnızca teknik bir platform meselesi değil, aynı zamanda değerler meselesidir"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de geçmiş yıllarda RTÜK ile iş birliği içinde önemli medya okuryazarlığı projelerinin hayata geçirildiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Burada özellikle altını çizmek isterim ki; Milli Eğitim Bakanlığı olarak RTÜK ile iş birliği içinde önemli medya okuryazarlığı projeleri başlattık. Bu çalışmalar iki boyutta ilerledi: Müfredatta medya okuryazarlığı farkındalığını artıran içeriklere yer verilmesi ve yurt dışında lisansüstü eğitim alacak iletişimci öğretmenlerin yetiştirilmesi. Bu projelerin hayata geçirilmesinde dönemin Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı'nın katkılarını da anmak isterim. Geçtiğimiz yıl kamuoyunda 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' olarak bilinen yeni öğretim programlarımızda dokuz farklı okuryazarlık türü müfredata entegre edilmiştir. Bunlardan biri de RTÜK ile birlikte yürütülmektedir."
Tekin, "akran zorbalığı" yerine "akran nezaketi" ifadesinin kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bakan Tekin, "Mesele yalnızca teknik bir güvenlik meselesi değildir. İnsanı insan yapan; haysiyeti koruyan ölçü, mahremiyeti mümkün kılan edep, saygı ve adalet zemini ile sınır bilinci ve öz denetimdir. Dijital dünyada anonimlik ve hız kültürü, vicdani freni zayıflatmakta; yüz yüze iletişimin insani etkisini azaltmaktadır. Bu nedenle siber zorbalık yalnızca teknik bir platform meselesi değil, aynı zamanda değerler meselesidir. Ekranlar, ilişkileri yüz yüze olmaktan çıkarıp uzaktan temasa dönüştürmektedir. Bu da mahremiyetin ve haysiyetin daha kolay zedelendiği bir iklim oluşturmaktadır" dedi.
Radyo Ve Televizyon Üst Kurulu, Mehmet Daniş, Güncel, Radyo, Medya, Radyo, Mehmet Daniş, Radyo Ve Televizyon Üst Kurulu, Medya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA