Milli Eğitim Bakanı Tekin, canlı yayında soruları yanıtladı:
- "(PISA 2025) OECD, örneklemi kendisi tespit etmezse dünyadaki her ülke en gelişmiş okulunu bölgesel olarak gösterir ve orada gelişmiş okullar arasında bir yarış olur. PISA bunu yaparsa bu bir oyun olur, tiyatro. Bunun bir anlamı yok. Dolayısıyla PISA, belli parametrelere uygun olarak her ülkenin ilgili verilerini alıp örneklemi tespit ediyor" "Biz öğrenci listesini veriyoruz. Sınavın uygulanmasından önce PISA yönetim kurulu PISA koordinatörleri aracılığıyla öğrencileri duyuruyor. Bizdeki 7 bin 60 kişinin kim olduğunu sınava girinceye, sınav listesi bize gelinceye kadar bilmiyorduk"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına ilişkin, "OECD, örneklemi kendisi tespit etmezse dünyadaki her ülke en gelişmiş okulunu bölgesel olarak gösterir ve orada gelişmiş okullar arasında bir yarış olur. PISA bunu yaparsa bu bir oyun olur, tiyatro. Bunun bir anlamı yok. Dolayısıyla PISA belli parametrelere uygun olarak her ülkenin ilgili verilerini alıp örneklemi tespit ediyor." açıklamasında bulundu.
Bakan Tekin, Bengü Türk TV'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Yeni eğitim öğretim yılının ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Tekin, PISA 2025 sonuçlarında Türkiye'nin performansına ilişkin yapılan eleştirileri değerlendirdi.
Tekin, Türkiye'nin PISA skorlarının daha düşük olduğu yıllarda, uygulamada "hile" yapıldığına yönelik eleştiri yöneltilmediğini, bu eleştirilerin şimdi yapılmasının tutarsızlık olduğunu vurguladı.
PISA 2025 döngüsüne 91 ülkenin katıldığını anımsatan Tekin, "Eğer OECD, örneklemi kendisi tespit etmezse dünyadaki her ülke en gelişmiş okulunu bölgesel olarak gösterir ve orada gelişmiş okullar arasında bir yarış olur. PISA bunu yaparsa bu bir oyun olur, tiyatro. Bunun bir anlamı yok. Dolayısıyla PISA, belli parametrelere uygun olarak her ülkenin ilgili verilerini alıp örneklemi tespit ediyor." ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, OECD'nin her ülkedeki istatistik birimlerinden gerekli verileri temin ettiğini belirterek, "Bizden örneklem tespitiyle ilgili verileri almadan önce ülkemizin sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi açısından TÜİK'in hazırladığı, uzmanlarca hazırlanmış bölgesel gelişmişlik endekslerine göre il ve yerleşim yeri listelerimizi alıyorlar." bilgisini verdi.
Okul türlerine göre öğrenci dağılım listesini de PISA yönetim kurulu ile paylaştıklarının altını çizen Tekin, OECD'nin kalkınmışlık endeksleri, öğrenci sayıları ve okul türlerine göre bir örneklem tespit ettiğini ve Türkiye'deki okul türlerine göre öğrenci dağılımı ile OECD'nin seçtiği örneklemin birebir örtüştüğünü dile getirdi.
Tekin, öğrencilerin seçimini de kendilerinin yapmadığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Biz öğrenci listesini veriyoruz. Sınavın uygulanmasından önce PISA yönetim kurulu PISA koordinatörleri aracılığıyla öğrencileri duyuruyor. Bizdeki 7 bin 60 kişinin kim olduğunu sınava girinceye, sınav listesi bize gelinceye kadar bilmiyorduk. Öğrenci seçmek, seçtiğimiz öğrenciyi yönlendirmek zaten PISA'nın geçerlik testlerinden geçememek demektir. Bizim bu konuda yaptığımız tek şey, ilgili okul listelerini mülki idare amirleriyle paylaştık. Dedik ki 'PISA bu okulları seçti, bu okullarda şu gün için gerekli tedbirlerinizi alın. PISA elektronik ortamda olduğu için yaklaşık 3,5 saatlik bir periyot, bu okuldaki bilgisayar ve internet altyapısını kesinti olmayacak şekilde organize edin.' PISA'nın bizden istediği iş akımına göre ilgili birimlerle paylaşıyoruz, yaptığımız şey bu. Dolayısıyla burada vatandaşın kafasını karıştıracak söylemlere gerçekten gerek yok."
