9 yıl kimsesizler mezarlığında yatan Oğuzhan'ın kimliği DNA ile belirlendi! Baba mezarın açılmasını istedi
Avcılar'da 2017'de 22 yaşındayken kaybolan Oğuzhan Tekin'in, 12 gün sonra denizde bulunan ve kimliği tespit edilemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen kişi olduğu 9 yıl sonra DNA eşleşmesiyle belirlendi. Ölüm nedenine ilişkin belgelerdeki farklı ifadelere tepki gösteren baba Adem Tekin, Feth-i Kabir talep etti.
Avcılar'da 16 Aralık 2017'de 22 yaşındayken kaybolan Oğuzhan Tekin'in ailesi, yıllarca oğullarından bir haber bekledi. Kaybolduktan 12 gün sonra denizde bulunan ve kimlik tespiti yapılamadığı için cenazesinin kimsesizler mezarlığına defnedildiği ortaya çıkan Oğuzhan'ın annesi Necla Tekin, "Karıncayı bile incitmezdi. İşinde gücünde çalışıyordu. Hayalleri; evlenmek, yuva kurmaktı. 9 yıl oldu. 9 yıldır belki gelir diye bekliyordum. Hayallerim suya düştü" dedi. Baba Adem Tekin, Feth-i Kabir talep etti.
KİMSESİZLER MEZARLIĞINA DEFNEDİLMİŞ
Avcılar'da yaşayan Oğuzhan Tekin, 16 Aralık 2017'de evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesi aynı gün kayıp başvurusu yaptı. Tekin'in kaybolmasından 12 gün sonra, 28 Aralık 2017'de Avcılar Sahili'nde denizde kimliği bilinmeyen erkek cesedi bulundu. Ölüm muayene tutanağında cesedin dış muayenesiyle kesin ölüm nedeninin belirlenemediği, ölüm nedeninin tespiti için otopsi yapılması gerektiği belirtildi. Kimlik tespiti yapılamayan ceset, Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından kimsesizler mezarlığına defnedildi. Aradan geçen 9 yılın ardından Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, cesedin Oğuzhan Tekin'e ait olabileceği bilgisiyle ailesine ulaştı. Aileden alınan DNA örneklerinin, mezardan alınan örneklerle yüzde 99,9 oranında eşleştiği öğrenildi. Baba Adem Tekin, kendilerine verilen belgelerde ölüm nedenine ilişkin farklı ifadeler bulunduğunu belirterek Feth-i Kabir yapılmasını talep etti.
ANNESİ: 9 YILDIR BELKİ GELİR DİYE BEKLEDİM
Oğuzhan Tekin'in annesi Necla Tekin, "Oğlum çok dürüsttü, bana karşı hep saygılıydı hep sevgiliydi, hep merhametliydi. Karıncayı bile incitmezdi. İşinde gücünde çalışıyordu. Kardeşlerini çok seviyordu. Oğlumun hayalleri; evlenmek, yuva kurmaktı. 9 yıl oldu. 9 yıldır 'Belki gelir' diye bekliyordum. Kesin başına bir şey geldi diyordum. Bana kıyamazdı, babasına kardeşlerine kıyamazdı" dedi.
Tekin, "Onu evlendirmek, yuvasını kurmak istiyordu. Çok üzüldüm, çok yıkıldım. Bütün hayallerim suya düştü. Keşke sağ salim çıksaydı da bir sarılsaydım, öpseydim, koklasaydım ama çıkmadı. Ben onu çok seviyordum. O ilk göz ağrımdı. Onunla birlikte büyüdüm. Ben 17 yaşında anne olmuştum çocuktum. Ne yokluklarla büyüttüm onu, ne zorluklarla büyüttüm. İçim çok acıyor. 9 yıldır ben yaşamıyordum. Ben de ölmüş gibiydim. Gülüyorum, konuşuyorum, geziyorum ama hiçbirini yapmıyorum aslında. Benim yavrum kimsesiz değil Kimsesizler Mezarlığına gömmüşler. Onun o kadar akrabası var, biz varız. 9 yıldır yavrum orada yatıyormuş bizim haberimiz yok" ifadelerini kullandı.
