Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı (2)

Politika Haberleri

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda düşünce kuruluşlarının temsilcileri görüşlerini dile getirdi.

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda düşünce kuruluşlarının temsilcileri görüşlerini dile getirdi.
Komisyonun 12. toplantısı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında TBMM Tören Salonu'nda yapıldı.
İkinci oturumda söz alan Ankara Enstitüsü Başkanı Hatem Ete, "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye'ye çok ciddi imkanlar sunduğunu söyledi.
"Terörsüz Türkiye" sürecinde yaklaşık 1 yılın geride kaldığını ifade eden Ete, "Şu anda içinde bulunduğumuz aşama, silah bırakmayla paralel olarak bir yasal düzenlemenin yapılıp yapılamayacağı meselesi. Bu 1 yıllık süreçte hem bölgemizde hem iç politikada çok ciddi krizler, Suriye'de rejim değişikliği yaşandı. Bunlara rağmen süreç olumsuz etkilenmek yerine daha da olumlu bir şekilde etkilendi." diye konuştu.
Sürece ilişkin toplumda büyük bir mutabakat olduğunu vurgulayan Ete, yaptıkları araştırmalarda vatandaşlara, "Bu mesele Türkiye için iyi mi, kötü mü olur?" şeklinde sorduklarında yüzde 70 "Türkiye için iyi olur" cevabının verildiğini söyledi.
Ete, "Toplum büyük oranda bu meseleyi, siyasetin uzunca bir süredir üstüne alması gereken, geç kalınmış bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyor. 'Bu mesele bir şekilde çözülmeliydi ve çözülmeli' diye bakıyor. Dolayısıyla toplum, kim çözüyor, hangi enstrümanlarla çözüyor, ne tür gecikmelerle bu iş nereye varıyor meselesinde bugüne kadar çok fazla takılmış gözükmüyor." dedi.
Sosyo Politik Saha Araştırma Merkezi (SAHAM) Koordinatörü Yüksel Genç, ilk kez toplumun sürdürülebilir bir temkinlilik sergilediğini belirterek, "Daha önceki süreçlerde toplumsal temkinliliğin bu kadar uzun sürdüğünü söylemek çok güç. Bunu komisyon olarak düşünmek gerekiyor." dedi.
Yaptıkları saha araştırmalarına göre toplum nezdinde barışa desteğin yüksek, sürece güvenin düşük olduğunu anlatan Genç, şunları kaydetti:
"Bu ikili durumun aşıldığını söylemek çok güç. Bölgedeki yurttaşların sürece ilgisinin diri ancak sürece katılım ve bilgilendirme mekanizmalarının sınırlılığını gözlemlediğimizi ve şikayete konu olduğunu söyleyebiliriz. Sürecin toplumsallaşması ve toplumsal rızanın geliştirilmesi açısından sürece dair daha şeffaf, güven verici ve samimi olmaya dair sözleri sahada çokça kullanıldığını, bu çalışmaları yürütenlerin de bu duygu halini güçlendirmeye dönük yaklaşımlar içinde olmasının anlamlı olduğunu belirtmek istiyoruz."
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kurucu Direktörü Güven Sak, "Terörsüz Türkiye" hedefinin sonuca ulaşmasının ekonomik katkıları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Doğu Anadolu'da bundan sonra neler yapılacağına dair raporlar hazırladıklarını kaydeden Sak, Van'da "Terörden Sonra Hayat Nasıl Olur?" başlıklı bir çalışma hazırladıklarını belirtti.
"Şeffaf ve aşamalı bir yol haritası kamuoyuyla bir an önce paylaşılmalı"
Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Kadir Temiz, son 6 aydır uzmanlarla Irak ve Suriye'de çeşitli saha araştırmaları yaptıklarını, Orta Doğu'da uzun süredir "devletleşme ve merkezileşme talebini" gözlemlediklerini anlattı.
Orta Doğu'daki birçok ülkenin kendi egemenlik kapasitesini yeniden inşa etme sürecinde olduğunu, Irak'ta, Suriye'de, Lübnan'da merkezi devletin güçlenmesinin bir ihtiyaç olarak ortaya çıktığını dile getiren Temiz, bunun da PKK gibi devlet dışı aktörleri uyum sağlamaya ya da tasfiye olmaya zorladığını belirtti.
"PKK'nın silah bırakma süreci bence bu eğilimin Türkiye içindeki bir yansımasıdır." diyen Temiz, bölgede öne çıkan diğer trendin de ekonomik, politik bir dönüşüm olduğunu söyledi.
Temiz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye bugün çözüm süreci ile birlikte hem Irak Merkezi Hükümetinin hem de Kuzey Irak'ta Kürt siyasetinin elde ettiği olumlu kazanımları desteklemek ve bu ivmeden kendisi de faydalanmak istemektedir. Bu çerçevede PKK'nın kendini feshetmesi ve silahları yakarak silah bırakmanın önünü açması sadece örgütün veya örgüt liderliğinin kısa vadeli çıkarları ile açıklanamaz. Bölgesel gelişmelerle birlikte Irak Merkezi hükümeti ve Kuzey Irak'ta ortaya çıkan yeni bir modelin ortaya çıkardığı siyasal, ekonomik hatta teknolojik ve sosyolojik gerçeklik artık PKK gibi devlet dışı aktörlerin zaten bir tür tarihsel varlıklarını ortadan kaldırmıştır."
Yerel dinamiklerin her ülkede farklı ekonomik, sosyal ve kültürel durumları ortaya çıkardığını kaydeden Temiz, "Şeffaf ve aşamalı bir yol haritası kamuoyuyla bir an önce paylaşılmalı. Sadece Türkiye kamuoyu değil, bugün özellikle Kuzey Irak'taki kamuoyu ve Suriye kamuoyu da bu süreç hakkında bir geri bildirim beklemektedir. Hem içeride hem bölgede beklentileri yönetmek için açıklık ve netlik sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.
GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş, Türk toplumu ile Kürt toplumu arasında mesafe olmadığını anlattı.
Türklerle Kürtler arasında derin bir uçurumun ve mesafenin olmadığını yaptıkları araştırmalarda gördüklerini vurgulayan Aktaş, "Kürt seçmenle yaptığımız bir araştırmada, 'Türkiye benim vatanımdır' yüzde 96, 'Kürt-Türk kardeştir' yüzde 88, 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum' yüzde 95. Aslında baktığınız zaman Kürtlerin bu ülkenin vatandaşı olmak, bu ülkede yaşamak ya da bu ülkenin bayrağı ile övünmek gibi meselelere baktığınız zaman neredeyse yüzde 80 ile 90 arası olumlu bir veri. Biraz ayrılıkçı söylemlerinin ortadan kalktığı, Abdullah Öcalan'ın da açıklamalar yapmasından sonraya geliyor bu veriler. Yine de hani bir masa kurulu, bir süreç yürütülüyor, özellikle toplumsal temelde bu tür süreçlerin neye dayandığını ortaya koyan önemli veriler olduğunu düşünüyorum." dedi.
Suriye meselesinin Kürtlerin desteğini çok etkilediğine işaret eden Aktaş, "Yani bir gün yüzde 90 olan bir veri, başka bir zaman yüzde 80'e, başka bir zaman yüzde 70'e düşebiliyor." şeklinde konuştu.
Aktaş, şu ifadeleri kullandı:
"Anayasamızın sadece Türkiye'yi değil, bölge ülkelerini, Kürt'üyle Türk'üyle ve dünyanın dört bir yanından gelen insanları kuşatacak şekilde bir imparatorluk anayasası inşa edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Devletin aslında teknik olarak atacağı adımlar var fakat artık yeni anayasanın, hukuk toplumuna geçiş ve bir aşama sonrası da rıza toplumuna geçiş temelinde oluşturması lazım. Türkiye'nin ortaya koyacağı büyük vizyon, güçlü demokratikleşme ve kardeşlik varlığının güçlendirilmesi belki de geleceğe dönük bir vizyon koymak, geçmişe dönük birçok sorunu da kendiliğinden çözecektir."
TBMM Başkanlığından toplantıya ilişkin açıklama
Öte yandan, bugün gerçekleştirilen komisyon çalışmalarına ilişkin TBMM Başkanlığından açıklama yapıldı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun bugün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında TBMM Tören Salonu'nda toplandığı anımsatılarak, şu ifadeler kullanıldı:
"Komisyonun 12'nci toplantısında Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mesut Azizoğlu ve DİTAM Başkan Yardımcısı Sedat Yurtdaş, Rawest Araştırma Direktörü Roj Esir Girasun, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) Başkanı İbrahim Reha Ruhavioğlu, Ekopolitik Kültür, Eğitim ve Araştırma Vakfı (EKEAV) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Tarık Çelenk, Ankara Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Hatem Ete, SAHAM Koordinatörü Yüksel Genç, TEPAV Kurucu Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, ORSAM Başkanı Dr. Kadir Temiz ve GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş'ın görüş ve önerileri dinlenmiştir.
TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Komisyonun bugüne kadar gerçekleşen toplantılarında 80 kişinin dinlendiğini, yaklaşık 50 saati aşkın bir çalışmanın ortaya konulduğunu ve yaklaşık 830 sayfa tutanak tutulduğunu belirterek, 11 toplantıda fevkalade verimli müzakereler yapıldığını belirtmiştir. TBMM Başkanımız, Komisyon çalışmalarının disiplinli ve verimli ilerlediğini vurgulayarak dinlemelerin yavaş yavaş sonuna gelindiğini, önümüzdeki süreçte Komisyonun çalışma raporunun ve yasal düzenleme önerilerinin hazırlanacağını ifade etmiştir."
TBMM Başkanı Kurtulmuş'un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmalara işaret edilen açıklamada, "Filistin davasına ilişkin bu konuşmaların tarihi nitelikte olduğunun altını çizmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her iki oturumda ortaya koyduğu tavrı fevkalade önemli bulduklarını ve sonuna kadar desteklediklerini vurgulamıştır. TBMM Başkanımız ayrıca Fransa, İngiltere, Avustralya, Kanada gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu 10 ülke tarafından Filistin Devleti'nin tanınmasının her türlü takdirin üstünde olduğunu belirterek, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bu kararı alan ülkelerin meclislerini ve hükümetlerini canı yürekten tebrik ettiklerini ifade etmiştir." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Komisyonun 13. toplantısının programının daha sonra duyurulacağı aktarıldı.
(Bitti)