Türkiye'de sınıf mevcutları 21 kişi
Bakan Tekin, 2002'den itibaren bütün bütçelerde eğitimin birinci sırada yer aldığını, bu sayede fiziki kapasite, insan kaynağı eksikliği ve teknolojik altyapıyla ilgili eksikliklerin giderildiğini söyledi.
Derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi göstergeler ile internet altyapısı, etkileşimli tahta ve Fatih Projesi üzerinden yürütülen çalışmalara değinen Tekin, "Devlet okullarında 660 bin sınıfımızda etkileşimli tahta var. Sınıf mevcutları da Türkiye'de kademeler arasında farklı olmakla beraber tamamı için söyleyeceğimiz rakam 21 şu anda. Bu çok önemli bir gösterge bizim açımızdan." diye konuştu.
Bu çalışmalar sonucunda istenen sonuçları almaya başladıklarını anlatan Tekin, dünyadaki eğitim sistemlerinin, çocuğun ne kadar çok şeyi bildiği değil, bilgiyi beceriye ne kadar dönüştürebildiği üzerine kurgulandığını, Türkiye'deki eğitim sisteminde de bunları değerlendirmek üzere adımlar attıklarını bildirdi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatı hafifletmeyi ve beceri odaklı yapmayı amaçladıklarını anımsatan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif modeliyle yaptığımız üçüncü şey de bizi bir arada tutan ortak referans değerlerimizin çocuklarımıza kazandırılması." dedi.
Tekin, müfredat düzenlemelerinin laiklik, adalet, insan hakları, demokrasi, vatanseverlik, merhamet gibi değerlere aykırı olmadığına işaret ederek, bilimsel temellere dayanan eleştirileri ciddiye aldıklarını ancak siyasal çıkarlar için popülist söylemler içeren eleştirilere kapalı olduklarını söyledi.
"Bütçeyle ilgili taslak ortaya çıkmadan atamayla ilgili bir şey söylemek yanlış olur"
Tekin, Bakanlıkça hazırlanan "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zaman Aşan Yolculuğu" ve "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" materyallerinin de dağıtımının sürdüğünü aktararak, "Şu anda bunu biz Türk Devletleri Teşkilatı'nın dillerine de çeviriyoruz, oralarda da dağıtacağız. Çünkü burada Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili de kısım var. Dolayısıyla benim öngörüm belki önümüzdeki yıldan itibaren diğer ülkelerde de öğrencilere dağıtılabilecek formatta bir ders materyali olduğudur." bilgisini verdi.
Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ülkelere, materyalin çevirilerini yapıp hediye edeceklerini söyleyen Tekin, "Hepsiyle ilgili eşit düzeyde, birçok hassasiyete dikkat ettik. Hiçbir ülkeyi rahatsız edecek bir içeriği koymadık. Mümkün olduğunca uzlaşmacı bir dil kullandık ve böyle bir kitap ortaya çıktı." ifadesini kullandı.
Tekin, Ahmet Cevat'ın hayatı ve eserlerinin Türk Dünyası için önemi üzerine "Susmaram" isimli bir tiyatro oyunu yazdıkları açıklamasında bulunarak, oyunu 29 Ekim'de Türkiye'de yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne yetiştirmeye çalıştıklarını kaydetti.
Atamalara ilişkin de 2027 bütçesi doğrultusunda kamuya istihdam edilecek toplam personel sayısı içindeki kontenjanın ne olacağına göre duyuru yapacaklarını belirten Tekin, "Dolayısıyla bütçeyle ilgili taslak henüz ortaya çıkmadan bu konuda bir şey söylemek yanlış olur." dedi.
