Niğde Ömer Halisdemir Hastanesi'nde GETAT 11 alanda modern tıbba destek veriyor

Sağlık Haberleri

Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki GETAT Merkezi, modern tıbbi tedavilere destek olmak üzere 11 alanda hizmet veriyor. Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, uygulamaların alternatif değil tamamlayıcı olduğunu, hastaların önce modern tıpla değerlendirildiğini söyledi.

Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Merkezi, modern tıbbi tedavilere destek amacıyla uygulanan yöntemlerle hastalara hizmet sunuyor.
Merkezde 11 farklı alanda uygulama gerçekleştirilirken, uzman hekimler tarafından hastaların şikayetlerine yönelik değerlendirmeler yapılıyor. Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi, çeşitli sağlık sorunları nedeniyle başvuran hastalara yönelik uygulamalarını sürdürüyor. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen mevzuat kapsamında, gerekli eğitimleri tamamlayarak sertifika alan hekimler tarafından gerçekleştirilen uygulamalar, modern tıbbi tedavilerin yerine geçmeden destekleyici yöntemler olarak kullanılıyor. Merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Tıbbi Farmakoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının toplumda yeterince tanınmadığını belirterek, bu yöntemlerin alternatif tedavi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
"Modern tıbbın alternatifi değil, tamamlayıcısı"
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının Türkiye'de 2014 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya; "Halkımız genellikle tıp alanında eskiden beri bilinen klasik branşları tanıyor. Ancak geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları hakkında yeterli bilgi sahibi olmayabiliyor. Bu uygulamalar, geçmişten günümüze kullanılan bazı yöntemlerin belirli kurallar çerçevesinde hastanelerde uygulanmasını kapsıyor. Halk arasında alternatif tıp olarak bilinse de aslında modern tıbba alternatif değil, onu tamamlayıcı yöntemlerdir" dedi. Bu alanda uygulama yapacak hekimlerin özel eğitimlerden geçmesi gerektiğini belirten Kaya; "Türkiye'de geleneksel ve tamamlayıcı tıp kapsamında 15 uygulama alanı bulunuyor. Bu uygulamaları gerçekleştirecek hekimlerin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan eğitimleri tamamlayarak sertifika almaları gerekiyor. Çünkü bunlar rutin tıp eğitiminde yer almayan özel uygulamalardır. Ben de bu alanlardan dokuzunda eğitimlerimi tamamlayarak sertifikalarımı aldım. Merkezimizde ise farklı hekimlerimizle birlikte toplam 11 alanda uygulama gerçekleştirebiliyoruz" ifadelerini kullandı.
Merkeze başvuran hastaların öncelikle sağlık durumlarının değerlendirildiğini anlatan Kaya, her hastaya aynı uygulamanın yapılmadığını, kişilerin şikayetleri ve tıbbi ihtiyaçlarının dikkate alındığını söyledi. Prof. Dr. Kaya; "Hastalarımız öncelikle merkezimize başvuruyor. Biz de kendilerini dinliyor, muayenelerini gerçekleştiriyor ve sağlık durumlarını değerlendiriyoruz. Hangi uygulamanın kendilerine yardımcı olabileceğini belirleyerek gerekli bilgilendirmeleri yapıyoruz. Burada en önemli husus, geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemlerinin modern tıbbi tedavileri engellememesi ve onların yerine geçmemesidir. Yönetmelik gereğince hastaların öncelikle modern tıp yöntemleriyle tedavilerinin sürdürülmesi gerekiyor. Bizim uygulamalarımız ise bu tedavilere destek olmak amacıyla gerçekleştiriliyor" diye konuştu. Kaya; "Başka polikliniklerde veya farklı yöntemlerle tedavi görmesine rağmen şikayetleri devam eden hastalarımız bize başvurabiliyor. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları arasında hipnoz da bulunuyor. Uygun görülen hastalarda bu yöntemlerden de yararlanabiliyoruz. Amacımız hastalarımıza elimizden geldiğince destek olabilmek" şeklinde konuştu.
Merkezde 11 farklı uygulama alanı bulunuyor
Merkez bünyesinde çok sayıda geleneksel ve tamamlayıcı tıp yönteminin uygulandığını belirten Prof. Dr. Kaya, ozon tedavisi, kupa uygulaması, sülük tedavisi, mezoterapi, PRP, hipnoz, apiterapi, fitoterapi, nöral terapi ve akupunktur gibi yöntemlerden yararlanıldığını ifade etti. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında bilinçli hareket edilmesinin önemine dikkat çeken Kaya, uygulamaların yetkili sağlık kuruluşlarında, gerekli eğitimleri almış hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Merkezde tedavi süreci devam eden Ezgi Ateş ise yaşadığı eklem ağrıları nedeniyle geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına başvurduğunu söyledi. Daha önce farklı yöntemler denemesine rağmen şikayetlerinin devam ettiğini belirten Ateş; "Eklem ağrılarım nedeniyle buraya geldim. Daha önce birçok yöntem denedim ancak istediğim sonucu alamadım. Artık kendimi çaresiz hissettiğim bir noktada bu merkeze başvurdum. Yaklaşık üç seans ozon tedavisi aldım. Yorgunluğumun biraz azaldığını hissediyorum. Sabahları daha rahat uyanmaya başladım. Sürecim henüz tamamlanmadı. Yaklaşık dokuz seanslık bir uygulama süreci planlanıyor. Ben de bu süreci devam ettirmeyi düşünüyorum" dedi.