MHP'li Durmaz, Maltepe'de çöken binada yapı güvenliği uyarısında bulundu
MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, İstanbul Maltepe'de sabah çöken binada hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa diledi. Durmaz, yapı güvenliğinin ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunu belirterek kentsel dönüşümün tek yöntem olduğunu söyledi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, İstanbul'da çöken binaya ilişkin, "Sebebi ne olursa olsun bir binanın çökmesi neticesinde insanlarımızın hayatını kaybetmesi, yapı güvenliğinin hiçbir şekilde ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır." ifadesini kullandı.
Durmaz, yazılı açıklamasında, İstanbul'un Maltepe ilçesinde sabahın erken saatlerinde meydana gelen bina çökmesi neticesinde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Yaşanan elim hadisenin ülkenin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu sağlıksız ve dayanıksız yapı stoku meselesini bir kez daha gündeme taşıdığını belirten Durmaz, "Elbette olayın meydana geliş sebebi, yapılacak teknik incelemeler ve ilgili kurumların araştırmaları neticesinde açıklığa kavuşacaktır. Ancak sebebi ne olursa olsun bir binanın çökmesi neticesinde insanlarımızın hayatını kaybetmesi, yapı güvenliğinin hiçbir şekilde ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'nin jeolojik konumu itibarıyla dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunduğunu anımsatan Durmaz, şöyle devam etti:
"Ülkemizin deprem geçmişine bakıldığında bu net şekilde görülmektedir. Özellikle 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ilimizde büyük yıkıma sebep olan 'asrın felaketi', milletçe hafızalarımızdan silinmeyecek acılara yol açmıştır. Dolayısıyla İstanbul başta olmak üzere deprem riski taşıyan şehirlerimizde kentsel dönüşüm meselesini yalnızca bir imar ve şehircilik faaliyeti olarak değil, doğrudan doğruya bir milli güvenlik, toplumsal sorumluluk ve insan hayatını koruma meselesi olarak değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Bu noktada yapılması gereken, devlet ve millet olarak sağlıksız yapılarla mücadele etmek, onları yenileyerek yerine deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı dayanıklı, kimlikli, güvenli şehir alanları inşa etmektir."
"Sağlıksız yapılarla mücadele etmenin tek bir yöntemi kentsel dönüşümdür"
Sağlıksız yapılarla mücadele etmenin tek bir yönteminin kentsel dönüşüm olduğunu vurgulayan Durmaz, "Bugüne kadar ülkemizde kentsel dönüşümle pek çok yapı stoku yenilenmiş ve depreme dayanıklı hale getirilmiştir. Fakat ülkemizin özellikle 1950'li yıllardan itibaren hız kazanan plansız kentleşmesi, yoğun göç hareketleri, sağlıksız yapılaşma uygulamaları, bugün karşı karşıya bulunduğumuz yapı stoku sorununu beraberinde getirmiştir. Bu nedenle devletimizin ilgili kurumlarına, yerel yönetimlerimize, yapı sektörünün bütün paydaşlarına ve elbette vatandaşlarımıza önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir." açıklamasını yaptı.
Hiçbir ekonomik beklenti, mülkiyet hesabı ve kişisel menfaatin insan hayatından daha kıymetli olmadığının altını çizen Durmaz, "Elbette her vatandaşımızın mülkiyet hakkı kutsaldır. Hiç kimsenin hakkının zayi edilmemesi, hak sahiplerinin adil ve hakkaniyetli biçimde korunması esastır. Ancak hakkaniyetli çözümlerin mümkün olduğu durumlarda, bir metre fazla veya bir metre eksik alan hesabına takılarak, küçük tolere edilebilir farklılıklar yüzünden riskli binalarda yaşamaya devam etmenin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceği de unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
"Finansman kolaylıkları, kentsel dönüşümün daha geniş kesimlere ulaşmasına katkı sağlamaktadır"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ülkenin yapı stokunun yenilenmesi ve şehirlerin afetlere karşı dirençli hale getirilmesi amacıyla önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Sadir Durmaz, "Bakanlığımızın özellikle İstanbul'da hayata geçirdiği 'Yarısı Bizden' kampanyası, kentsel dönüşümün önündeki mali engellerin aşılması bakımından son derece önemli bir destek mekanizmasıdır. Bu kampanya kapsamında sağlanan hibe, kredi ve taşınma destekleri, vatandaşlarımızın riskli yapılarını yenilemelerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Bunun yanında Bakanlığımızın yürüttüğü kira yardımları, finansman kolaylıkları, teknik destekler ve diğer kentsel dönüşüm uygulamaları da dönüşümün daha geniş kesimlere ulaşmasına katkı sağlamaktadır. Bu imkanların vatandaşlarımız tarafından yakından takip edilmesi, ilgili kurumlara müracaat edilerek güncel destek şartlarının öğrenilmesi ve uygun projelerin gecikmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
"Kararlı adımlar, yaşanabilecek büyük acıların önüne geçebilecek"
Kimsenin oturduğu binanın güvenliğini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Durmaz, şunları kaydetti:
"Binanızın risk taşıdığından şüpheleniyorsanız gerekli teknik incelemeleri yaptırınız. Riskli olduğu belirlenen yapılarda, ilgili kurumların yönlendirmeleri doğrultusunda dönüşüm sürecini geciktirmeyiniz. Komşularınızla, diğer kat malikleriyle, belediyelerinizle ve Bakanlığımızın ilgili birimleriyle diyalog içerisinde olunuz. Makul ve hakkaniyetli çözümler üzerinde uzlaşarak hem kendi hayatınızı hem de sevdiklerinizin geleceğini güvence altına alınız. Bu süreçte devletimizin sağladığı imkanlar ne kadar önemliyse, milletimizin göstereceği irade, anlayış ve işbirliği de en az o kadar önemlidir. Unutulmamalıdır ki afetler karşısında en büyük gücümüz, devletimizin kurumsal kapasitesiyle milletimizin dayanışma ruhunun birleşmesidir. Bugün atacağımız kararlı adımlar, yarın yaşanabilecek büyük acıların önüne geçebilecektir."
Durmaz, yazılı açıklamasında, İstanbul'un Maltepe ilçesinde sabahın erken saatlerinde meydana gelen bina çökmesi neticesinde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Yaşanan elim hadisenin ülkenin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu sağlıksız ve dayanıksız yapı stoku meselesini bir kez daha gündeme taşıdığını belirten Durmaz, "Elbette olayın meydana geliş sebebi, yapılacak teknik incelemeler ve ilgili kurumların araştırmaları neticesinde açıklığa kavuşacaktır. Ancak sebebi ne olursa olsun bir binanın çökmesi neticesinde insanlarımızın hayatını kaybetmesi, yapı güvenliğinin hiçbir şekilde ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'nin jeolojik konumu itibarıyla dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunduğunu anımsatan Durmaz, şöyle devam etti:
"Ülkemizin deprem geçmişine bakıldığında bu net şekilde görülmektedir. Özellikle 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ilimizde büyük yıkıma sebep olan 'asrın felaketi', milletçe hafızalarımızdan silinmeyecek acılara yol açmıştır. Dolayısıyla İstanbul başta olmak üzere deprem riski taşıyan şehirlerimizde kentsel dönüşüm meselesini yalnızca bir imar ve şehircilik faaliyeti olarak değil, doğrudan doğruya bir milli güvenlik, toplumsal sorumluluk ve insan hayatını koruma meselesi olarak değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Bu noktada yapılması gereken, devlet ve millet olarak sağlıksız yapılarla mücadele etmek, onları yenileyerek yerine deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı dayanıklı, kimlikli, güvenli şehir alanları inşa etmektir."
"Sağlıksız yapılarla mücadele etmenin tek bir yöntemi kentsel dönüşümdür"
Sağlıksız yapılarla mücadele etmenin tek bir yönteminin kentsel dönüşüm olduğunu vurgulayan Durmaz, "Bugüne kadar ülkemizde kentsel dönüşümle pek çok yapı stoku yenilenmiş ve depreme dayanıklı hale getirilmiştir. Fakat ülkemizin özellikle 1950'li yıllardan itibaren hız kazanan plansız kentleşmesi, yoğun göç hareketleri, sağlıksız yapılaşma uygulamaları, bugün karşı karşıya bulunduğumuz yapı stoku sorununu beraberinde getirmiştir. Bu nedenle devletimizin ilgili kurumlarına, yerel yönetimlerimize, yapı sektörünün bütün paydaşlarına ve elbette vatandaşlarımıza önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir." açıklamasını yaptı.
Hiçbir ekonomik beklenti, mülkiyet hesabı ve kişisel menfaatin insan hayatından daha kıymetli olmadığının altını çizen Durmaz, "Elbette her vatandaşımızın mülkiyet hakkı kutsaldır. Hiç kimsenin hakkının zayi edilmemesi, hak sahiplerinin adil ve hakkaniyetli biçimde korunması esastır. Ancak hakkaniyetli çözümlerin mümkün olduğu durumlarda, bir metre fazla veya bir metre eksik alan hesabına takılarak, küçük tolere edilebilir farklılıklar yüzünden riskli binalarda yaşamaya devam etmenin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceği de unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
"Finansman kolaylıkları, kentsel dönüşümün daha geniş kesimlere ulaşmasına katkı sağlamaktadır"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ülkenin yapı stokunun yenilenmesi ve şehirlerin afetlere karşı dirençli hale getirilmesi amacıyla önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Sadir Durmaz, "Bakanlığımızın özellikle İstanbul'da hayata geçirdiği 'Yarısı Bizden' kampanyası, kentsel dönüşümün önündeki mali engellerin aşılması bakımından son derece önemli bir destek mekanizmasıdır. Bu kampanya kapsamında sağlanan hibe, kredi ve taşınma destekleri, vatandaşlarımızın riskli yapılarını yenilemelerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Bunun yanında Bakanlığımızın yürüttüğü kira yardımları, finansman kolaylıkları, teknik destekler ve diğer kentsel dönüşüm uygulamaları da dönüşümün daha geniş kesimlere ulaşmasına katkı sağlamaktadır. Bu imkanların vatandaşlarımız tarafından yakından takip edilmesi, ilgili kurumlara müracaat edilerek güncel destek şartlarının öğrenilmesi ve uygun projelerin gecikmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
"Kararlı adımlar, yaşanabilecek büyük acıların önüne geçebilecek"
Kimsenin oturduğu binanın güvenliğini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Durmaz, şunları kaydetti:
"Binanızın risk taşıdığından şüpheleniyorsanız gerekli teknik incelemeleri yaptırınız. Riskli olduğu belirlenen yapılarda, ilgili kurumların yönlendirmeleri doğrultusunda dönüşüm sürecini geciktirmeyiniz. Komşularınızla, diğer kat malikleriyle, belediyelerinizle ve Bakanlığımızın ilgili birimleriyle diyalog içerisinde olunuz. Makul ve hakkaniyetli çözümler üzerinde uzlaşarak hem kendi hayatınızı hem de sevdiklerinizin geleceğini güvence altına alınız. Bu süreçte devletimizin sağladığı imkanlar ne kadar önemliyse, milletimizin göstereceği irade, anlayış ve işbirliği de en az o kadar önemlidir. Unutulmamalıdır ki afetler karşısında en büyük gücümüz, devletimizin kurumsal kapasitesiyle milletimizin dayanışma ruhunun birleşmesidir. Bugün atacağımız kararlı adımlar, yarın yaşanabilecek büyük acıların önüne geçebilecektir."
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA