Mudanya Üniversitesi'nde 'Psikoloji Zirvesi' isimli program, uzman isimlerin katılımıyla yapıldı

Yerel Haberler

BURSA'da Mudanya Üniversitesi Psikoloji Kulübü öğrencilerinin katkılarıyla düzenlenen 'Psikoloji Zirvesi' isimli program, alanında uzman isimlerin katılımıyla yapıldı.

BURSA'da Mudanya Üniversitesi Psikoloji Kulübü öğrencilerinin katkılarıyla düzenlenen 'Psikoloji Zirvesi' isimli program, alanında uzman isimlerin katılımıyla yapıldı.

Mudanya Üniversitesi Psikoloji Kulübü öğrencilerinin katkılarıyla psikoloji biliminin güncel yaklaşımlarını, araştırmalarını ve uygulama alanlarının ele alındığı 'Psikoloji Zirvesi' isimli program üniversitenin konferans salonunda yapıldı. Klinik Psikolog Dr. Cansu Selin Yurtseven, Klinik Psikolog Dr. Eyşan Türker, Uzm. Klinik Psikolog Şevval Erel, Uzm. Klinik Psikolog Gözen İşgören ve Uzm. Klinik Psikolog Ayşe Leyli Dereli'nin sunumlarını gerçekleştirdiği programa, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nimetullah Burnak, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Şenol Durak, Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih ve çok sayıda öğrenci katıldı. Üniversitenin Sanat Topluluğu üyesi Sude Göğ'ün keman dinletisiyle başlayan programın açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, "Dünya Ekonomik Forumu'nun yaptığı bir araştırmaya göre, 2030 yılında mental hastalıklar en yaygın hastalıklar arasında yer alacak. Günümüzde neredeyse psikolojiyle ilişkilendirilemeyecek bir hastalık kalmamış gibi görünüyor. Bu nedenle psikoloji son derece önemli bir alan ve sizler de çok kıymetli bir mesleği icra ediyorsunuzö dedi.

'PSİKOLOJİK DESTEK BÜYÜK ÖNEM TAŞIR'

Psikolojinin eskiden sadece psikolojik rahatsızlığı olan insanlarla ilgili bir alan olarak görüldüğünü söyleyen Rektör Kesik, "Ancak bu algı artık değişiyor. Nitekim iki yıl önce düzenlenen büyük bir olimpiyat sonrasında, başarısız olan milli takım sporcularıyla ilgili olarak Olimpiyat Komitesi, sporculara yeterli psikolojik destek verilemediği için, olumsuz sonuçların ortaya çıktığı tespitinde bulundu. Çünkü boş bir salonda antrenman yapan bir sporcu ile olimpiyatlarda on binlerce kişinin karşısına çıkan bir sporcu, çok farklı psikolojik durumlarla karşı karşıya kalır. Bu yüzden psikolojik destek büyük önem taşır. Sahada da bunun etkilerini açıkça görüyoruz. Bugünkü zirvede yapılacak tartışmaların ve konuşmaların bilime yeni katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorumö ifadelerini kullandı.

'PSİKOLOJİ DEĞERLİ BİR HAZİNEDİR'

Psikolojinin pek çok alana kıyasla daha çok öne çıkan bir bölüm olduğunu belirten Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Şenol Durak yaptığı konuşmada, "Psikoloji, Rektör Hocamın da ifade ettiği gibi, pek çok alana kıyasla öne çıkan, adeta göz bebeği sayılabilecek bölümlerden biridir. Yalnızca bireyi anlamaya yönelik değil, bireyden yola çıkarak toplumun dokusunu tanımayı, hatta toplumdaki tüm paydaşları anlamayı amaçlayan bir disiplindir. Örneğin bir sanat eserine bakıldığında, o eserdeki estetiği ve diğer disiplinlerin bakış açılarını süzerek kendi alanında derinlik kazandırır ve bilimsel bilginin üretimine katkı sağlar. Bu yönüyle psikoloji, gerçekten çok değerli bir hazinedirö İfadelerini kullandı.

'8 KİŞİDEN BİRİ RUHSAL BOZUKLUK YAŞAMAKTADIR'

Günümüzde psikolojinin teorik tartışmaların ötesinde, çözüm bekleyen somut bir unsur olduğunu söyleyen Durak, "Rektör Hocamın da belirttiği gibi, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her sekiz kişiden biri ruhsal bir bozukluk yaşamaktadır. 2024 verilerine bakıldığında ise bu oran daha da artarak her yedi kişiden bire düşmektedir. Bu da bulunduğumuz ortamı düşündüğümüzde oldukça çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Örneğin 200 kişilik bir salonda, önemli bir kısmımızın ruh sağlığı sorunlarıyla doğrudan ya da dolaylı olarak temas etmiş olabileceğini söylemek mümkün. Bu durum, konunun ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor. Daha da dikkat çekici olan, Dünya Sağlık Örgütü verilerinin, küresel hastalık yükünün önemli bir kısmının depresyon ve kaygı bozukluklarından kaynaklandığını ortaya koymasıdır. Bu tablo, meselenin yalnızca bireysel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir sorun olduğunu gösteriyorö diye konuştu.

'GENÇ NÜFUSUN YÜZDE 45'İ RUHSAL RAHATSIZLIKLARLA İLİŞKİLİ'

Türkiye'deki verilere bakıldığında da benzer bir tablo ile karşılaşıldığını belirten Prof. Dr. Durak, "Güncel verileri incelediğimizde, Sağlık Bakanlığımızın ruh sağlığı konusunda önemli uyarılarda bulunduğunu görüyoruz. Genç nüfusa, özellikle 10–24 yaş aralığına baktığımızda ise durum daha da dikkat çekici. Bu yaş grubunda görülen sağlık sorunlarının yaklaşık yüzde 45'inin ruhsal rahatsızlıklarla ilişkili olduğunu biliyoruz. Bugünkü programda ise travma sonrası büyümeden yeme bozukluklarına, şema terapiden ruh sağlığına bütüncül yaklaşımlara kadar geniş bir yelpazede önemli konular ele alınacak. Değerli hocalarımızın katkıları, yalnızca akademik bilgi sunmakla kalmayacak; aynı zamanda daha sağlıklı bir toplum için yol gösterici olacaktırö dedi.

Açılış konuşmalarının ardından, Psikolog Dr. Cansu Selin Yurtseven 'Travma Sonrası Büyüme', Psikolog Dr. Eyşan Türker 'Yeme Bozukluklarına Dinamik Bir Bakış', Psikolog Şevval Erel 'İçsel Nesne Temsillerinden Romantik Bağlara', Psikolog Gözen İşgören 'Duygusal Dayanıklılık: Farkındalık ve Esneklik Üzerinden Klinik Bir Bakış' ve Psikolog Ayşe Leyli Dereli ise 'Bağ Kuramayan Güç' başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Yerel

Yerel, Yerel, Haberler