Ücretli öğretmenliğin, öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı yerlerde ek ders ücreti karşılığında görevlendirilme olduğunu anımsatan Tekin, "İhtiyaç olan yerlerde bu kuşkusuz devam edecek. Engelli kardeşlerimizle ilgili konuyu da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve biz birlikte belirliyoruz. Onun rakamının da çalışmasını yürütüyoruz." bilgisini verdi.
Bakan Tekin, Bengü Türk TV'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Yeni eğitim öğretim yılının ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Tekin, PISA 2025 sonuçlarında Türkiye'nin performansına ilişkin yapılan eleştirileri değerlendirdi.
Tekin, Türkiye'nin PISA skorlarının daha düşük olduğu yıllarda, uygulamada "hile" yapıldığına yönelik eleştiri yöneltilmediğini, bu eleştirilerin şimdi yapılmasının tutarsızlık olduğunu vurguladı.
PISA 2025 döngüsüne 91 ülkenin katıldığını anımsatan Tekin, "Eğer OECD, örneklemi kendisi tespit etmezse dünyadaki her ülke en gelişmiş okulunu bölgesel olarak gösterir ve orada gelişmiş okullar arasında bir yarış olur. PISA bunu yaparsa bu bir oyun olur, tiyatro. Bunun bir anlamı yok. Dolayısıyla PISA, belli parametrelere uygun olarak her ülkenin ilgili verilerini alıp örneklemi tespit ediyor." ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, OECD'nin her ülkedeki istatistik birimlerinden gerekli verileri temin ettiğini belirterek, "Bizden örneklem tespitiyle ilgili verileri almadan önce ülkemizin sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi açısından TÜİK'in hazırladığı, uzmanlarca hazırlanmış bölgesel gelişmişlik endekslerine göre il ve yerleşim yeri listelerimizi alıyorlar." bilgisini verdi.
Okul türlerine göre öğrenci dağılım listesini de PISA yönetim kurulu ile paylaştıklarının altını çizen Tekin, OECD'nin kalkınmışlık endeksleri, öğrenci sayıları ve okul türlerine göre bir örneklem tespit ettiğini ve Türkiye'deki okul türlerine göre öğrenci dağılımı ile OECD'nin seçtiği örneklemin birebir örtüştüğünü dile getirdi.
Tekin, öğrencilerin seçimini de kendilerinin yapmadığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Biz öğrenci listesini veriyoruz. Sınavın uygulanmasından önce PISA yönetim kurulu PISA koordinatörleri aracılığıyla öğrencileri duyuruyor. Bizdeki 7 bin 60 kişinin kim olduğunu sınava girinceye, sınav listesi bize gelinceye kadar bilmiyorduk. Öğrenci seçmek, seçtiğimiz öğrenciyi yönlendirmek zaten PISA'nın geçerlik testlerinden geçememek demektir. Bizim bu konuda yaptığımız tek şey, ilgili okul listelerini mülki idare amirleriyle paylaştık. Dedik ki 'PISA bu okulları seçti, bu okullarda şu gün için gerekli tedbirlerinizi alın. PISA elektronik ortamda olduğu için yaklaşık 3,5 saatlik bir periyot, bu okuldaki bilgisayar ve internet altyapısını kesinti olmayacak şekilde organize edin.' PISA'nın bizden istediği iş akımına göre ilgili birimlerle paylaşıyoruz, yaptığımız şey bu. Dolayısıyla burada vatandaşın kafasını karıştıracak söylemlere gerçekten gerek yok."
Türkiye'de sınıf mevcutları 21 kişi
Bakan Tekin, 2002'den itibaren bütün bütçelerde eğitimin birinci sırada yer aldığını, bu sayede fiziki kapasite, insan kaynağı eksikliği ve teknolojik altyapıyla ilgili eksikliklerin giderildiğini söyledi.
Derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi göstergeler ile internet altyapısı, etkileşimli tahta ve Fatih Projesi üzerinden yürütülen çalışmalara değinen Tekin, "Devlet okullarında 660 bin sınıfımızda etkileşimli tahta var. Sınıf mevcutları da Türkiye'de kademeler arasında farklı olmakla beraber tamamı için söyleyeceğimiz rakam 21 şu anda. Bu çok önemli bir gösterge bizim açımızdan." diye konuştu.
Bu çalışmalar sonucunda istenen sonuçları almaya başladıklarını anlatan Tekin, dünyadaki eğitim sistemlerinin, çocuğun ne kadar çok şeyi bildiği değil, bilgiyi beceriye ne kadar dönüştürebildiği üzerine kurgulandığını, Türkiye'deki eğitim sisteminde de bunları değerlendirmek üzere adımlar attıklarını bildirdi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatı hafifletmeyi ve beceri odaklı yapmayı amaçladıklarını anımsatan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif modeliyle yaptığımız üçüncü şey de bizi bir arada tutan ortak referans değerlerimizin çocuklarımıza kazandırılması." dedi.
Tekin, müfredat düzenlemelerinin laiklik, adalet, insan hakları, demokrasi, vatanseverlik, merhamet gibi değerlere aykırı olmadığına işaret ederek, bilimsel temellere dayanan eleştirileri ciddiye aldıklarını ancak siyasal çıkarlar için popülist söylemler içeren eleştirilere kapalı olduklarını söyledi.
"Bütçeyle ilgili taslak ortaya çıkmadan atamayla ilgili bir şey söylemek yanlış olur"
Tekin, Bakanlıkça hazırlanan "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zaman Aşan Yolculuğu" ve "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" materyallerinin de dağıtımının sürdüğünü aktararak, "Şu anda bunu biz Türk Devletleri Teşkilatı'nın dillerine de çeviriyoruz, oralarda da dağıtacağız. Çünkü burada Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili de kısım var. Dolayısıyla benim öngörüm belki önümüzdeki yıldan itibaren diğer ülkelerde de öğrencilere dağıtılabilecek formatta bir ders materyali olduğudur." bilgisini verdi.
Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ülkelere, materyalin çevirilerini yapıp hediye edeceklerini söyleyen Tekin, "Hepsiyle ilgili eşit düzeyde, birçok hassasiyete dikkat ettik. Hiçbir ülkeyi rahatsız edecek bir içeriği koymadık. Mümkün olduğunca uzlaşmacı bir dil kullandık ve böyle bir kitap ortaya çıktı." ifadesini kullandı.
Tekin, Ahmet Cevat'ın hayatı ve eserlerinin Türk Dünyası için önemi üzerine "Susmaram" isimli bir tiyatro oyunu yazdıkları açıklamasında bulunarak, oyunu 29 Ekim'de Türkiye'de yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne yetiştirmeye çalıştıklarını kaydetti.
Atamalara ilişkin de 2027 bütçesi doğrultusunda kamuya istihdam edilecek toplam personel sayısı içindeki kontenjanın ne olacağına göre duyuru yapacaklarını belirten Tekin, "Dolayısıyla bütçeyle ilgili taslak henüz ortaya çıkmadan bu konuda bir şey söylemek yanlış olur." dedi.
Ücretli öğretmenliğin, öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı yerlerde ek ders ücreti karşılığında görevlendirilme olduğunu anımsatan Tekin, "İhtiyaç olan yerlerde bu kuşkusuz devam edecek. Engelli kardeşlerimizle ilgili konuyu da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve biz birlikte belirliyoruz. Onun rakamının da çalışmasını yürütüyoruz." bilgisini verdi.
Kaynak: AA / Güncel
Milli Eğitim Bakanı, Ekonomi, Güncel, Ekonomik Kalkınma Ve İşbirliği Örgütü, Tiyatro, Milli Eğitim Bakanı, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA