MiCA yürürlüğe girdi: Avrupa kriptosunda kazanan ve kaybeden kim?

Kripto Para Haberleri

Avrupa Birliği'nin kapsamlı kripto düzenlemesi MiCA'nın son geçiş dönemi 1 Temmuz Çarşamba itibariyle sona erdi ve rejim tamamen yürürlüğe girdi. Lisans alan borsalar tüm AB'de tek çerçeveyle faaliyet gösterebilecekken, lisans alamayanlar AB'deki hizmetlerini kısıtlamak ya da durdurmak zorunda kalıyor.

MiCA'nın son geçiş döneminin çarşamba günü dolmasıyla, Avrupa'nın kripto şirketlerini dünyanın en kapsamlı çerçevelerinden biri altında toplama çabası önemli bir eşiğe ulaştı. Artık asıl soru şu: Bu geçiş kullanıcıları, şirketleri ve piyasayı nasıl etkileyecek?

Verilere göre değişimin ölçeği sınırlı olabilir. Araştırma şirketi Kaiko'ya göre Haziran 2026 itibarıyla MiCA lisansına sahip borsalar, Avrupa'daki işlem hacminin yaklaşık yüzde 83'ünü oluşturuyor. Öte yandan Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi'nin (ESMA) geçici MiCA kaydında geçen hafta itibarıyla 244 yetkili kripto varlık hizmet sağlayıcısı (CASP) yer alıyordu. Trezor'un üst düzey yöneticisi Danny Sanders'a göre MiCA öncesinde Avrupa'da ulusal rejimler altında faaliyet gösteren 3 binden fazla şirket vardı.

MİCA İLE KİM KAZANDI KİM KAYBETTİ?

MiCA'nın en büyük kaybedeni, dünyanın en büyük kripto borsası Binance oldu. Yunanistan'daki lisans başvurusunu geçen hafta geri çeken borsa, 1 Temmuz'a MiCA yetkisi olmadan girdi. Kurucusu Changpeng Zhao, başvurunun tam uyumlu ve onaya yakın olduğunu, ancak belirsiz siyasi güçlerin devreye girdiğini öne sürmüştü.

Field Digital CEO'su Joe Buttram, Binance'in yokluğunu Avrupa kripto piyasası için anlamlı bir dönüm noktası olarak nitelendirdi ve sermaye ile kullanıcıların uyumlu borsalara kaymasıyla bir parçalanma öngördü. Kazanan tarafta ise Kraken, İrlanda Merkez Bankası üzerinden aldığı MiCA yetkisiyle Avrupa Ekonomik Alanı'ndaki 30 ülkede faaliyetini sürdürüyor. Faaliyetine devam edebilecek diğer büyük borsalar arasında OKX, Coinbase ve Cryptocom da bulunuyor.

Almanya, 57 yetkiyle listenin başında yer alırken onu 26'şar yetkiyle Fransa ve Hollanda izledi. Bu üç ülke, listelenen tüm onayların yaklaşık yüzde 45'ini oluşturdu. Ari10 CEO'su Mateusz Kara ise AB'nin Batı Avrupa ülkelerini Doğu'ya tercih ettiğini savundu. Kara'ya göre Polonya'da yaklaşık 2 bin VASP kuruluşu bulunuyor ancak şu ana kadar yalnızca biri MiCA lisansı aldı. Yunanistan, Macaristan, Polonya, Portekiz ve Romanya'da ise son kayda göre hiçbir yetkili sağlayıcı yer almıyor.

Yetki alamayan şirketler, özellikle lisans gecikmeleri varoluşsal bir soruna dönüşürse alternatiflere bakmak zorunda kalabilir. Parfin CEO'su Marcos Viriato, artan birleşme ve satın alma faaliyeti ile piyasa konsolidasyonu beklediğini söyledi. Viriato'ya göre bazı iyi şirketler kötü işletme oldukları için değil zamanlama ya da düzenleyici gereklilikler yüzünden lisans alamadı. Bir kısmı satışa çıkarılabilir, bir kısmı ise piyasadan çekilebilir. Buttram da konsolidasyonun uzun vadede piyasayı iyileştirebileceğini ve güçlü, kripto yerlisi bir Avrupalı şampiyonun doğması için elverişli bir zemin oluştuğunu belirtti.

MİCA NASIL BİR ÇERÇEVE GETİRİYOR?

MiCA, Avrupa'da daha önce var olan dağınık ulusal kripto rejimlerinin yerine borsalar, saklama şirketleri ve aracıları kapsayan tek bir çerçeve getiriyor. Kripto varlık ihraççıları ve stablecoin ihraççıları için ayrı kurallar da içeriyor.

Bir üye ülkeden MiCA lisansı alan şirketler, birden fazla ulusal rejimle uğraşmak yerine hizmetlerini tüm AB'ye ve çoğu durumda daha geniş Avrupa Ekonomik Alanı'na tek yetkiyle sunabiliyor. Kaiko araştırma analisti Thomas Probst, MiCA'yı özellikle şeffaflık, risk yönetimi ve en iyi uygulama açısından geleneksel finans standartlarına daha yakın bir çerçeve olarak tanımladı.

STABLECOİN SORUNU NEDEN ÇÖZÜLMEDİ?

MiCA, büyük bir stablecoin sorusunu yanıtsız bıraktı. Tek bir varlık olarak işlem gören ama birden fazla yargı bölgesindeki kuruluşlar aracılığıyla ihraç edilen tokenların nasıl ele alınacağı hâlâ belirsiz. Bu durum, bir stablecoin hem AB'de hem başka bölgelerde kullanıldığında rezervlerin, geri ödeme haklarının ve hukuki sorumluluğun nasıl işleyeceği konusunda bazı ihraççıları tereddütte bıraktı.

Avrupa Komisyonu mayısta, MiCA'nın ilk uygulamanın ardından amacına uygun kalıp kalmadığını ve değişiklik gerekip gerekmediğini değerlendirmek için bir istişare başlattı. RLUSD stablecoinini ihraç eden Ripple'ın politika direktörü Matthew Osborne, rejimin gözden geçirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Osborne, çok yargılı stablecoin ihracının ele alınışı dahil kilit unsurların uygulamada belirsiz kaldığını ve bu belirsizliğin Avrupalı şirketleri diğer ülkelerdeki firmalara göre dezavantajlı duruma düşürdüğünü belirtti.

KULLANICILAR MİCA'DAN NASIL ETKİLENECEK?

Kıtadaki kripto işlem hacminin çoğu zaten lisanslı borsalarda gerçekleştiği için MiCA'nın yaratacağı sarsıntı, büyük olasılıkla yetki alamayan platformların kullanıcılarında yoğunlaşacak. Bu kullanıcıların lisanslı platformlara geçmesi, fonlarını çekmesi ya da varlıklarını kendi saklamalarına taşıması bekleniyor. Bundan sonra tüm lisanslı sağlayıcılar yönetişim, kullanıcı varlıklarının korunması, şikâyet yönetimi, çıkar çatışmaları ve müşteri bilgilendirmesi kurallarına uymak zorunda olacak.

Sanders, Avrupa genelindeki kullanıcıların artık düzenlemeye tabi finans kuruluşlarıyla iş yapmaya daha yakın, daha fazla kontrol içeren ve kriptoya ilgiyi başta çeken sürtünmesiz deneyimi daha az sunan bir müşteri deneyimi beklemesi gerektiğini söyledi. Sanders, birçok kişi için platformların artık banka gibi hissettirmeye başlayacağını ekledi.