(Özel Haber) Foça Açık Hava Arkeolojik Parkı'na Dönüşüyor

Yerel Haberler

Batı Uygarlığını kuran İonlar'ın en büyük kenti olan Phokaia ve üzerindeki modern Foça İlçesi'ni 'Arkeo-Kent' konumuna getirecek olan Ceneviz-Osmanlı Kalesi restorasyon çalışmaları ile Athena Tapınağı kazıları hız kesmeden devam ediyor.

Batı Uygarlığını kuran İonlar'ın en büyük kenti olan Phokaia ve üzerindeki modern Foça İlçesi'ni 'Arkeo-Kent' konumuna getirecek olan Ceneviz-Osmanlı Kalesi restorasyon çalışmaları ile Athena Tapınağı kazıları hız kesmeden devam ediyor. İzmir'de tarihin ortaya çıkması için ciddi çalışmalar gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi'nin desteği ile devam eden çalışmalar 25 yıldır Foça'da bilimsel kazılar yapan Prof. Dr. Ömer Özyiğit başkanlığında yürütülüyor. 1998 yılında başlayan Athena Tapınağı kazılarında çıkarılan orijinal taşlarla ve eski harç tekniğiyle aslına uygun olarak restore edilen Ceneviz-Osmanlı Kalesi yeniden ayağa kaldırılıyor. Kazı çalışmaları çerçevesinde Herodot'un sözünü ettiği Tarihi yarımadayı çeviren kent duvarlarıyla ilgili restorasyon projelerinin de sona ermesiyle surların çevresinde düzenleme yapılarak açık hava arkeolojik parkına dönüştürülmesi planlanıyor.

PROJELERİ BİZZAT BİZ VE EKİBİMİZ OLUŞTURDU

Devam eden çalışmalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ömer Özyiğit, 2009 yılında başlayan proje kapsamında öncelikle kazı çalışmalarının yapıldığını ve bu çalışmaların 2012 yılına kadar devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu: "Projeleri bizzat biz ve ekibimiz oluşturdu. Yaptığımız projeleri koruma kuruluna sunduk, kuruldan onay aldık ve uygulamasına geçtik. Önce finansman bekledik, İzmir Büyükşehir Belediyesi yardıma karar verdi ve Foça Belediyesinin de yardımları ile projenin uygulanmasına 2012 yılı Nisan ayında başladık.2012 yılının sonuna kadar çalıştık projenin yarısını tamamladık. 2013 yılı Nisan ayında tekrar başladık yılbaşına kadar da sürdürmeye çalışıyoruz. Daha eksikliklerimiz varsa da proje büyük ölçüde tamamlanmış görünümde, tamamlayamazsak bir bölümü 2014 yılında tamamlanır. Havaların soğuması ve yağmurlar süreci etkiliyor. Çünkü restorasyonlarda kullandığımız harç çimento değil o günün koşullarındaki harçlar çimentodan daha sağlam soğuk havalarda geç donuyor o yüzden çalışmalarımız zor oluyor."

İŞ MAKİNALARI SURLARI TAHRİP ETMİŞ

Proje çerçevesinde 3 tane Osmanlı, 2 tane de Ceneviz kulesinin olduğu bilgisini veren Prof. Dr. Özyiğit, sözlerine şöyle devam etti: "2 Osmanlı kulesini bitirdik Ceneviz kulelerinin biri tamamlandı biri de tamamlanmak üzeredir. Yarım Adayı çeviren kent duvarları oldukça önem arz ediyor.1299 yılında Ceneviz beyi I. Benedetto tarafından yapılmış, ondan önce yapılan duvarlar Bizans duvarları imiş toprak harçla yapıldığı için günümüze kadar gelmemiş. I. Benedetto Horasan harcı ile pembe harçla yapmış oldukça sağlam, ondan sonra 1538- 39 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman oğlu Mustafa Manisa'da Saruhan Beyliğinin sancak Beyi iken onun kale komutanı Süleyman Şah tarafından kale elden geçirilmiş. Yıkılmış olan Ceneviz duvarlarının üstüne onarımlar yapılmış bazı kuleler eklenmiş. Osmanlılar kireç harç kullanmışlar. Daha sonra 18. yy da iki büyük deprem geçirmiş 1709 ve 1739 da, kent ve surlar tekrar zarar görmüş camilerin minareleri yıkılmış 1742 de İstanbul hükümetinin verdiği paralarla destek duvarları yapılarak onarılmış. Daha sonra da terk edilmiş taşları halk tarafından alınıp evlerin yapımında kullanılmış. Şu an onarımını yaptığımız surlar büyük tahribata uğramış. Yapılan yollar için iş makinaları kullanıldığından dış yüzeyleri gitmiş"

DUVARLARIN YIKILMASININ SEBEPLERİ DEPREM VE İNSAN TAHRİPLERİ

Yapılan çalışmalarda ve oluşturulan projelerde bütün dönemlerin analizlerini ayrı ayrı yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Özyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her dönemin harçlarını ayrı ayrı ortaya koyduk. Bunun sonucunda ortaya bilimsel ve özgün bir proje çıktı. Proje koruma kurulunda beğenildi ve bir kerede çıktı. İzmir büyükşehir belediyesi projemizi beğendi ve destek çıktı onarıma geçtik. Projemizin tamamlanmadan ortaya çıkan çalışma ile Foça Kalesi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO tarafından; "Dünya Mirası Geçici Listesi"ne alındı .Bu çok önemli bir olay Foça UNESCO listesine girerek önemli bir tarihi merkez durumuna gelmiş bulunuyor. Amacımız bu projeyi bitirmek, diğer projelere geçmek. Bu projenin oldukça önemi var, burada kullandığımız restorasyon tekniklerimiz uzun yıllara dayanan özgün uygulamalardır. Kullandığımız harç önemli bir harç, özgün bir malzeme. duvarların yıkılmasının sebepleri büyük depremler ve insan tahripleri. Bunlar olmasa günümüzde ayakta olacaktı."

GÜNÜMÜZ HARÇLARI DAYANIKSIZ

Günümüzde kullanılan çimento harçlarının kötü ve dayanıksız olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özyiğit, şunları söyledi: "Günümüz çimentosu taşı yiyor zamanla, ömrü de yok en iyi 1. Sınıf çimento harç ömrü 150 yıl, kireç harç çok enteresan her gün her yıl her yüzyıl sertleşen daha da sağlamlaşan harçtır. Harcın dışında kullandığımız taşlarda eski taşlar, kazılarda çıkan taşları atmadık yıllardır biriktirdik. Bunları yine aynı yerlerine koyduk. Bulamadığımız yerlerde taşları eskiterek orijinaline uydurduk. Dünyada uygulanan restorasyon ilkelerine göre de bazı yerleri tamamlamamayı uygun gördük, bazı yerlerin yıkık kalması restorasyon biçimidir"

FOÇA UNESCO TARAFINDAN; "DÜNYA MİRASI GEÇİCİ LİSTESİ"NE ALINDI

Gerçekleştirilen restorasyonlar neticesinde Foça Kalesinin UNESCO tarafından; 'Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmasına layık görüldüğünü sözlerine ekleyen Prof. Dr. Özyiğit, "Biz kimseye teklifte bulunmadık. Foça kordon yolu projesi üzerinde bir yıl çalıştık, bir sürü incelemeler yaptık . Liman kutsal alanından başlayıp Beş kapılarda sona eriyor proje. Projede 16 tane köprü oluyor, içerdeki deniz sirkülasyonunu sağlamak için, böylelikle deniz sur duvarlarına kadar gelebiliyor. Yolda genişleme alanları iskeleler, bilgi verme panoları, oturma alanları oluyor. Projedeki amacımız araya denizi koymamız hem eski özgünlüğüne kavuşması hem eski özgünlüğüne kavuşması hem de kişilerin surlara yaklaşmaması duvarları tahrip etmemesi için engel koymaktı. Proje çevre düzeni projesi olduğu için önce Kültür varlıkları ve Müzeler genel müdürlüğüne sonrada koruma kurulunun onayına sunulması gerekiyor. Bir üçüncü projemiz Athena tapınağı şu an görülmüyorsa da epey hız kazandı . 2600 yıl öncesi ait Arkaik tapınağın mimari parçaları tek tek tamamlanarak kalıpları alınarak dökülüyor, tabi öncelikle kazısının da tamamlanması gerekiyor az bir kazısı kaldı .o kazıdan sonra mimari projeyi oluşturacağız yani röleve, hali hazır görünüş kesitler, eski durumunu gösteren projesini hazırlayıp kurula sunacağız. Finansman durumunu oluşturup uygulamaya geçeceğiz. Orada da tapınağın bir köşesini ayağa kaldırmak istiyoruz. Böylelikle aşağıda kordon yolu, ortasında kent duvarları en üste de doğu tarafına bakan Athena tapınağı yapacağız böylelikle Foça'nın görüntüsü bambaşka olacak. Eski kazılarda çıkardığımız taşları ve özgün yöntemlerle bu projeleri en ekonomik biçimde gerçekleştirmiş oluyoruz" diye konuştu - İZMİR
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel

Athena, Yerel, Haberler