Oğuzhan Tekin'in babası Adem Tekin ise, "Çocuğum gayet düzgün, dürüst, sağlıklı, aklı selim, merhametli bir çocuktu. Hiçbir zaman çocuğumdan yana herhangi bir şikayet, bu yaşına kadar almadım. Çalışmasının akabinde boş kalan zamanlarını spor yaparak geçirirdi. 9 yıldır da çocuğumuzu arıyoruz. Gitmediğimiz yer kalmadı. Başına bir iş geldiğini annesi düşündü ama ben düşünemedim; çünkü çocuğum öyle tongaya gelecek, tufaya düşecek bir çocuk değil. Benim ilk çocuğum ve ilk göz ağrım. Bir anlık bir kayboluşunun ardından tabii ki aramalarımız oldu, araştırmalarımız oldu, anında başvurularımız oldu. Savcılıklar olsun, karakollar olsun. Ben bugün, yarın çıktı, geldi, gelecek, belki kapı açılır, işte geldi dediğim, telefon çalar, Oğuzhan'ın mı aradı acaba dedim. Dışarıda geziyorum, insanların yüzüne bakıyorum. Tabii insanlar da tuhaf olarak bize bakıyor, niye bakıyor diye böyle yadırgayarak bakıyorlar. Ben çocuğumu arıyordum" diye konuştu.
BABA: ÖLÜM RAPORLARI BİRBİRİNİ TUTMUYOR
Baba Tekin, "Çocuğumun kalıcı hastalık ya da geçici herhangi bir hastalığı yoktu. Ne fiziksel olarak ne ruhsal olarak. Adli Tıp'tan gelen rapora göre, ölüm sebebi 'Bulaşıcı olmayan hastalık' diye yazıyor. Üzerinden 9 yıl geçmiş. Benim çocuğumu sahipsiz diye alıp da Kimsesizler Mezarlığına bizden habersiz defnetmişler. Feth-i Kabir de yapacağım. Benim çocuğum sahipsiz değil. Çocuğumu ben Kimsesizler Mezarlığında bırakmayacağım eğer benim çocuğumsa bunun hesabını kimler verecek şimdi. Ben bunun hesabını kimlere soracağım. Ben bu olayın arkasındayım. Sonuna kadar da takipçisiyim. Şu anda bana atfedilen denizden çıkarılan cesedin benim oğlum olduğuna dair DNA'sının yüzde 99.9 olarak eşleştiğini bildirmelerine rağmen, ben ceset resimlerini görmeme rağmen onun benim çocuğum olduğuna dair hiçbir inancım yok. Bulaşıcı olmayan hastalıktan yazıyor, denizden çıkarıyor. Bu nasıl bir çelişki. Ben hangisine inanacağım. Bulunduğu tarihe mi inanacağım. Bulaşıcı olmayan hastalığına mı inanacağım. Kaybolduğundan 12 gün sonra bulunduğuna mı inanacağım. 9 yıldır Kimsesizler Mezarlığında yattığına mı inanacağım. 'Yaşı reşit' denildi, 'Biz bilgi veremeyiz' denildi. Peki, şimdi çocuğumun öldüğünü iddia ediyorsanız o zaman şimdi cesedi varsa benim elimde, o zaman bana bu cesedin neler başına geldiğini, neden öldüğünün izahını yapın" dedi.
Yetkililerden yardım talep eden Baba Tekin, "9 yıldır sonuca erdiremediğimiz şeyi son 1 haftada sonuçlandırıldığına dair bir bilgiler aldık. Feth-i Kabir istiyorum. Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'ndan verilen ölüm muayene raporunda denizden çıkarıldığına dair bilgiler var. Adli Tıp Kurumu'nun vermiş olduğu ölüm raporunda ise 'Bulaşıcı olmayan hastalıktan' dolayı diyor. Adli Tıp Kurumu'ndan ikisini de aynı gün aldım. Benim çocuğum denize mi düştü, öldü; yoksa hastalıktan dolayı mı öldü?" diye konuştu.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA